27 Şubat 2015 Cuma

Napoli 1 - 0 TS



Stat’ San Paolo
Hakemler’ Ivan Bebek, Tomislav Petrovic, Miro Grgic (Hırvatistan)
Napoli’ Cabral, Mesto, Henrique, Britos, Ghoulam, Jorginho, Gökhan İnler, Callejon (Dk. 76 Hamsik), De Guzman (Dk. 69 Gabbiadini), Mertens, Higuain (Dk. 63 Zapata)
Trabzonspor’ Hakan Arıkan, Salih Dursun (Dk. 88 Zeki Yavru), Bosingwa, Aykut Demir, İshak Doğan, Fatih Atik (Dk. 77 Soner Aydoğdu), Mehmet Ekici, Medjani, Özer Hurmacı, Erkan Zengin (Dk. 83 Sefa Yılmaz), Cardozo
Gol’ Dk 19 De Guzman (Napoli)
Sarı kartlar’ Dk. 41 Mehmet Ekici, Dk. 58 Hakan Arıkan, Dk. 82 Özer Hurmacı (Trabzonspor)


 


 



Napoli 1 - 0 TS

Whatsappı Opera ve Firefox üzerinden kullanma

WhatsApp’ı PC’lere taşıyan WhatsApp Web’i kullanmak için, artık Google Chrome kullanıcısı olmak zorunda değilsiniz. Varsayılan tarayıcınız Firefox veya Opera ise, artık WhatsApp web’i mevcut tarayıcınızdan kullanmanız mümkün.


WhatsApp Web’i Firefox veya Chrome üzerinden kullandığınızda, Chrome’dakinden farklı bir deneyim yaşamıyorsunuz. Chrome’da olduğu gibi yine QR kodunu taratarak telefonunuzu tanıtmanız gerekiyor.


WhatsApp Web’in bir kısıtlaması ortadan kalkmış olsa da, diğer kısıtlamaları devam ediyor. Örneğin iPhone sahipleri, ekrandaki QR kodunu taratma seçeneğine sahip değiller; bir başka deyişle “resmi” yollardan WhatsApp Web’den faydalanamıyorlar. Ancak WhatsApp Web’in çok geçmeden iPhone’a da gelmesi bekleniyor.

TARİHE GEÇEN 10 UNUTULMAZ TELEFON
 



Whatsappı Opera ve Firefox üzerinden kullanma

0888222200 numaralı telefon dolandırıcı

Dolandırıcıların çeşitli oyunlarına bir yenisi daha eklendi. 0888222200* numaralı bir telefondan aranıyorsunuz. Kim olduğunu bilmeden gelen aramayı açtığınız anda telesekreterin “Kaydınız alınmıştır” bildirimini duyuyorsunuz ve arama sonlanıyor. Ardından kontör ya da fatura bilgilerini kontrol ettiğinizde 20 lira ile 40 lira arasında ücret yansıtılarak, üyelik işleminiz başlatıldığını öğreniyorsunuz. Kısaca, çağrıyı yanıtladığınız an para ödüyorsunuz.
 
BU PARALAR NEREYE GİDİYOR?
 
GSM operatörlerinin düzenlediği kampanyalarla araba çekilişine katılım hakkı sunan şirketler, tüketicinin bilgisi ve onayı olmadan cevaplanan arama başına ücret alıyor. Karşılığında da çekilişe hak kazandığını iddia ediyor. Yaptığımız araştırmalar sonucu ise sözde çekilişin eski tarihlerde yapıldığını fakat aramaların hala devam ettiğini öğreniyoruz. Her gün birçok kullanıcı bilmeden açtığı aramaya para ödemek zorunda kalıyor.
 
Şikayetvar’ın haberine göre Tüketici Derneği (TÜDER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu ise yaşananların haksız kazanç olduğunu belirtirken “Telefonuna gelen çağrıyı cevaplayan bir tüketicinin, ücret ödemesi dünyanın hiçbir yerinde normal karşılanabilecek bir durum değildir. Çekiliş hakkı ya da hediye, taraflara sorulmadan, onayları alınmadan asla üyelik başlatılamaz ve ücret alınamaz. Abonelerden alınan ücretlerin geri ödenmesi şarttır. Yaşanan mağduriyete ortam sağlayan GSM operatörleri, konudan sorumludur. Vatandaşlarımız haklarını arasınlar. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na da durumu ilettik, gerekli araştırmalar yapılıyor.” açıklamasında bulundu.
 
“0888 ile başlayan hiçbir numarayı aramayın ve gelen çağrıları yanıtlamayın.” uyarısı yapan onlarca tüketicinin şikayetlerinden bazıları şöyle’
 
“GELEN ARAMAYA ALO DEMENİN BEDELİ 40 LİRA”

“0888222200* numaralı aramayı açtığımda ‘Kaydınız alınmıştır’ diyerek telefonu yüzüme kapattılar. 2 saat sonrada telefon ücretim bilgim dışında arttı. Şikayetimi firma ve GSM operatörüne ilettiğim halde henüz bir cevap alamadım. Hattıma bilgim dışında haksız ücretlendirme yapılıyor.


Onay vermediğim kampanya için ücret alınıyor. Haksız yere 40 lira ödemiş oldum. Onaylamadığım halde benden kesilen ücretlerin iade edilmesini istiyorum.”
 
“GELEN ARAMAYI CEVAPLADIM 20 LİRA ÜCRET ALDILAR”

“27.11.2014 tarihinde cep telefonuma 0888222200* numaradan arama geldi bende cevapladım. Baktım bant kaydı hemen kapattım. Toplam 4 saniye açık kalmış arama. Sonrasında telefonuma SMS geldi iki tane aran konuş kazan yazıyor.

SMS bir baktım araba çekilişine katmışlar beni. 20 çekiliş hakkı kazanmışım. Akşam netten hesabımı kontrol ettiğimde 20 TL ücret yansıtıldığını gördüm. Müşteri temsilcisini aradım benim hattımdan herhangi onayın verilmediğini temsilci doğrulamasına rağmen gelen aramayı açtığım için yansıtılmış. Hala o ücret hattımda gözüküyor. Temsilci iptal işlemi başlattığı halde hala bir gelişme yok. Faturamın gelmesini bekliyorum.”
 
“BU NUMARA HAKKINDA NEDEN İŞLEM YAPILMIYOR”

“Daha önce de benzer şikayetlerin bu sitede yayınlandığı gördüm. 0888222202* numarasını telefonumda engellememe rağmen aramalar geliyor. Operatörümün araba için çekiliş hakkı verdiğini belirten bir konuşmadan sonra ‘Şu tuşa basın, bu şekilde yanıtlayın’ diye arama sona eriyor.


Müşteri hizmetleri ile konuştuğumuzda ‘Bu tip aramalara itibar etmeyin’ gibi tavsiyelerle geçiştiriyor. Bunca şikayete rağmen aynı numara hala insanları arıyor. Bu numara hakkında neden bir işlem yapılmıyor? Neden müşterilere yapılan bu durum engellenemiyor?”
 
“ONAY VERMEMEME RAĞMEN HATTIMDAN ÜCRET ALINDI”
 
“Araba çekilişi adı altında 0888222200* numaradan gelen sürekli aramalar neticesinde faturama 8 Lira ‘İletişim Ücretleri’ adı altında tutar yansıtılmıştır. Müşteri hizmetlerini aradım, aldığım cevap tam bir komedi. 2002 numaralı mesaja 4 sefer cevap verdiğimi ve bu sözde adı kampanya olan çekilişe katıldığımı ve bunun iptalinin söz konusu olmayacağı belirtildi ( Not’ 2002’den gelen hiçbir mesaja kesinlikle cevap vermedim) bu konuda mağduriyetimi belirmek istedim. Bu sorunumun çözülmemesi durumunda üzerime kayıtlı 3 adet hattı başka operatöre taşıyacağım.”
 
“GSM OPERATÖRLERİ ENGEL OLMUYOR”

“0888222200* numarasından neredeyse her gün aranıyorum. Çekilişe katılma hakkı vereceklerini belirten bir telesekreter konuşup duruyor. GSM operatörlerine yakışmıyor bunlar.”
 
“ONAY VERMEDİM AMA İNANMIYORLAR”

 
“0888222200* Numaralı telefondan arandım. Aramayı yanıtladığım an ‘Bir sesli mesaj kaydınız alınmıştır’ diyerek kapattılar. Müşteri temsilcisini aradım, bu numaranın yurt dışı kaynaklı bir numara olduğunu ve faturama yansıyan güncel bilgi bulunmadığı için 24 saat içinde tekrar ararsam iptal işlemini yapacağını söyledi.


Tekrar aradığımda müşteri temsilcisine konuyu defalarca anlatmama rağmen aboneliği başlattığını söyledi, bunun benim iradem dışında yukarıda anlattığım şekilde gerçekleştiğini söylesem de ısrarla benim yaptığımı ve 20 TL tek sefere mahsus ödeme yansıtıldığını iptal edemeyeceğini söyledi.”
 
“İZNİM OLMADAN NASIL YAPILIYOR BU İŞLEM”

“30/01/14 tarihinde hattım 0888222200* numaralı telefondan arandı ve aramayı cevapladığım anda ‘Talebiniz alınmıştır’ mesajını duydum ve hat kapandı. Sonra 20 liralık yükleme yapılmıştır gibi bir bilgi verildi. Benim iznim olmadan nasıl yapılıyor bu işlem?”



0888222200 numaralı telefon dolandırıcı

Obezite ameliyatı sonrası şok görüntüler

Ardından da 152 kiloya ulaştı ve morbid obez oldu. Londra’da yaşayan Foreman, 38 yaşında ikizlerini doğurunca kilo vermek için bir şeyler yapması gerektiğine emin oldu. Kilo vermek için bıçak altına yatan genç kadın, 18 ayda 76 kiloya düştü. Ancak kabus onun için bitmemişti. Çünkü verdiği kilolar vücudundaki tüm derinin sarkmasına ve kırışmasına neden oldu.


 


Kiloluyken günde 5 bin kalori alan, öğlen yemeğinde iki büyük hamburger, patates kızartması ve gazlı içecek tüketen Foreman, akşam yemeğinde de benzer oranda şeyler tükettiğini söylüyor. Sarkan derisi ameliyatla alınan ve toplanan genç kadın, operasyonun ardından yeniden doğmuş gibi hissettiğini söyledi.


 


 



Obezite ameliyatı sonrası şok görüntüler

Rusya indirdi Türkiye fiyat arttırdı

Dediğim gibi dövizdeki yükselme bizim aldığımız indirim oranından daha fazladır. Aralık 2013’e göre yüzde 26, aralık 2014’e göre yüzde 12,6’dır. Dün bizim gazpromla nihayetlendirdiğimiz fiyatlar ise 10,25’tir. biz bununla kalmadık, özel sektörün doğalgaz ihtiyaçlarıyla ilgili kendilerinin rusya’dan doğalgazı alıp, Türkiye’de rahat satabilecekleri, ticaret faaliyetlerine devam edebilecekleri noktayı yakalamış bulunuyoruz Son geldiğimiz durumda kasım 2008 doğalgaz fiyatları mertebesindedir 28 AB üyesi ülke arasında en ucuz doğalgaz satan, hem sanayicisine hem vatandaşına en ucuz doğalgaz satan ülke Türkiye’dir. Bunlarla alakalı BOTAŞ, bu indirimle beraber BOTAŞ önceki zararlarını telafi edecektir. Hazineye gümrüğe ve maliyeye olan borçlarını kapatacaktır. 2015 yılının haziran ayına kadar bunların önemli bir bölümünü, inşallah çok iyi bir nakit akışına da sahip olacaktır.


DOĞALGAZ’DA FİYAT ARTIŞI BEKLEMELEMİYİZ


Doğalgaz fiyatlarında bir değişiklik yok. Şubat Mart aynı fiyat mekanizmalarıyla kullanılacak. Basında zaman zaman çıkan acaba gizli zam var mıydı, açık zam var mıydı gibi herhangi bir yoruma da katılmadığımızı söylememiz lazım. Ne açıktan ne gizliden zam vardır. Biz olduğunda paylaşan bir hükümetiz. Doğalgaz fiyatlarıyla alakalı fiyat değişikliği söz konusu değildir.


Biz Rusya ile fiyat müzakerelerinde mahkemeye tahkime gitmedik. Kendi aramızda mı gideceğiz? Ben böyle bir ihtiyacın olabileceği kanaatinde değilim. Biz EPDK’nın ve kurul üyelerinin bu manada almış oldukları kararlarla beraber sistemin iyi şekilde işleyeceği inancındayız.


Bugün sektör toplantısında bu konulara da değinilecek. Bizim yerli sanayiinin elektromekanik sektöründe desteklenmesine dönük projemiz var. Bizim ithal malı tercih etmemiz doğru olmaz. Ama görevini yerine getiremeyecek olan herhangi bir cihazın, ister sayaç olsun ister herhangi bir donanım olsun, onun oraya tesis edilmesi hem israf hem yanlıştır. Ve biz yerli üretimin teşvik edilmesi ve bunun daha da büyütülmesiyle alakalı konuda kararlılığımızı biliyoruz.


