31 Ağustos 2014 Pazar

Trabzonda bir transfer daha

Transferin fırtına takımı Trabzonspor iki bomba daha patlatarak forvetler Mustapha Yatabare ve Abdul Majeed Waris’i renklerine bağladı. Cardozo’nun yanına golcü arayan yönetim ilk olarak Fransa Birinci Futbol Ligi’nde (Ligue 1) Guingamp’ta forma giyen ve geçen sezon da gündeme gelen 28 yaşındaki Yatabare ve kulübüyle her konuda anlaştı. Bu sezon 3 maçta oynayan Mali’li futbolcu bu sabah İstanbul’a gelip Trabzon’a geçecek. Kulübü ile 2015 yılına kadar sözleşmesi olan Yatabare önceki sezon attığı 22 golle Guingamp’ın Ligue 1′e yükselmesinde büyük rol oynammıştı. Geçtiğimiz sezon ise çıktığı 15 maçta rakip filelere 5 gol gönderdi.


16 MAÇTA 9 GOL, 6 ASİST

Bordo-mavililer ayrıca Ganalı Abdul Majeed Waris’i de kadrosuna kattı. Spartak Moskova, 2 sezon önce Fenerbahçe’nin elinden kaptığı 22 yaşındaki forveti geçtiğimiz sezonun ikinci yarısında Fransa’nın Valenciennes takımına kiraladı. Burada 16 maçta 9 gol atıp 6 asist yaparak tüm dikkatleri üzerine çekti. Gana Milli Takımı’nda da forma giyen Waris’in Rus ekibi ile 2017 yılına kadar sözleşmesi bulunuyordu. Afrika futbolunu iyi tanıyan teknik patron Halilhodzic’in bu futbolcuyu özellikle istediği belirtiliyor.



Trabzonda bir transfer daha

Beşiktaş'ta orta sahaya Jose Sosa geldi

Beşiktaş, orta sahasını güçlendirmek için transfer etmek istediği Arjantinli yıldız futbolcu Jose Sosa ile her konuda anlaşmaya vardı ve dün akşam saatlerinde oyuncuyu İstanbul’a getirdi. İspanya üzerinden gelen ’10′ numara futbolcu, bugün sabah saatlerinde detaylı bir sağlık kontrolünden geçirildikten sonra yıllık 1.5 milyon euro’dan 3+1 senelik sözleşmeye imza atacak. Siyah-beyazlı yönetim, Trabzonspor’un UEFA Avrupa Ligi’ndeki rakiplerinden Metalist Kharkiv’e de 4 eşit taksitte 4 milyon euro bonservis bedeli ödeyecek. Bu arada Sosa, havaalanında kendisine siyah-beyazlı taraftarlarca verilen ‘Feda’ atkısını açarak, poz verdi.


Borsa’ya da bildirdiler

Siyah-beyazlı yönetim, 29 yaşındaki tecrübeli Arjantinli futbolcu Jose Ernesto Sosa’nın transferi için görüşmelere başlandığını borsaya bildirdi. KAP’a gönderilen açıklamada “FC Metalist kulübü oyuncusu Jose Ernesto Sosa’nın şirketimiz profesyonel futbol takımına transferi ile ilgili kulübü ve kendisiyle görüşmelere başlanmıştır” ifadelerine yer verildi.



Beşiktaş'ta orta sahaya Jose Sosa geldi

Galatasaray Tarık Çamdal ve Pandev ile anlaştı

Galatasaray durdu durdu turnayı gözünden vurdu… Transfer için son günü bekleyen sarıkırmızılılar, Napoli ile sözleşmeleri 2015′te sona erecek forvet Goran Pandev ve ön libero Blerim Dzemaili ile anlaşmaya vardı. Yönetim, iki oyuncu ile anlaştıklarını dün KAP’a yaptığı açıklama ile bildirdi. Sarı-kırmızılıların, Napoli’ye 4 milyon euro bonservis bedeli ödeyeceği, Pandev ile 1+1, Dzemaili ile 3 yıllık sözleşme yapılacağı öğrenildi. Transferlerin gerçekleşmesinde Prandelli büyük rol oynadı.


BENİM İÇİN BÜYÜK ONUR

İtalyan çalıştırıcı, Pandev ve Dzemaili ile bizzat görüşerek Galatasaray’a gelmeleri konusunda ikna etti. 31 yaşındaki Pandev, Makedon basınına, “Şampiyonlar Ligi’nde oynama şansı yakalayacağım. Böyle harika bir takımda oynamak benim için büyük bir onur olacak” derken, Dzemaili’nin de kendisi ile birlikte Galatasaray’a katılacağını açıkladı. 28 yaşındaki Dzemaili de Makedon asıllı. Ancak İsviçre Milli Takımı’nda görev yapıyor. Son


TARIK RESMEN ASLAN

Galatasaray sağ bek sorununu ise Eskişehirsporlu Tarık Çamdal ile çözdü. Transferi için uzun süredir uğraşılan genç oyuncu için Eskişehirspor ile dün anlaşma sağlandı. Sarı-kırmızılılar, Tarık’ın bonservisine karşılık Eskişehirspor’a 4.5 milyon euro ödeyecek. Ayrıca Umut Gündoğan da bonservisiyle birlikte kırmızı-siyahlı kulübe verildi. Tarık Çamdal’ı n bugün Eskişehir’den İstanbul’a gelerek sarıkırmızılı takıma katılması bekleniyor. 1991 Almanya doğumlu olan Tarık, 2003′te 1860 Münih’in alt yapısına girdi. 2009-11 arası Bundesliga’da 13 maça çıkan Çamdal, aynı yıl Eskişehirspor’a transfer oldu. Kırmızı-siyahlı ekipte iki sezonda 34 lig maçı oynadı. 4 kez A Milli olan Tarık’ın ay-yıldızlı forma ile 1 golü var.

Dünya Kupası’nda da başarılı bir grafik çizmişti.


ÜNAL AYSAL AÇIKLADI

Başkan Ünal Aysal da üç transferi dün bizzat açıkladı. Aysal, Dzemaili ve Tarık Çamdal ile her konuda anlaştıklarını, Pandev için de son görüşmelerin yapıldığını ve anlaşma sağlandığını duyurdu. Bu arada daha önce stoper isteyen Prandelli’nin Chedjou’nun F.Bahçe ile oynanan Süper Kupa finali ve Bursaspor maçlarındaki başarılı performansı sonrası tercihini orta saha-ön liberodan yana kullandığı öğrenildi.


Savaş ÇORLU



Galatasaray Tarık Çamdal ve Pandev ile anlaştı

Kurtarıcı Webo'dan Müthiş Üçlük

Şükrü Saracoğlu Stadı dün gece nefesleri kesen bir gol düellosuna sahne oldu. Son şampiyon Fenerbahçe, K. Karabük karşısında maça fırtına gibi başladı. Henüz 8′inci dakikada Emenike skoru 1-0 yaptı. 34′te Kumbela durumu eşitledi’ 1-1. Maçın 53′üncü dakikasında defansın hatasında fırsatçılığını konuşturan Sow, F.Bahçe’yi tekrar öne geçirdi’ 2-1.


İMDADA WEBO YETİŞTİ

Kadlec 68′de kendi kalesine öyle bir gol attı ki tribünler dondu kaldı’ 2-2. F.Bahçe’nin imdadına ise yine Webo yetişti. 74′te oyuna giren Kamerunlu oyuncu 81′de üç puanı getiren golü attı. Bu golde kalecinin de hatası büyüktü. 62′nci dakikada oyuna giren yeni transfer Diego Ribas birbirinden klas hareketleriyle dikkat çekti.



Kurtarıcı Webo'dan Müthiş Üçlük

Rize'de Balık Avı Şenliklerle Açıldı


Rize’de balık avı sezonu törenle açıldı.

Rize Valiliği ile Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü’nce av sezonunun açılışı sebebiyle il merkezindeki balıkçılar barınağında tören düzenlendi. Rize Valisi Ersin Yazıcı, Rize Belediye Başkanı Reşat Kasap ve balıkçıların katıldığı törende Rize Belediyesi Halk Oyunları ekibi tarafından folklor gösterisi düzenlendi.

Törende konuşan Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Şafak Bulut, balıkçılık faaliyetleri ile ilgili bilgiler vererek, “İlimizde su ürünleri potansiyeli olarak toplamda 37 balıkçı barınağı bulunmaktadır. Ticari anlamda 5 bin kişi balıkçılıktan geçimini sağlıyor. 25 tanesi 12 metreden büyük olmak kaydıyla toplamda 1079 adet balıkçı gemimiz mevcut. Ortalama olarak yılda 50-60 bin tonluk bir avcılıktan ve 2 bin 500 tonu da yetiştiricilikten olmak üzere bir potansiyelimiz var. Ümidimiz yeni sezon üretici ve tüketiciler açısından hayırlı geçer” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından balıkçılar havai fişek gösterisi eşliğinde, ‘Vira Bismillah’ diyerek teknelerle denize açıldı.




Rize'de Balık Avı Şenliklerle Açıldı

Tartıştığı Kardeşinin Katili Oldu


Mersin ‘de bir kişi, tartıştığı kardeşini pompalı tüfekle vurarak öldürdü.


Olay, Merkez Akdeniz İlçesi Hal Mahallesi 6005 Sokak’taki 2 katlı evde meydana geldi. İddiaya göre, söz konusu ikamette oturan 42 yaşındaki Ramazan Dilmeç, annesi Fehime Dilmeç’i darp ettiği gerekçesiyle ağabeyi 46 yaşındaki Şakir Dilmeç ile tartıştı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Şakir Dilmeç, kardeşi Ramazan Dilmeç’in üzerine pompalı tüfekle 3 el ateş etti. Tüfekten çıkan saçmaların göğsüne isabet etmesi sonucu Ramazan Dilmeç olay yerinde hayatını kaybetti. Şakir Dilmeç ise cinayet silahı ile olay yeriden kaçarak uzaklaştı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen polis ekipleri, kaçan zanlıyı bulmak için çalışmalara başladı. Ramazan Dilmeç’in cesedi ise Cumhuriyet Savcısı’nın incelemesinden sonra otopsi için Mersin Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Olay sonrası anne Fehime Dilmeç ve yakınları sinir krizleri geçirdi.


Polis, oyala ilgili soruşturmaya devam ediyor.


FOTOĞRALI – Mersin



Tartıştığı Kardeşinin Katili Oldu

Macera için Canlarından Olacaklardı


Bursa’dan bisikletleriyle gezmek için Uludağ’a giden ve kaybolan 19 yaşındaki Alperen Tavrağ ile 20 yaşındaki Doğan Canarslan, 10 saat süren aramaların ardından ayı inlerinin bulunduğu Süleymaniye Köyü Kurbağalık Mevkiinde bulundu. Macera olsun diye bisikletleriyle ormanlık alana girdiklerini söyleyen gençler birden sis çökünce yönlerini kaybettiklerini ve jandarmaya haber verdiklerini söylediler. 


Hafta sonu tatillerini değerlendirmek ve doğa gezisi yapmak için Merkez Osmangazi ilçesi Hocahasan Mahallesi’ndeki evlerinden sabah saatlerinde bisikletleriyle Uludağ’a hareket eden Alperen Tavrağ ile Doğan Canaslan, Sarıalan Bölgesi’nden şehir merkezine dönmek için yola çıktılar. Ormanlık alana giren Alperen Tavrağ ve Doğan Canaslan sis çökmesi sonucu yönlerini kaybetti. Ormandan çıkış yolunu bulamayan gençler saat 13.00′te “156 Jandarma İmdat” telefonunu arayarak kaybolduklarını bildirdiler.


Kısa sürede bölgeye 30 kişiden oluşan Jandarma Arama Kurtarma Timi, AFAD, UMKE, NAK ve AKUT ekibi sevk edildi. Ekipler, ormanlık alanları adım adım aramaya başladı. Cep telefonlarıyla irtibat kurulan Alperen Tavrağ ve Doğan Canaslan 10 saat süren aramaların ardından ayı inlerinin de bulunduğu Süleymaniye Köyü Kurbağalık Mevkiinde bulundular. Daha önceden aynı yolu kullanıp şehir merkezine indiklerini belirten gençler bölgede ağaç kesme çalışmaları olmuş ve birden siste çökünce yönümüzü kaybettik, macera olsun diye bisikletle ormana girdik ancak kaybolduk. Bölgede ayı seslerini duyduk ve çok korktuk” dediler.


Sağlık durumları iyi olan Alperen Tavrağ ve Doğan Canaslan Yiğitali Jandarma Karakol Komutanlığı’nda alınan ifadelerinin ardından ailelerine teslim edildiler. – Bursa



Macera için Canlarından Olacaklardı

Hasan Uçan Ablasını Öldürdü

Alınan bilgiye göre, Barış Aras (33), ayrıldığı eşi Canan Uçan’ın (38) Gündoğdu Mahallesi’nde yaşadığı eve giderek Uçan ile bir süre görüştü. Daha sonra Uçan’ın kardeşi H. Uçan da eve gelerek ablasıyla ve Aras’la henüz bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı.


Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine H. Uçan, yanında taşıdığı silahla ablası Uçan’ı başından, Aras’ı da göğsünden vurdu.


Olay yerinde hayatını kaybeden Uçan ve Aras’ın cesetleri, polis ekiplerinin ve savcının incelemesinin ardından Tekirdağ Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.


Emniyet güçleri olay sonrası kaçan H. Uçan’ı yakalamak için çalışma başlattı.


Öte yandan, Canan Uçan ve Barış Aras’ın yakın zamanda birbirinden boşandığı ve 2 çocuklarının olduğu öğrenildi.



Hasan Uçan Ablasını Öldürdü

Hasan U. ablası ve eniştesini öldürdü

Tekirdağ Merkez ilçe Süleymanpaşa Gündoğdu Mahallesi’nde Hasan U., ablası Canan U. ve eski eniştesi Barış A.’yı miras davası yüzünden tabanca ile vurarak öldürdü.


BOŞANDILAR, TEKRAR EVLENMEYE KARAR VERDİLER


Edinilen bilgiye göre, Canan U. ve Barış A. boşandı. Eski çift görüşmelerine devam etti ve tekrar evlenmeye karar verdi. Bunu üzerine Canan U.’nun aile apartmanına giden eski eş Barış A. ile konuşmaya başladı.

ABLASININ KAFASINA, ENİŞTESİNİN GÖĞSÜNE ATEŞ ETTİ


Ablası Canan U.’dan miras hakkını istemek için eve gelen Hasan U. ablası ile tartışmaya başladı. Eski enişte Barış A.’nın araya girmesi ile tartışma büyüdü. Tartışmanın büyümesi üzerine Hasan U. yanında getirdiği tabanca ile eniştesini göğsüne, ablasının kafasına ateş ederek kaçtı.


İKİSİ DE HAYATINI KAYBETTİ


Silah seslerini duyan komşuları durum polise bildirdi. Olay yerine gelen polis ekipleri ve 112 Acil ekipleri vurulan Canan U. ve Barış A.’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Cumhuriyet Savcısının incelemesinin ardından cesetler Tekirdağ Devlet Hastanesi Morguna kaldırıldı.


Polis, cinayet zanlısı Barış A.’yı yakalama çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyor.



Hasan U. ablası ve eniştesini öldürdü

Mertcan Yılmaz kalbine yenildi

Olay dün gece saat 23.45 sıralarında Bağlık Mahallesi İhsan Likoğlu Sokak üzerindeki Zirvekent siteleri mevkisinde meydana geldi.


Edinilen bilgiye göre 19 yaşındaki Mertcan Yılmaz yolda yürüdüğü esnada aniden yere yığıldı. Arkadaşları Metcan’ın yere yığıldığını ve nefes almadığını görünce 112′yi arayarak yardım istedi. Kısa sürede olay yerine gelen 112 sağlık ekipleri Mertcan’a kalp masajı ve suni teneffüs uygulayarak yeniden hayata döndürdü.


Ambulans ile ilçedeki özel bir hastaneye kaldırılan Mertcan’ın kalbi burada bir kez daha durdu. Yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Mertcan Yılmaz hayatını kaybetti. Hastana de ki doktorlar Mertcan’ın kalp krizi geçirmesi sonucu hayatını kaybettiği şüphesi üzerinde dururken, yakınları aldıkları ölüm haberi ile büyük üzüntü yaşadı.


