11 Mart 2015 Çarşamba

Hamza Hamzaoğlu: Sabri Selçuk Gerginliği

Galatasaray teknik direktörü Hamza Hamzaoğlu, son günlerde medyada yer alan ‘Selçuk – Sabri krizi’ haberleri hakkında kulüp televizyonuna açıklamalarda bulundu. Hamzaoğlu oyuncularının arasında problem olmadığını söylerken kaptanlık konusunda da net konuştu’ Bizim kaptanımız Selçuk’tur. Selçuk’tan da son derece memnunuz.

Hamza Hamzaoğlu, ‘Selçuk – Sabri’ krizi haberlerine değindiği GSTV açıklamasına şu sözlerle başladı; “Bu tür şeylere sürekli açıklık getirmek ne derece doğru? Onu da düşünmek lazım. Oyuncularımın hiçbirinin arasında problem yok. Her şey gayet iyi gidiyor. Bu tarz haberler üretiliyor. Bu son olmayacak yine üretilecek. Ama ben bir kez olsun bazı şeylere cevap vermek için konuşuyorum. Bizim kaptanımız Selçuk’tur. Selçuk’tan da son derece memnunuz. Takımlarda kaptanları belirleyen hocalar.Yönetim kurulu da uygun görürse zaten gerekli kişilere kaptanlığı belirler ve veririz. Bunun böyle bilinmesini istiyorum.”

Hamzaoğlu açıklamalarının devamında Sabri Sarıoğlu hakkındaki iddialara da değindi ve ‘Sabri takımın kaptanıdır, ağabeyidir. İlla bant takmasına gerek yok’ yorumunda bulundu. “Sabri de bu takımın çok önemli bir oyuncusu. Takım kaptanıdır, ağabeyidir. İlla ki bant takmasına gerek yok. Her zaman bu sorumluluğu yerine getirmesi gereken bir oyuncumuzdur. Onunla birlikte Hamit olsun, Hakan olsun, Melo olsun Wesley olsun bu takımın ağabeyleri ve sorumlularıdır. Her zaman bu sorumluluğa sahip olacaklardır. Ben her oyuncumdan memnunum ve hepsinin elinden gelini yaptığına eminim.  Bu yüzden hiçbir oyuncuma bir şey söyleme hakkını ne kendimde ne de başkasında bulamam.”


Fenerbahçe mağlubiyetine de değinen teknik adam şu yorumda bulundu; “11 tane maçımız daha var. Her zaman söylüyoruz. Bir maç kaybediyoruz sonuçta. Bence bizim için de hayırlı oldu diye düşünüyorum.  Bunu da zaman gösterecek. Sezon bittiğinde belki de bunun hayırlı olduğunu göreceğiz.  Bundan sonraki maçlara en iyi şekilde hazırlanıp hedefimiz olan şampiyonluğa ulaşmak istiyoruz. Şu anda bizim için her şeyimiz çok iyi gidiyor. Sadece sonuca ulaşamadık bu hafta. Girdiğimiz pozisyonlar var. Oyun olarak aşağıda kalmadık. Kazanabilirdik de… Şu anda her şey olumlu gidiyor.”


Hamza Hamzaoğlu açıklamasının son bölümünde hafta sonu oynayacakları İstanbul Başakşehir maçına da değindi ve sözlerini şöyle bitirdi; “Başakşehir karşısında kendi sahamızda seyircimizle oynayacağız. Taraftarın günün de arkamıza alacağız. Takım zaten iyi durumda. Bu maçtan iyi bir sonuçla ayrılacağımızı düşünüyorum ama kolay olacak mı derseniz olmayacak. Başakşehir iyi bir takım. İstikrarlı kadro yapıları var. Biz kendi üstünlüğümü hissettirmeye ve yaşatmaya çalışacağız. Umarım iyi bir sonuçla da ayrılacağız.”



 



Hamza Hamzaoğlu: Sabri Selçuk Gerginliği

Tokatlı öğretmenden öğrencilere: Size tecavüz mübah!

Tokat’ta Halil Rıfat Paşa Ortaokulu’nda görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni L.Y.İ.’nin kız öğrencilere “Zaten başınızı örtmüyorsunuz, size tecavüz de mubah, kötülük de mubah” dediğini ileri süren veliler şikâyetçi oldu. Okul Müdürü Mahmut Demirbağ, “Biz olayı velilerimizle kendi aramızda konuştuk, öğretmen kendilerinden özür diledi” dedi. Milli Eğitim Bakanlığınca, öğretmene

soruşturma açıldığı ve görev yerinin değiştirildiği bildirildi.