 Ne gizli ne açık zam olmadığını söylemiştim. BOTAŞ’ın doğalgaz fiyatlarında herhangi bir zam söz konusu değildir. Dolar üzerinden anlaşmış olan dağıtım şirketleri ki ankara bunlardan birisidir, bunun her dövize gelen zam oranında, BOTAŞ fiyatına değil, doğalgaz fiyatına değil, hizmet dağıtım bedeliyle alakalı rakamın değiştiğini görüyoruz. Bunun adı doğalgaz zamı olarak nitelendirilemez, aktarılmaz.


KAYIP KAÇAK BEDELLERİ ABONELERE YANSITILMAYACAK DENDİ. BU NASIL TAHSİL EDİLECEK?


EPDK başkanımız böyle bir cümle kullanmadılar. Bende dikkatlice takip ettim. kayıp kaçak bir maliyet unsurudur. Bir kayıp kaçağın maliyet unsuru oluyor olması, aynı havuzdan değerlendirileceği oluyor. Her zaman söylüyorum 21 dğaıtım şirketinin üç dağıtım bölgesini hariç tuttuğumuzdaki kayıp kaçak oranı, AB üyesi ülkeleri kayıp kaçak oranından daha düşüktür. Bu bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. Ama bu diğer üç bölgeyle alakalı yalnızca teknik olmayan bir siyasi yanının da olduğunu söylemem lazım. Parasını zamanında ödeyenler olduğu gibi, hangi partiden olursa olsun, belediyelerle alakalı 2 milyar lira alacak var. Batman belediyesi il bank’tan kredi aldı HDP’li olmasına rağmen. Hani deniyor ya HDP’li belediyeler ödemiyor diye. Bunu bir parti için söylemiyorum, il bankası makul faizlerle beraber verdiği kredilere defaaten 42 milyon lirayı batman belediyesi bu parayı ödemiştir. Benzer hassasiyetlerin diğer belediyeler içinde gösterileceğine olan inancımı vurgulamak istiyorum. Bizler vatandaşlık görevimizi gerçekleştireceğiz. Ödeyemeyen vatandaşlar için ödeme kolaylıklarını dağıtım şirketleri gösterecekler.



Rusya indirdi Türkiye fiyat arttırdı

3 askerimiz şehit oldu 27 şubat 2015

Ağrı Valiliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre olay, dün saat 23.00 sıralarında Gökay Hudut Tabur Komutanlığı’na bağlı Şehit Fehmi Altınordu Hudut Bölük Komutanlığı’nda meydana geldi.


Birlikteki kimliği açıklanmayan askerlerden biri cinnet geçirerek kendisine zimmetli piyade tüfeğiyle ateş açınca aynı nöbet mevzisindeki  1 piyade uzman çavuş, 1 piyade çavuş ve 1 piyade eri şehit etti. Doğubayazıt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı açıklandı.


3 Mehmetçik’in cenazesi, ambulanslarla Doğubayazıt’a getirildi.



3 askerimiz şehit oldu 27 şubat 2015

Besra Fidan Diyarbakırda trafik kazasında öldü

Sürücüsünün ismi henüz öğrenilemeyen 21 LC 417 plakalı minibüs, Silvan-Batman karayolunda şarampole devrildi.


Kazada, araçta bulananlardan Besra Fidan olay yerinde hayatını kaybetti.


Yaralanan Halime, Nazmi, Felemez ve Yusuf Yıldız, Yıldız, Süleyman, Mehmet Hadi, Sıtkı Fidan ile Burhan Yavuz 112 Acil Servis ekiplerince Silvan Devlet Hastanesine kaldırıldı. Buradaki müdahalelerinin ardından Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine sevk edilen yaralılardan Halime Yıldız, yolda yaşamını yitirdi.


Minibüstekilerin taziye için gittikleri kent merkezinden köylerine dönmek için yola çıktığı öğrenildi.



Besra Fidan Diyarbakırda trafik kazasında öldü

14 yaşındaki Edanur Hüsna Sever öldü

Samsun’da yolun karşısına geçmek isteyen 14 yaşındaki kız çocuğu, bir otomobilin çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından kaydedildi.


Kaza, Samsun’un Atakum ilçesinin Denizevleri Mahallesi 100. Yıl Bulvarı İsmet İnönü Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Murat A. (27) idaresindeki 55 AEB 54 plakalı otomobil, yaya yolunu koşarak karşıya geçmekte olan 14 yaşındaki Edanur Hüsna Sever’e çarptı. Otomobilin çarpması ile savrularak yere düşen çocuk ağır yaralandı. 112 Acil Servis ekipleri tarafından ambulansla Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırılmak istenilen Edanur Hüsna Sever, yolda hayatını kaybetti.


Evinin karşısındaki kavşaktaki kazada hayatını kaybeden Edanur’un ailesi olay yerine koştu. Anne Sincan’ın feryatları yürekleri dağladı. Genç kadın güçlükle sakinleştirilmeye çalışıldı. Kızını arayan anne bir sağa bir sola koşarken, Edanur’un babaannesi olduğu öğrenilen Kaza anı ise bir iş yerinin güvenlik kamerası tarafından anbean kaydedildi.


Otomobil sürücüsü Murat A., Denizevleri Polis Merkezi ekipleri tarafından gözaltına alındı.


Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.


Kaynak : İHA



14 yaşındaki Edanur Hüsna Sever öldü

26 Şubat 2015 Perşembe

Türkiye 3.sü Kübra Sönmez kayıp

Yıldırım’da ikamet eden Latif Dörtçelik Meslek ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinden Genç Bayanlar Türkiye Boks Şampiyonasında Türkiye 3.sü olan Kübra Sönmez’den 2 gündür haber alamayan aile fertleri polise başvurdu.


Salı günü okuluna giden ve 2. dersten sonra izin alarak okuldan ayrılan Kübra Sönmez’in başına bir şey gelmesinden korktuklarını belirten Bünyamin Sönmez, görenlerin insaniyet namına 0532 375 90 85 no’lu telefonu veya 155 ‘i aramalarını istedi.


Kaynak : İHA



Türkiye 3.sü Kübra Sönmez kayıp

PKK'ya çocuk getiren kişiler yakalandı

Şüphelilerin evlerinde yapılan aramada 2 Kalaşnikof tüfek, 1 tabanca ile örgütsel doküman ele geçirildi.



Diyarbakır Valiliği, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin Çınar İlçesi’nde yaşları 15 ile 18 arasında değişen çocukların terör örgütüne katılmalarını sağlayan suç örgütüne yönelik, başlatılan çalışmada, 10 şüphelinin örgütlü olarak mağdurları alıkoyduğu ve terör örgütüne götürdüğünün tespit edildiği vurgulandı. Açıklamada, şöyle denildi:



“12 Şubat 2015 günü 1 şüpheli yakalanarak çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklanmış, diğer şüphelilerin yakalanması maksadıyla Diyarbakır, Kütahya ve Giresun illerinde 26 Şubat 2015 tarihinde saat 05.00’ten itibaren eş zamanlı operasyon icra edilmiştir. Örgütlü suç kapsamında takibi yapılan olay ve ele geçirilen suç unsurlarıyla ilgili 7 şüpheli (5’i erkek, 2’si bayan) yakalanarak haklarında adli işlem başlatılmış, şüphelilerin ev ve eklentilerinde eş zamanlı olarak 3 ilde 11 adreste yapılan arama faaliyetinde; 2 Kalaşnikof piyade tüfeği, 2 Kalaşnikof şarjörü, 2 ruhsatsız av tüfeği, 1 tabanca şarjörü, 1 kilo 900 gram kubar esrar, örgütsel doküman (Bez. afiş, defter vb.) ele geçirilmiştir.”


Kaynak : DHA



PKK'ya çocuk getiren kişiler yakalandı

Grip salgını hakkında Sağlık bakanı açıklama yaptı

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Mövenpick Otel’de, İslam İşbirliği Teşkilatı Yönlendirme Komitesi Toplantısı’na katıldı. Toplantının ardından Bakan Müezzinoğlu gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. “Avrupa’da bir grip salgını var. Türkiye’de de var mı şu anda? Bilim Kurulu’nun toplanacağı söylendi” şeklindeki soruya Bakan Müezzinoğlu, grip salgını açısından kasım, aralık, ocak ve hatta şubat aylarının, diğer yıllardaki aynı dönemlere göre oldukça sakin ve sorunsuz atlatıldığını belirtti.


 


“OLAĞANÜSTÜ BİR SALGIN DURUMU SÖZ KONUSU DEĞİL”


Son 10 gündür hekimlerin grip vakalarıyla karşılaştıklarını belirten Bakan Müezzinoğlu, “Bir kaç ciddi seyreden vakamız var. Ama şu anda olağanüstü bir salgın durumu söz konusu değil. Bilim Kurulumuz da gerek Fransa’da, gerek Almanya’da, Avrupa’daki gidişatı gözlemliyor. Şu anda olağanüstü kamuoyunu teyakkuza geçirecek bir durum söz konusu değil. Özellikle çocuklarımızı tüm toplum açısından, hijyen özellikle el temizliğine daha çok dikkat etmelerini, diğer taraftan bol sulu gıda almalarını bir de aşarı yoğunluk ve yorgunluktan uzak durmalarını tavsiye ediyoruz” diye konuştu.


“SINIRLARDA VİRÜSÜ KONTROL EDECEK HALİMİZ YOK”


Bakan Müezzinoğlu, “Sınırlarda bir sıkıntı var mı?” şeklindeki soruya da “Sınırlarda virüsü kontrol edecek halimiz yok. Neticede virüs pasaportlu gelmiyor” dedi.


“HERKES SAĞLIK BAKANLIĞI’NIN PLANLARINA UYMAK ZORUNDA”


LÖSEV’e ilişkin soru üzerine Bakan Müezzinoğlu, “LÖSEV ile ilgili daha fazla konuşmak istemiyorum. Neticede Türkiye’de tüm özel, vakıf hastaneleri Sağlık Bakanlığı’ndan bir ruhsat alma ve planlamaya uymak gibi bir görevi ve sorumluluğu var. O zaman Sağlık Bakanlığı’nın bir anlamı olmaz. Ruhsatlandırma gibi bir yetki Bakanlıkta ise ya Türkiye’nin 78 milyonunun sağlığından sorumlu olarak Sağlık Bakanlığı varsa, herkes Sağlık Bakanlığı’nın planlamalarına uymak zorunda” şeklinde konuştu.  LÖSEV yönetiminin baştan Sağlık Bakanlığı’na yaptığı müracaatın arkasında durması gerektiğini belirten Bakan Müezzinoğlu, yaptıkları müracaatın karşılığının verildiğini de belirtti.


“ÜLKEMİZDE 900 LÖSEMİLİ ÇOCUĞUMUZ VAR”


“LÖSEV Başkanının ‘Cumhurbaşkanı, Başbakan izin ver’ der şeklinde bir değerlendirmesi var neler düşünüyorsunuz?” şeklindeki soruya Bakan Müezzinoğlu, “Demokratik ülkelerde, Türkiye’de, hukuk devletlerinde farklı makamları bu işlerin aracı yapmak doğru değil. Burada bir lösemili çocuklarımız bu anlamda kullanılıyor. İki, aileleri kullanılıyor. Ondan sonra diğer makamlar kullanılmaya çalışılıyor. Kamuoyu baskısı yapılarak kullanılmaya çalışılıyor. Ülkemizde (her yıl) 900 lösemili çocuğumuz var, LÖSEV 40 çocuğumuzu tedavisi yapıyor. Bu anlamda onların bu çocukları tedavi etmelerinden dolayı teşekkür ediyoruz” diye cevap verdi.


Sağlık Bakanlığı olarak Türkiye’nin her köşesindeki lösemili çocukları düşünmek zorunda olduklarını ifade eden Bakan Müezzinoğlu, “Bu ülkenin toplam 161 çocuk hematoloğu ve onkoloğu var. Biz bunları planlamak durumundayız. Dolayısıyla bu planlamaya da LÖSEV ya da bir başkası uymak durumunda” ifadelerini kullandı.


“KAMUOYUNUN TAKDİRİNE BIRAKIYORUM”


“Kamuoyunda estirilmeye çalışılan sanki bir hayır kurumunun önü kesiliyormuş algısında, rantın gizlenme amacı olabilir mi?” şeklinde sorusuna Bakan Müezzinoğlu şöyle cevap verdi’ “Onu kamuoyunun taktirine bırakıyorum. Herhangi bir özel sektör, vakıf ya da dernek bir sağlık kuruluşu açacak ise bu planlamalarına uymak durumunda ve ruhsat alma durumunda. Bu planlamalarla ilgili bize 2-3 yıl önce yaptıkları taleplere biz cevap vermişiz. 50 yataklı. Sonra bizim ihtiyacımız daha çok demişler 100 yatağa izin vermişiz. Ama biz binayı 400 yatak yaptık denirse bu olmaz. Dolayısıyla demokratik ülkelerde, bu şekilde bir algı operasyonunu doğru bulmuyorum.”


“BU TIBBİ BİR KARARDIR”


“İzmir Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi’ndeki kürtaj iznine ilişkin neler söyleyeceksiniz?” şeklindeki soruya Bakan Mehmet Müezzinoğlu, “Kürtajla ilgili karar idari bir karar değildir. Dolayısıyla Sağlık Bakanını veya yöneticilerinin vereceği bir karar değildir. Bu tıbbı bir karardır. Hekim veya konsey karar verir. Dolayısıyla burada hekim arkadaşımız gerekli takipleri yaptıktan sonra bir izin konusunda tıbbi endikasyon konusunda bir şey varsa bunu bilim kuruluna götürür ve o da karar verir. Buralarda yanlış kararlar verildiyse ya da uygulamalar yapıldıysa biz idari veya mesleki inceleme başlatırız. Burada da öyle bir şey söz konusu değil” diye konuştu.