Cenazesi özel hastaneden alınarak Kdz. Ereğli Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Mertcan Yılmaz’ın savcılık tarafından yapılan incelemesinin ardından kesin ölüm sebebinin belirlenmesi için Ankara Adli tıp Kurumu’na sevk edildi.


BİR GÜN SONRA ÜNİVERSİTE’YE KAYIT YAPTIRACAKTI


Kdz. Ereğli ilçesinde annesi ile birlikte yaşayan 19 yaşındaki Mertcan Yılmaz’ın liseden bu yıl mezun olduğu ve bu gün Edirne’ye giderek sınavla kazandığı Trakya Üniversitesi İşletme Fakültesi’ne giderek kayıt yaptıracağı öğrenildi. Mertcan Yılmaz’ın anne ve babası oğullarının beklenmedik ölümü karşısında gözyaşlarına boğuldu.


Mertcan Yılmaz’ın adli tıp kurumunda yapılacak otopsisinin ardından cenazesinin Ereğli’ye getirilerek defnedileceği belirtildi.


Savcılık Mertcan’ın ani ölümü ile ilgili olarak soruşturma başlattı.


Kaynak: İHA



Mertcan Yılmaz kalbine yenildi

Doğan grubu resepsiyonda Tam Kadro

Cuhmurbaşkanı Erdoğan’ın ilk resepsiyonuna birçok kesimden yoğun katılım gerçekleşti.


En dikkat çeken karelerden bir tanesi de Aydın Doğan ve grubunun tam kadro davete katılmasıydı. Aydın Doğan ve eşi, kızı Arzuhan Doğan Yalçındağ ve eşi, Hürriyet genel yayın yönetmeni Sedat Ergin, Ankara temsilcisi Deniz Zeyrek, Posta gazetesi Ankara temsilcisi Hakan Çelik, Hürriyet Daily News genel yayın yönetmeni Murat Yetkin davete katılanlar arasındaydı.


Seçim öncesi aleyhte yaptığı haberler yüzünden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçim meydanlarında halka şikayet ettiği Aydın Doğan ve temsilcileri resepsiyonda bulunmaları ve Aydın Doğan’ın Erdoğan’la karşılama esnasında uzun süre sohbet etmesi gözlerden kaçmadı.


 


 


Kaynak: Haber7



Doğan grubu resepsiyonda Tam Kadro

Bursaspor Galatasaray 2 0 Maç Golleri video

Süper Lig’in 2014-2015 Süleyman Seba Sezonu ilk hafta maçında Galatasaray, konuk olduğu ve 6 yıldır yenemediği Bursaspor’u 2-0 mağlup ederek geleneği bozdu.
Bursa Atatürk Stadı’nda oynanan ve hakem Halis Özkahya’nın düdük çaldığı maçta Galatasaray’a 3 puanı getiren goller mücadenin ikinci yarısında geldi. Sarı kırmızılı ekipte goller 51. dakikada Burak Yılmaz ve 90. dakikada ise Olcan Adın’dan geldi.
Olcan Adın’ın golü için tıklayınız
Burak Yılmaz’ın golü için tıklayınız


MAÇTAN DAKİKALAR
69 Dk. Bursaspor bu dakikaya kadar 11 şut atarken bu şutların hiçbirisi kaleyi bulmadı.68 Dk. Bursaspor atağında Ozan Tufan sağ çaprazdan kaleye sert vurdu ama top yan ağlarda kaldı.67 Dk. Galatasaray’da Oyuncu Değişikliği; Çıkan oyuncu 11 numarayla Bruma Giren oyuncu 29 numarayla Olcan65 Dk. Topla Oynama Oranı;Bursaspor: % 49 – Galatasaray: % 51
GOLL Burak Yılmaz 53.dakikada Galatasaray’ı 1-0 öne geçiren golü attı.
Galatasaray’da Chedjou rakibine yaptığı müdahele sonucunda Sarı Kart gördü.49 Dk. Galatasaray’da Selçuk İnan rakibine yaptığı müdahele sonucunda Sarı Kart gördü.48 Dk. Galatasaray’da Sneijder ofsayt pozisyonunda kaldı.47 Dk. Galatasaray atağında Bruma sol kanattan ceza sahası içine girdi, dar açıdan kaleye sert vurdu ve kaleci Harun topu kornere gönderdi.
Galatasaray atağında Bruma sol kanattan ceza sahası içine yerden oynadı ama top kaleci Harun’da kaldı.41 Dk. Galatasaray atağında Yekta topla ceza sahası içine yöneldi ama savunma araya girerek topu uzaklaştırdı.39 Dk. Bursaspor’da Volkan Şen sol kanattan serbest vuruş kullandı, ceza sahası içine ortasını yaptı ama savunma topu uzaklaştırdı.37 Dk. Topla Oynama Oranı;Bursaspor: % 45 – Galatasaray: % 5536 Dk. Bursaspor atağında Aziz Behich sol kanattan topla ilerlemek istedi ama savunma araya girerek topu uzaklaştırdı.34 Dk. Bursaspor atağında Volkan Şen ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top yandan auta çıktı.33 Dk. Bursaspor atağında Aziz Behich ceza sahası içinde gelen topa kafayı vurdu ama top auta çıktı.32 Dk. Galatasaray atağında Sneijder ceza sahası dışından kaleye sert vurdu ama top üstten auta çıktı.



Bursaspor Galatasaray 2 0 Maç Golleri video

Askeri Alanlar Betona Dönüşüyor

İstanbul’un çoğu orman vasıflı yeşil alan olan askerî bölgelerini betonlaştıracak adımlar hız kazandı. Bu kapsamda Milli Savunma Bakanlığı’nın boşalttığı şehir içindeki alanlar inşaata açılıyor. İstanbul’un Sarıyer ilçesindeki Zekeriyaköy’de, 2010′da boşaltılan 500 dönümlük hava füze üssü arazisine, 3. derece sit alanı olmasına rağmen inşaat ruhsatı verildi. Siyahkalem Mühendislik isimli inşaat şirketi, bu arazide 3 etaptan oluşan bin 200 konut inşa edecek. Şirket, geçen günlerde, projenin ilk etabını oluşturan ‘1791 ada 2 parsel’de yapılacak 462 konut için inşaat ruhsatı aldı. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nin, söz konusu alanla ilgili imar planlarının yürütmesini durdurmak için Aralık 2013′te başlattığı yargı süreci ise devam ediyor. Oda, aynı yerle ilgili Haziran 2012′de de dava açmış, Danıştay 6. Dairesi projenin imar planlarının yürütmesini durdurmuştu. Odanın İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, şehrin nefes aldığı yeşil alanların hukuk çiğnenerek yok edilmesine tepki gösterdi. Bölge askerî alanda yer aldığı için orman kadastrosuna işlenmediğini, ama bir an önce işlenmesi gerektiğini söyledi.


500 DÖNÜMLÜK ESKİ HAVA ÜSSÜ ARAZİSİ İÇİN İMAR RUHSATI


Başta İstanbul olmak üzere ülkenin değişik illerinde şehir içinde kalan askerî alanlar boşaltılarak arazileri Hazine’ye geçiyor. İstanbul’da toplam 21 bin 410 hektar askerî alan ve askerî güvenlik bölgesi bulunuyor. Tapuda Hazine’ye kayıtlı olan fakat kullanım için askerlere tahsis edilmiş bu alanlarda imar yasağı olduğu için ülke nüfusunun yüzde 18′ini barındıran İstanbul’un neredeyse tek yeşil alanları, nefes alacağı yerler olarak göze çarpıyor. Zaman, geçtiğimiz yıl ağustos ayında Milli Savunma Bakanlığı’nın yürüttüğü çalışma ile askerî alanların şehir dışına taşınması ve boşalacak arazilerin imara açılacağını gündeme getirmişti. Haberde, uygulama hayata geçerse büyük şehirlerde ‘yeşilin son kalesi’ kışlaları da betonlaşma tehlikesi ile karşı karşıya kalacağına dikkat çekmişti. Aradan geçen bir yılda; uzmanların, kışla arazilerinin halkın nefes alabileceği yeşil alanlar olarak kalması gerektiği yönündeki uyarıları dikkate alınmadığı gibi korkulan oldu. Danıştay’ın vermiş olduğu yürütmeyi durdurma kararına rağmen Sarıyer Zekeriyaköy’de yaklaşık 500 dönümlük eski hava üssü arazisi için imar ruhsatı verildi.
NEFES ALINAN ÖNEMLİ BİR YEŞİL ALANI DAHA YOK OLACAK


Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı (GYO) AŞ ortaklığında yapılacak Zekeriyaköy Toplu Konut Projesi’nin inşaatını, yüklenici firma Siyahkalem şirketi yapacak. Bölgenin önemli yeşil alanlarından askerî arazi, üçüncü derece doğal sit alanı. Araziyle ilgili gerekli izinlerin İstanbul  3 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’ndan alındığı belirtildi. Sarıyer Belediyesi’nden bir yetkili ise söz konusu arazide inşa edilecek projenin imar ruhsatının verildiğini kaydetti. Eski bir kışla arazisinin imara açılmasıyla birlikte bölgenin nefes alınan önemli bir yeşil alanı daha yok olacak.
Zekeriyaköy’deki askerî alanda yüzölçümü yaklaşık 500 bin metrekareyi bulan irili ufaklı 12 parsel bulunuyor. Edinilen bilgiye göre, 150 dönümlük 1791 ada 2 parsel için gerekli izin ve inşaat ruhsatı alındı. Bu alanda toplam 462 konut inşa edilecek. Zekeriyaköy’deki eski hava üssü arazisinin ihalesi Emlak Konut GYO tarafından 1 Mayıs 2012′de yapıldı. ‘1,4 milyon lira artı KDV’ teklifle 467 dönümlük kışla arazisinin satışı gerçekleşti. Alınan bilgiye göre ilgili şirket tarafından projenin 3 yıla tamamlanması planlanıyor. Projenin 467 konutluk birinci etabı için ön satışların bile yapıldığı öğrenildi. Zekeriyaköy projesinde 1+1 dairelerden 7+1 tripleks dairelere kadar seçenekler sunulacağı belirtiliyor. Projenin genel tanıtımının ise önümüzdeki günlerde yapılacağı konuşuluyor.
DANIŞTAY, YÜRÜTMEYİ DURDURMUŞTU
Emlak Konut GYO’nun ortaklığında yapılan Zekeriyaköy Toplu Konut proje alanının imar planlarıyla ilgili daha önce Danıştay 6. Dairesi’nden yürütmeyi durdurma kararı çıkmıştı. Buna rağmen ikinci kez imar planı yapılarak inşaat ruhsatı alındı. Zekeriyaköy arazisindeki durum, TMMOB Şehir Plancıları Odası tarafından kamu yararına aykırı olması, orman alanlarında yapılaşma baskısını artırıcı uygulamalar içermesi ve uygulanması durumunda ciddi sakıncalar içermesi gerekçesi ile 2012 yılında yargıya taşınmıştı. Mahkeme tarafından itirazlar haklı görülerek yürütme durduruldu. Danıştay’ın bu kararının ardından ikinci kez imar planları yapıldı. Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, Aralık 2013′te imar planlarının yürütmesinin durdurulması için de ikinci kez dava açtı. Projeyle ilgili yargı süreci devam ediyor.
İstanbul’un Küçükçekmece ilçesindeki ‘Avrupa Konutları Atakent 3 Projesi’ de askerî alanların nasıl yapılaştığının en tipik örneği. 4 yıl önce jandarma birliklerinin bulunduğu askerî bölgedeki yeşil alanların yerine 2 bin 300 konut inşa edildi. 193 bin metrekarelik arazideki çok sayıda ağacın yerinde şimdi beton bloklar yükseliyor.


Zaman, 12 ve 13 Ağustos 2013′te askeri alanların imara açılma tehlikesini gündeme taşımıştı. Zekeriyaköy’deki arazinin de betonlaşma riskiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekilmişti.


‘HUKUK YOK SAYILARAK YEŞİL KATLEDİLİYOR’


Orman vasfını koruyan askerî alanların betonlaşmasına tepki gösteren Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Başkanı Tayfun Kahraman, Danıştay kararına rağmen imar ruhsatı verilmesinin ‘hukuku atlatma işlemi’ olduğuna dikkat çekti. Danıştay’ın aldığı hukuki kararın yok sayıldığını kaydeden Kahraman, şöyle konuştu: “Burada hukuken alınmış bir karar tamamen yok sayılıyor. Yeni bir imar planı yapılıyor. Bu da dava konusu edildi. Lakin bu önceki kararın geçersiz olduğu anlamına gelmiyor. Şu anda bu sürecin işletilmemesi gerekir. Burası orman niteliğinde olan bir alan. Askeriye kullandığı için orman kadastrosuna işlenmemiş. Orman Kanunu hükümlerinin bu alanda uygulanması gerekiyor.”
(Zaman Gazetesi)



Askeri Alanlar Betona Dönüşüyor

Alkol Satışı Yasakları Havada Kaldı

Gece saat 22.00′den sabah 06.00′ya kadar alkollü içkiler satışını yasaklayan düzenleme kâğıt üzerinde kaldı. Gece İstanbul’un merkezî ilçelerinde tekel bayilerini dolaşan Zaman muhabirleri, alkol satışının devam ettiğini belgeledi. Bayiler ise daimi müşterilerini karaborsacılara kaptırmamak için satışa devam ettiklerini söylüyor.
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (TAPDK) yönetmeliği gereği 22.00 ile sabah 06.00 saatleri arasında alkollü içkilerin perakende satışı yasak. İhlal edenlere ağır cezai yaptırımlar söz konusu. Ancak tekel bayileri, “Yaz aylarında içki satmazsak nasıl para kazanacağız? Zaten cezayı da keyfî kesiyorlar. Kaçak satıcılarla başka türlü başa çıkamam!” diyerek  yasağı deliyor. Zaman muhabirleri, İstanbul’un Beyoğlu, Beşiktaş, Üsküdar ve Kadıköy gibi ilçelerinde alkol satış yasağının nasıl delindiğini adım adım takip etti.
Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (TAPDK) yönetmeliği gereği saat 22.00 ile sabah 06.00 saatleri arasında alkollü içkilerin perakende satışı yasak. İhlal edenlere ağır cezai yaptırımlar söz konusu. Ancak tekel bayileri, “Ne yapalım, yaz aylarında içki satmazsak nasıl para kanacağız? Zaten cezayı da keyfî kesiyorlar, biz de satmaya devam ediyoruz. Zaten herkes satıyor. Ben neden yasağa uyayım? Kaçak satıcılarla başka türlü başa çıkamam?” diyerek  yasağı deliyor. Zaman muhabirleri, İstanbul’un Beyoğlu, Beşiktaş, Üsküdar ve Kadıköy gibi ilçelerinde alkol satış yasağının nasıl delindiğini adım adım kayda aldı. Satışı denetleyen olmadığı gibi, yaz aylarını fırsat bilen bayiler sorgusuz sualsiz alkol satışı yapmaya devam ediyor.
Alkollü içki satışlarının büyük kısmının büyük marketlerin kapandığı saat olan 22.00′den sonra yapıldığını söyleyen tekel bayileri, ‘ya batacağız ya da yasağı deleceğiz’ diyerek satışa devam ediyor. İstanbul Beşiktaş’taki bir tekel bayisine saat 22.47′de giden Zaman muhabirleri, alkollü içki alıp alamayacaklarını sordu. Bayi ise “Alabilirsiniz, sorun değil.” cevabını verdi. O saatte alkol satışının yasak olduğunu bildiğini aktaran bayi sahibi, “Ama satmak zorundayım. Zaten herkes satıyor. Ben neden yasağa uyayım?” dedi. Yasağı hiçe sayanların yanı sıra düzenlemeye uyan esnaf da var. Ancak yasakların halen daha net olmadığından şikâyet eden esnaf, yasaklara uyduğu halde bazen haksız ceza kesilmesinden şikâyetçi. Yasağa uymanın kendisine müşteri kaybettirdiğini belirten başka bir esnaf ise haksız rekabetin önüne geçilemediğini aktardı: “Yasağa uyup 22.00′den sonra satış yapmıyorum. Ama bir müşteri kitlem var. Ben satmayınca başka yerlere gidiyorlar. Bu sefer temelli kaybediyorum. Gündüz de iş yapamaz oluyorum. Çünkü başka yerler satış yapıyor. Müşteri de o yerlere gidiyor. Ortada ciddi bir haksız rekabet var. Bakalım daha ne kadar ayakta durabileceğiz?”
Uygulamanın keyfî hal aldığından dert yanan İstanbul Tarlabaşı’ndaki bir esnaf da zabıtanın neye ceza kesip neye kesmeyeceğini anlayamadıklarından şikâyetçi. Gece 22.00′den sonra kara borsacı ve kurye gibi yollarla kaçak içki satışının devam ettiğini dile getiren bir esnaf ise, “Bize cezalar 20 bin liradan başlıyor. Ancak kaçak satıcıları yakalamak zor. O yüzden işi bırakma noktasına geldik. Sadece alkol değil sigara da satıyorlar. Müşteriler de oraya kayıyor.” ifadelerini kullandı. Kadıköy’de tekel bayi sahibi bir esnaf da alkol satışlarının düşmediğine şu sözlerle işaret ediyor: “Alkol en çok gece içiliyor ve satılıyor. Bu uygulamayla alkol satışı düşer sandılar. Ama almak isteyen bir yolunu buluyor. Olan bize oldu. Müşterilerimizi kaybettik. Para kaçak satıcılara gidiyor. Vergi vermedikleri için de devlet kaybediyor.”
9 Eylül 2013 tarihinde yürürlüğe giren yönetmeliğe göre alkollü içkilerin işletme dışından görülecek şekilde satılması, içkilerin otomatik satış makineleri dışında satışı, basın-yayın ve posta yoluyla tüketicilere satışı yasaklandı. Alkollü içkiler ancak sunum izni verilen yerlerde açık olarak tüketilebiliyor. Tesis sınırları dışında da tüketilmek üzere içki satışı yapılamıyor.
www.ZAMAN.com.tr