Yeşilırmak Mahallesi’nde bulunan Halil Rıfat Paşa Ortaokulu’nda geçen pazartesi günü, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni L.Y.İ., yedinci sınıf öğrencilerinin seçmeli Kuran- ı Kerim dersine girdi. Öğretmen L.Y.İ., iddiaya göre sınıfta bulunan toplam 17 kız ve erkek öğrencinin ders sırasında kendi aralarında konuşmasına kızarak, “Zaten başınızı örtmüyorsunuz, size tecavüz de mubah kötülük de mubah” dedi. Ardından, Tarsus’ta öldürülen Özgecan Aslan için kentte düzenlenen eyleme katılan öğrencilere de iddiaya göre “Siz koşarak eyleme gittiniz. O toprağın altında, Fatiha okudunuz mu? Siz de Özgecan gibi olursunuz” ifadelerini kullandı.


 


Veliler şikayet etti


Kadın öğretmen L.Y.İ.’nin kendilerine yönelik bu sözlerine üzülen kız öğrenciler okul dönüşü olanları ailelerine anlattı. Çocuklarının anlattıklarından şoke olan aileler ertesi gün okula giderek öğretmen L.Y.İ.’den şikayetçi oldu.


Okul Müdürü Mahmut Demirbağ ile görüşen veliler, bu konuda bilgi almak istedi. Okul Müdürü Demirbağ, bunun üzerine öğretmen L.Y.İ. ile görüştü, ardından velilere öğretmenin sözlerinin yanlış anlaşıldığını söylediğini ve özür dilediğini bildirdi.


Müdür Demirbağ’ın açıklamalarından tatmin olmayan velilerden Fadime G. savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirterek şunları söyledi’
“Çocuklarımızın başı açık olduğu için ‘Size tecavüz mubah, siz de Özgecan gibi olacaksınız. Başınızı kapatacaksınız, açık olursanız elbette tecavüz ederler, siz bunu hak ediyorsunuz’ diye hakaret etmiş. Başları açık diye söylemiş. Yani 13 yaşındaki çocuğun başı açık diye böyle hakaret ediyor, seçmeli Kuran-ı Kerim dersinde. Ben de savcılığa gidip şikayette bulundum. Bu öğretmen bu okulda benim çocuğuma ders veremez.”


Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı Hakan Akkaya, “Bu iddialar bize de geldi, inşallah doğru değildir. Savunacak hiç bir yanı yok, gerekli cezayı almasını biz isteriz” dedi.


Okul müdürü’ Öğretmen özür diledi


Bu arada Halil Rıfat Paşa Ortaokulu Müdürü Mahmut Demirağ, “Biz olayı velilerimizle kendi aramızda konuştuk, öğretmen kendilerinden özür diledi” dedi.


SORUŞTURMA AÇILDI


Milli Eğitim Bakanlığınca, Tokat’ta bir öğretmenin “başını örtmeyen kız öğrencilere yönelik” sarf ettiği iddia edilen sözleri üzerine soruşturma açıldığı ve görev yerinin değiştirildiği bildirildi.


Milli Eğitim Bakanlığı Basın Merkezi’nden alınan bilgiye göre; bugün bazı internet sitelerindeki haberlerde, Tokat’ta Halil Rıfat Paşa Ortaokulu’nda görev yapan din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni L. Y. İ’nin, başını örtmeyen kız öğrencilere yönelik bazı sözler sarf ettiği iddiaları yer aldı.


Milli Eğitim Bakanlığınca, haberlerdeki iddiaya ilişkin öğretmen hakkında soruşturma açıldığı ve görev yerinin değiştirildiği bildirildi.


 


 


 


 



Tokatlı öğretmenden öğrencilere: Size tecavüz mübah!

IMF Ukrayna'ya 17,5 milyar dolar yardımı ediyor

IMF Başkanı Christine Lagarde, Almanya’nın başkenti Berlin’de yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya 17,5 milyar dolar yardım etme kararı aldıklarını söyledi.


Lagarde, uygulanacak 4 yıllık programın Ukrayna’nın ekonomik durumunu istikrara kavuşturacağını savundu.