 


 



Grip salgını hakkında Sağlık bakanı açıklama yaptı

Hocalı katliamı unutulmadı 26 Şubat 1992

1988’de başlayan Azeri ve Ermeni halkı arasındaki Karabağ Savaşı devam ediyordu. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ bölgesinin en önemli tepelerinden birisindeki Hocalı kasabası Ermeni güçleri için önemli bir askerî hedef niteliği taşıyordu.
Azeri resmî kaynaklarına göre, 1992 yılında Ermeni güçleri 25 Şubatı 26 Şubat’a bağlayan gece Hocalı kasabasının giriş ve çıkışınıkapadılar. 83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azeri vahşice  öldürüldü, toplam 487 kişi ağır yaralandı.
Sekiz aile tamamen yok oldu, 487 kişi sakat kaldı ve 1275 kişi esir alındı. Esir alınanlardan 68’i kadın ve 28’i çocuk toplam 150 kişinin yaşayıp yaşamadığı belli değildir.


 


“Hala nefes alan 10 yaşındaki kız çocuğunu cesetlerin üstüne fırlattı”


Hocalı Katliamı vahşetini yaşayan Ermeni gazeteci Daud Kheriyan, o gün yaşananları böyle aktarıyor’ “Gaflan denen ve ölülerin yakılmasıyla görevli Ermeni grup, Hocalı Kasabası’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hala yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi. Yapabileceğim bir şey yoktu”


 


Ermeni komutan Melkonyan gördüklerini günlüğünde anlattı


Eski ASALA eylemcilerinden Monte Melkonyan, Hocalı’ya yakın bölgede Ermeni askeri birliklere komutanlık yapmış ve katliamdan bir gün sonra Hocalı çevresinde gördüklerini günlüğünde anlatmıştır. Melkonyan’ın olümünden sonra, Markar Melkonyan kardeşinin günlüğünü Benim Kadeşimin Yolu (My Brother’s Road) başlığıyla ABD’de çıkardığı kitapta Hocalı Katliamı şöyle tasvir ediliyor’
“Bir gece önce akşam 11 civarında, 2.000 Ermeni savaşçısı, Hocalı’nın üç tarafındaki yüksekliklerden ilerleyerek, kasaba sakinlerini doğudakı açılışa doğru sıkıştırmışlar. 26 Şubat sabahına kadar mülteciler Dağlık Karabağ’ın doğusuna ulaşmış ve Azeri kenti  Ağdam’a doğru inmeye başlamışlar. Buradaki tepeciklerde yerleşen sivilleri güvenli arazide takip eden Dağlık Karabağ askerleri onlara ulaşmışlar. Mülteci kadın Reise Aslanova İnsan Hakları İzleme Örgütüne verdiği açıklamada “Onlar sürekli ateş ediyorlardı” diye konuşmuştu. Arabo’nun savaşçıları daha sonra uzun zaman kalçalarında taşıdıkları bıçakları kınlarından çıkararak bıçaklamaya başlamışlar”


 


İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katlimı’nı Dağlık Karabağ Savaşı içerisinde yapılan en büyük katliam olarak niteledi. Azerbaycan Parlamentosu  katliamın “soykırım” olduğunu ilan etti.
İnsan Hakları İzleme Örgütü İcra Direktörü, sivil ölümlerden Karabağ Ermeni güçlerinin doğrudan sorumlu olduğunu belirtti.  Azeri güçlerin sivillerin kaçışını engellediğine ve sivillere ateş açtığına dair argümanı destekleyen herhangi delilin içermediğini ifade etti.


Hocalı Katliamı’nın 23’üncü yılında katledilen 613 kişi anıldı


 



 


 


 


 


 



Hocalı katliamı unutulmadı 26 Şubat 1992

Avusturyadaki Alevilik yasası gündemde

Avusturya’da yaşayan yaklaşık 500 bin Müslüman’ı doğrudan ilgilendiren yeni yasa şu unsurları taşıyor;


*  Din görevlilerinin Avusturya sosyal yaşamına vakıf kişiler olması düşüncesiyle yurt dışından memur olarak gelen ve kısa süre sonra ülkelerine dönen ve maaşlarını kendi devletlerinden alan imamların 1 yıl içerisinde ülkelerine gönderilmeleri kararlaştırıldı.
Buna göre Diyanet İşlerine bağlı olarak Avusturya’da görevlendirilen memur statüsündeki imamlar Türkiye’ye gönderilecek. Maaşlarını Avusturya devletinden alan imamlar ise görevlerine devam edebilecek.


* Cami dernekleri de dahil olmak üzere tüm İslami dernekler, anayasal kurum olan Avusturya İslam Cemaati’ne (IGGiÖ) bağlandı.
* Dini tatiller belirlenerek çalışan Müslümanlar için yeni haklar tanındı.
* Viyana Üniversitesi bünyesinde bir ilahiyat fakültesi açılması karar bağlandı.
* Askeri kışlalarda hastanelerde ve cezaevlerinde din görevlilerinin bulundurulması ve düzenli olarak görev yapmaları yasaya girdi.
* Müslüman mezarlıkları açılması ve helal kesim yapmak gibi birçok alanda düzenlemeler yeniden yapılandırıldı.


RESMEN TANINDI


Avusturya’nın yaptığı yeni düzenleme ile, Alevilik de yasalara girdi, Alevi resmi bayram ve anma günleri tatil oldu. Yeni yasa ile beş önemli Alevi inanç günü yasada adlarıyla yer aldı. Kurban Bayramı, Aşure günü, Nevruz, Hızır ve Gadir Hum (Velayet) bayramı Alevi cemaatinin kutsal günleri olarak resmen tanındı. Ayrıca Viyana Üniversitesi bünyesinde kurulacak Teoloji Fakültesinde Aleviliğin ayrı, bağımsız bölüm olarak yer alması da karara bağlandı


TÜRKİYE YASAYA TEPKİLİ İŞTE ÇEKİNCELER


Türkiye, Avusturya’da kabul edilen yeni yasaya tepkili. Türkiye’nin çekinceleri, Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü tarafından şöyle sıralandı;


* Yasadaki  dış finans yasağı ile Avusturya’daki camilerin ihtiyaçlarının ve çalışanların ücretlerinin yurt içi kaynaklardan karşılanması talep edilerek, özellikle Türkiye’den gelecek olan din görevlilerine engel olunmaktadır.


* Yasayla din görevlilerinin yanında bir başka ülkenin devlet görevlisinin memur ve yönetici olarak çalışması engellenerek,  böylelikle  ATİB (Avusturya Türk İslam Birliği)’nin başkanı olarak Din Hizmetleri Müşavirlerimizin ve mevcut din görevlilerinin çalışmalarına engel olunmaktadır.


* Yeni İslam yasası ile ülkedeki Müslüman varlığının en üst temsilcisi İGGİÖ (Avusturya İslam Cemaati) için özel bir kanun düzenlenmesi beklenirken yeni tanınan veya tanınacak olan dini cemaatlerle İGGİÖ sanki yeni kurulmuşçasına aynı koşullara tabi tutulmakta bu da  Müslüman cemaatin birlik ve beraberliğini parçalamaya, mevcut imkanlarını kısıtlamaya yönelik dayatmacı bir tutum ortaya çıkarmaktadır.
* Yasa  diğer dini cemaatlere verilen hakları Müslümanlara tanımamakta Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı,  ayrımcı bir tutum sergilemektedir.


DİYANET İŞLERİ BAŞKANI’ AVUSTURYA 100 YIL GERİYE GİTTİ


Avusturya’nın kabul ettiği yeni yasadan en çok etkilenecek ülke olan Türkiye tepkili. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Avusturya’nın yeni yasa ile “100 yıl geriye gittiğini” söyledi.  Görmez, daha yasa görüşmeleri sürerken yaptığı açıklamada son dönemde Avrupa’da her ülkenin, kendine özgü bir İslam oluşturma çabasının bulunduğuna dikkat çekerek şunları söylemişti’ Din konusu bir mühendislik konusu değildir. Ülke yöneticilerinin kendi ülkelerine özgü bir İslam oluşturma çabalarının beyhude bir çaba olduğunu belirtmek istiyorum. Bu yasa tasarısıyla aslında Avusturya dini özgürlükler konusunda 100 sene geriye gitmiş olur diye endişe ediyorum. Çünkü dini özgürlükler açısından pek çok kısıtlamayı beraberinde getiriyor. Oysa bugün çağdaş dünyada bir yasa tasarısı hazırlanırken o ülkede yaşayan bütün inanç mensuplarını dikkate alarak, bu düzenlemenin yapılması gerekiyor.”


 


 



Avusturyadaki Alevilik yasası gündemde

Windows 10'un özellikleri

Windows 10 Teknik Önizleme sürümü üzerine yenilikler gelmeye devam ediyor. Bu defa ortaya çıkan ek özellik ise klavye desteği.


Sızan görsellere ve bilgilere göre Microsoft, cep telefonuna kurulu Windows 10 işletim sisteminde Bluetooth üzerinden klavye bağlanabilmesine izin verecek. Elbette bunu yalnızca klavye ile sınırlamamak gerekiyor. Klavyenin yanı sıra fare de bağlayabileceğiniz mobil cihazları böylece kullanıcıların daha etkin şekilde kullanabilmelerine imkan tanınması hedefleniyor.

UÇURUMDAN ALAN 7 EFSANE ÜRÜN



Windows 10'un özellikleri

Çocuklara oyuncak tabanca yasağı konuşuluyor

OMÜ Tıp Fakültesi Psikiyatri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hatice Özyıldız Güz, şiddetin biyolojik nedenleri arasında testosteron adı verilen erkeklik hormonlarının etkisi, seratonin adı verilen beyin düzenleyicilerde değişiklikler veya beyin dalgalarında bozulma gibi bir çok etken olduğunu söyledi. Prof. Dr. Güz, şizofreni, manik atak gibi bazı akıl hastalıkları ile antisosyal kişilik bozukluğunun psikiyatrik hastalıklara bağlı şiddet nedenlerinin başında geldiğini dile getirdi.

ŞİDDET ÖNCE AİLEDEN ÖĞRENİLİYOR

Aynı zamanda şiddetin öğrenilen bir davranış olduğuna da dikkat çeken Prof. Dr. Güz, “En önemli öğrenme kaynağı ise, şiddeti uygulayan kişinin kendi ailesidir. Çocukluk ve gençlik dönemlerinde, aile içi şiddetin uygulandığı bir ortamda yetişenlerin, şiddet gösterme eğilimine sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca şiddetin, toplum tarafından paylaşılan bir değer yargısı olarak kabul edilmesi ve kuşaktan kuşağa aktarılması da sosyal bir neden olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan bakıldığında bazı toplumlarda şiddetin daha fazla özellikle kadına yönelik şiddetin daha çok olduğu görülmektedir. ‘Kızını dövmeyen dizini döver’ atasözü ise bizim toplumumuzda kadının niye şiddete uğradığı gösteren basit bir söz gibi gözükse de ardında yerleşmiş inançları olan bir sözdür” diye konuştu.

ŞİDDET ERKEKLERDE DAHA FAZLA

Prof. Dr. Güz, toplumların sahip oldukları iletişim becerilerinin yetersizliği, duygu ve düşüncelerin kışkırtıcı biçimlerde ifade edilmesi alışkanlığı, bilinçsizce yapılan suçlamalar, hatalı namus ve ahlak anlayışları da şiddetin sosyal nedenleri arasında sayılabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Güz, “Yoksulluk, hayat karşısında şanssız olmak, beklentilerin ve kazanılmış niteliklerin yoksunluğu gibi sosyo-ekonomik baskı unsurları da şiddet uygulamasına neden olabilir. Şiddetin türleri arasında kadına yönelik, çocuğa, yaşlılara yönelik şiddet aile içi şiddet olduğu gibi, intihar da kişinin kendine yönelik şiddetidir. Her bireyin kontrol altına almayı öğrenmesi gereken dürtülerin başında şiddet ve saldırganlık gelir. En başta engellenme olmak üzere günlük yaşamda karşılaşılan sorunlar, iletişim kuramama ve çatışmalar öfke ve şiddete yol açar. Erkeklerde daha sık olmasının nedeni hormonların yanı sıra yanlış çevre koşulları ve yanlış öğrenmelerdir” diyerek şöyle devam etti’


ERKEK ÇOCUKLARINA TABANCA, BOKS ELDİVENİ GİBİ ŞEYLER ALMAYIN

“Küçük erkek çocuklarına tabanca alınması, boks oyunun önde olması, günümüzde bilgisayar oyunlarında yoğun miktarda savaş ve dövüş olması nedenler arasındadır. Yanlış modellerin yanı sıra disiplin eksikliği, bağlanma sorunları da çocukların şiddete meyilli olmasına neden olmaktadır. Aslında şiddet kendine güvensizliğin bir göstergesidir.”


 



Çocuklara oyuncak tabanca yasağı konuşuluyor

2015 astroloji diyeti

Aslında günlük bir çok işi Ay ve Ay’ın fazlarına göre organize etmek hayatımızı kolaylaştırır. Astrolojide Ay, büyüme ve gelişmeyi etkilediği için diyete başlama zamanlarını Ay’ın hareketlerine göre ayarlayabilirsiniz. Diyete başlamaktan kaçınmanız gereken zaman dilimleri ise Ay’ın boşlukta olduğu günlerdir.