Alkol Satışı Yasakları Havada Kaldı

İstanbul 2014 Hırsızlık Yılı

İstanbul Eyüp’te önceki gün yaşanan hırsızlık olayının ardından esnaf ve vatandaşlar ellerinde satır ve palalarla hırsız avına çıktı. Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Genel Başkanı Bendevi Palandöken bu yıl hırsızlık olaylarının yüzde 50 arttığını söyledi. Polisin hırsızlıklar karşısında yetersizliğinden yakınan Palandöken “Bu konuda güvenlik güçleri daha dikkatli davranmalı. Öte yandan bu suçların cezaları yetersiz. Caydırıcı olmadığı için önü alınamıyor. Esnafımız mal güvenliğini sağlamakta sıkıntı çekiyor. Şikayetler her geçen gün artıyor. Bu konuda kolluk kuvvetlerinin harekete geçmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İSTANBUL’DA REKOR ARTIŞİstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün verilerine göre İstanbul’da 2014 yılının ilk 5 ayında 10 bin hırsızlık olayı gerçekleşti. İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Faik Yılmaz artışı cezaların caydırıcı olmamasına bağladı. Hırsızlıkta gözle görülür bir artış olduğunun altını çizen Yılmaz “Zaman zaman emniyete bildiriyoruz fakat caydırıcılık yok. Bulsa da ürünü anında elinden çıkarmış oluyor. Merkezi mahalle olması fark etmiyor. Esnaflar artık korkudan erken kapatmak zorunda kalıyor. İstanbul ve Ankara’da hemen hemen bütün ilçelerden şikâyet alıyoruz. Kolluk kuvvetlerinin mahalle aralarında dikkatli olması gerekiyor” şeklinde konuştu.


SADECE İSTANBUL DEĞİLHırsızlık olayları sadece İstanbul’da değil Anadolu şehirlerinde de esnafı bezdirmiş durumda. Denizli Bakkallar ve Bayiler Odası Başkanı Erol Tüzen’in artan hırsızlık olayları karşısındaki sözleri ise şöyle oldu: “Bazı günler çok sayıda iş yeri soyuluyor. Üyelerimizi ziyaret ettiğimizde en fazla şikayet konusu hırsızlık oluyor. Emniyet güçlerinin hırsızlık olayları ile ilgili çalışmaları var ama demek ki yetersiz kalıyor. Tedbirler arttırılmalı. Hırsızlar küçük esnafın canını fena yakıyor. Kent merkezinin en işlek caddeleri başta olmak üzere hemen her gün bakkal ya da büfeler soyuluyor” diye konuştu.


SİGORTA DA YOKEsnafın hırsızlara karşı güvencelerinden sigorta konusunda da büyük sıkıntı yaşanıyor. Şirketler bina güvenliği olmadığı gerekçesiyle İstanbul ve Ankara’da birçok işyerini sigortalamıyor. İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Faik Yılmaz  İstanbul ve Ankara’da bina güvenliği zayıf olduğu için sigorta yapılmadığını belirtirken  sigorta şirketleri de birçok binanın resmi şartlara uymadığını belirtti.



İstanbul 2014 Hırsızlık Yılı

Konut balonu Patladı Patlayacak

Siyasi gerilim, yüksek faiz ve giderek durgunlaşan piyasa, ekonominin lokomotifi inşaat sektörünü raydan çıkardı. Hiç yenisi yapılmasa bile 1 yıl yetecek kadar konut stoku oluştu.


GEÇEN YILA GÖRE DARALMA


Taraf’tan Gökhan Erkuş’un haberine göre; Emlâk sektöründeki daralma kriz sinyalleri veriyor. 1 milyonu aşan konut stoğunun, kentsel dönüşüm projeleri ve 2B arazilerine yapılan konutlarla birlikte iki katına çıkması beklenirken satış hızı her geçen gün azalıyor. Artan fiyatların yanısıra ekonomik durgunluk ve yüksek kredi faizleri nedeniyle de konutların alıcı kitlesi daralıyor. Türkiye genelinde konut satışlarındaki azalma hızlanıyor. Türkiye İstatistik Enstitüsü’nün (TÜİK) verilerine göre, 2014 yılının ilk yedi ayında 609 bin konut satıldı. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9.7′lik bir daralmaya işaret ediyor. Satışlardaki düşüş her geçen gün artarken, Temmuz ayında satılan konut miktarı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 20 azalarak 85 binde kaldı. Rakamlara bakıldığında; yeni konut arzı ve satış hızındaki düşüş gözardı edilse dahi stoğun erimesinin bir yılı alacağı anlaşılıyor. Buna karşın inşaat firmaları ise, eylül ayında açılacak sezon için dev projelerinin lansmanlarını yapmaya hazırlanıyor.


KREDİ KULLANIMI DÜŞTÜ


Konu kredisi faizleri de stoğun artmasındaki en öneml etkenlerden biri. Aylık ortalama faiz oranları 2014′ün ilk çeyreğinde sürekli artarak Mart ayında yüzde 1.1′e yükseldi. Yaz aylarında ise bu rakam ortalama 1.05 olarak gerçekleşti. 2013′ün Aralık ayı sonunda 110 milyar lira olarak gerçekleşen konut kredisi kullanımı, Ağustos ayında ancak 116 milyar liraya ulaştı. Böylece 2013′ün ilk sekiz ayında yüzde 20.4 artan konut kredisi kullanımı, 2014′ün aynı döneminde yalnızca yüzde 5.6 artmış oldu.

FİYATLAR BALON OLDU


Talebin azalması ve stoğun artması, fiyatlara ise yansımıyor. Satışlarda yüzde 20′lik düşüş yaşanan Temmuz ayında, fiyatlar yüzde 0.45 olan Tüketici Fiyat Endeksi’ni üçe katlayarak 1.41 olarak gerçekleşti. 2014 REIDIN Konut Fiyat Endeksi’ne göre, konut stoğunun yarısından fazlasının bulunduğu İstanbul’daki fiyatlar Temmuz ayında yüzde 1.80, yıllık bazda ise yüzde 21.59 arttı. Sektördeki daralma yalnızca konut fiyatlarını değil, istihdamı da etkiledi. İnşaat istihdam endeksi yılın ikinci çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 3.4 ve geçen yılın aynı dönemine göre de yüzde 10.8 azaldı. İnşaat brüt ücret-maaş endeksi de ikinci çeyrekte, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0.6 azaldı.



Konut balonu Patladı Patlayacak

İmamlara Sürgün Yargıda

Antalya’da camide dua ettiği ve hutbede Asr Sûresi’nin tefsirini okuduğu için sürgün edilen imam A.A., kendisine yapılan hukuk dışı muamele sebebiyle mahkemeye başvurdu. A.A.’nın avukatı Ertuğrul Geylani, yürütmenin durdurulması istemiyle mahkemeye verdiği başvuruda, müvekkili hakkında verilen kararın birtakım siyasî düşünce ve husumetten kaynaklandığını ifade etti. 28 Şubat döneminde dindar insanlara karşı yürütülen sindirme çalışmalarına benzeyen bir durumla karşı karşıya olduklarını ifade eden imam A.A. ise karşı karşıya kaldığı hukuksuzluklardan dolayı psikolojik problemler yaşadığını dile getirdi. Görev yaptığı ilçedeki bazı siyasiler tarafından kendisine ‘paralel’ yaftasında bulunulduğunu belirten A.A., ifadesini alan murakıbın kendisine, “Seni örgüte katmaya çalışıyorlar. Seni örgüte katarlarsa kimse kurtaramaz. Şu anda biz senin için tayin çıkartıp seni kurtarıyoruz.” dediğini iddia etti.
Sürgün edilen cami imamının verdiği bilgiye göre söz konusu iddiaların geçtiği camide yıllardır halkın katılımıyla topluca dua ediliyor. Sınava girecek öğrenciler, yola çıkacak olanlar, hacca gidenler için birlik beraberlik gibi farklı konularda dualar yapılıyor. Sürgün edilen imam, 17 Aralık’taki yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının ardından bazı kişilerin yapılan duaların altında farklı manalar aramaya başladığını ifade etti. Bu bakış açısında olan kişilerin şahsını itibarsızlaştırmaya çalıştığını belirten din görevlisi, “Benim dualarda kullanmadığım ifadeleri ‘biz öyle anladık’ diyerek şikâyetlerde bulundular. Cemaat paranoyasına kapıldılar.” şeklinde konuştu.


Hükümetin ‘cadı avı’ sonunda camilere de sıçradı


İLİŞKİLİ HABER İÇİN TIKLAYIN


Zaman



İmamlara Sürgün Yargıda

Erdoğan'ın aracını Dinlediler

Cumhurbaşkanı olduktan sonra ilk kez İstanbul’a gelen Recep Tayyip Erdoğan, Üsküdar Kısıklı’daki evinin önünde kalabalık bir grup tarafından karşıladı.
Erdoğan Kısıklı’daki evinin önünde otobüsün üzerine çıkarak halka seslenmek istedi. Ancak konuşmasının başında mikrofon krizi yaşandı. Erdoğan’a verilen mikrofondan ses gelmeyince birkaç kez üzerine vurarak deneme yaptı.
Yanındaki görevliler bir süre mikrofonu düzeltmek için uğraştı ancak bu çabalar sonuç vermedi. Sorun çözülmeyince Erdoğan’ın koruma araçlarından biri otobüsün önüne çekildi. Koruma aracındaki megafonun mikrofonunu kullanmak istedi.
Bu sırada bir görevli yeni bir mikrofon getirdi. Erdoğan bu mikrofonla da konuşmaya çalıştı ancak mikrofon yeniden arıza yapınca yaklaşık 4 dakika süren ardından koruma aracının megafonunun mikrofonuyla konuşmasına başladı. Konuşmasının yaklaşık bir dakikasını böyle sürdüren Erdoğan mikrofonun arızası halledilince konuşmasına mikrofonla devam etti.
Basın mensuplarının da konuşmayı daha iyi alabilmek için koruma aracının önündeki megafona mikrofonlarını uzatması ilginç bir görüntü oluşturdu.



Erdoğan'ın aracını Dinlediler

Yıldız Sarayı hakkında Gizli Gerçekler

Ülkemizin yakın tarihi dönemim çok hızlı yaşanan gelişmeleriyle dolu. Bizleri şaşırtan bir çok detay gün yüzüne çıkıyor. İste bunlardan birisi daha; Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın 30 yıl hilafet merkezi olarak kullandığı Yıldız Sarayı ‘nın 1926′da yıllığı 30 bin liradan 30 seneliğine bir İtalyan kumarhane ve gazino işletmecisine kiralandığını ortaya çıktı.


Yedikıta Tarih ve Kültür Dergisi, Eylül sayısında Yıldız Sarayı’nın gazino ve kumarhane yapılmasını ele aldı. Tarihçi yazar Ömer Faruk Yılmaz tarafından belgelenen olay, ‘Yıldız Sarayı 1926′da Gazino ve Kumarhane Yapıldı’ bağlığıyla kapak yapıldı.


‘YILDIZ SARAYI HER ZAMAN HAREKATLİ OLDU’


Yazıda, Dolmabahçe Sarayı olarak kullanılan hükümet merkezinin, Sultan Abdülhamid Han devrinde Yıldız Sarayı’na taşındığı ve 1909 yılında tahtan indirilinceye kadar buradan ülkeyi idare ettiği bilgisine yer verildi. Abdülhamid Han, 34 yaşında padişah olduğunda ilk aylarını Dolmabahçe Sarayı’nda geçirdi, daha sonra Yıldız Sarayı’na taşındı. İttihat ve Terakki’nin Osmanlı Devleti’ni etkilemeye başlamasından itibaren devlet idaresi ve otoritesi zayıfladı. Yıldız Sarayı, İkinci Abdülhamid Han’ın bir komplo ile tahttan indirilmesine kadar her zaman en hareketli bir yer oldu. Tahttan indirildiğini bildiren o meşhur heyet bu saraya geldi, Küçük Mabeyn Dairesi’nde padişaha hal’ini bildirdi. Padişah ve ailesi bir gece ansızın yine bu saraydan Selanik’e gönderildi.


Yıldız Sarayı daha sonra gelen padişahlar tarafından da zaman zaman kullanıldı. Anadolu’ya gidecek olan heyete son talimatı Sultan Vahidüddin yine burada verdi.



YILDIZ SARAYI’NIN KARA GÜNLERİ


Abdülhamid Han’ın hal‘inden sonra Yıldız Sarayı, müthiş bir yağmaya uğradı, saray teşkilâtı da dağıtıldı. Cumhuriyet devrinde, o zamana kadar Mekteb-i Harbiye ile beraber İstanbul Harbiye’de olan Mekteb-i Erkân-ı Harbiye de Yıldız Sarayı’na taşındı. Sarayın büyükçe bir kısmı, Harp Akademileri dediğimiz bu en yüksek askerî okula tahsis edildi.


NASIL KUMARHANE YAPILDI?


Sarayların ve bilhassa Yıldız Sarayı’nın eşyalarının satılması, binalarının satılması veya kiralanması meselesi ilk defa 27 Temmuz 1924 tarihinde gündeme geldi ve Türkiye Cumhuriyeti Başvekaleti’nin 27/07/1340 (27 Temmuz 1924) tarih ve 733 numaralı yazısıyla, Yıldız Sarayı’nın bahçesiyle buna bağlı diğer bahçelerin halkın hizmetine tahsis edilmek üzere İstanbul Şehremaneti’ne verilmesi kararlaştırıldı. Yıldız Sarayı’nın uğradığı akıbetin en kötüsü 28 Haziran 1925 tarihinde yaşandı. Bu tarihteki tahsiste, saray binaları, park ve bahçeleri, eğlence ve oyun salonları yapılmak üzere İstanbul Belediyesi’ne verildi.


PARAYI VEREN, DÜDÜĞÜ ÇALAR


İstanbul Belediyesi, 9 maddelik kira sözleşmesine 13 Ağustos 1925 tarihinde son şeklini vermiş. Sözleşmenin birinci maddesi şöyleydi: “Yıldız bahçelerinde oyun, dans ve gazino gibi müesseseler vücuda getirmek ve işletmek hakkı münhasıran kendilerine ait olmak üzere en müsait şart dermeyan eden talip -tabiiyet farkı gözetilmeksizin tercih edilir.” Yani hangi milletten veya ülkeden olursa olsun, parayı çok veren ve şartları yerine getiren herkese kiralanacaktı.