Uygulanacak kapsamlı reformlarla ekonomik canlanmanın sağlanacağını ve Ukrayna halkının hayat koşullarının iyileştirileceğini belirten Lagarde, programın birçok risk barındırdığını ancak başarılı olması için de yeteri kadar umudun bulunduğunu dile getirdi.


Öte yandan Lagarde, Berlin’de bu akşam OECD Genel Sekreteri Jose Angel Gurria, Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Roberto Azevedo, Dünya Bankası Başkanı Jim Young Kim ve Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Direktörü Guy Ryder’la birlikte Almanya Başbakanı Angela Merkel ile görüşecek.



IMF Ukrayna'ya 17,5 milyar dolar yardımı ediyor

6 Mart 2015 Cuma

Davutoğlu'ndan Başçı'ya kur ayarı

Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Kamuoyunda bazı endişe ve eleştiriler söz konusu fakat Merkez Bankası oldukça bağımsız çalışıyor. Tabii ki krizlere karşı nasıl müdahale edilmesi gerektiği konusunda her zaman demokratik ülkelerde tartışmalar olacaktır. Merkez Bankası’nın nasıl işlev gördüğü önemlidir. Merkez Bankası bağımsız. Kendi kararlarını kendisi alıyor” dedi. Davutoğlu, ABD’nin New York kentindeki temasları kapsamında Ritz Otel’de yatırımcı işadamlarını kabul etmesinin ardından, Dış İlişkiler Konseyi Yıllık Kurumsal Konferansı’na şeref konuğu olarak katıldı.




Burada soruları yanıtlayan Davutoğlu, büyüme rakamları ve dolardaki yükseliş hatırlatılarak, “Türkiye’nin büyümenin tekrar canlandırılması için neler yapılacak” sorusu üzerine, Türkiye ekonomisinde son 12 yılda bir başarı hikayesi görüldüğünü belirtti. Dünya ekonomisi 1990’larda büyürken Türkiye ekonomisinin çok ilerlemediğini ve kişi başı gelir ve gayrisafi milli hasılanın 1991’den 2001’e kadar oldukça durgun bir hal aldığını ifade eden Davutoğlu, 2001’deki ekonomik kriz değerlendirildiğinde Türk ekonomisinde büyük bir deprem olduğunun söylenebileceğini kaydetti.


‘MERKEZ BAĞIMSIZ’


Başbakan Davutoğlu, “Merkez Bankası’nın bağımsızlığı ve politikaları sorgulanıyor. Faiz oranlarının büyüme ve enflasyon arasında doğru tutulması sağlanabilecek mi? Sizce Merkez Bankası bu oranları TL’yi güçlü tutma konusunda şekillenebilecek mi?” sorusu üzerine, Merkez Bankası’na hiçbir müdahale olmadığını söyledi. Davutoğlu, “Kamuoyunda bazı endişe ve eleştiriler söz konusu fakat Merkez Bankası oldukça bağımsız çalışıyor. Tabii ki faiz ve büyümeyle ilgili oranları doğru tutabilmek hiç kolay değil. Yunanistan’a ya da avro kullanan ülkelere baktığımız zaman şunu görüyoruz, krizlere nasıl müdahale edilmesi gerektiği konusunda her zaman demokratik ülkelerde tartışmalar olacaktır. Merkez Bankası’nın nasıl işlev gördüğü önemlidir. Günün sonunda önemli olan husus budur. Merkez Bankası bağımsız. Kendi kararlarını kendisi alıyor” diye konuştu.


‘YAPMAMIZ GEREKENLER VAR’