YENİ AY
Yeni Ay zamanları diyete başlamaktan ziyade size zarar veren alışkanlıklarınızdan kurtulmanız için ideal zamanlardır. Örneğin abur cubur yemeyi bırakmak ya da alkolden uzak durmak için en iyi günler yeni ay zamanlarıdır. Bedenimiz en zayıf durumda olduğundan güç egzersizlerden uzak durmamızda fayda var.

BÜYÜYEN AY FAZI
Bu dönemde Ay büyümeye başlar.  Bedenimizin  zayıf olduğu bu günlerde duygusal olarak da güçsüz hissedebiliriz.  Ay’ın bu evresinde vücudumuzu güçlendirici besinler tüketmeliyiz.

DOLUNAY
Dolunay zamanı yemek konusunda aşırıya kaçabiliriz. Bugünlerde negatif enerjiler baskındır. Moralimizi yükseltmek için yüksek kalorili besinlere yönelebiliriz.  Bu evrede vücut yağlanmaya müsait olduğundan, dolunay zamanları beslenmeye ekstra dikkat etmek gerekebilir.

KÜÇÜLEN AY FAZI
Dolunay sonrasında küçülmeye başlayan Ay, yavaş yavaş ışığını kaybetmeye başlar. 14 gün sürecek bu dönem, diyete başlamak için harika bir zamandır! Bu evrede bedenimiz her zamankinden çok daha güçlüdür.  Zorlanmadan spor yapabilir ve toksinlerden kurtulabiliriz.




2015 yılına göre aşağıda verdiğimiz tarihler, diyete başlamak için en ideal zamanlardır.  Bugünler Ay’ın küçülmeye başladığı zamanlar olduğu için hem spora hem de diyete aynı anda başlayabilirsiniz.

6- 12 Mart – Başak Dolunay
5 – 12 Nisan Terazi Dolunay Ay Tutulması
5 – 10 Mayıs Akrep Dolunay
3 – 8 Haziran Yay Dolunay
3 – 8 Temmuz Oğlak Dolunay
1 – 6 Ağustos Kova Dolunay
30 Ağustos – 4 Eylül Balık Dolunay
29 Eylül – 5 Ekim Koç Dolunay Ay Tutulması
28 Ekim – 3 Kasım Boğa Dolunay
27 Kasım – 2 Aralık İkizler Dolunay
26 Aralık – 31 Aralık Yengeç Dolunay


Eğer diyet yapmak için bu tarihleri beklemek istemiyorsanız, Dolunay’ın ardından gelen günleri diyete başlamak için tercih edebilirsiniz. Yeni ayda ve sonrasındaki günlerde diyete başlamak iyi bir fikir değildir. Merkür retrosu döneminde diyet yapmak isterseniz, geçmişte denediğiniz ama başarılı olamadığınız diyet programlarını uygulayabilirsiniz.



2015 astroloji diyeti

2015 astroloji diteti

Aslında günlük bir çok işi Ay ve Ay’ın fazlarına göre organize etmek hayatımızı kolaylaştırır. Astrolojide Ay, büyüme ve gelişmeyi etkilediği için diyete başlama zamanlarını Ay’ın hareketlerine göre ayarlayabilirsiniz. Diyete başlamaktan kaçınmanız gereken zaman dilimleri ise Ay’ın boşlukta olduğu günlerdir.




YENİ AY
Yeni Ay zamanları diyete başlamaktan ziyade size zarar veren alışkanlıklarınızdan kurtulmanız için ideal zamanlardır. Örneğin abur cubur yemeyi bırakmak ya da alkolden uzak durmak için en iyi günler yeni ay zamanlarıdır. Bedenimiz en zayıf durumda olduğundan güç egzersizlerden uzak durmamızda fayda var.

BÜYÜYEN AY FAZI
Bu dönemde Ay büyümeye başlar.  Bedenimizin  zayıf olduğu bu günlerde duygusal olarak da güçsüz hissedebiliriz.  Ay’ın bu evresinde vücudumuzu güçlendirici besinler tüketmeliyiz.

DOLUNAY
Dolunay zamanı yemek konusunda aşırıya kaçabiliriz. Bugünlerde negatif enerjiler baskındır. Moralimizi yükseltmek için yüksek kalorili besinlere yönelebiliriz.  Bu evrede vücut yağlanmaya müsait olduğundan, dolunay zamanları beslenmeye ekstra dikkat etmek gerekebilir.

KÜÇÜLEN AY FAZI
Dolunay sonrasında küçülmeye başlayan Ay, yavaş yavaş ışığını kaybetmeye başlar. 14 gün sürecek bu dönem, diyete başlamak için harika bir zamandır! Bu evrede bedenimiz her zamankinden çok daha güçlüdür.  Zorlanmadan spor yapabilir ve toksinlerden kurtulabiliriz.




2015 yılına göre aşağıda verdiğimiz tarihler, diyete başlamak için en ideal zamanlardır.  Bugünler Ay’ın küçülmeye başladığı zamanlar olduğu için hem spora hem de diyete aynı anda başlayabilirsiniz.

6- 12 Mart – Başak Dolunay
5 – 12 Nisan Terazi Dolunay Ay Tutulması
5 – 10 Mayıs Akrep Dolunay
3 – 8 Haziran Yay Dolunay
3 – 8 Temmuz Oğlak Dolunay
1 – 6 Ağustos Kova Dolunay
30 Ağustos – 4 Eylül Balık Dolunay
29 Eylül – 5 Ekim Koç Dolunay Ay Tutulması
28 Ekim – 3 Kasım Boğa Dolunay
27 Kasım – 2 Aralık İkizler Dolunay
26 Aralık – 31 Aralık Yengeç Dolunay


Eğer diyet yapmak için bu tarihleri beklemek istemiyorsanız, Dolunay’ın ardından gelen günleri diyete başlamak için tercih edebilirsiniz. Yeni ayda ve sonrasındaki günlerde diyete başlamak iyi bir fikir değildir. Merkür retrosu döneminde diyet yapmak isterseniz, geçmişte denediğiniz ama başarılı olamadığınız diyet programlarını uygulayabilirsiniz.



2015 astroloji diteti

Trabzonspor'a transfer yasağı geldi

Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF), alacakları ödenmediği gerekçesiyle Trabzonspor Basketbol Kulübü’nü şikayet eden ve transfer izni isteyen Tutku Açık’ın başvurusunu karara bağladı. Oyuncuyu haklı bulan TBF, ayrıca bordo mavili kulübe transfer yasağı getirdi.


TBF’den konu ile ilgili olarak yapılan açıklama şöyle’


“Trabzonspor Basketbol Kulübü sporcusu Tutku Açık vekili tarafından kulübün sporcunun sözleşmede belirtilen ücretlerini ödememesi gerekçesiyle Kulübe transfer yasağı getirilmesi, sporcunun sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi ve sporcuya 2014-2015 sezonu için serbest transfer hakkı verilmesi hakkındaki başvurusunun incelenmesi neticesinde kulüp tarafından sunulan ödeme dekontlarından sporcuya eksik ödeme yapıldığının tespit edilmesi nedeniyle, Trabzonspor Basketbol Kulübü’nün yükümlülüklerini yerine getirene kadar başka bir sporcu ile sözleşme yapmasına veya ikinci lisans ile sporcu almasına izin verilmemesine, sporcunun 2014 – 2015 sezonunu kapsayan TBF Tip Sözleşmesi’nin haklı nedenle feshine ve sporcuya transfer yapma hakkı verilmesine karar verildi.”



Trabzonspor'a transfer yasağı geldi

Fatih Terim Hakan Çalhanoğlu için olumlu konuştu



Bayer Leverkusen ile Atletico Madrid arasında oynanan karşılaşmayı izlemek için stada gelişinde, Almanya Futbol Federasyonu Başkanı Wolfgang Niersbach, Bayer Leverkusen Sportif Direktörü Rudi Völler ve Hakan Çalhanoğlu’nun babası Hüseyin Çalhanoğlu tarafından karşılanan Fatih Terim, maçı Milli Takımlar İdari Menajeri Şükrü Hanedar ve Avrupa Galatasaray Dernekler Federasyonu As Başkanı Ayhan Yıldız ile birlikte izledi.



Hakan Çalhanoğlu’nun babası Hüseyin Çalhanoğlu, Fatih Terim ile yaptığı görüşmede, “Sizi Almanya’da görmekten çok mutluyum. Bugün burada maçı izlemeniz Hakan, Ömer ve Arda’ya moral açısından çok büyük katkı sağlayacak. Sizin yaklaşımlarınız Türk futboluna, Türk sporuna, Türk gençlerine çok büyük katkı sağladı. Size saygımız sonsuz” dedi.



“OYUNCULARIMIZI YERİNDE İZLEMEK İSTİYORUZ”

Fatih Terim, Almanya ve Avrupa´daki Türk gençleri ile ilgili milli takımlarda başlattığı yeni projesi ve Avrupa’daki Türk futbolcular ile ilgili de konuştu.

Avrupa’daki gençleri izlemek ve milli takıma kazandırmanın sosyal sorumluluk olduğunun altını çizen Fatih Terim, “Bugün Almanya’ya maçı izlemeye gelmemde BL Sportif Direktörü Rudi Voller’in daveti ve Hakan Çalhanoğlu’nun babasının yapıcı yaklaşımlarının olumlu etkisi oldu. Bunun yanı sıra milli futbolcularım Hakan Çalhanoğlu, Ömer Toprak ve Arda Turan’ı izleme imkanı ve Almanya’da yapacağım diğer görüşmelere fırsat yaratması açısından benim için çok güzel bir Almanya ziyareti oldu. Oyuncularımızı yerinde izlemek isteriz. Mümkün olduğunca bunu gerçekleştirmeye gayret ediyoruz. Ülkesine hizmet etmek isteyen, milli takım formasını yürekten terletmek isteyen, becerisi, formu, karakteri ve kişiliği ile bunu hakeden her oyuncuyu kazanmak bizim gorevimiz. Tabii milli formanın değeri ve oyuncu tercihleri konusundaki prensiplerimizden vazgeçmemiz de mümkün değil. Ben milli takımda göreve geldiğimde Hakan’a, ‘Evladım, senin milli takımın formasını giymeni istiyorum’ dediğimde Hakan hemen milli formasını giydi. Bu nedenle Hakan’ın benim nezdimde kredisi milli takımın teklifini kabul etmeyenlerden çok fazla. İnsan kaybetmek kolay. Bu yüzden sonuna kadar evlatlarımızı kazanmak için gayret etmeye devam edeceğiz” dedi.



“ALMANYA’YA GELİŞİM KAZANMA AMAÇLI”

Almanya’dan çok uzun yıllardır oyuncu alındığına dikkat çeken Terim konuşmasına şöyle devam etti’
“1990’dan beri Avrupa’da emek veriyoruz. Çok şey gördüm ve yaşadım. Milli takım formasının ilkelerini prensiplerini korumak hepimizin görevi. Ancak olur böyle seyler. Ümit ederim bu gelişimin kazanma amaçlı olduğunu ve her zaman bu amaçla hareket ettiğimizi herkes tarafından biliniyordur. Hakan, Ömer ve Arda çağırılır ya da çağırılmaz, o ayrı bir şey. Fakat Hakan’ın milli takım formasını tercih etmesini ayrı değer olarak değerlendiriyoruz.”



“İLK DEFA AÇIKLIYORUM”

Avrupa`da 12-13 yaşından itibaren tüm Türk  çocuklarını izlediklerini belirten Fatih Terim, “Futbol becerisi yüksek gençlerin mutlaka aileleri ile görüşüyoruz. Mesut Özil, Serdar Taşcı için neler yaptığımı herkes bilir. 14-15 yaşından itibaren takip ettik ama olmadı. Yaptıkları tercihten dolayı da saygı duydum ve tek bir kelime demedim. Şunu herkesin iyi bilmesini isterim; milli takımda görev  yapan u14, u16, u17, u20, u21`in hocaları her hafta Avrupa’nın bir yerinde Türk çocuklarını izliyorlar. Hem de ayağına kadar giderek. Televizyondan izleyerek değil. Avrupa’da dokunmadığımız, ilgilenmediğimiz çocuğumuz yok. Hepsi elimde belgeli. Avrupa’daki gençlerin izlenmesi için milli takımda yaptığım yeni projemi de ilk defa Almanya’da açıklıyorum. Avrupa ülkeleri için altı teknik gözlemci görevlendirdim. Ayrıca 700’e yakın gönüllü gözlemcimiz var. Çocuklarının yetenekli olduğuna inanan aileler Türkiye Futbol Federayonu hesaplarından bize mail, telefon, fax göndererek ya da bölgelerdeki görevli arkadaşlarımız üzerinden bizlere ulaşabilirler” dedi.


 



Fatih Terim Hakan Çalhanoğlu için olumlu konuştu

Aziz Yıldırım Cübbeli Ahmet diyalogu

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım dün Samandıra’da basın mensuplarının sorularını yanıtlarken oldukça neşeliydi.