SARAY MÜDÜRÜNÜN YABANCI OLMASI ŞARTI KONULMUŞ


Mukavelenin dördüncü maddesinde ise sarayın kullanımı sırasında, otel ve gazinolarında çalışacak olan memur ve hizmetkârların da Türk olması, ama genel müdürün yabancı olması müsaadeli olarak şart koşulmuştur. Nihayet uzun görüşmeler ve pazarlıklardan sonra Sultan İkinci Abdülhamid Han’ın 30 sene hilâfet ve saltanat merkezi olarak devleti idare ettiği Yıldız Sarayı ve müştemilatı 8 Ağustos 1926 yılında gazino, eğlence yeri ve kumarhane yapılmak üzere Mario Serra adında bir İtalyan’a verildi.


ZENGİN GİREN SEFİL ÇIKIYOR


Yıldız Sarayı gazino ve kumarhane olarak işletilirken halkın tepkisini çekmeye başladı ve bu durum karşısında bazı milletvekilleri TBMM’ye soru önergesi verdi. 27 Kasım 1926 tarihinde Sinop Mebusu Recep Zühdi Bey’in İçişleri Bakanlığı’na şifahi olarak verdiği soru önergesinde (sual takririnde) ‘Yıldız kumarhanesinin kamuoyu üzerindeki zararlı tesirlerini gidermek için hükümetçe ne gibi tedbirler alındığı’ soruldu. Bu takrirden anlaşıldığı kadarıyla, Yıldız Sarayı Kumarhanesi, sadece İstanbul halkını değil, Anadolu tüccarını da perişan hale getiriyor, cebinde parası olanı sefil halde bırakıyordu.



Gazinoya giriş için kullanılan 50 kuruşluk bilet


İŞTE SİNOP MEBUSU ZÜHDİ BEY’İN FERYADI


Zühdi Bey’in sual takriri şöyleydi: “Türkiye Büyük Millet Meclisi Riyaseti Riyaset-i Celileye. Yıldız Kumarhanesi, Türkiye sermayesi ve iktisadiyâtı için korkunç bir afet ve bir girdap halini almıştır. Bu müessesenin suret-i teşekkül ve teessüsü etrafında dönen rivayetler ve tezvirat da bu muzır ocağın bir an evvel söndürülmesi için hükümetin derhal harekete geçmesini mucibdir. Bir seneyi geçmeden İstanbul’da bir tek şen ocak kalmayacaktır. Anadolu’dan İstanbul’a giden bazı müstahsiller de bir senelik istihsalâtının hâsılasını buraya yatırıp işlerinin başına sefil perişan dönüyorlar. Binaen aleyh mevcud kanunlarla da teâruz eden bu müesseseye karşı düşündüğü âcil tedbirin neden ibaret olduğunun şifahen izahını Dahiliye vekili beyefendiden rica ederim. 25 Teşrin-i sani 1926. Sinop Mebusu Receb Zühdi”



GAZİNO KAPISINDA SUBAYIN İNTİHAR ETMESİ SABRI TAŞIRMIŞ


Avrupa’dan getirilen zengin müşterilerle dolup taşan gazinoda yine İstanbul sosyetesi her gece sabahlara kadar içki ve kumar âlemi yapıyordu. Yıldız Sarayı’nın gazino ve kumarhane olarak işletilmesi Ağustos 1926′dan Eylül 1927 yılına kadar bir sene devam etmiş, bundan sonra devlet, kamuoyu baskısı ve gazinoya giren bir subayın gazino kapısında intihar etmesi üzerine sözleşmeyi iptal etmiş.
Bu sözleşmenin iptali sırasında kumarhanede hissesi bulunan bazı banka sahiplerine ve yöneticilerine de tebligatta bulunulmuş. Bu tebligatların gönderildiği hissedarlardan birisi de Hidiv Bankası Müdürü Şaban Bey’miş. Şaban Bey, kumarhanenin kapatılmaması için Ankara’ya gitmiş ve hükümeti ikna etmeye çalışmış. Fakat Ankara’dan kendisine olumsuz cevap verilmiş.


KAPATILMASAYDI SIRA ÇIRAĞAN SARAYINDAYDI


İtalyan gazino ve kumarhane işletmecisi Mario Serra’nın niyeti ise Yıldız Sarayı’nın tamamını gazino, kumarhane, dans salonları, tenis sahası, golf kulübü ve binicilik sahalarından oluşan bir kompleks haline getirmek ve ardından da Çırağan Sarayı ‘nı aynı şekilde işletmeye açmaktı. Fakat halkın tepkisi, TBMM’deki milletvekillerinin soruları ve son olarak da gazinoya girmek isteyip de içeri alınmayan bir Türk subayının gazino kapısında intihar etmesi işleri tersine çevirdi ve gazinonun işletme hakkı şirketten alındı ve kapatıldı. Şirket ilk başta devleti mahkemeye verdi, fakat mahkemeyi kaybetti. Böylece Yıldız Sarayı kumarhane ve gazino olarak devam etmekten kurtulmuş oldu.


CİHAN



Yıldız Sarayı hakkında Gizli Gerçekler

Kamu İlanları Yandaş Medyaya mı

Kütahya Bağımsız Milletvekili İdris Bal, medyanın maruz kaldığı baskılar ile medya çalışanlarının yaşadıkları sorunları rapor haline getirdi. Dikkat çekici tespitlerin bulunduğu raporda, siyasi iktidarın medyayı çoğulculuk yerine tek tipleştirmeye çalıştığı belirtildi.
2014 yılında 981 gazetecinin işten çıkarıldığı ortamda basın özgürlüğünden bahsedilemeyeceği vurgulandı. Bugün’ün haberine göre Bal, iktidara muhalif medya kuruluşlarının, Maliye eliyle vergi cezaları ve RTÜK eliyle yayın durdurma ve idari para cezaları ile terbiye edildiğini ifade etti. Havuç sopa politikası ile medya kuruluşlarının şekillendirildiğini vurguladı.
Muhalif kanal veya gazete patronunun kamudan ihale alamama endişesi yaşadığını belirtti. Muhalif gazetecilerin ise AKP’nin Olağanüstü Kongresi’ne alınmamasında görüldüğü gibi sübjektif akreditasyon kriterleri ile cezalandırıldığını aktardı.
MUHABİRE SİYASİ BASKI
Raporda medyanın, tarihte hiç olmadığı kadar siyasi iktidarın baskısı altında olduğu vurgulandı. Baskının patrondan sahadaki  muhabire kadar hissedildiği belirtildi.
İktidar güdümündeki işadamlarına 6 gazete ve 6 televizyondan oluşan  bir ‘havuz medyası’ kurdurulduğu dile getirildi. İktidarın sosyal medyada ‘havuz medyası’ benzeri 9-10 bin kişilik ‘Aktrol’ örgütlenmesine dikkat çekildi.
CUMHURBAŞKANI HEDEF
Aktrollerin, AKP’ye muhalif siyasetçi ve gazetecileri küfür ve hakaretler ile yıldırmaya çalıştığı ifade edildi. 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve eşinin bile kimliği belirsiz kişilerin yönettiği akkulis, esatreis, gizliarsiv, kuscuesref gibi sosyal medya hesaplarının hedefi olduğuna dikkat çekildi.
Ayrıca medyagundemi, Haber10, Son TV, ensonhaber.com gibi internet sitelerinin de propaganda için kullanıldığı belirtildi.
Türkiye Gazeteciler Sendikası’na göre 2014 yılının ilk yarısında 981 basın emekçisi işten çıkartıldı. 56 basın emekçisi ise çeşitli nedenlerle işinden istifa etmeyi tercih etti. Ayrıca hükümetin Hizmet Hareketi’ne karşı başlattığı ‘cadı avı’ da yandaş medyada işten çıkarmalara gerekçe gösterildi. Nisan 2014′te en az 210 gazeteci işsiz kaldı. Gezi eylemleriyle baskıların artması sonucu 94 gazeteci işten çıkarıldı, 37 gazeteci istifaya zorlandı.
Raporda şu görüşlere yer verildi: “AKP iktidarlarında gazeteciler, haber ve makaleler nedeniyle davalarla sindirilmeye çalışıldı. Mehmet Baransu ve Murat Şevki Çoban hakkında 52 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Nisan-Haziran 2014 döneminde gazetecilere Terörle Mücadele Kanunu’ndan 15 yeni dava açıldı. Başbakan Erdoğan’a hakaret iddasıyla 38 kişi, 2 yıl 15 gün hapis ve 277 bin 400 TL para cezasına mahkum oldu.”
DEMOKRATiK ANAYASA ŞART
*1. sınıf demokrasi standartında yeni anayasa yapılmalı ve basın özgürlüğü güvence altına alınmalı.
*İktidar para havuzları oluşturarak medya kuruluşlarını kendine bağlamaktan, kendisini destekleyen medya gruplarına devlet imkânları ile ayrıcalıklar tanımaktan ve medya patronlarına baskı yaparak medya kuruluşlarına ‘Alo Fatih’  benzeri yönetici atamaktan vazgeçmeli.
*Medyayı düzenleyen kurulların özerkliğini zayıflatan yasal, siyasi ve idari müdahaleye son verilmeli.
*RTÜK üyelerinin siyasetçe belirlenmesi yerine üye sayısı artırılmalı ve üyelerin basının kendi içindeki seçimi tartışılmalı.  
*RTÜK, BTK ve TİB’in yetkileri, ifade ve medya özgürlüğü ile bağdaşacak şekilde ve siyasi baskıya uğramayacak şekilde yeniden düzenlenmeli.
*TRT ve Anadolu Ajansı üzerindeki siyasi baskı kaldırılmalı. Bu kurumlar özerk şekilde yönetilmeli.
*Maliye’nin vergi denetimleri objektif ve medya patronlarına baskı aracı olmaktan çıkarılmalı.
*Basın kartlarını hazırlamak ve dağıtmak görevi Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nden alınarak meslek örgütlerine verilmeli veya BYEGM özerkleştirilmeli.
*Medyada haksız rekabetin önüne geçilmek için AB ile uyumlu yasal güvenceler getirilmeli.
*Medya patronlarının başka ticari alanda faaliyeti yasaklanmalı.
*Devletin de yüzde 50 desteğiyle gazetecilere özel bir işsizlik fonu oluşturulmalı. Böylece gazeteciler, ekonomik kaygılarla iktidarın gayri meşru taleplerine boyun eğmeyecektir.
AZ TİRAJA RAĞMEN ÇOK REKLAMI!


Reklam sektörünün referans aldığı The Nielsen Company’nin AdEx 2014 raporları kamu reklamlarının yanlı tutumunu gözler önüne serdi. 2014′ün ilk 6 ayında gazetelere verilen reklamlarda ilk sırayı Sabah, Star ve Milliyet aldı. Cumhuriyet, Zaman, Bugün ve Sözcü 18 gazete arasında son 4 sırada yer aldı. Şirketler Zaman’ın üçte birinden az tiraja sahip olan Sabah’a Zaman’ın 22 katı, Zaman’ın sekizde biri kadar tirajı olan Star’a 17 katı kadar fazla ilan verildi.
REKLAMLAR iKTiDARA YAKIN MEDYAYA
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran’ın soru önergesine verdiği yanıtta, 2013′ün ilk 4 ayında Basın İlan Kurumu aracılığıyla verilen ilanları açıkladı. Buna göre iktidara yakın gazetelerin Basın İlan Kurumu aracılığı ile aldığı ilan miktarları şöyle: Akşam: 1 milyon 93 bin TL, Güneş: 1 milyon 30 bin TL, Habertürk: 1 milyon 259 bin TL, Milat 959 bin 272 TL, Milliyet 1 milyon 121 bin TL, Sabah 1 milyon 281 bin TL, Star: 1 milyon 116 bin TL, Takvim: 1 milyon 111 bin TL, Türkiye: 1 milyon 112 bin TL, Vatan: 1 milyon 119 bin TL, Yeni Akit: 961 bin 165 TL, Yeni Şafak:1 milyon 120 bin TL. Toplam: 13 milyon 288 bin 430 TL.
‘ALO FATİH’ PATRONU AĞLATTI


Raporda ayrıca ‘Alo Fatih’ ile Milliyet Gazetesi sahibi Erdoğan Demirören’in telefonda ağlaması olaylarına dikkat çekildi. Tayyip Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında 18 Aralık 2013 günü geçtiği iddia edilen telefon konuşmasına  da atıfta bulunuldu. Takvim gazetesinin ‘Vaiz Lobisi’, Sabah gazetesinin ‘Kaset olmadı dosya verelim’ manşetlerinin, Bilal Erdoğan tarafından babasına onaylatılarak atıldığı ileri sürüldü. Bilal Erdoğan’ın bu gazeteler için MİT’ten malzeme istediğine dikkat çekildi.
KAMU İLANLARI YANDAŞA AKTI


Kamu kurumları 2014′ün ilk 6 ayında en fazla reklamı yaklaşık 34 bin sütun-santim ile Sabah’a verdi. İkinci sırayı 130 bin tirajına rağmen 26 bin sütun santime yakın ilan verilen Star aldı. Hürriyet iki gazeteden yüksek tiraja sahip olmasına rağmen 4. olabildi. En çok ilan verilen gazeteler sıralaması Akşam, Habertürk, Yeni Şafak, Takvim, Türkiye, Güneş, Posta, Akit, ve Vatan oldu.
TRT’DEN POZİTİF AYRIMCILIK


Yüksek Seçim Kurulu, 22 Şubat-22 Mart tarihlerinde Başbakan Erdoğan’ın mitinglerine 13 saat 32 dakika, CHP’ye 45, MHP’ye 48 dakika, BDP’ye ise 2 dakika ayıran TRT’ye uyarı cezası verdi.
MUHALEFETE 5′TE 1 SÜRE
Köşk seçim sürecinde de 11 Temmuz 2014′ten 27 Temmuz 2014′e kadarki sürede TRT, Erdoğan’a 7 bin 200 dakika ayırdı. Köşk adayları Ekmeleddin İhsanoğlu ile Selahattin Demirtaş’a ayrılan süre bu sürenin beşte birinden az oldu.
MALİYE’DEN VERGİ BASKISI


Raporda Maliye Bakanlığı’nın, 2014′te 3 aylık süre içinde Taraf Gazetesi hakkında iki ayrı inceleme kararı aldığı bildirildi.İnceleme sonucunda, yaklaşık 5.5 milyon liralık vergi cezası kesildiği hatırlatıldı. Cezanın büyük kısmının sektörde yaygın olarak kullanılan hurda kağıtların satışında KDV’nin sıfır olarak gösterilmesinden kaynaklandığı belirtildi.
“Oysa Sabah, Star ve Yeni Şafak gazeteleri de hurda gazetelerin satışında KDV’yi yüzde ‘0′ göstermiş ancak rutin işlem yorumu ile onlara bir ceza uygulanmamıştı” denildi.
MUHALİF DİYE MUHABİR SINIR DIŞI EDİLDİ


17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasından 30 Mart yerel seçimlerine kadarki süreçte medyaya baskı arttı. 20 Aralık 2013′te Emniyet Genel Müdürlüğü, yurt genelinde gazetecilerin emniyet binalarına girmesini yasakladı. Mehmet Baransu’nun yenidonem.com internet sitesi, TİB tarafından savcılık ve mahkeme kararı olmadan keyfi olarak kapatıldı. Today’s Zaman muhabiri Azerbaycan vatandaşı Mahir Zeynalov, Twitter hesabından Erdoğan aleyhine mesajlar attığı için basın kartı süresi uzatılmayarak gazeteci olarak Türkiye’de kalması imkansız hale getirildi ve sınır dışı edildi.



Kamu İlanları Yandaş Medyaya mı

30 Ağustos 2014 Cumartesi

UV Işınları Gözleriniz için yüksek risk!