Merkez Bankası’nın eski başkan yardımcısı ve komiteden bir üyenin de kendileriyle birlikte olduğununu aktaran Davutoğlu, şunları ifade etti’ “Ancak en sonunda mali politikalar ve Merkez Bankası’nın işlevi, performansı ekonomiyi etkiliyor. Merkez Bankası izole bir alanda değil. Bazı enstrümanları kullanıyorlar ve bunlar da ekonomi için oldukça önemli. Mesela geçen yıl Merkez Bankası’nın tahminlerine baktığımızda enflasyon oranı yüzde 6 idi. Ancak yılın sonunda bu tutmadı. Biz ‘bu istikrarsızlık neden oldu’ diye sorduk. Cevap şöyle oldu’ Türkiye’de ve çevre bölgelerde kuraklık söz konusu olmuştu, bu yüzden de tedarik azaldı. Bu ne demek? Hükümetin tarım politikaları istikrarı etkiliyor. Aynı zamanda Merkez Bankası’nın adımları da hükümetin politikalarının etkinliğini etkiliyor. Aslında bütün demokratik ülkelerde bu ilişkiler hukuki çerçevelerle şekillendirilir ve bu hukuki çerçeve içerisinde Merkez Bankası çalışmaktadır. Bu yüzden de de Türkiye’nin kurumsal yapısı konusunda kaygı duymaya gerek yok. Her kurum belli parametreler içinde kendi görevlerini yerine getirmektedir.” Geçmişte Merkez Bankası’nı koordine etmek konusunda gerekli tedbirleri aldıklarını belirten Davutoğlu, “Mesela Avrupa’ya baktığımızda burada gerileme varsa bizdeki faiz oranları da bununla ilgili olacaktır. Türkiye’de büyüme artmışsa, enflasyon eğilimi varsa, daha fazla büyüme istiyor, daha az enflasyon istiyorsak ve daha az faiz oranı istiyorsak bu bir zorunluluktur ve bu konuda yapmamız gerekenler vardır” diye konuştu.


ERDEM BAŞÇI İLE GÖRÜŞTÜ


Öte yandan Reuters Başbakan Davutoğlu’nun liranın değer kaybıyla ilgili olarak dün Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı ile görüştüğünü yazdı.



Davutoğlu'ndan Başçı'ya kur ayarı

Erdoğan: Abdullah Gül aday

Erdoğan, basın mensuplarının sorularına şu yanıtları verdi’


“DOLARA AŞIRI YATIRIM YAPANLAR YAYA KALABİLİR”


Şu son gelişmeler tamamıyla dolar Euro arasındaki parite konusudur. Bunu bir kenara koymak suretiyle ortaya bazı iddialar atmak çok yanlıştır.
Şu anda faiz lobisi veya dolara aşırı derecede yatırım yapanlar yaya kalabilirler. Bunu bilmeleri lazım.

“ONLARLA GÖRÜŞECEĞİM”


Burada yapılan spekülasyon doları piyasadan çekelim MB’yi köşeye sıkıştıralım Merkez Bankası’nın tavrı önem arz ediyor.
MB Başkanı ve Başbakan Yardımcısı’nın talepleri var. ABD dönüşü kendileriyle değerlendirmeleri yapacağız.


 


“ABDULLAH GÜL’ÜN ADAYLIĞI İSABETLİ OLUR”


Adaylık konusu Abdullah Bey’in kendi takdiridir. Geçen hafta kendisiyle bir görüşme yaptım. Babasının rahatsızlığı sebebiyle aradım şifa dileğinde bulundum.
Vereceği karar güzel de olur. Hayırlı olur. İsabetli olur. Ama karar Abdullah Bey’indir.


 


 


HAKAN FİDAN’IN ADAYLIĞI


Düşüncelerimi daha önce de söyledim. Bundan sonraki süreç tamamen Hakan Bey’in kendisine aittir.


F4 KAZASI


Hava Kuvvetleri Komutanımız nedir, ne değildir incelemesini yapacaklar. Bütün bunların değerlendirmesini yaptıktan sonra işin nihai kararı verilecektir. Şu anda bu tür uçaklardan elimizde 47 tane var, çalışmadan sonra nihai karar verilecektir



Erdoğan: Abdullah Gül aday

Bayraktar Dönüşüm rantı

“İSTANBUL Koşu-yolu’ndaki 10 dönüm arsada tek bir bina vardı, içinde de bir kişi oturuyordu. Bu riskli bina sayesinde yeni işimiz kentsel dönüşüm projesi oldu. Gayrimenkul projemizden 80 milyon dolar (208 milyon lira) ciro bekliyoruz. Bunun yüzde 55’i arsa sahibinin. Kentsel dönüşümde en büyük pay arsa sahibine düşüyor. İnşaatı yapan firmalar ufak karlarla ilerliyor. Ne yazık ki kapitalizm böyle bir şey.”


Bu sözlerin sahibi Ofton İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun. Projeyi diğer gayrimenkul projelerinden farklı kılan nokta ise arsanın sahibi. Arsanın sahibi eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar ile ailesi.