Sarı lacivertlilerin başkanı toplantıdan sonra da basın mensupları ile sohbetini sürdürdü. Bir basın mensubunun “Cübbeli Ahmet ile hala görüşüyor musunuz?”  sorusuna ”Evet” yanıtını veren Yıldırım, “Hatta durun bir arayayım kendisini.” Dedi ve cebinden telefonunu çıkarttı. Ancak daha sonra okunan ezan aklına gelen Yıldırım, “Yok. Şimdi aramayayım. Hoca şimdi namaz kılıyordur. Ben kendisini daha sonra ararım…” dedi.


 


Aziz Yıldırım fırsat buldukça Cübbeli Ahmet ile bir araya geliyor.
 
Yıldırım maçlarda yaptığı totemlerle ilgili soruya ise zaman zaman bu totemleri yaptığını belirtti ama Akhisar maçında içeriye girmesinin bir totem olmadığını vurguladı. Yıldırım, “ Sıkıldım ve içeri girdim. Totem olsun diye yapmadım” ifadelerini kullandı.


 


 



Aziz Yıldırım Cübbeli Ahmet diyalogu

Estetikten sonraki hali herkesi şaşırttı

Moon Sun Young, görünüşünden memnun olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verdi.


İşte 29 Yaşındaki Koreli kadının ameliyattan sonraki hali…


Sanki, Moon gitmiş ve yerine bambaşka bir kadın gelmiş gibi.


Genç kadın geçirdiği bu değişimle Kore’de ünlü oldu ve TV programlarına katıldı.


5. Moon Sun Young, yeni görünüşünden oldukça memnun.


İlgili Galeriler’


MAKYAJ MAKİNESİ


Teknoloji ilerliyor ve pek çok makine icat ediliyor. Şimdi sırada makyaj makinesi var! Peki makyaj makinesi gerçekten kullanışlı mı?



MAKYAJDA YAPILAN ALTI BÜYÜK HATA


En çok yapılan makyaj hatalarını azaltarak, güzelliğine güzellik katmak senin elinde! İşte, makyajda yapılan altı hata ve çözüm önerileri.



 



Estetikten sonraki hali herkesi şaşırttı

Şehit Üsteğmen Yasin Atalay defnedildi

Eğitim uçuşu için bağlı olduğu birlikten havalanan F-4’ın düşmesi sonucu şehit olan  üsteğmen Yasin Atalay’ın cenazesi dün İstanbul’a getirildi. Şehit Üsteğmen için bugün öğle namazının ardından Selimiye Camii’nde cenaze namazı kılındı. Kayseri’den geyen eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu,  Harp Akademiler Komutanı Orgeneral Abdullah Recep, 1.Ordu Komutanı’na vekalet eden Korgeneral Tahir Bekiroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, eski Genel Kurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, emekli orgenerallerden Edip Başer de cenazeye katılanlar arasında yer aldı.


 


Yoğun askeri katılımla gerçekleşen törende, namaz öncesi taziyeleri aile adına baba Nihat Atalay kabul etti. Ayakta durmakta zorlanan Atalay’ı şehit oğlunun mesai arkadaşları teskin etmeye çalıştı. Eski Cumhurbaşkanı Gül de namaz öncesi acılı aileye taziye ziyaretinde bulundu.


ANNE HASTANEDEN CENAZEYE GELDİ


Şehit Atalay’ın annesi Kadriye Atalay cenazeye doktor kontrolünde katıldı. Sabah acile kaldırılan acılı şehit annesi cenazeye ambulansla getirildi.


EL ELE TUTUŞTULAR


İlaçların etkisindeki Kadriye Atalay bir eliyle gelini Neslihan Atalay’ın, diğer eliyle kızları Şermin ve Yasemin Atalay’ın ellerini tutarak onlardan güç almaya çalıştı.


TABUTUNU ÖPEREK UĞURLADI


Kılınan öğle namazının ardından cemaat, cami avlusunda saf tuttu. Şehit eşi Neslihan Atalay cenaze boyunca eşinin kazağını hiç bırakmadı. Cenaze namazı kılınırken ön safta oturdu. Dua etti, eşinin kazağını kokladı. Cenaze namazı sonrası top arabasına konulan tabutu öperek eşiyle vedalaşan Neslihan Atalay, gözyaşlarına boğuldu.


 


Cenaze namazı öncesinde duayı İstanbul Müftüsü Rahmi Yaran yaptı. Yaran, cemaatten şehit pilot için helallik istedi. Cenaze namazının kılınmasının ardından şehidin naaşı tören mangası tarafından alınarak top arabasına taşındı. Atalay ailesi ve protokol üyeleri bir süre top arabasının arkasından yürüyerek şehidi son yolculuğuna uğurladı. Şehit üsteğmen Yasin Atalay’ın cenazesi Edirnekapı Şehitliği’nde defnedildi.



Şehit Üsteğmen Yasin Atalay defnedildi

Ankara Üniversitesinde PKK yandaşları olay çıkardı

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde silahta kullanılan taşlı sopalı kavgada yaralananlar hastaneye kaldırıldı. Olayların ardından Cinayet Büro, Terörle Mücadele Şube ve Olay Yeri inceleme ekipleri üniversiteye gelerek inceleme başlattı.   


 


Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesinde karşıt görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada silahla yaralanan şahıs ile kavgada sırasında yaralanan başka bir kişi hastaneye kaldırıldı. Kavganın ardından kampusa ambulans çağrıldı. Gelen ambulanslarla yaralılar hastaneye nakledildi.




Kavga ile ilgili güvenlik almak ve inceleme yapmak üzere çok sayıda polis kampusa geldi. Terörle Mücadele Şube, Cinayet Büro ve Olay Yeri inceleme ekipleri kampusta inceleme yapıyor.


Çok sayıda polis de kampus çevresinde konuşlandırıldı.


 


İlk gelen bilgilerde yaralı özel güvenlikçinin kendisine ait olduğu iddia edilen bir silahtan çıkan kurşunla yaralandığı iddia edilmişti. Ancak son gelen bilgilere göre silah üniversiteye dışarıdan sokuldu. Polis şimdi ateş eden kişiyi araştırıyor.





Ankara Üniversitesinde PKK yandaşları olay çıkardı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ DİL VE TARİH-COĞRAFYA FAKÜLTESİ’NDE KAVGA / FOTO GALERİ

Bursadaki köpek katliamı

Dün Çamönü köyünün bir kilometre dışında çok sayıda köpek, ölü olarak bulundu. 84 köpeğin öldüğü olayda, baygın halde bulunan 14 köpek veteriner hekim tarafından tedavi altına alındı. 14 köpek, Yenişehir’deki ilk müdahalenin ardından, Mudanya ilçesi Bademli mevkindeki Bursa Büyükşehir Belediyesi Sevgi Hayvan Barınağı’na getirildi. 1’inin durumunu ağır olan köpeklerin bakımı yapılırken, vücutlarında herhangi bir zehirli maddeye rastlanmadı.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sevgi Hayvan Barınağı’nda görevli veteriner hekim Hakan Alıcı, “Bizim barınağa 14 köpek geldi. Bunlardan bir tanesinin durumu ağırdı. Yenişehir grubundaki arkadaşlarımız gerekli müdahaleyi yapıp buraya sevk etti. Muayeneleri, gerekli tedavileri yapıldı” dedi.

Durumun üzücü olduğunu ifade eden Alıcı, “Çoklu hayvan ölümünden bahsediliyor. Bize gelen çoklu hayvanlarda zehirlenmeden şüpheleniriz. Ama hayvanlarda bir zehirlenme durumu söz konusu değil. Veteriner gruplarla görüştüğümüzde ölen hayvanlarda da zehirlenme durumunun olmadığını söylediler. Olay tamamen nakil hatasından dolayı çoklu yükleme yapıldığı için hayvanların ezildiği söyleniyor. Bununla ilgili gerekli açıklama yapılacaktır. Bize getirilen hayvanların gerekli bakımlarını yaptık. Onlar hayata tutunacak. Bize gelen hayvanları mahkeme yönlendirecek. Ama 5199 yasasına göre alındığı ortama geri bırakılır der. Bu durum göz önüne alınacaktır” şeklinde konuştu.


 



Bursadaki köpek katliamı

Deniz Seki ameliyat oldu

Basın danışmanı Özgür Aras operasyon sonrasında şu bilgileri verdi’


Ameliyat 3 saat’e yakın saat sürdü. Miyonlar ve yumurtalıklarda bulunan kist alındı. Ağrıları ve sancısı çok. Üzgün… 15 gün içinde patoloji raporu gelicek. Kanser riski yüksek oldugu için ameliyat oldu. Risk taşıyıp taşımadığı ise patoloji sonucu ile gelecek. Sonucun iyi gelmesi için dua ediyoruz. Tüm arayan sanatcı dostları tarafımdan kendisine iletiliyor. Arayan soran herkese teşekkür etti kendisi.


 


 



Deniz Seki ameliyat oldu

Organ mafyası ünlü oyuncunun testislerini çaldı

Nikolayev’in küçük bir tiyatroda sahne aldıktan sonra kendisine yaklaşan sarışın bir kadının içki içme teklifini kabul ettiği ve kadınla birlikte bir saunaya gittiği açıklandı.
 
Kadının kendisine ikram ettiği birayı içtikten sonra bayılan Nikolayev’in ertesi gün bir otobüs durağında kendine geldiği ve “Testislerinin yerinde olmadığını” fark ettiği belirtildi.
 
Doktorlar Nikolayev’in testislerinin “profesyonelce” alınmış olduğunu ve suçlular arasında bir tıp doktorunun bulunduğuna inandıklarını söyledi.

UZUN SÜRE KARISINA ANLATAMADI 

Evli olan oyuncunun uzun süre başına gelenleri karısına açıklamakta zorlandığı belirtildi.
 
Russia’s Life News şu anda çocuk şovlarında çalışan ve sağlık durumunun iyi olduğu belirtilen oyuncunun olaydan sonra çekilmiş fotoğraflarını yayınladı.
 
Rus polisi genç adamın testislerini çalan çetenin üyelerini bulabilmek için soruşturmalarını sürdürdüklerini söyledi.


 



Organ mafyası ünlü oyuncunun testislerini çaldı

24 Şubat 2015 Salı

Reuters: İran'a Türkiye'den para akışı var

Yasal olmayan para transferinde İran Merkez Bankası’nın önemli bir rol oynadığı ifade ediliyor. Reuters’a konuşan kaynaklar para transferinin Dubai ve Türkiye’den İran’a yapılan uçuşları kullanan kuryeler aracılığıyla bavulla veya Irak-İran sınırından yapıldığını ifade etti.


Paranın İran’a sokulmadan önce Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak’taki aracılarda bekletildiği iddia ediliyor.


Konuyla ilgili olarak Türk hükümetinden yetkililer bir açıklama yapmadı. İran Merkez Bankası ve Birleşik Arap Emirlikleri de para transferi hakkında konuşmadılar.


Alınan bilgilere göre uçakla İran’a kaçırılan paraları İran’a sokan kuryeler genellikle Business veya First Class uçuyorlar.


Para transferinin karşılığında kullanılan paravan firmalara ise transfer tamamlandıktan sonra pertol veya dihram ile ödeme yapılıyor.



Reuters: İran'a Türkiye'den para akışı var

İngiltere polisi: Kızlar Suriyede

Kızların Kilis sınırından Suriye’ye geçtikleri açıklandı.


İngiltere polisi, Türkiye ile ortaklaşa çalışmaya devam edileceğini açıkladı. 15 ve 16 yaşlarındaki Shamima Begum ve Amira Abase ve  Kadiza Sultana 17 Şubat’ta İstanbul’a gelmişti.


Üç kız da Londra’daki Bethnal Green Academy lisesinde okuyordu. İngiltere Emniyeti kız öğrencilerin ülkeyi terk etmesini önleyemediği gerekçesiyle eleştiriliyor.


 


Shamima Begum’ün, ülkeden ayrılmadan birkaç günce Twitter hesabı üzerinden 2013’te bir IŞİD militanıyla evlenmek üzere Suriye’ye giden Aqsa Mahmood adlı bir diğer İngiltere vatandaşı kıza mesajlar gönderdiği ortaya çıkmıştı.



İngiltere polisi: Kızlar Suriyede

Malatya’da iki RF-4E uçağı NEDEN düştü

Malatya 7’nci Ana Jet Üssü’nden 18.07’de havalanan iki RF-4E tipi keşif uçağı, saat 19.05 sıralarında Akçadağ ilçesi Ekinciler Mevkii’nde düştü. Kazada uçaklarda bulunan 4 pilot şehit oldu.

TSK’ “4 KAHRAMAN PİLOTUMUZ ŞEHİT OLDU”


Olayla ilgili Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklama şöyle’

“Bu akşam 18.07’de Malatya’da konuşlu 7’inci Ana Jet Üssünden planlı gece uçuş eğitimi için kalkan iki adet RF-4E Keşif Uçağı ile saat 19.05’te radar irtibatı kesilmiş ve derhal arama faaliyetlerine başlanmıştır. Saat 20.45’te iki uçağımızın da enkazına ulaşılmış ve maalesef dört kahraman pilotumuz şehit olmuşlardır. Bu elim kaza neticesinde şahadet mertebesine erişen kahraman pilot arkadaşlarımıza Allah’tan rahmet kederli aile fertlerine, Silahlı Kuvvetlerimize ve yüce Türk Milletine başsağlığı dileriz.”