Güneşin fazla olduğu coğrafyalarda katarakt riskinin daha sık görüldüğüne dikkat çeken Liv Hospital Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Vedat Kaya “Ülkemiz göreceli olarak güneş ışınlarının fazla olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Son yıllarda sera gazlarının olumsuz etkileri nedeniyle atmosferin koruyucu özelliklerinin azalması bu hastalıkların sıklığının daha da artmasına yol açıyor” dedi.


Güneş ışınları kataraktı tetikliyor


Güneş çeşitli dalga boyundaki ışınlar nedeniyle göz için zararlıdır. Her ne kadar güneş enerjisinin yüzde 5 kadarını oluştursa da ultraviole ışınları en zararlı bölümünü oluşturur. UV-A,UV-B ve UV-C çoğunlukla kornea ve lens tarafından tutulur. Kişinin yaşına, bulunduğu ortama ve maruz kalınan ışının miktarına göre saydam tabaka lens ve gözün sinir tabakasında ve makulada UV hasarı oluşur. Özellikle çocuklarda bu hasar olasılığı yüksektir. Güneş ışınlarına fazla maruz kalınan coğrafyalarda ya da iş nedeniyle maruz kalmalarda katarakt, pterjium gibi hastalıklar daha sık görülür. Ülkemiz de göreceli olarak güneş ışınlarının fazla olduğu ülkeler arasındadır. Son yıllarda sera gazlarının olumsuz etkileri nedeniyle atmosferin koruyucu özelliklerinin azalması bu hastalıkların sıklığının daha da artmasına yol açıyor.


Gözlük seçimi önemli


UV-B güneş ışınları 10.00-14.00 arası dik gelir. Bu saatlerde uzun süre güneşte kalmaktan kaçınılmalı, UV korumalı gözlük ve siperlikli şapka kullanılmalıdır. Yansımalar nedeniyle deniz kenarı ve kar UV ışınlarını yoğunlaştırır. Havanın parçalı bulutlu olması UV ışınlarını önemli ölçüde bloke etmez. Bu sebeple gözlük seçiminde de bloke ediş oranı yüksek, kaliteli gözlük camları seçilmeli, asla güneşe direkt bakılmamalıdır. Tüm bunların yanı sıra güneş tutulma dönemlerinde de özel cihazlar kullanmadan asla direkt gözlem yapılmamalıdır.



UV Işınları Gözleriniz için yüksek risk!

Ege Doğumevinde AIDS paniği

İddialara göre, Ege Doğumevi Kadın Hastalıkları Hastanesi’nde geçtiğimiz pazar günü yabancı uyruklu anne adayı acil sezaryene alındı. Doğum anında 2 doktor ile hemşire ve ebenin üzerine annenin kanı sıçradı. Annenin doğumun ardından doktorlara AIDS olduğunu söylemesiyle doğumu gerçekleştiren ekip, büyük bir şok yaşadı. Yapılan testlerde kadının HİV virüsü taşıdığı tespit edilirken, sağlık ekibini de AIDS kapmış olabilecekleri korkusu sardı.


Sağlık çalışanlarına vakit geçirmeden test uygulandı. İlk testin sonucu negatif çıkarken, uzmanlar AIDS virüsünün bulaştıktan 5 yıl sonra da ortaya çıkabildiğini hatırlatması üzerine doğumu gerçekleştiren ekip, tedavi yollarını araştırmaya başladı. Kendi hastanelerine ve Ege Üniversitesi Hastanesi’ne başvuran ekip, tedavi süreci başlattı. Öte yandan yabancı uyruklu anne ile bebeği, İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ‘izole’ bir odada tedavi altına alındı. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği’ne yatırılan anne ve bebeği tedavi eden hemşire ve doktorlar, koruyucu önlemleri aldıktan sonra hasta odasına giriyor.


Sağlık Bakanlığı Bakanlık acil notuyla AIDS hastası yabancı uyruklu anne ve bebeğinin sağlık durumu ve yapılan tedaviler hakkında bilgi istedi. Hastane yönetimi alarma geçerken hazırlanan bilgiler Ankara’ya gönderildi.


VALİ TOPRAK: “DETAYI BİLMİYORUM”


Öte yandan, gazetecilerin konuyu kendisine sormaları üzerine İzmir Valisi Mustafa Toprak, “Benim böyle bir olayın detayı noktasında bir bilgim yok” diye konuştu.


Kaynak: İHA



Ege Doğumevinde AIDS paniği

Bitter çikolata İle Tokluk Hissi

Süte karışan bitter çikolata sizi eşsiz bir görüntüye kavuşturabiliyor. Kopenhag Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, bitter çikolatanın 400 kalori içerdiği ve böylece doygunluk hissi vererek yağlı, tatlı ve tuzlu gıda isteğini azalttığını ortaya koydu. Bir fincan sıcak bitter çikolata iştahınızı azaltmak için oldukça faydalı olabiliyor.


Bitter çikolata ile göbeğinizi eritmede yardımcı olacak diğer gıdalar ise şunlar:


HAYAT KAYNAĞI “SU”


Özellikle yaz aylarında artan su ihtiyacı tüm mevsim boyunca devam eder. Yeteri ölçüde su tüketilirse vücuttaki zehirli maddeler temizlenir ve tokluk hissi artar. Suyu çok içmek istemeyenler ise pekmez gibi yararlı gıdalar ile tatlandırabilir.


BUZLU NANELİ ÇAY


Bunaltıcı havalarda buzlu nane çayı tercih edilebilir. Nane, midenin daha iyi çalışmasını sağlar ve metabolizmayı hızlandırır. Midenin yağlı gıdaları hızlıca sindirmesine de yardımcı olur. Bu sayede şişkinliğe karşı da etkilidir.


DESTEK MEYVE KARPUZ


Şekersiz hazırlanan meyve püreleri ve suları zararsızdır. Karpuz, sadece vücudu serinletmekle kalmaz. Aynı zamanda içerdiği besin değerleriyle sağlığınıza da fayda sağlar.


YEŞİL ÇAY


Kanser ve kalp rahatsızlığı riskini azaltmasının yanı sıra yeşil çay zayıflatıcı özelliğiyle bilinir. Oxford Ünversitesi’ne göre ise spordan önce tüketilen yeşil çay yağ yakımını ve sindirimi hızlandı


LİMONLU SU


Ilık limonlu suyu düzenli içildiğinde zayıflamaya yardımcı olur. İçerisinde bulunan pektin lifi, acıkmayı geciktirir. Mide asidini düzenler. 



Bitter çikolata İle Tokluk Hissi

Nar Suyu Alzheimer Düşmanı

İngiltere’nin Huddersfield ile Almanya’nın Freiburg Üniversiteleri’nin beyin hücreleri üzerindeki araştırmalarda, narın Alzheimer’a karşı koruyucu özellikler taşıdığı tespit edildi.


Nardaki ‘punicalagin’ isimli kimyasalın, beyin hücrelerine zarar veren iltihaplanmaya karşı koyduğu ve hücrelerin ölmesini önlediği belirlendi. Bu maddenin aynı zamanda ‘romatoid artrit’ denilen eklem rahatsızlığına ve Parkinson hastalığına da iyi geleceği düşünülüyor. Fare beyinleri üzerinde yapılan araştırmanın Alzheimer tedavisinde etkili olması bekleniyor. Araştırma “Molecular Nutrition & Food Research” dergisinde yayınlandı. Alzhemier hastalığının tedavisi yok.


Kaynak: Hürriyet



Nar Suyu Alzheimer Düşmanı

AVM Sesli Reklam Haberi

Sayıları 329′u bulan alışveriş merkezleri (AVM) reklamcıların yeni gözdesi oldu. 2013′te 1.6 milyar girişin yapıldığı AVM’lerde eylül ayından itibaren her yarım saatte bir tüm alanda duyulacak şekilde anonslu reklam yapılacak.
Son dönemlerde yatırımları hızla artan alışveriş merkezlerinde (AVM) yeni bir dönem başlıyor. Türkiye’de sayısı 329′a ulaşan AVM’ler ‘anonslu reklam’ için düğmeye bastı. AVM’lerde her yarım saatte bir tüm alanda duyulacak şekilde anonslu reklam yapılacak. Birçok AVM’de test aşamasını tamamlayan sistemle ilgili tek soru işareti ise tüketicilerin bu sesten rahatsız olup olmayacakları.
MİLYARLARCA ZİYARETÇİ
AVM’lerin müşteri portföyü reklam yatırımcılarının da iştahını kabarttı. Ünlü Reklamcı Cahit Ceylan tarafından şekillenen ve daha önce farklı alanlarda kullan bu proje şimdi İsviçreli Adwin AG şirketiyle AVM’lere uyarlandı. Ceylan, daha önce Mars Sinemaları’nın fuaye alanlarında denenen anons siteme ilişkin, “Tüm AVM’lerin kendilerine ait bir ses sistemi var. Bunu kullanarak reklamlar için yeni mecra oluşturuyoruz” dedi.
SİNEMALARDA DENENDİ
Hürriyet’in haberine göre, şu ana kadar ismini veremeyeceği bazı AVM zincirleri ile sözleşme imzaladıklarını anlatan Ceylan, sistemi şöyle anlattı: “İlk önce daha küçük grupların olduğu sinemalarda denediğimiz bu sistemi daha sonra büyük kitlelerin olduğu alanlarda denedik. Sözleşme imzaladığımız AVM’lerde de testlerimizi yaptık. İlk önce insanın aklına bu sesler rahatsız eder mi diye bir düşünce geliyor. Ama sesin desibeli ve sürenin sık olmaması nedeniyle böyle bir sorun yaşanmıyor. AVM yönetimleri de bunu testlerde gördü. Reklam sıklığı yarım saat arayla ya da 1 saat arayla yapılacak. Süresi ise 1.5 dakikayı geçmeyecek. Tamamen ulusal kampanyaların reklamlarının olmasını planlıyoruz. İlk hedefimiz 40-50 AVM’de yer almak. Buradaki amaç; AVM’lerde mevcut olan anons sistem üzerinden AVM’de bulunan tüketiciye doğrudan ulaşmak.”



AVM Sesli Reklam Haberi

Edirne Belediye Binasını Cinler Bastı

Edirne Belediye Başkanlığı binasında gece yarısından sonra kapılardan gelen sesler, halk arasında büyük paniğe neden oldu.


Edirne Belediye Başkanlığı binasında anlatılanlar göre son 6 aydır ilginç olaylar yaşanıyor. Gece yarısından sonra binadaki kapılardan sesler geliyor, ışıklar kendi kendine açılıyor, üst kattan ayak sesleri duyuluyor. Güvenlik kameraları incelendi ve görüntülerde bir siluet olduğu belirlendi. Belediye, inceleme başlattı.
KENTİ ‘HAYALET’ KORKUSU SARDI
Sakarya’nın Akyazı İlçesi’ne bağlı Yeniköy’de geçen ay köy ahalisi gulyabaniye benzeyen, geceleri ortaya çıkan, uzun boylu, beyaz kıyafetli, beyaz sakallı bir kişinin evlerin kapılarını zorladığını, pencerelerini taşladığını, bahçeleri dolaştığını ve korktuklarını söylemişti. Gulyabani bulunamadı. Olay kapandı. Şimdi de Edirne’de gulyabani olmasa da “hayalet” korkusu yaşanıyor.
GECELERİ AYAK SESLERİ DUYULUYOR
Edirne Belediye Başkanlığı binasında iddiaya göre, gece yarısından sonra binadaki kapılardan sesler geliyor, ışıklar kendi kendine açılıyor, üst kattan ayak sesleri duyuluyor. 6 aydır süren şikâyetler üzerine binaya getirilen imamın cinlere karşı etkili bazı sureler okuduğu bile söyleniyor. Güvenlik görevlileri binadaki kırmızı halılar üzerinde, ıslak ayak izleri gördüklerini anlatıyor. Gece duyulan ayak sesleri, ışıkların yanması ve kameralarda görünen siluete birçok güvenlik görevlisinin şahit olduğu da iddialar arasında.



Edirne Belediye Binasını Cinler Bastı

MİT MHPyi Karıştırmakla Görevlendirildi İddası

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘ın Köşk’e çıkarken ilk icraatının MİT’e “MHP ‘yi içeriden karıştırın” talimatı verdiği iddia edildi.  MHP’ye yakınlığıyla tanınan Ortadoğu Gazetesi’nde yer alan habere göre, MHP’den duyduğu rahatsızlığı her fırsatta dile getiren Erdoğan, MİT Başkanı Hakan Fidan ‘a “MHP içinde klik ve kaos oluşturmak üzere harekete geçin!” emri verdi. Erdoğan, Köşk’e çıkmadan bir gün önce MHP hakkında yakışıksız ve asılsız iddialarda bulunarak, gerginliği, çatışmayı ve bölünmeyi körüklemiş ve MHP’yi siyaset dışı bırakmak için her şeyi yapabileceğini göstermişti.


MHP, bir süre önce Meclis’ten geçirilen düzenleme ile MİT’in Erdoğan’ın çiftliği haline getirildiğine dikkati çekmiş, “Ülke Milli İstihbarat Cumhuriyeti’ne dönüşmekte, yeni bir paralel devlet ihdas edilmiş olmaktadır. Kişisel verileri, özel hayatın gizliliğini, iletişim ve basın özgürlüğünü koruyan diğer kanunlardaki hükümler MİT için geçersiz kalmıştır. Temel hak ve hürriyetleri hedef alan teklifi de Anayasa’ya aykırı hükümler bulunmaktadır” itirazında bulunmuştu.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Köşk’e çıkarken ilk icraatının MİT’e MHP’yi içeriden karıştırma talimatı vermek olduğu öne sürüldü. Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre Erdoğan, MİT Başkanı Hakan Fidan’a “MHP içinde klik ve kaos oluşturmak üzere harekete geçin!” emri verdi. Erdoğan Köşke çıkmadan bir gün önce de yakışıksız ve asılsız iddialarda bulunarak, MHP’yi hedefe koymuştu.
 
MHP, bir süre önce Meclis’ten geçirilen düzenleme ile MİT’in Erdoğan’ın çiftliği haline getirdiğine dikkati çekmiş, “ülke Mill” İstihbarat Cumhuriyeti’ne dönüşmekte, yeni bir paralel devlet ihdas edilmiş olmaktadır. Kişisel verileri, özel hayatın gizliliğini, iletişim ve basın özgürlüğünü koruyan diğer kanunlardaki hükümler MİT için geçersiz kalmıştır. Temel hak ve hürriyetleri hedef alan teklifi de Anayasa’ya aykırı hükümler bulunmaktadır” itirazında bulunmuştu.


 MHP KORKUSU


Tayyip Erdoğan’ın MİT’e verdiği ileri sürülen talimat, AKP’ye ve kurmak istediği tek adam düzenine karşı en büyük engel olarak MHP’yi gördüğü şeklinde değerlendirildi. Erdoğan, hiç yeri ve lüzumu yokken Çankaya Köşkü’ne çıkmadan bir gün önce MHP’yi terörden ve şehit cenazelerinden nemalanmak gibi asılsız ve yakışıksız bir iddiayla suçladı. Erdoğan, “MHP yönetimi, Türkiye’nin hiçbir meselesine eğilmemiş, şehit cenazelerini istismar etmiş, terörün varlığını adeta kendi varlığına endekslemiştir.


Ancak terörün devamıyla var olabilen bir parti hiç kuşkusuz çözüm süreciyle de varlık zeminini kaybedecektir. MHP yönetiminin çözüm, sürecine, terörün sona erdirilmesine karşı çıkmasının sebebi de budur. Bu muhalefet tarzının da Türkiye’ye hiçbir faydasının olmadığı açıktır” sözleriyle daha Çankaya’ya çıkmadan gerginliği, çatışmayı ve bölünmeyi körüklemiş ve MHP’yi siyaset dışı bırakmak için her şeyi yapabileceğini göstermişti.


Erdoğan bir gün sonra da tarafsız olacağı, Anayasa, hukukun üstünlüğü ve demokrasiye bağlı kalacağına şerefi ve namusu üzerine yemin etti. Bu çelişkiler Erdoğan’ın ettiği yemine bağlılığı konusunda daha ilk günden büyük ve derin endişeler oluşturdu. MHP kaynakları; bölücü hainlerle şeref masaları kurmakla övünen Erdoğan’ın MHP’den rahatsızlığının şaşırtıcı olmadığını ve bu durumun doğru yolda olduklarını açık biçimde ortaya koyduğunu belirtiyorlar.