Hürriyet’in arsa ile ilgili sorularını yanıtlayan Altun, “Projede arsa sahibi Bayraktar İnşaat. Gizlimiz saklımız yok bu. Geçen yıl Bayraktar İnşaat ile anlaştık” yanıtını verdi.
Bayraktar’ın Koşuyolu Emin Bey Sokak’taki yaklaşık 10 dönümlük arsayı 22 milyon dolara aldığı ilk önce basına yansımıştı. Daha sonra Bayraktar Hürriyet’e verdiği bir demeçte, olayı doğrulamış ve aile şirketlerinin ‘masum bir yatırım’ı olarak tanımlamıştı. Ancak dün Oftan İnşaat Eş Başkanı İsmail Hakkı Altun’un açıklamaları Bayraktarlar’ın yaptığı yatırımın iki yılda net 72.4 milyon lira kazandığını ortaya çıkardı.  Erdoğan Bayraktar ve ailesinin ortak olduğu Bay­rak­tar İn­şa­at’ın 10 dönümlük ar­sa­yı ün­lü işada­mı Se­la­hat­tin Be­ya­zı­t’­ın oğ­lu Meh­met Mu­rat Be­ya­zı­t’­tan 2013’te satın almıştı. Şirket, arsa için 22 milyon dolar yani o günkü kurlarla 42 milyon lira ödemişti.
Arsa sahibi olan Bayraktar İnşaat, arsada proje geliştirecek Ofton İnşaat ile hasılat paylaşımı modeliyle 2014’ün ikinci yarısında anlaşma yaptı. Anlaşmaya göre arsa sahibi Bayraktar İnşaat, proje satışıyla elde edilecek gelirin yüzde 55’ini, müteahhit firma Ofton İnşaat ise yüzde 45’ini alacak. Ofton İnşaat Yönetim Kurulu Eş Başkanı Altun, ‘Elysium Elit Koşuyolu’ adını verdikleri projeden dün 80 milyon dolar hasılat beklediklerini, anlaşmaya göre bunun 44 milyon dolarını arsa sahibine vereceklerini açıkladı. Arsayı 42 milyon liraya alan Bayraktarlar, 44 milyon doların karşılığı bugünkü kurla 114.4 milyon lira kazanacak. Böylece sadece bir arsadan iki yılda net 72.4 milyon lira kâr etmiş olacak. Bu arada projenin tüm masraflarını müteahhit firma üstlenecek. Ayrıca projenin masrafının ‘kentsel dönüşüm’ avantajı kullanılarak azaltıldığı da ortaya çıktı.  


50 MİLYON AVANTAJ


İsmail Hakkı Altun, arsanın içinde tek bir bina ve tek bir oturum olduğunu ve bu yapı riskli olduğu için kentsel dönüşüm kapsamına girdiklerini söyledi. Yani yaklaşık 10 dönümlük bir arazi tek bir bina ile kapsama sokuldu. Bu şu anlama geliyor; Bir proje kentsel dönüşüm kapsamına girince KDV oranı yüzde 18 değil yüzde 1 oluyor. İnşaatı yapan firma belediye ve ruhsat harcı, iskan öncesi ve sonrası harcı, damga vergisi ve noter harcı ve tapu harcı ödemiyor. Çünkü 2012’de çıkan ve halk arasında kentsel dönüşüm olarak bilinen ‘Afet Riskli Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’ dönüşüm yapan inşaat firmalarına avantaj sağlıyor. Eğer arsa dönüşüm kapsamına girmeseydi, müteahhit firma yaklaşık 50 milyon liralık vergi yüküyle karşılaşacaktı. Bu durumda Bayraktar’a verilen yüzde 55’lik hasılat da azalacaktı. Böylece, Bayraktar kendi bakanlık döneminde uygulamaya soktuğu ‘kentsel dönüşüm’den önemli bir kazanç elde etmiş oldu.


MİLYONLUK KÂRA GİDEN YOL NASIL AÇILDI


2012 yılında ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu’ çıktı.


Bayraktar İnşaat Koşuyolu’ndaki 10 dönüm arsayı 2013 yılında satın aldı.


Bayraktar ailesi 2014’ün ikinci çeyreğinde Ofton İnşaat ile anlaştı.


Arsadaki tek bina depreme karşı riskli ilan edildi. Proje  kentsel dönüşüm kapsamına alındı.