ALA’ DIŞARIDAN BİR ŞEY SÖZ KONUSU DEĞİL


İçişleri Bakanı Efkan Ala, kazayla ilgili olarak TBMM Genel Kurulu’nda gündeme geçmeden önce bilgi verdi. İki uçağın da enkazına ulaşıldığını ifade eden Ala, “Maalesef 4 şehidimiz var.  İkisi de F4 Fantom uçakları…” diye konuştu.
     
Bazı milletvekillerinin kazanın nedeniyle ilgili sorularına Ala, uçak kazasının kesin nedeninin ancak kaza kırım raporundan sonra açıklanabileceğini kaydederek, “Şu anda mümkün değil. Malatya sınırları içinde Akçadağ mevkiinde….Tabii tahminlerimiz var. Birbirine çarpma olabilir büyük ihtimalle ya da hava şartları…Dışarıdan bir şey söz konusu değil. İki uçağın enkazına da ulaşıldı. Maalesef 4  pilotumuz  da şehit olmuştur” karşılığını verdi.

BAŞSAĞLIĞI MESAJLARI


Başbakan Ahmet Davutoğlu, Malatya’da iki askeri uçağın düşmesiyle ilgili Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’den, telefonda bilgi aldı.
     
Başbakanlık kaynaklarından alınan bilgiye göre; Başbakan Davutoğlu, Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de temaslarını sürdürürken, Malatya’da iki askeri uçağın düşmesiyle ilgili Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel ile iki kez telefonda görüştü.
     
Görüşmede, olayla ilgili bilgi alan Başbakan Davutoğlu, 4 askerin şehit olması nedeniyle Orgeneral Özel ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne taziyelerini iletti.


TBMM Başkanı Cemil Çiçek de Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk’e  başsağlığı mesajı gönderdi.  Çiçek, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Kanada’dan gönderdiği mesajda, şunları kaydetti’ “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin keşif uçuşu gerçekleştiren iki askeri eğitim uçağının Malatya Akçadağ ilçesi yakınlarında düştüğü elim kazada 4 pilotumuzun şehit olmasından büyük üzüntü duydum.  Şehit pilotlarımıza Allah’tan rahmet, size ve şahsınızda Türk Silahlı Kuvvetleri ve Türk Hava Kuvvetleri Komutanlığı ailesine başsağlığı ve sabır diliyorum.”




Malatya’da iki RF-4E uçağı NEDEN düştü

21 Şubat 2015 Cumartesi

Dağcıların rota bildirimleri sosyal medyada

Önceki yıllarda çıkış yapacakları tırmanış rotasını, geride bıraktıkları bir yakınına veya dağcı arkadaşına bildiren dağcılar şimdi ise sosyal medyayı kullanıyor. Tırmanış sırasında olası bir kazada arama kurtarma ekiplerinin kazazedeye en kısa sürede ulaşması için yapılan bu uygulamanın yeni adresi ise Facebook ve Twitter…



Yılın 12 ayı yüzlerce dağ kazası ile arama kurtarma çalışmalarına katılan AKUT Antalya Birim Sorumlusu Yılmaz Sevgül, rota bildiriminin dağcılar arasında rutin ve yapılması gereken bir ayrıntı olduğunu söyledi. Her fırsatta dile getirdiği güvenlik önlemlerinin arasında gidilecek rotanın bildiriminin çok önemli bir ayrıntı olduğunu vurgulayan Sevgül, “Eğer tırmanış sırasında bir dağcının başına bir kaza gelirse, nerede arayacağımızı bilmemiz hayati önem taşıyor. Bu nedenle dağcılar gidecekleri rotayı şehirde kalan bir arkadaşına, ailesine bildirmeli” dedi.

Son zamanlarda dağcılıkla uğraşan profesyonellerin facebook ve twitter hesaplarının bu bildirimlerle dolup taştığını aktaran Sevgül, “Bizzat benim de facebook sayfamda rota bildirimleri yapılıyor. Dağcılıkla uğraşan profesyonel veya amatörlerin bu ayrıntıya dikkat etmesi hoşumuza gidiyor. Yıllardır yüzlerce dağa tırmanan, Everest Dağı’nın zirvesine ulaşan bir dağcı olmama rağmen ben de dağ tırmanışına gittiğimde eşime ve arkadaşlarıma hangi rotayı kullanacağımı, saat kaçta çıkacağımı, zirveye tahmini varış süremi, iniş süremi bildiririm. Olası bir kazada yardım ekiplerinin sizi nerede araması gerektiğini bilmesi çok önemli. Arama kurtarma zamana karşı yapılan bir çalışmadır” diye konuştu.



Dağcıların rota bildirimleri sosyal medyada

Bursa - Mudanya zincirleme kaza

Saat 08.30’da Osmangazi İlçesi’ne bağlı Bademli Kavşağı ile Geçit Mevkii arasındaki 2 kilometrelik bölümde meydana gelen zincirleme kazaya, aralarında ambulansların da bulunduğu 100’ün üzerinde araç karıştı.


OLAY YERİNDEN FOTOĞRAFLAR


Çok sayıda kişinin yaralandığı kazada ulaşıma kapanan yol, iki saat süren çalışmalardan sonra tekrar açılarak trafik akışı kontrollü verilmeye başlandı.


 


 


 



Bursa - Mudanya zincirleme kaza

Oktay Vural kürsüde konuşamadı

TBMM Genel Kurulu’nda söz alan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Ege Üniversitesi’nde, Ülkü Ocakları Ege Üniversitesi mensubu Fırat Yılmaz Çakıroğlu maalesef şehit edilmiştir. Bu kürsüden ve Parlamentoda, hükümete, PKK’nın üniversitedeki örgütlenmesine karşı tedbir alınmasını defalarca ifade etmiş, Ege Üniversitesi yönetiminin de PKK’nın bu yapılanmasıyla ilgili hiçbir tedbir almamasıyla ilgili, bu konuda, hem Rektörlüğü hem emniyet teşkilatını uyarmıştım. Bu değerli kardeşim beni birkaç kere aradı. Dün çıkan bir gerginlik ve bu gerginlikten sonra bugün sınava girecekler, polise söylüyorlar ” tedbir alınız.” diye ama maalesef sınava girerken polis yok, saldırıya uğruyorlar ve bıçaklanarak ölüyor. Sayın Başkanım, yani 45 dakika ambulans gelmiyor, kan kaybından ölüyor. Aldığım bilgilere göre, inşallah öyle değildir ama, oradaki bir polis arabasıyla gönderilmesi talebi uygun görülmüyor. Bunun sorumlusu kim? Elinizi vicdanınıza koyunuz. İç güvenlikte buna alacağınız ne tedbir var? dedi. Konuşurken gözleri dolan ve duygulanan Vural, “Allah rahmet eylesin.” dedikten sonra daha fazla konuşamadı ve MHP grubunun en arka sırasına giderek burada bir süre sessizce oturdu.


 



TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, olayı kınadığını belirterek, “Biz de bu menfur olayı şiddetle kınıyoruz. Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum.” dedi.



Oktay Vural kürsüde konuşamadı

Azerbaycan'da devalüasyon

Azerbaycan Merkez Bankası açıklamasına göre, 1 ABD doları kuru 1.05 manat olarak belirlendi.


Kararın ülke ekonomisinin çeşitlendirilmesinin önünü açmak amacıyla alındığı belirtilen açıklamada, “Karar, uluslararası rekabet gücünü ve ihraç potansiyelini artırmak, daha güçlendirmek ve bu kapsamda ödeme dengesinin, ülkenin uluslararası ödeme yeteneğinin stratejik dayanıklılığını temin etmek amacıyla alındı” denildi.


Kararla ayrıca Azerbaycan’ın dış ticaret ortağı olan bir çok ülkenin ulusal parasının önemli ölçüde ucuzlamasının ulusal ekonominin rekabet üstünlüğüne kötü etkisini nötrleştirmek amacı taşıdığı da kaydedildi.


Azerbaycan Merkez Bankası’nın belirli kurallar çerçevesinde döviz piyasasında iştirak edeceği kaydedildi. Ülkedeki bütün bankalar devalüasyon kararıyla haftasonu olmasına rağmen işbaşı yaptı. Bazı bankaların yarın da çalışacakları bildirildi.


Merkez Bankası, 16 Şubat Pazartesi günü dolara endeksli kur sistemini, dolar ve euro’ya endeksli kur sepeti sistemiyle değiştirme yönünde karar almıştı.



Azerbaycan'da devalüasyon

Taciz Timci Filiz G.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi’ “Geçtiğimiz günlerde bazı medya organlarında yer alan “Müdür Yardımcısından Kısa Etekli Öğrencilere Taciz Timi” başlıklı haberlerde gündeme getirilen iddialar üzerine başlatılan idari soruşturma neticelenmiştir.


Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’nın talimatıyla Maarif müfettişleri tarafından yürütülen soruşturmada dinlenen öğrenci ve öğretmenlerin verdikleri bilgiler değerlendirilerek,  hazırlanan ön-rapor doğrultusunda Kepez İlçesi Atatürk Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı F. G’nin  idarî olarak görevden alınmasına  ve il içinde başka bir okula nakledilmesine Valilikçe karar verilmiştir.


Konuyla ilgili soruşturma devam etmekte olup, hazırlanacak nihaî rapora göre Bakanlıkça gereken işlem tesis edilecektir.”


 


MÜDÜR YARDIMCILIĞINDAN ÖĞRETMENLİĞE


Antalya Vali Yardımcısı Hüseyin Ece, konuyla ilgili yaptığı açıklamada Filiz G.’nin Konyaaltı Anadolu Lisesi’ne Almanca öğretmeni olarak görevlendirildiğini söyledi. / Mehmet ÇINAR/ ANTALYA,(DHA)



 


 



Taciz Timci Filiz G.

Barcelona’dan Türkçe Mesaj

İstanbul’a hareket etmeden önce kulübün resmi web sayfası ve sosyal paylaşım sitelerinden Türkçe mesajlar yayınlayan Barcelona, Türkiye’ye 18 yıl aradan sonra gelmenin mutluluğunu yaşadığını belirtiyor.

Kulübün @FCBHandbol adlı Twitter hesabından şu mesajlar yayımlandı’




Beşiktaş Mogaz ile FC Barcelona arasında oynanacak olan müsabakada 10 binin üzerinde Beşiktaşlının tribünleri doldurarak yeni bir rekora imza atması bekleniyor. (Hentbolhaber)





Barcelona’dan Türkçe Mesaj

Süper Lig'de alacak boykotu

Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Mersin İdmanyurdu’da yine para krizi yaşanıyor…


Ligde yarın kendi sahasında Kardemir Karabükspor’la karşılaşacak olan kırmızı lacivertli takımda futbolcular, alacakları ödenmediği gerekçesiyle dünkü antrenmana çıkmadı. İdman saatinde tesislere gelen oyuncular, bir süre oyalandıktan sonra üstlerini giyerek tesislerden ayrıldı.


 


Mersin İdmanyurdu’nda futbolcuların 18 haftadır maç başı, 4 haftadır da başarı primlerini alamadıkları öğrenildi.


 


KAMPA GİRMEK İSTEMEDİLER ANCAK ÇALIMBAY İKNA ETTİ


Ödemeler hakkında defalarca yönetimle görüşmelerine rağmen tatmin edici yanıt alamayan futbolcuların, Karabükspor maçı öncesi kampa girmek istemediği, ancak teknik direktör Rıza Çalımbay’ın çabaları sonucunda ikna olduğu belirtildi.


19 milyon 750 bin Euro’luk toplam piyasa değeriyle Spor Toto Süper Lig’in en ucuz maliyetli takımı olmasına rağmen çok başarılı bir grafik çizen kırmızı lacivertli takım, geride kalan 21 haftada topladığı 29 puanla 7. sırada yer alıyor.



Süper Lig'de alacak boykotu

CHP 'para transferi' izinde

Tezcan, İsviçre’nin Ankara Büyükelçiliği aracığıyla Finans Pazarı Denetleme Kurumu’na yaptığı başvuruda, özetle şunları belirtti’


AKTARILDI MI DİYE SORDU
“Türkiye’de iktidarda bulunan siyasi parti, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) yakınlığıyla bilinen bazı basın yayın kuruluşları 19 Şubat 2015 tarihinde CHP’ye İsviçre Bankaları üzerinden para transferleri yapıldığı, ayrıca yabancı ülkelerden alınan paraların partimize aktarıldığı iftiralarını yayınlamışlardır. Haziran 2015 seçimleri öncesinde CHP, başta AKP olmak üzere siyasi güçlerce iftiralarla dolu bir kampanyayla yüzleştirilmeye çalışılmaktadır. CHP veya Genel Başkanı’nın İsviçre’de bankalarda hesapları bulunup bulunmadığı; son 10 yıl içerisinde İsviçre bankalarından CHP ve Genel Başkanı adına yapılmış bir para transferi olup olmadığı, hakkındaki bilgilerin gelecek seçimleri de göz önünde bulundurarak tarafımıza iletilmesini rica ederiz.”


İVEDİLİK VE ÖNEM ARZ EDİYOR
Tezcan, başvurusunda, “Yukarıda bahis edilen kampanyayı durdurmak amacıyla İsviçre Finans Pazarı Denetleme Kurumu’ndan (FINMA) talep edilen hususlara yönelik vakur ve somut bilgilerin alınması CHP ve Türkiye’deki siyasi yaşam açısından son derece ivedilik ve önem arz etmektedir” değerlendirmesine yer verdi.