 MHP, OLACAKLARI BİLİYORDU


MHP yönetimi, bir süre önce MİT yasasında yapılan değişikliğe karşı çıkmış ve bu düzenlemenin MİT’i Erdoğan’ın çiftliği haine getireceğini söylemişti. MHP, “MİT’e olağanüstü yetkiler tanıyan, her maddesi ayrı arızalı ve sorunlu olan bu teklif yasalaştığı takdirde, Başbakan Erdoğan’ın dikta rejimi tesis etme çabalarında önemli bir adım atılmış olacaktır. Görüldüğü gibi, kendini devletin yerine koyan AKP tarafından birçok devlet kurumuna yapıldığı gibi MİT de dönüştürülerek tamamen Başbakan’a bağlanmakta, teşkilat devlet içinde devlet mertebesine çıkarılmaktadır. Böylece Türkiye’nin en hayat” kurumlarından biri, siyaset aracı ve Erdoğan’ın çiftliği haline getirilmektedir.


MİT Müsteşarı, Başbakan’ın ve çiftliğin kahyası, MİT mensupları da ırgat, rençber ve yanaşma durumuna sokulmaktadır. Yeni teklif, MİT Kanunu’nu diğer yasalardan daha üstün kılmakta, ona bütün yasaların üzerinde,adeta anayasal bir konum kazandırmaktadır. MİT, Mill” İstihbarat Cumhuriyeti’ne dönüşmekte, yeni bir paralel devlet ihdas edilmiş olmaktadır. Teklifte yer alan ‘Bu kanun ile diğer kanunlarda aynı konuyu düzenleyen farklı hükümler bulunması halinde bu kanun hükümleri uygulanır’şeklindeki ibare; kişisel verileri, özel hayatın gizliliğini, iletişim ve basın özgürlüğünü koruyan diğer kanunlardaki hükümleri MİT için geçersiz kılacaktır.


Temel hak ve hürriyetleri hedef alan teklifin hemen her yerinde Anayasa’ya aykırı hükümler bulunmaktadır. Teklifte yer alan hükümler; bağımsız mahkemeler ve yargıya müdahale etmekte, hakim güvencesini yok ederek yargı erkinin Anayasa teminatı altındaki bağımsızlığını ortadan kaldırmaktadır. Eşitlik, özel hayatın gizliliği, temel hak ve hürriyetlerin korunması gibi ilkeleri çiğnemektedir. Teklif ayrıca haberleşme ve basın hürriyetine aykırı hükümler, ağır cezalar getirmektedir. Tek adamlık özlemi içindeki Erdoğan’ın elinde bu MİT Yasası ile hiçbir vatandaşın, kurum ve kuruluşun demokratik güvencesi kalmayacak, vatandaşlarımız temel hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakılmış olacaktır. Yeni teklif yasalaştığı takdirde Erdoğan’ın keyf” yönetimi başlayacak.” eleştirilerinde bulunmuştu.


ÇOK SIKINTILI BİR DÖNEM BAŞLADI


Devletin güvenliğiyle ilgili istihbarat toplamak ve ilgili makamları bundan haberdar etmekle yükümlü olan MİT’in, Erdoğan tarafından şimdiden millet iradesini temsil eden MHP’yi sindirmek için vasıta olarak kullanmak istemesi Türkiye’de fiilen demokrasinin rafa kaldırıldığının göstergesi olarak değerlendirildi.



MİT MHPyi Karıştırmakla Görevlendirildi İddası

Aydın Doğan Pes Etti

Hükümet yandaşı medyanın yayın organlarından biri olan Akit ve internet haber sitesi ‘habervaktim’, yazar Yılmaz Özdil’in “kovulduğu veya istifa ettiği” şeklindeki haberlerin medyaya düşmesi sonucu ünlü yazara ağır göndermede bulunup, Aydın Doğan’ın AKP’nin baskısına boyun eğdiğine yönelik yayınlara imza attı.


Akit Gazetesi bugünkü 1. sayfasından konuya değinirken başlık olarak da ”Bidon kafa Hürriyet’ten kovuldu” diye verdi. Hürriyet’in son dönemde rotasını değiştirdiğini ve hükümetin istediği şekilde politika benimsediğini adeta itiraf eden yandaş basın organı, Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Enis Berberoğlu’nun gazeteden istifa etmesinin de yaptığı Baykal röportajının yayınlanmaması sebebiyle olduğunu belirtti.


İŞTE AKİT’İN GÖRSELİ:


Ayrıca Akit’in yanı sıra onunla eşdeğer olan internet haber sitesi habervaktim’de bu haberi ”Aydın Doğan Diz Çöktü” başlığıyla gördü ve olayı Hükümet’in bir zaferi olarak vurguladı.


İŞTE HABERVAKTİM’İN GÖRSELİ:


AKILLARA O SES KAYDI GELDİ
Doğan Yayın Grubu’nda yaşanan gelişmeler, 30 Mart yerel seçimleri öncesi internete düşen ve Başbakan Erdoğan ile Sadullah Ergin arasında olduğu iddia edilen ses kaydını hatırlattı.
İddia edilen ses kaydında Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan aleyhine açılan davaya ilişkin eski Adalet Bakanı’ndan bilgi alıyor ve ‘SPK kesinlikle mahkûmiyet diyor’ ifadesini kullanıyordu.
Erdoğan olduğu öne sürülen kişi, Aydın Doğan’la ilgili davanın yakından takip edilmesi için dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin olduğu iddia edilen kişiyi arıyor ve davanın takip edilmesini istiyordu.
‘YARGIYA MÜDAHALE’ TARTIŞMASI BAŞLATAN KAYIT
Ses kaydında Başbakan Erdoğan olduğu iddia edilen kişi, “Olayı hızlandırma şeyleri var. Bazı çirkin şeyler işin içerisinde. Ya, uzatma yolunu seçecekler, Öyle bir durum da söz konusu. SPK’daki bağlantılar da biraz dikkate alınması lazım. Salı gününe de olabilir duruşma. Onu bir takip et de yani ihmale uğramasın yazık olur” diyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin olduğu iddia edilen kişi ise “Anlaşıldı efendim zaten takipteydik” cevabı üzerine Başbakan Erdoğan, “Görünen şey, onunla ilgili çok ağır şey olacak. O bakımdan önem arz ediyor” ifadelerini kullanıyor.
SAMANYOLUHABER.COM



Aydın Doğan Pes Etti

Ersin Korkut Mahkeme Şokunu Atlatamadı

İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşma sona erdi. Ara kararlarını açıklayan mahkeme, duruşmaya gelmeyen oyuncu Murat Yıldırım’ın sağlık raporunu kabul ettiğini belirtti. Mahkeme ifadesinin alınması için Yıldırım’ın zorla getirilmesine karar verdi.


Oyuncu Rıza Kocaoğlu’nun soruşturma aşamasında serbest kalmak için ödediği 50 bin lira kefaletin iadesini de kararlaştıran mahkeme, duruşmayı 1 Ekim’e erteledi.
Oyuncular Kenan İmirzalıoğlu, Murat Yıldırım, Sarp Apak, Engin Günaydın, Hakan Yılmaz, Murat yıldırım, Ersin Korkut gibi isimlerin de bulunduğu 53 sanık ‘uyuşturucu ticareti yapmak, uyuşturucu madde kullanmak veya bulundurmak’ suçundan yargılanıyor.



Ersin Korkut Mahkeme Şokunu Atlatamadı

Çiğdem Batura Arap GSM Şirketinden 1 Milyonluk Teklif

Ortadoğu’da da izlenme rekorları kıran Kurtlar Vadisi Pusu’daki Savcı Leyla rolüyle parlayan Çiğdem Batur’a Araplardan büyük teklif…
Kurtlar Vadisi Pusu dizisinde oynadığı ‘Savcı Leyla’ karakteriyle ün kazanan Çiğdem Batur,Ortadoğu’nun yeni gözdelerinden oldu. Türk dizilerinin fanatiği olan Ortadoğu izleyicisinin bu ilgisi markaların da tekliflerini Türk oyunculara yöneltmesine neden oluyor. Daha önce Kıvanç Tatlıtuğ, Tuba Büyüküstün, bülent inal gibi isimlerin çeşitli reklamlarında rol aldığı pazardan şimdi de Çiğdem Batur’e teklif geldi.
Bölgede hizmet veren bir GSM şirketi, Batur’a marka yüzü olması için 1 milyon TL teklif etti. Firma, basın kampanyaları dışında Batur’dan düzenli olarak her ay toplantılarına da katılmasını da istedi. Batur, Türkiye’deki iş planını ayarlayabilirse teklife ‘Evet’ diyecek.



Çiğdem Batura Arap GSM Şirketinden 1 Milyonluk Teklif

Zaman Siber suç duyurusu

Cihan ve Zaman Gazetesi, avukat Hasan Günaydın aracılığıyla Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayet dilekçesi verdi. Avukat Günaydın, müvekkili olan iki şirkete de seçim günü siber saldırı gerçekleştiğini hatırlattı. 
Cihan’ın 1992 yılından itibaren Türkiye’nin başarılı ajanslarından biri olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü ifade eden Günaydın, Cihan’ın 2002 yılından bu yana geliştirdiği habercilik stratejileriyle seçim sonuçlarını en hızlı ve güvenilir bir biçimde Türkiye ve dünya kamuoyuna aktardığını vurguladı. Kurumun bu konuda dünya çapında referans teşkil ettiğini kaydetti.


Zaman Gazetesi’nin de 1986 yılından bu yana başarılı ve kaliteli yayınıyla yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda ödül aldığına işaret eden Günaydın, her iki şirketin internet siteleri üzerinden müşteri ve okurlarına haber sunduğunu belirtti.
10 Ağustos’ta yapılan cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını en hızlı ve güvenilir şekilde kamuoyuna duyurmak için iki müvekkil şirketin de önemli yatırımlar yaptığını aktaran Günaydın, Cihan ve Zaman’ın internet sitelerine siber saldırılar yapıldığını kaydetti. Bu yolla iki kurumun da internet sitelerinin engellendiğini ve bozulduğunu ifade eden Günaydın, sitelerin yavaşlatılarak basın ve yayın organlarının hukuka aykırı biçimde engellendiğini vurguladı.
Bu saldırılar nedeniyle Cihan ve Zaman’ın tüm Türkiye kamuoyunun basını en yakın takip ettiği bir süreçte yarış dışı bırakılmak istendiğini belirten Günaydın, “Müvekkillerim seçim süreci reytingleri hesaplanarak alınan reklamlar dolayısıyla zor durumda bırakılmak istenmiş, hepsinden önemlisi müvekkillerimin yıllarca seçim sonuçlarını en etkili biçimde aktarma konusunda edindikleri okurlar nezdinde itibar ve saygınlıkları sarsılmak istenmiştir.” dedi.
Turkcell Superonline tarafından gönderilen rapora göre 4 Ağustos ve 10 Ağustos tarihlerini kapsayan dönemde Cihan ve Zaman’a yönelik siber saldırıların 10 Ağustos’ta saat 08.30 itibariyle başladığı belirtildi. Saldırıların 19.21′e kadar orta ve yüksek yoğunlukta devam ettiğini aktaran Günaydın, saldırıların Cihan’ın birçok omurga sistemini hedef aldığını kaydetti. Saldırıların bir kısmının yurt dışından bir kısmının da yurt içinden yapıldığını ifade eden Günaydın, saat 14.00′dan sonra gerçekleşen saldırıların tamamının ise yurt içinden olduğunu belirtti. Günaydın, bu saldırıların kaynağının log kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkarabileceğini ifade etti.
Aynı saldırıların 30 Mart yerel seçimlerinde de yaşandığını hatırlatan Günaydın, o dönem ki saldırılarla ilgili şikayetçi olduklarını ve soruşturma başlatıldığını kaydetti.
Bilişim sisteminin işleyişini engellemek, basın ve yayın organının yayınının hukuka aykırı şekilde engellenmesi suçlarından faillerin cezalandırılmasını istediklerini belirten Günaydın, şüphelilerle uzlaşma taleplerinin de olmadığını ifade etti.



Zaman Siber suç duyurusu

Meksika'da 10kmlik Çatlak

Meksika ‘nın kuzeyinde meydana gelen çatlak yaklaşık 10m derinliğe, 5m genişliğe, 80km uzunluğa ulaşmış durumda. Bilim insanları çatlağın her hangi bir depremden dolayı olmadığını fakat araştırmaya devam ettiklerini söyledi.



Ülke genelinde ve özellikle kuzey bölgesine yakın vilayetlerde korku ve panik oluştu. Hükümet görevlileri ve bilim adamları halkı sakinleştirmek için açıklamalarda bulunuyor. Çatlağın geçtiği güzergah üzerinde bulunan bazı yollarda geçici olarak ulaşım sağlanamıyor.






Bilim insanları şaşkın durumda


VİDEO İÇİN TIKLAYIN



Meksika'da 10kmlik Çatlak

Suriyeli mültecileri Sayısı 2014

Birleşmiş Milletler (BM), iç savaş ve çatışmaların devam ettiği Suriye’de mültecilerin sayısının 3 milyonu geçtiğini bildirdi. Yapılan açıklamada durumun giderek kötüye gittiğine dikkat çekildi.


BM Mülteciler Yüksek Komiserliği, 3 yıldan fazla süredir çatışmaların sürdüğü Suriye’deki durumlu ilgili bir rapor yayınladı. Ülkede 190 binden fazla kişinin öldüğüne dikkat çekilen raporda, savaş sebebiyle halkın yarısının evlerini bırakarak kaçmak zorunda kaldığı kaydedildi. Yapılan açıklamada, “Suriye, yaşadığımız dönemdeki en büyük insanlık krizi haline geldi.” denildi.
Suriye mültecilerin çoğunun komşu ülkelere gittiği belirtilerek, her 8 Suriyeliden birinin sınırı aşıp başka ülkelere sığındığı, ülke sınırları içinde göç edenlerin yarısı çocuk olmak üzere sayılarının 6,5 milyonu bulduğu kaydedildi. Mülteci Suriyeliler ile ilgili olarak, Lübnan’da 1 milyon 175 bin, Türkiye’de 832 bin, Ürdün’de 613 bin, Irak’ta 215 bin, Mısır’da 139 bin, Kuzey Afrika ülkelerindeyse 23 bin Suriyeli mülteci bulunduğu belirtildi.
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, Suriye krizi karşısında yapılan tüm yardımlara rağmen, ihtiyaç duyulanın gerisinde kaldığını söyledi.
BM İnsani İşler ve Acil Yardım Koordinatör Yardımcısı Kyung-wha Kang da, radikal selefi örgüt IŞİD’in sivillere yönelik şiddetine dikkat çekerek, ülkedeki yardım çalışmalarını tehlikeye soktuğunu aktardı.
CİHAN