MASUM YATIRIM DEMİŞTİ


ERDOĞAN Bayraktar, bakanlığı döneminde şirketinin Koşuyolu’nda 42 milyon TL’ye arsa aldığını Hürriyet Gazetesi’ne verdiği açıklama ile doğrulamıştı. Bayraktar, 21 Temmuz 2014’te yayımlanan haberde şu ifadeleri kullandı’  “Benim kurduğum ve 1994 yılından sonra çocuklarıma bıraktığım şirket Koşuyolu’nda arsa almış onu mesele yapıyorlar. Çok makul, çok masum. Hiçbir vergi suistimali yok, sigorta suistimali yok. Gizli saklı değil ki. Şirket benim ve yüzde 7 hissem var. Özünde ben kurdum, ben büyüttüm. Ama son 20 yıldır işleri çocuklarım devam ettiriyor. Ben bürokrasiye girince şirket çok büyüyemedi. Ama şirketin mal varlığı 70-80 belki 100 milyon, belki daha fazladır.”



Bayraktar Dönüşüm rantı

1 Mart 2015 Pazar

Apo'nun silah bırakma çağrısına KCK yanıt verdi

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Abdullah Öcalan’ın PKK ‘ya silah bırakmak için olağanüstü kongreyi toplamaya çağırması ‘tarihi bir adım‘ olarak değerlendirildi.


Açıklamada, silah bırakma yönündeki niyet beyanının Cumhurbaşkanı tarafından “uygulamaya bakarız” sözü ile değerlendirildiği hatırlatılarak, “Samimiyet ve uygulama sırası AKP ‘ye gelmiştir. Bunun ilk göstergesi İç Güvenlik Paketi’nin geri çekilmesi olacaktır. İç Güvenlik Paketinde ısrar, sürecin ruhuna uygun olmayan bir tutum” denildi.


Yapılan açıklamada ayrıca “süreci ilerletmek ve sonuca götürmek için” Öcalan’la KCK yönetiminin “gecikmeden görüştürülmesi” de talep edildi.  


KCK’nın bugüne kadar gerekli bütün adımlara tek taraflı olarak attığı iddia edilen açıklamada, bundan sonraki adımların “AKP’nin yeni süreç karşısındaki tutumuna ve atacağı adımlara bağlı” olacağı belirtildi.


‘ÖCALAN YENİ BİR ŞANS SUNDU’


“Müzakere taslağında ortaya konulan on başlık, 15 Şubat 2015’e kadar müzakere edilip bir sonuca bağlanacak, birinci aşama tamamlandıktan sonra Önder Apo Mecliste Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin bırakılması çağırısını yapacaktı. Böylelikle ikinci aşamanın da gerçekleşmesinden sonra PKK kongresini toplayacak, Türkiye’ye karşı silahlı mücadelenin bırakılacağı kararını alacaktı.”


“Hareketimiz ilgili örgütsel platformlarında Önder Apo’nun müzakere taslağını değerlendirmiş, tam destekleme ve bu yol haritasının gereklerini yerine getirme kararını almıştır. Bunu kamuoyuna da açıklamıştır. Ancak AKP Hükümeti yine oyalama taktiğine başvurmuş, yol haritasının gerektirdiği hiç bir adımı atmamış, müzakereye gelmemiş, takvimi aşındırmış ve süreci bir kez daha tıkatmıştır. Önder Apo bu durum karşısında demokratik çözüm çabaları ve yapılan fedakarlıkların boşa gitmemesi ve tıkanıklığı aşmak için yeni bir girişimde bulunmuştur. HDP heyetinin AKP yetkilileriyle birlikte kamuoyuna yaptığı son açıklama, Önder Apo’nun halkımız, halklarımız ve hareketimiz adına Türk devletine ve AKP hükümetine sunduğu büyük bir fırsat ve yeni bir şans anlamına gelmektedir. Yapılan bu son açıklamayı, Rêber Apo’nun önderliğinde sürdürülen demokratik çözüm çabasının yeni ve kritik bir aşaması olarak önemli görüyor, Hükümetin sorumluluklarını yerine getirmesi durumunda bizlerin de sorumluluklarımızı yerine getireceğimizi belirtiyor ve taahhüt ediyoruz.”


“2013 Newroz’unda ilan ettiğimiz ateşkesi; Hükümetin karakol, askeri amaçlı yol ve baraj yapımları ile tutuklamalar ve faili devlet olan birçok öldürmelerle karşılık vermesine rağmen bugüne kadar sürdürmemiz, süreci ne kadar ciddiye aldığımızın ve ne kadar sorumlu davrandığımızın en somut kanıtı olmaktadır.”



Apo'nun silah bırakma çağrısına KCK yanıt verdi