CHP 'para transferi' izinde

İzmir'de gerginlik devam

Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde ülkücü grup ile sol görüşlü ve doğu kökenli öğrenciler arasında bir süredir devam eden sözlü tartışmalar, dün kavgaya döndü. Akşam saatlerinde okula gelen yaklaşık 40 kişilik ülkücü grup ile 20 kişilik karşıt görüşlü öğrenciler arasında, Edebiyat Fakültesi önündeki kafeteryada kavga çıktı.


 


Kavgada, Ülkü Ocakları’nın Ege Üniversitesi sorumlusu Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü dördüncü sınıf öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun yanı sıra karşı gruptaki Nurullah Semo ve yine her iki gruptan altı öğrenci yaralandı. Bacağından aldığı yarayla aort damarı kesilen Çakıroğlu, Ege Üniversitesi Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Nurullah Semo’nun tedavisinin de Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde sürdüğü hayati tehlikeyi doktorlardan alınan bilgiye göre atlattığı öğrenildi.

POLİS ARAŞTIRMA BAŞLATTI
Olayın bastırılmasının ardından polis de araştırma başlattı. Hem görgü tanıklarının verdiği bilgiler hem de elde edilen delil ve bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarından olaya karışanların kimlikleri tespit edildi.


Hastanede tedavileri tamamlanan ve kavgaya karıştıkları ortaya çıkan birisi ülkücü gruptan altı kişi, gözaltına alınıp Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. Halen hastanedeki tedavisi devam eden ve başında polisin önlem aldığı Nurullah Semo için de yine gözaltı işleminin yapıldığı açıklandı. Kavgaya karışan kişilerin sorgu işlemlerinin tamamlanmasıyla, adliyeye gönderilecekleri öğrenildi. Bu arada, kavganın olduğu bölgede de inceleme yapan polisin, olayda kullanıldığı saptanan 5 bıçak bulduğu bilgisi verildi.

VALİ TOPRAK, AÇIKLAMA YAPTI
Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun hayatını kaybetmesiyle, özellikle Twitter üzerinden çok sayıda taziye mesajı yayımlandı. MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da, İç Güvenlik Yasa Tasarısı görüşmelerinin yapıldığı TBMM’de söz alıp, polisin ve valiliğin gerekli önlemleri almadığını, ambulansın 45 dakika sonra müdahalede bulunduğunu, polis aracının da yaralıyı hastaneye götürmediğini açıkladı.


Vural’ın bu açıklamalarına, DHA muhabirinin telefonla ulaştığı İzmir Valisi Mustafa Toprak cevap verdi. Polemik yaratmak istemediğini ve sağduyu çağrısında bulunduğunu söyleyen Toprak, “Ambulansın geç gittiği, polisin yetersiz kaldığı gibi açıklamalar doğru değil. Ben bunların acı olay sonrasında eksik alınan bilgiler sonrasında yapıldığına inanıyorum. Çünkü ambulans, trafiğin en yoğun saatinde bölgeye 20 dakika gibi bir sürede gitmiş ve müdahale etmiş. Ayrıca o anda orada polis aracı yok zaten, olsa bile ambulanslar gittiği için yaralılar ambulanslara alınmış. Üniversiteye de polisin girmesi, yönetimin çağrısına bağlı. Ama bizim arkadaşlarımız kavga bilgisini aldıktan sonra hemen müdahalede bulunmuşlar. Zaten görüntüler de incelendiğinde bu gerçeklik ortaya çıkacak” dedi.


ÜNİVERSİTE TATİL EDİLECEK Mİ
Üniversitede eğitimin, gerginliğin göz önünde bulundurularak tatil edilip edilmeyeceğine yönelik soruya ise bu konuda daha sonra değerlendirme yapılması gerektiğini ifade eden Toprak, “Burada gerginliği bırakmak lazım. Kardeşliği, sağduyuyu, metaneti, sabrı telkin etmek lazım. Ben öğrencimizin yakınlarına başsağlığı diliyorum. Ancak sabır beklediğini söylüyorum. Elbette, polisin araştırması da titiz bir şekilde devam ediyor. Bunun adli soruşturmasını kimse engelleyemez. En ince ayrıntısına kadar arkadaşlarımız görüntüleri de inceleyip ortaya çıkartacak” dedi.

POLİSİN ÖNLEMLERİ SÜRÜYOR
Ege Üniversitesi’ndeki olaylar sonrasında, polis de alarma geçti. Kentteki diğer üniversitelerin bulunduğu bölgelerde ve öğrenci yurtlarında, olası kavgaların önüne geçmek için önlemler alındı. Polis, zanlılardan Nurullah Semo’nun tedavi gördüğü, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de yine çevik kuvvet ekipleriyle, beklemeye başladı.


Bu arada bu kavga öncesinde fakülte yönetiminin başlattığı, karşıt görüşlülerin ders saatlerini değiştirme çalışmalarının da, süreceği, önümüzdeki haftadan itibaren bunun da uygulamaya konulacağı öğrenildi.

CENAZESİ İKİNDİDE KALDIRILACAK
Ege Üniversitesi Hastanesi morgundan gece alınan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun cenazesi, Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Burada yapılacak olan otopsinin ardından, Çakıroğlu için Özkanlar Fatih Cami’nde cenaze töreni düzenleneceği açıklandı. Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun cenazesi, ikindi vakti kılınacak olan namazın ardından da Pınarbaşı Mezarlığı’nda toprağa verilecek. Polisin yoğun katılımın olmasını beklediği camideki, önlemlerini de yine sabah saatlerinden itibaren aldığı gözlemlendi.


Olayın ardından TBMM’de söz alıp açıklama yapan ve bu sırada da gözleri dolan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da, gece yarısı, cenaze törenine katılmak üzere İzmir’e geldi. Törene Oktay Vural ve MHP Genel Başkan Yardımcısı Kenan Tanrıkulu da katılacak.



İzmir'de gerginlik devam

Demirtaş MHP'liler kıymetsiz değil

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Bağcılar’daki Çağdaş Esnaf Sanayici ve İşverenleri Derneği’ni ziyaret etti.  Demirtaş burada dernek başkanı Hasan Hüseyin Türkeş ve dernek üyeleriyle görüştü. Ziyarete ilişkin bir açıklama yapan Demirtaş, daha sonra basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, mecliste görüşülen iç güvenlik paketi için Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun dün söylediği ‘molotof koalisyonu’ sözlerini hatırlatarak, değerlendirmesini istedi.


Selahattin Demirtaş, “Başbakan, ısrarla ‘bonzai’, ‘molotof kokteyli’ diyor. Biz bu konuda yalan söylediğini, çarpıttığını ıspatladık. Paket 132 madde ancak iki maddesi molotof ve bonzaidir. Peki geri kalan 130 madde nedir? Başbakan niye bunları konuşmuyor. Eğer derdi bonzai ve molotof ise o iki madde kalsın geri kalan 130 maddeyi geri çeksinler çıkaralım. Ama o 130 maddede ne var? Bunları niye anlatmıyorlar? Efendim, biz molotofu, bonzaiyi savunuyormuşuz, bunların hepsi yalan. Molotof suç değilmiş! Molotofa 20 yıl ceza veriliyor. Ülkenin şu anda molotof gibi bir sorunu yok. Yalancı bir başbakan ve onu destekleyen bir cumhurbaşkanı sorunu var. En büyük sorunumuz budur” dedi.


“BU İSYAN BASTIRMA YASASIDIR”


Molotofa ve sokaklardaki şiddete karşı olduklarının altını çizen Demirtaş , “Zannediyorsunuz ki sokaklar molotof ile yanıyor da acilen bu yasayı çıkarmak lazım. Sanki ceza kanununda bunlar suç değilmiş gibi davranıyorlar. Molotof ceza kanununda suçtur, silahtır cezası ağırdır. Bak, muhalefet bunu engellemeye çalışıyor yaygarası çıkarıyorlar. Molotof suç değilmiş diyorlar. Cumhurbaşkanına ‘hırsız’ demek bu ülkede tutuklanma nedenidir. Molotof 20 yıl ağır ceza ile yargılanıyor. Yani yeterince yasa bunların elinde var. Peki ne istiyorlar? Halk korkudan sokağa çıkamasın istiyorlar. Sokaktan çok korkuyorlar.


Bir iktidar sokaktan niye korkar? Çünkü sokağı çok incitmiştir, kırmıştır, rencide etmiştir. Sokağa hakaret etmiştir. İşte sokak infial halindedir, isyan halindedir. İnsanların mezhebine, kimliğine hakaret edilmiştir. Yaşam tarzına hakaret edilmiştir. Kadınların cinsiyetine hakaret, tecavüz edilmiştir. Toplum bu nedenle isyan halindedir. Bu isyan bastırma yasasıdır” ifadelerini kullandı.


“NEFESİMİZ YETTİĞİ ORANDA BU YASAYI ENGELLEYECEĞİZ”


Yasanın geri çekilmesi gerektiğini ifade eden Demirtaş, iki madde olarak getirilmesi durumunda ise destekleyeceklerini söyledi. Meclisteki iç güvenlik paketi görüşmelerine de değinen HDP Eş Başkanı Demirtaş, yasaya karşı direneceklerini söyledi. Demirtaş, “5 gündür, dün gece 1 cümle ile sadece yasanın görüşmelerini başlatabildiler.


Her maddeyi 5 gün tartışmak istiyorlarsa 130 madde kaç günde çıkar hesaplayın. Göze alıyorlarsa biz direneceğiz. Özellikle bir cumhurbaşkanı ‘bu yasa çıkacak’ diyorsa biz de muhalefet olarak hem cumhurbaşkanına hem de başbakana söylüyoruz; nefesimiz yettiği oranda bu yasayı engelleyeceğiz. Bu faşizan bir yasadır. Parlamentoda bu yasanın ne demek olduğunu milletvekilleriniz iyi anlatıyor. Milletvekilleriniz uyguladığı şiddet ile kendi düşüncülerini bu yasanın içeriğini pratikte gösteriyorlar. Halk sokakta dayak yiyeceğine biz sokakta dayak yemeyi göze alırız. Ancak bu yasayı çıkarmayız. Bu yasayı şu veya bu şekilde AKP geri çekmek zorunda kalacak” dedi.


“AÇIKÇA ANAYASAYA AYKIRIDIR”


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yasa ile ilgili görüşlerini açıklamasını da eleştiren Demirtaş, “Özellikle de sayın cumhurbaşkanına şunu ifade etmek istiyorum; Siz bir cumhurbaşkanısınız. Bu yasa parlamentodan çıktıktan sonra sizin önünüze gelecek. Sizin veto hakkınız var. İnceledikten sonra ya veto edeceksiniz ya da onaylayacaksınız. Yasa daha parlamentoda görüşülürken, siz bir cumhurbaşkanı olarak açıkça yasadan yana görüş belirtmeniz anayasaya aykırıdır. Zaten siz anayasayı takmadığınızı, tanımadığınız gece gündüz ilan ediyorsunuz. Ancak bu kadar açıkça bunu yapmayın. Cumhurbaşkanı olarak sistemi bu kadar ihlal eden, anayasayı ihlal eden, suç işleyen bir konumda olmayın lütfen. Temsil ettiğiniz cumhurbaşkanlığı makamına denk değil. Ülkeyi ve parlamentoyu geriyorsunuz. Biz ülkede, huzur, barış kardeşlik olsun isterken, ülkenin cumhurbaşkanı ortalığı karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Biz bu tuzağa düşmeyeceğiz” diye konuştu.


“BÜTÜN BUNLAR BİR TEZGAH MIDIR?”


Herkesin çok dikkatli olması gerektiğinin altını çizen Demirtaş, “Seçim atmosferine girilen her süreçte üniversitelerde özel olarak tahrikler planlanır. Bu tahrikler hükümetin bilgisi dışında hükümete karşı gerçekleştirilmez. Bizatihi hükümet çoğu zaman bunları örgütler. AKP hükümeti de dün Ege Üniversitesi’nde meydana gelen veya getirilen olayın hesabını vermek zorundadır. Örneğin aralarında üniversite dışından da insanların olduğu 150 kişilik grubun üniversiteye girdiği söyleniyor. Hiçbir polis yok, güvenlikçi yok. Yani öğrenciler kavga edecek belli, ancak gece, gündüz üniversiteyi işgal eden polis o saatlerde üniversitede yok. Gençlerden biri bıçaklanıyor, 45 dakika ambulans yok. Zar zor hastaneye yetiştiriliyor ve hayatını kaybediyor. Bütün bunlar bir tezgah mıdır iyice araştırılması lazım” ifadelerini kullandı.


“TAHRİKLERE KAPILMAYIN”


Üniversite öğrencilerine de seslenen Demirtaş, tahriklere kapılmamaları için öğrencileri uyardı. Selahattin Demirtaş, “Sakın ola ki, duygusal reflekslerle birbirini kıracak, tahrik edecek hamleler yapmasınlar. Bundan hepimiz zarar görürüz. Bunlar Türkiye’de denendi, görüldü…Bu nedenle MHP’lisi, HDP’lisi, CHP’lisi, AKP’lisi, ayrım gözetmeksizin bütün gençlere söylüyorum; aman aman dikkatli olun. Her biri ana, baba evladıdır. Bir kişi MHP’lidir diye kıymetsizdir diyemezsiniz. Bir gençtir annesi babası vardır. Ateş düştüğü yeri yakar ama Türkiye’nin tamamı bu tür olaylardan kaygı duyar, bizde HDP olarak bu tür olaylar olmasın diye çağrı yapmak isteriz” dedi.