Suriyeli mültecileri Sayısı 2014

Obama İşid için Planımız Yok

ABD Başkanı Barack Obama, ülkesinin Suriye’deki Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütüne karşı “henüz bir stratejisi olmadığını” söyleyerek hem sosyal medyada alay konusu oldu hem de Ortadoğu politikasını uzun süredir eleştiren Cumhuriyetçi çevrelerin sert tepkisini topladı.
Obama’nın, Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısında, ABD’nin Suriye’de girişebileceği olası bir askeri eylem için Kongre’den onay almayı düşünüp düşünmediğini soran gazeteciye “İşi tersinden yapmak istemiyorum. Henüz bir stratejimiz yok” şeklinde cevap vermesi ülkede olay oldu.
Obama, gaf olarak nitelenen açıklamasıyla, zaten uzun süredir kendisini “Ortadoğu’da bir stratejisi olmamakla” suçlayan Cumhuriyetçilere büyük bir koz vermiş oldu. Vakit kaybetmeden Obama’ya yüklenen Cumhuriyetçiler, “Biz söylemiştik stratejisi olmadığını, işte şimdi kendisi de teyit etti” dedi. 
Obama’yı en sert eleştirenlerden Kongre üyelerinden biri Senatör John McCain oldu. Daha basın toplantısı bitmeden sosyal paylaşım sitesi Twitter’daki hesabından Başkan’a yüklenen McCain, Obama’nın sözlerini tarihe kayıt düşmek için tarihi, Obama’nın unvanını ve ismini ekleyerek mesaj gönderdi. McCain, ” ‘Henüz bir stratejimiz yok’ – Başkan Obama 28/8/14. IŞİD, tarihteki en büyük ve en zengin terör örgütü. Suriye’de 192 bin kişi öldü” yazdı. 
ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Mike Rogers, “Tuhaf bir basın toplantısıydı. Tehdidin ciddiyeti dikkate alındığında ‘bir stratejimiz yok’ demek için basın toplantısı düzenlemek, gerçekten şok ediciydi” diyerek şaşkınlığını ve tepkisini dile getirdi. Rogers, “(Obama’nın sözleri) İki yıldır dile getirdiğimiz hususu teyit ediyor: Ortada gerçek anlamda bir strateji hiç olmadı. Yönetimin, sorunun ciddiyetini kavradığından emin değilim.” dedi…
Cumhuriyetçi Kongre üyesi Michelle Bachmann da Twitter’daki hesabında “Bir stratejinin olmaması, Başkan Obama’nın tüm başkanlık dönemindeki dış politika yaklaşımını mükemmel biçimde özetliyor” yazdı. Bir diğer Cumhuriyetçi Kongre üyesi Renee Ellmers, yine Twitter’dan Obama’nın açıklamasını sergilediği tehlikeli liderlik eksikliğinin bir diğer kanıtı olarak niteledi. Aynı partiden Tom Price, Obama’nın “strateji yok” sözlerine “Bu bilinen bir şey ve giderek daha da kabul edilemez hale geliyor” diyerek tepki gösterdi. Yine Cumhuriyetçi milletvekillerinden Louie Gohmert da Obama için, “Bu bilgileri nereden alıyor bilmiyorum. Kafasını çimlerin arasındaki bir deliğe gömmüş olmalı” değerlendirmesinde bulundu.
Senato’daki Cumhuriyetçi Azınlık Lideri Mitch McConnell da yaptığı açıklamada Obama’ya bölgesel bir strateji geliştirmesi çağrısında bulunarak, “IŞİD’den kaynaklanan tehdit, gerçek ve giderek büyüyor. Başkan Obama’nın artık biraz liderlik göstermesinin zamanı” ifadesini kullandı.
SOSYAL MEDYAYI SALLADI


Obama’nın sözlerini eleştirenler, sadece Cumhuriyetçilerle sınırlı kalmadı. Bazı yorumcular ve akademik çevrelerin yanı sıra sıradan vatandaşlar da sosyal medya yoluyla tepkilerini dile getirdi. Sosyal medyada Obama’yı alaya alan mesajlar yer aldı. 
Basın toplantısını canlı yayınlayan televizyon kanallarının muhabirleri bile şaşkınlıklarını gizlemedi. CNN International’ın ünlü habercisi Christian Amanpour, Twitter’dan, “IŞİD terörü karşısında Başkan Obama geri adım atıyor: Bir stratejimiz yok. Çok acayip, korkutucu” yazdı.
Yorumcu Charles Krauthammer da Cumhuriyetçilere yakınlığıyla tanınan Fox News’ta, “Başkan’ın artık beni şaşırtamayacağını düşünüyordum, yanılmışım, bugün beni şoke etti. ABD Başkanı, gerçek bir krizin tam ortasında. Bir ABD vatandaşının kafası kesilerek öldürülmesinden sadece bir kaç gün sonra tüm dünyanın karşısına çıkıyor ve ‘bir stratejimiz yok’ diyor. Eğer durum buysa bile hiçbir şey söyleme. Bir stratejin olmadığını neden tüm dünyaya açıklıyorsun?” yorumunda bulundu.
CNN’in ünlü savunma muhabiri Barbara Starr da “Obama, savaş tam tamları çalan bir başkan değil, ancak bugün tam olarak nasıl bir mesaj verdiğini düşünün. Net olalım, IŞİD bunların hepsini duydu. Çok açık sözlü, çok dürüst ama IŞİD militanları, ABD’nin şu anda kendileriyle başa çıkmada bir stratejisinin olmadığını duyuyor. Zaten hiç kimse askeri stratejinin ayrıntılı bir biçimde anlatılmasını beklemiyordu. Ama hiçbir strateji olmaması? Bu biraz tuhaf” dedi.
Fox News’ın Beyaz Saray muhabiri Ed Henry, “Bugün olanları tarif eden tek bir kelime var: Facia” yorumunda bulundu.
BEYAZ SARAY HASARI ONARMAYA ÇALIŞIYOR


Tepkilerin büyümesi üzerine yönetim sözcüleri, “hasarı onarmak” için basın toplantısının hemen ardından haber kanallarının canlı yayınlarına çıkarak Obama’nın sözlerine açıklık getirmeye çalıştı. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, Twitter’dan, “Başkan, IŞİD’e karşı kullanacağımız kapsamlı strateji konusunda geçmişte olduğu gibi bugün de netti” mesajı yayımladı, katıldığı bir canlı yayında da Obama’nın “stratejimiz yok” derken sadece Suriye’de atılacak adımları kastettiğini söyledi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen Psaki de,  Obama’nın IŞİD’i yenilgiye uğratma stratejisini zaten hayata geçirmeye başladığını kaydederek, uluslararası koalisyon oluşturma çabalarına işaret etti.
“Hasar onarım” çalışmalarını bugün de sürdüren Beyaz Saray Sözcüsü Earnest, dün canlı yayınlara çıkarak Obama’nın sözlerini açıklığa kavuşturmaya çalışmalarının asıl nedeninin Başkan’ın sözlerinden değil, bu sözlerin haberlerdeki yansıtılış biçiminden kaynaklandığını söyledi. Earnest, Pentagon’un halihazırda Suriye’de olası bir askeri eylem için plan ve askeri seçenekler hazırladığını belirterek, Başkan Obama’nın henüz Suriye’de herhangi bir asker eyleme geçilmesi talimatı vermediğini ve herhangi bir karar almadığını kaydetti.
Sözcü Earnest, “Ama eğer bu kararı alırsa, bu üzerinde dikkatlice, incelikle düşünülen ve Kongre ile yakın istişare yürütülerek alınan bir karar olacak” dedi.
TAKIM ELBİSESİ DE OLAY OLDU


Öte yandan Obama’nın dünkü basın toplantısında her zamanki koyu renk takımlarının yerine bej bir takım elbise tercih etmesi de sosyal medyada en çok tartışılan konulardan biri oldu. 
Bazı Twitter kullanıcıları, Obama’nın açıklamalarından çok giydiği takım elbiseye odaklandı. Kimileri, Obama’nın bej takımını mevsime son derece uygun, yerinde bir seçim olarak nitelerken, kimileri de Obama’nın bu kadar önemli bir konuda açıklama yaparken daha resmi giyinmesi gerektiğini yazdı. 
AA



Obama İşid için Planımız Yok

Hyundainin Aslanı Yollarda

Koreli otomotiv devi Hyundai’nin BMW, Mercedes ve Audi’ye rakip olmak için ürettiği yeni sedan marka otomobiline çok tartışılacak Türkçe bir isim verdi.
Hyundai, yeni sedan otomobilinin markasının “Aslan” olduğunu kamuoyuyla paylaştı.Mayıs ayında uluslar arası Busan Motor Show’da “AG” adıyla tanıtılan yeni Hyundai, Kore’de yılın yarısında showroomlarda yerini alacak. Aslan’ın Kore’deki satış fiyatı 40 bin dolardan başlıyor. Aracın 3 litreden 3.3 litreye kadar farklı versiyonları olacak.
Aslan’ın ismi dahil tüm aşamasının tüketici taleplerine ve market araştırmalarına göre dizayn edildiğini söyleyen Hyundai yetkilileri, Aslan’ın otomobil üreticileri için yeni bir pazar yaratmasını bekliyor.
4.96 metre uzunluğundaki Aslan, Hyundai’nin 4.91 metrelik Grandeur marka otomobilinden daha büyük, 4.99 metrelik lüks sedan markası Genesis’den daha küçük olacak.  Ancak Aslan, konforlu iç hacmi özelliği ile diğer modellere fark atacağı belirtiliyor.
Habertürk’ün haberine göre, geçen Kore’de ithal otomobil satışları lüks sedan markaların liderliğinde yüzde 26 artarak 112.375 adede ulaştı.
2013′te Kore’de en fazla satılan lüks sedan marka 6.700 adet ile 520d BMW oldu. Audi A6 modeliyle 6.100 adetlik satış rakamına ulaşırken Mercedes E sınıfı 5.980 adet satıldı.



Hyundainin Aslanı Yollarda

TMSF gncye el koydu

Tasarruf Mevduatı sigorta Fonu’nun (TMSF) ABD’nin önde gelen sağlık ürünleri üreticisi ve pazarlamacısı GNC Türkiye’ye (General Nutrition Center), Bayındır Holding’in patronu Kamuran Çörtük’ten olan alacakları nedeniyle el koydu.


TMSF’den ulaştığımız bir yetkili GNC Türkiye’ye el konulduğunu doğrularak Kamuran Çörtük’ün borçları sebebiyle el koymanın gerçekleştiğini, aralarında ilişki tespit edildiğini söyledi.
Yetkili ayrıca şirketin yönetim kuruluna 5 kişilik yeni yönetim kurulu üyesi atadığını da ekledi.



TMSF gncye el koydu

Volvo Ölümsüzlük Aracı

İsveçli araba üreticisi Volvo’nun, dünyanın en popüler markası olmasa da, çok sadık bir takipçi ve kullanıcı kitlesi mevcut. Hatta kullanıcılarının bir çoğu için ‘arabalar’ başka kategoride ‘Volvo’ başka bir kategoridedir. Bu kitleye göre konfor ve özellikle de güvenlik denince akıllara başka bir marka gelmez.


‘KİMSE KAZALARDA ÖLMEYECEK’ SLOGANI


İsveçli firma “zırhlı araçları saymazsak 6 yıl sonra yeni üretilen Volvo’larda kazadan dolayı kimse ciddi yaralanmayacak ya da ölmeyecek” dedi. Bu gerçekten mümkün mü?



KAZA ANINDA KONTROL ARAÇTA


Jalopnik sitesi Volvo’yla 2020 vizyonları hakkında konuştu; yeni XC90′ı inceleyince vizyonlarını gerçekleştirme adına söylediklerinin doğru olup olmayacağını test etti.
Ana fikir aracın kazaları önlemesi ya da en azından kaza anında çevrede ve şoför mahallinde gelişen olaya göre kazanın etkisini en aza indirgemesi. Kısaca şöyle diyebiliriz; siz kontrolü kaybettiğinizde yeni XC90 kontrolü sizden devralıyor.
XC90′IN BECERİLERİ


Yeni XC90′nın otomatik fren sistemi virajlarda, kavşaklarda, geceleri, düz yolda ilerlerken bisikletlere, araçlara ve yayalara çarpmanızı, yoldan çıkmanızı; arka çarpışma algılayıcısı (rear-collision detection), otomatik kemer germe (automatic belt tensioning), yoldan çıkma koruması (run-off road protection), omurganıza isabet edecek dikey kuvveti üçte bir oranında azaltacak akıllı koltuklar ve sayısız hava yastıklarıyla engelleyecek şekilde geliştirilmiş.



YÜZDE 47′Sİ DEMİR ALIŞIMLI BOR ÇELİĞİ


Aynı zamanda aracın %47′si zarar verilmesi çok güç demir alışımlı bor çeliğinden yapılmış. Bütün bunlar çok etkileyici fakat Volvo’nun durmaya niyeti yok gibi bir sonraki adım onları kendi kendini idare edebilen araç fonksiyonlar ve arabalar arası geliştirilmiş iletişime götürecek gibi duruyor.


Volvo ölümlü kazayı engelleyen sistem bulduğunu iddia etti


VİDEO İÇİN TIKLAYIN



Volvo Ölümsüzlük Aracı

İstanbul 2014 Zamlı Taksi Tarifeleri

Taksi ücretlerine zam geldi.  istanbul’da taksimetre açılış ücreti 2,95 tl’den 3,20 tl’ye, kilometre başına ücret de 1,83 tl’den 2 tl’ye çıkartıldı.


İstanbullu artık taksiye zamlı tarifeden binecek… Eski tarifede 2,95 TL olan açılış fiyatı 3.20 TL’ye, kilometre artışı ise 1.83 TL’den 2 TL’ye yükseldi.
5 dakikadan sonraki 1′er dakikalık bekleme periyotdu da 0,27 TL’den 0,35 TL’ye yükseltildi.
19 aydır zam alamadıklarını belirten İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı ,mevcut artışın enflasyonun altında kaldığını belirtti. Taksi şöförleri ise, yapılan zammı yeterli bulmadı.



İstanbul 2014 Zamlı Taksi Tarifeleri

10 Yılda Vatandaşın borcu 40 kat arttı

Türkiye 2001 travmasından kurtulmak için ciddi emek sarf etti, bedel ödedi. Ortalığın toz duman olduğu günlerde Uluslararası Para Fonu (IMF) dümene geçti.


‘TEDAVİ REÇETEMİZİ IMF YAZDI’


Zaman’dan Turhan Bozkurt’un yazısına göre; hükümetin içerideki gündemden bunaldıkça tribünleri coşturmak adına bu kuruluşu tahkir edip yuhalatması tedavi reçetemizin altında IMF’nin imzası olduğu hakikatini değiştirmez. Türkiye’de ne tarz-ı siyaset ne de maşeri vicdan uzun vadeli plan-programları tatbik edecek sabır, azim ve iştiyaka sahiptir. Eksikleri olsa da Türkiye’yi kriz ikliminden çıkarmakta ve ekonomiyi daha istikrarlı zemine taşımada IMF reçetesinin hakkını teslim edelim. Türkiye’nin krizi müteakip hızlı büyüme ile tanıştığı 2003-2007 döneminde AKP’nin IMF tarafından hazırlanan ilaçları öğün sektirmeden aldığını cümle alem biliyor.


‘BÜYÜME EFSANESİ KRONİK SIKINTILARI UNUTTURDU’


12 yıllık AKP iktidarının bilançosunu T cetvelinin hep solundan (aktif) rakam vererek aktaranlar, nadiren de olsa bardağın boş tarafına (pasif) eğilse memlekete daha fazla katkı sağlayacak. Zira 12 yılda AKP’nin ekonomide başarılı olduğu fasıllar kadar kritik fasıllarda Cumhuriyet tarihinin en kötü sonuçları elde edildi. Büyüme efsanesinin göğsümüzü kabartan manşetleri, iktisadi yapının kronik hastalıklarını unutturdu. Mamafih o efsanenin Battal Gazi’si ete kemiğe bürünmüş mücahid olmadı hiç. Dünyadaki para bolluğundan müstefid müteşebbisin kurduğu zinde ordular (timarlı sipahi) vardı cephede. Ne kadar talihli imişiz ki Batı kulübü krizlerden çıkmak için bastığı paralarla açıklarımızın kapanmasına bilerek yahut bilmeyerek vesile oldu. Pirus zaferinin ganimeti diyebileceğimiz hazine-i amireyi yol, su, köprü olarak tükettiğimize göre hazine-i hassada sayım yapma vakti geldi de geçiyor.


Hazine-i hassada sayımı defterdarlar yapacaktır er ya da geç. Ondan evvel AKP’nin 12 yıllık devr-i iktidarında muvaffak olamadığı fasıllara temas edelim.


‘İÇ VE DIŞ BORÇ 2002′DEN BERİ 3 KAT ARTTI’


Devletin iç borcu 2002′de 155 milyar (katrilyon) TL idi, 436 milyar liraya yükseldi. Dış borç 130 milyar dolardan 387 milyar dolara çıktı. İç borç gibi dış borç da 3′e katlandı. Kişi başına düşen 1.963 dolar dış borcumuz vardı. Borç yiğidin kamçısıdır diyerek her bir vatandaşın sırtına yüklenen dış borç 5 bin 103 dolara tırmandı.


DIŞ BORÇ IMF’E ÖDENENİ 12′YE KATLADI


Erdemir, TÜPRAŞ ve Türk Telekom gibi devasa devlet mülklerinin satışından elde edilen gelir 52 milyar dolar oldu. IMF’ye ödenen 22 milyar dolar borcun 2,4 katı kadar para, gelmiş geçmiş her iktidarın, ölü diri her vatandaşın en az bizim kadar pay sahibi olduğu KİT’lerin satışından geldi. Buna rağmen dış borç IMF’ye ödenen tutarı 12′ye katladı.


VATANDAŞIN BORCU 40 KAT ARTTI


Aileler bankalara 1,6 milyar dolar faiz ödüyordu. Şimdi bu rakam 19,2 milyar dolara yükseldi. Zira vatandaşın bankalara borcu bu dönemde 4 milyar dolardan 160 milyar dolara çıktı. 42 milyon kişi bankalara borçlu.


CARİ AÇIK 83 KAT ARTTI


Cari açık 626 milyon dolardı, 83 katlık artışla, 52 milyar dolara çıktı. Dünyadaki pek çok kriz cari açığın milli gelire (GSYH) oranı yüzde 4,5′i geçtiği için patlak vermiştir. Bizde yüzde 10′lara kadar yükseldi, Merkez Bankası’nın yerinde müdahaleleri ile ancak yüzde 7′ye inebildi.


‘ÇİFTÇİ ARTAN MALİYETTEN DOLAYI TARIMI BIRAKTI’


1 litre mazotun fiyatı 1,10 TL idi, şimdi 4,45 TL. Çiftçi 1 litre mazot için 4,8 kg buğday satıyordu. Aynı miktarda mazot için 6,2 kg buğday satması lazım. Niçin canlı hayvan, saman ithal etmek zorunda kaldığımızın, çiftçinin 6,5 İstanbul büyüklüğünde araziyi ekmekten niçin vazgeçtiğinin cevabı artan maliyetlerde. Hal böyle olunca işlenen tarım alanı 239 milyon dönümden 206 milyon dönüme indi. Sanayi teknoloji devi tek bir marka gelip yatırım yapmadı Türkiye’de. Gelen paraları gayrimenkule yatırdık, avunduk. Sanayinin milli gelir içinde payı yüzde 18′e gerilerken Almanya, G.Kore modellerini tartışmak hoş lakırdıdan öte geçmez.


’5 YILDIR 10 BİN DOLARDA SAYIYORUZ’


Son beş yıldır kişi başına gelir handiyse yerinde sayıyor. Ekonomi 10 bin dolar tuzağına takıldı kaldı. Bu yıl da büyüme yüzde 3 civarında olacak ve kişi başına gelir 10 bin dolar sınırını aşamayacak. Gelir artmazken enflasyon çift haneye koşuyor.


SICAK PARA DA AZALIYOR


Ortalama 100 milyar dolar sıcak para takviyesi olmadan borçları ödemek, ekonomiyi çevirmek mümkün değil. Mayıs 2013′ten beri istikrarlı biçimde azalıyor sıcak para dediğimiz portföy yatırımları. Daha geçen hafta 4 büyük Türk bankasının kredi hacmindeki artışın ekonomik büyümenin çok üzerinde olduğuna dikkat çeken Fitch, kur ve faizdeki artışın bankaların aktif kalitesini bozabileceği ikazında bulundu. Kamu bankalarının büyük altyapı projelerinin finansmanında hükümet telkinleriyle karar verdiğini söylememe hacet yok. Amerika’dan dün ikinci çeyrek büyüme verisi yüzde 4,2 olarak geldi. Okyanus ötesinde işler tahminlerin üzerinde iyiye gidiyor. Ana ihracat pazarımız olmadığına göre ABD’nin toparlanması faydadan çok zarar verecek. Faiz artışı Türkiye’den para çıkışını artıracak.


KEDİ BUYSA CİĞER NEREDE?


Türkiye’nin büyüme efsanesini anlatanlar, halının altına süpürülen tozlara değinmiyorsa, ahali de gırtlağa kadar borçlu olmaktan mes’ud görünüyorsa mevzuu Hoca Nasreddin’in o meşhur fıkrasına havale etmekten başka çare kalmıyor. Kedi buysa ciğer nerede? Yok ciğer bu ise kedi nerede? Onu da mahalle kasabına mı sormalı bilemedim.





10 Yılda Vatandaşın borcu 40 kat arttı

2014 Bankaların kârı Neden Azaldı

Türkiye Bankalar Birliği ‘nin, yayınladığı rapora göre, BİST ‘de işlem gören 12 banka nın yılın ilk altı aylık döneminde toplam net dönem kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18 gerileyerek 8.6 milyar liraya düştü.


Hisseleri halka açık bankaların toplam aktifleri ise aynı dönemler itibarıyla yüzde 18 artarak, 1 trilyon 283 milyar liraya çıktı.


Bankaların toplam aktiflerin yükselişindeki en önemli kalem, kredi kullanımındaki 130 milyar liralık artış oldu. Bankaların toplam aktiflerinin yaklaşık yüzde 66′sı lira cinsinden, yaklaşık yüzde 33′ü de yabancı para cinsinden kayda geçti.


DHA



2014 Bankaların kârı Neden Azaldı

Egemen Bağışın makara Dükkanı

Vatandaşlar, 17 ve 25 Aralık yolsuzluk operasyonuna adı karışan bakanların peşini bırakmıyor. Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan’a, “saat kaç” diyerek protesto eden Ankarılalar, Başkent’in ünlü bir alışveriş merkezinde “dükkân” açan Egemen Bağış’a “Dükkânı Reza mı açtı” diyerek tepki gösterdi.
Olay, AB eski Bakanı Egemen Bağış’ın eşi Beyhan Bağış tarafından Ankara’nın ünlü alışveriş merkezinde açılan hediyelik eşya dükkânında yaşandı. Bağış Ailesi, yaklaşık iki ay önce dükkânı büyük bir törenle açmışlardı. Bu süreçte, dükkânı ziyaret eden ve söz konusu dükkânının Bağış Ailesi’ne ait olduğunu bilen vatandaşlar, çalışanlara Reza Zarrab ile ilgili çeşitli eleştirilerde getirdiler. Bağış Ailesi’nin dükkânında görevli satış elamanlarından edinilen bilgiye göre, vatandaşların bir kısmı Egemen Bağış’a tepki göstermek için dükkâna giriyorlar. Bu sırada vatandaşların, çalışanlara; “Egemen Bey, nerde”, “Dükkânı Reza mı açtı”, “Bu ürünlere niye bu kadar pahalı satıyorsunuz, Reza ayakkabı kutusu göndermiyor mu” şeklinde sorular yöneltmeleri dikkat çekti. Vatandaşların sözlü protestolarından rahatsız olan satış personelinin bazıları da işi bırakmak zorunda kaldı.
KUR’AN İLE DE DALGA GEÇMİŞTİ
AB eski Bakanı Egemen Bağış’ın ismi, 17 Aralık yolsuzluk operasyonunda İranlı iş adamı Reza Zerrab’tan bağış alan bakanların arasında geçmişti. Bu süreçte yapılan teknik takip sırasında Zerrab’ın Bağış’a bazı iş ve işlemlerin halledilmesi karşılığında rüşvet verdiği belirlenmişti. Yine 30 Mart yerel seçimler öncesinde yayınlanan ses kayıtlarında Bağış’ın bir gazetecile ile yaptığı konuşmada Kur’an-ı Kerim ile dalga geçtiği öne sürülmüştü.
Hüseyin Özay/Taraf Gazetesi



Egemen Bağışın makara Dükkanı

Tello Uçak suikastı PKKya Yıkıldı

MHP’­li emek­li ge­mi kap­ta­nı Tel­lo Uçak 22 Ağus­to­s’­ta Bit­li­s’­in Tat­van il­çe­sin­de uğ­ra­dı­ğı si­lah­lı sal­dı­rı so­nu­cu öl­dü­rül­dü. Kan­lı in­fa­zı ön­ce­ki gün PKK’­nın si­lah­lı gü­cü HPG üst­len­di. PKK sui­kas­tın ge­rek­çe­si ola­rak Uça­k’­ın da­ha ön­ce ba­zı PKK’­la­rı ih­bar et­ti­ği id­di­ası­nı öne sür­dü.
ADRESE TESLİM SUİKAST


Emekli kaptanın infazını PKK üstlendi


İLİŞKİLİ HABER İÇİN TIKLAYIN


Tel­lo Uça­k’­ın ölü­müy­le il­gi­li çok çar­pı­cı bir bil­gi MHP An­ka­ra Mil­let­ve­ki­li Öz­can Ye­ni­çe­ri ta­ra­fın­dan or­ta­ya atıl­dı. Dört ay ön­ce Mec­li­s’­te gö­rüş­tü­ğü emek­li ge­mi kap­ta­nı Tel­lo Uça­k’­ın PKK ta­ra­fın­dan in­faz edil­me­si­ni “İh­bar et­ti­ği yol­suz­luk­lar yü­zün­den onu sus­tur­du­lar. Ad­re­se tes­lim sui­kas­tı da PKK’­ya iha­le et­ti­le­r” di­ye yo­rum­la­dı.
Öz­can Ye­ni­çe­ri, Uça­k’­ın ka­fa­sı­na sı­kı­lan iki kur­şun­la öl­dü­rül­me­si­nin MHP ile iliş­ki­len­di­ril­me­si­nin doğ­ru ol­ma­dı­ğı­nı be­lirt­ti. “Çok bü­yük ra­kam­lar­la ifa­de edi­len yol­suz­luk­la­rın çık­ma­sın­dan en­di­şe eden­ler ci­na­ye­te te­rör sü­sü ve­re­rek onu or­ta­dan kal­dır­dı­” de­di.
MEC­Lİ­S’­E GEL­Dİ
Uça­k’­ın yıl­lar ön­ce MHP’­nin Bit­lis Teş­ki­la­tı­’n­da gö­rev yap­tı­ğı­nı ha­tır­la­tan Ye­ni­çe­ri, ni­san ayı so­nun­da Mec­li­s’­te ger­çek­le­şen gö­rüş­me­yi şöy­le an­lat­tı: “Ta­nık ol­du­ğu yol­suz­luk­la­rın üs­tü­ne gi­dil­me­si ve so­rum­lu­lar hak­kın­da ge­re­ği­nin ya­pıl­ma­sı için AK Par­ti­’nin böl­ge mil­let­ve­kil­le­ri­ni Mec­li­s’­te zi­ya­ret et­miş. An­cak, on­lar id­di­ala­rıy­la il­gi­len­me­miş. Be­ni TV’­de gör­dü­ğü ve bu tür olay­la­rın üze­ri­ne git­ti­ği­mi bil­di­ği için ter­cih et­miş. Ya­nın­da bir ka­dın­la be­ni zi­ya­ret et­ti. ‘Böl­ge mil­let­ve­kil­le­ri­ne yol­suz­luk­la­rı an­lat­tım. İki fir­ma­nın bü­rok­rat­lar­la yap­tı­ğı yol­suz­luk­la­rı her ye­re şi­ka­yet edi­yo­rum ama kim­se iş­lem yap­mı­yo­r’ de­di.”
YOLSUZLUKLARI ANLATINCA TEHDİT EDİLDİ


Uça­k’­ın, yol­suz­luk çar­kı­na iliş­kin ha­zır­la­dı­ğı do­kü­man­la­rı ken­di­si­ne ilet­ti­ği­ni ak­ta­ran Ye­ni­çe­ri, 7 Ma­yıs 2014′te so­ru öner­ge­si ver­di­ği­ni be­lirt­ti. “Yap­tı­ğı şi­ka­yet­ler üze­ri­ne hem suç­la­dı­ğı iki fir­ma hem de PKK ta­ra­fın­dan teh­dit edil­di­ği­ni söy­le­miş. Bit­lis Em­ni­ye­ti ken­di­si­ne ko­ru­ma ver­me­miş­ti­” de­di..
Ye­ni­çe­ri, Tel­lo Uça­k’­ın ver­di­ği bil­gi­ler doğ­rul­tu­sun­da Mec­li­s’­e ver­di­ği 5 ay­rı so­ru öner­ge­sin­den son­ra onun pro­fes­yo­nel bir in­fa­za kur­ban git­me­si­nin çok ma­ni­dar ol­du­ğu­nu söy­le­di.
ONU SUSTURDULAR
“Tel­lo Bey, bu bil­gi­le­ri ba­na ve­rin­ce ben de ko­nu­yu so­ru öner­ge­si ya­pın­ca onu sus­tur­du­la­r” di­ye ko­nuş­tu.
İŞTE SORU ÖNERGELERİ


Öz­can Ye­ni­çe­ri­’nin Tel­lo Uça­k’­tan al­dı­ğı bil­gi­ler­le Ulaş­tır­ma De­niz­ci­lik ve Ha­ber­leş­me Ba­ka­nı Lüt­fi El­va­n’­ın ya­nıt­la­ma­sı is­te­miy­le Mec­li­s’­e ver­di­ği ya­zı­lı so­ru öner­ge­le­ri şöy­le:
*TCDD Van­gö­lü Fe­ri­bot İş­let­me­ci­li­ği Mü­dü­rü, yö­ne­ti­ci kad­ro­la­rı ile bun­lar ve bi­rin­ci de­re­ce­den ak­ra­ba­lı­ğı bu­lu­nan kim­se­le­rin iş­let­me ile iş ya­pan Gün­gör Ti­ca­ret ve DE­SA Elek­trik Bo­bo­naj şir­ket­le­ri ile ti­ca­ri bir iliş­ki­si bu­lun­mak­ta mı­dır?
*2002-2014 yıl­la­rı ara­sın­da, yıl­la­ra gö­re Gün­gör Ti­ca­ret ve DE­SA Elek­trik Bo­bi­naj şir­ket­le­ri­nin TCDD Van­gö­lü Fe­ri­bot İş­let­me­ci­li­ği’n­den al­dık­la­rı iş­le­rin sa­yı­sı kaç­tır? Bu iş­ler han­gi­le­ri­dir? Bah­si ge­çen iş­ler için TCDD Van­gö­lü Fe­ri­bot İş­let­me­ci­li­ği­’nin anı­lan şir­ket­ler­den sa­tın al­dı­ğı mal ve hiz­met­ler han­gi­le­ri­dir? Ay­nı iş­ler için tek­lif ve­ren di­ğer ki­şi, ku­rum, ku­ru­luş ve şir­ket­ler ver­dik­le­ri tek­lif­ler ile bir­lik­te han­gi­le­ri­dir?
*Gün­gör Ti­ca­ret ve DE­SA Elek­trik Bo­bi­naj şir­ket­le­ri­nin yet­ki­li­le­rin elin­de bu­lu­nan ka­şe­le­ri kul­lan­mak su­re­ti ile pi­ya­sa araş­tır­ma­sı ya­pıl­mış gi­bi gös­te­rip bu yol ile ya­pı­lan iş ve mal­ze­me­le­ri yük­sek fi­yat­lar­la iş­let­me­ye mal et­ti­ği ve ku­ru­mu za­ra­ra uğ­rat­tı­ğı id­di­ala­rı ger­çe­ği yan­sıt­mak­ta mı­dır? Bu id­di­a ile il­gi­li bu­gü­ne ka­dar ge­len şi­ka­yet sa­yı­sı kaç­tır? Bu id­di­a ile il­gi­li han­gi iş­lem­ler ve araş­tır­ma­lar ya­pıl­mış­tır? Bun­lar­dan el­de edi­len so­nuç­lar ne­ler­dir?
*TC. Dev­let De­mir­yol­la­rı Van­gö­lü Fe­ri­bot İş­let­me­ci­li­ği ta­ra­fın­dan yap­tı­rı­lan iş­le­rin ne­re­dey­se ta­ma­mı­na ya­kı­nı­nın Gün­gör Ti­ca­ret ve DE­SA Elek­trik Bo­bi­naj şir­ket­le­ri­ne yap­tı­rıl­dı­ğı id­di­ası ger­çe­ği yan­sıt­mak­ta mı­dır?
Bugün Gazetesi



Tello Uçak suikastı PKKya Yıkıldı