Demirtaş MHP'liler kıymetsiz değil

Fuat Avniye Erdoğanın yanıtı

Erdoğan, konuşmasında “Ailece tehditler aldığımızı söylemiştim. Ben, ailem, hepsi ve şimdi kızımla, şahsımla ilgili tehditler ortaya çıktı ve aylardır ortaya çıkan bir isim var. Ya delikanlıysan çık ortaya, gizli olarak niçin kalkıp da bu şekilde bunu yapıyorsun? Biz bu yola çıktığımızda bir şey söyledik’ Kefenimizi giyerek biz bu yola çıktık. Bizi, buradan caydıramazsın ama sende yürek varsa, delikanlılık varsa böyle kod adıyla, mod adıyla ortaya çıkma. Sen terör örgütünün mensubusun, bunu biliyoruz. Onun için de kod adı kullanıyorsun. Çık açık net ortaya, nereden konuşacaksan oradan konuş. Varsa elinde bir şey onu da ortaya koy ama bunu yapamadılar bugüne kadar” dedi.


Erdoğan’ın sözlerine Fuat Avni, Twitter’dan yanıt verdi.


 


 


     


 



Fuat Avniye Erdoğanın yanıtı

Erdoğan Malatya Miting Konuşması

İşte Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları’


Başkanlık sistemini tahayyül etmeleri mümkün değil. Genlerinde bu yok. Ama bizim tarihimizde, genlerimizde, geleneğimizde başkanlık sistemi, liderlik sistemi var. Seçimden sonraki 9. il ziyaretimi Malatya’ya yapıyorum. Malatya’dan vasat insan çıkmaz. Malatyalı özgündür.  Turgut Özal’ın hemşehrilerine bu yakışır. O Özal ki Türkiye’yi yepyeni bir döneme taşımıştır. Özal, “Büyük Türkiye” diyordu.


 


“Büyük Türkiye için başkanlık sistemine geçmemiz gerekir” diyordu. Biz de şimdi aynı şeyleri söylüyoruz. Dün Özal’a diktatör, tek adam heveslisi diyerek iftira atanlar bugün aynısını bana söylüyor. İnanın değişen hiçbir şey yok. O zamanın gazetelerini arşivlerden getirttim, baktım. Aynı şeyleri söylemişler.


“PATİNAJ YAPIYORUZ”


Malatyalı bu kardeşine yüzde 70’lik desteği Ankara’da oturup yan gelip yatsın diye vermedi. Biz de koşturan, çalışan, terleyen farklı bir cumhurbaşkanı olacağımızı söylemiştik. Mevcut sistemin Türkiye’yi getirdiği yer burası. Daha fazla gidemiyoruz. Patinaj yapıyoruz patinaj. Sürekli patinaj yapan arabayı çalıştırmak için harcanan güç israftır. Yanında daha hızlı ilerleyebileceğimiz bir yol var. Bu yol başkanlık sistemidir. Artık çalışmalarımızı Beştepe’deki yeni Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda, milletin evinde yürütüyoruz.


Hedef bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar 50 bin muhtarla milletin evinde bir araya gelmek. Şu anda 2 toplantıda 800 muhtarla biraraya geldik. Bu törenlerde tarihte yer alan Türk devletlerini o dönemdeki kıyafetlerle temsil eden birer asker de yer alıyor. Birileri kendi aklınca bunu alaya alıyor. Ben görevimiz gereği dünyanın bir yanına gittim. Pek çoğunda kendi tarihlerini ifade eden sembolik unsurlarla karşılaştım. Biz kendi tarihimizi bu şekilde sembolik olarak törenlere dahil ettiğimizde bundan niye rahatsız oluyorlar. Çünkü bunlar köksüz, kendi tarihlerinden habersiz, hatta bir kısmı bundan utanıyor. 


Kafa bu olunca biz başkanlık sistemi dediğimizde onlar buna padişahlık diyerek mukabele ediyor. Biz milli irade deyince rahatsız oluyorlar. Ey parlamentonun içinde olanlar niye korkuyorsunuz. Hadi soralım başkanlık sistemini millete? Millet evet mi hayır diyor. Millet evet diyorsa mesele bitmiştir, hayır diyorsa yine bitmiştir.


“YENİDEN KEŞFETMEYE GEREK VAR MI?”


Başkanlık sistemi vesayet sisteminin küllerinin de havaya savrulduğu bir dönemi başlatacak. “Demokrasi” diyorlar dimi. Dünyadaki en ileri demokrasi nerede? ABD’de. Hangi sistem var? Başkanlık sistemi. G-20 ülkeleri var. 10 tanesi Başkanlık sistemi ile idare edilmektedir. Dünyayı yeniden keşfetmeye gerek var mı? En ileri hangi ülke varsa bakıyorsunuz orada başkanlık sistemi var. İstiyoruz ki sıçrayalım, bu yarışa daha güçlü bir şekilde devam edelim. Birileri bileklerimize pranga vurmasın.


Şurada kaç gündür Parlamento’da iç güvenlik meselesi ile alakalı maalesef iktidar partisinin getirdiği yasa teklifini geçirmemek için ellerinden geleni yapıyorlar. 3 parti ile yanlarında Pensilvanya, paralel yapı var.  Gezi olaylarında Türkiye’de kan gövdeyi götürdü mü, belediye araçları yakıldı mı, insanlar öldü, öldürüldü mü? Bunları savunanlar buna karşı güvenlik güçlerimizin güçlenmesini neden istemiyor? 6-7 Ekim olaylarında birisi çıktı siyasetçi güya ‘sokağa dökülün’ dedi. Döküldüler mi sokağa? Her tarafı yakıp yıktılar mı?


“MİLLET GÜLERSE BUNLAR AĞLIYOR”


Suratında maskeler. Terörist değilsen suratını aç. Neden kapatıyorsun. Bakıyorsun bir kısmı etek giymiş. Neden etek giyiyorsun ya. Bunlar hanımlara da hakaret ediyorlar. Bunların durumu bu. Ülkenin huzurunu istemeyenler bunlar. İç güvenlik yasası çıkarsa bunlar bu kadar kolay at oynatamayacak. Molotof kullanamayacak, demir bilyelerle sapan atamayacak. Bunların önüne geçebilmek için iktidar partisinin iç güvenlik yasası teklifi öyle ya da böyle parlamentodan geçecek. Bir hafta önce olacaktı da bir hafta sonra iki hafta sonra olur. Başkanlık sisteminde kabus ortamını yakalayamayacaklar. Yıllarca milletin ağlaması pahasına bunların yüzü güldü. Milelt gülerse bunlar ağlıyorsa yapılan iş milletin menfaatine demektir


Ayrıntılar geliyor…


 



Erdoğan Malatya Miting Konuşması

Mourinho Irkçı taraflar açıklaması

Üç Chelsea taraftarınca Paris metrosuna binmesi engellenen siyahi yolcuya İngiliz kulübünden davet geldi.


Bu ırkçı olaydan büyük bir utanç duyduğunu söyleyen Chelsea teknik direktörü Jose Mourinho, “Yaşananlardan dolayı büyük bir mahcubiyet hissediyorum. Bu utanç verici bir durum. Metroya alınmayan kişinin futbolu sevip sevmediğini bile bilmiyorum. Bunlar yaşanmamalı” diye konuştu.


 


Chelsea’nin sahibi Roman Abramovich de yaşananları, “Dehşete kapıldım. O kişiden ve ailesinden kayıtsız ve şartsız özür dilemek istiyorum” ifadeleriyle değerlendirdi.


 


Chelsea Kulübü olayları, düzenlenen bir basın toplantısıyla değerlendirdikten sonra ırkçı sloganlara hedef olan, metroya binmesi engellenen 33 yaşındaki Süleyman S. ve ailesini maça davet etti.


Jose Mourinho, Süleyman S. ve ailesine mektup yazarak rövanş için Stamford Bridge Stadı’nda misafirleri olmasını istedi.




 


 



Mourinho Irkçı taraflar açıklaması

Bakırköy Adliyesi zabıt katipliği sınavı

ADALET Bakanlığı tarafından yapılan kadrolu ve sözleşmeli zabıt katipliği uygulama sınavı saat 09.00’da başladı. Adliyeler önünde toplanan katip adayları uzun kuyruklar oluşturdu. Türkiye genelinde yapılan sınavda adaylardan 3 dakika içinde en az 90 kelime yazmaları istendi.


BİNLERCE KİŞİ ZABIT KÂTİPLİĞİ İÇİN SIRAYA GİRDİ


278 PERSONELİN ALINACAĞI SINAVA 3 BİN KİŞİ GİRDİ

Bakırköy Adliyesi’nde de sınav heyecanı vardı. Adliyeye alınacak 278 personel için 3 bin kişi klavye uygulama sınavına girdi. Bazı adaylar sınava girmeden önce adliyenin bahçesinde evden getirdikleri klavye ile son kez çalıştı. Adaylar Kamu Personeli Seçme Sınavı’ndan (KPSS) aldıkları puan sıralamasına göre belirlendi. Adaylardan bazıları sınav sırasında heyecanlandıklarını normalde 3 dakikada 90 kelimeden fazla yazabildiklerini söyledi. Adalet Bakanlığı’na alınacak olan 3 bin 606 sözleşmeli, 306 kadrolu zabıt katipliği için Türkiye genelinde 60 bin aday yarıştı.


 



İzmir ve ilçe adliyelerinde de benzer görüntüler oluştu.


 



Bakırköy Adliyesi zabıt katipliği sınavı

Ebced hesabına göre burç hesaplama

Kişinin yıldızını bulmak için Ebced hesabı da denilen bir yöntem uygulanır. Her yıldız aynı zamanda bir burca tekabül eder. Bu şekilde kişinin talihi ve hastalıkları vs. hakkında bilgi sahibi olunur. Küçük ebced hesabına göre; Kişinin anne ismi ile kendi ismi aşağıdaki tabloya bakarak toplanır ve 12 ye bölünür.


“KALAN” kaç ise; o numaralı burca bakılır.


A=1   B=2   C=3   Ç=3  D=4  E=5  F=8  G=8  Ğ=4


H=8   I=10  İ=10  J=3  K=4  L=6  M=4  N=2  O=7


Ö=7   P=2   R=8   S=0  Ş=0  T=4  U=7  Ü=7  V=6  Y=10  Z=7


 


1 kalırsa … KOÇ



2 kalırsa … BOĞA



3 kalırsa … İKİZLER



4 kalırsa … YENGEÇ



5 kalırsa … ASLAN



6 kalırsa … BAŞAK



7 kalırsa … TERAZİ



8 kalırsa … AKREP



9 kalırsa … YAY



10 kalırsa … OĞLAK



11 kalırsa … KOVA



0 kalırsa … BALIK


 


ÖRNEĞİN;


Adınız, Ahmet; Annenizin adı da Fatma olsun…


A=1   F=8


H=8   A=1


M=4   T=4


E=5   M=4


T=4   A=1


(A H M E T) + (F A T M A) =


(1 + 8 + 4 + 5 + 4 ) + (8 + 1 + 4 + 4 + 1) =


22 + 18 = 40


40 / 12 = 3    KALAN= 4


Buna göre burcunuz= YENGEÇ


NOT’ Bu hesaplama, aslî Ebced hesabı değildir. Orjinal ebced hesabı, Türkçe alfabeyle değil Arapça alfabeyle yapılır ve çoğu zaman da hesaplamalar yanlış çıkar.



Ebced hesabına göre burç hesaplama

Yemekten sonra yapmamanız gerekenler

Yemek yedikten sonra bu 7 davranışı yapman sağlığına zarar veriyor.


1. SİGARA İÇMEYİN


Uzmanlar tarafından yapılan araştırmalara göre, yemeğin hemen ardından yakılan tek bir sigara, 10 sigara içmeye eşdeğer sayılıyor ve kansere yakalanma riski artıyor.


 


2. MEYVE YEMEYİN


Yemeğin hemen üstüne yenilen meyve, midenizin hava ile dolmasına sebep oluyor. Meyveyi yemekten 1 saat önce veya yemekten 1-2 saat sonra yemeniz sağlığınız açısından daha faydalı olacaktır.


 


3. ÇAY İÇMEYİN


Türk kültürünün en önemli alışkanlıklarından biri olan yemek üstüne çay içmek de sağlık açısından faydalı görülmüyor. Çay, tükettiğimiz gıdalardan aldığımız proteinleri geç sindirmemize ve alınan vitaminlerden tam fayda sağlanılmamasına sebep oluyor. Özellikle “anemi”si olanların buna çok dikkat etmesi gerekiyor. Çay için en doğru zamanlama, yemekten en az bir saat sonra…


 


4. SAKIN KEMERİNİZİ GEVŞETMEYİN


Yemekten sonra kemer gevşetmek, bağırsak düğümlenmesine sebep olabiliyor.


5. YÜRÜYÜŞ YAPMAYIN


Yemeğin hemen ardından yapılan yürüyüş, tükettiğimiz gıdalardaki besin öğelerinin sindirilememesine, yani yediğimiz yemeğin fayda bakımından hiçbir anlamı kalmamasına sebep oluyor. Yürüyüşü 1 saat sonra ertelemeniz her yönden daha faydalı olacaktır.


 


6. BANYO YAPMAYIN/DUŞ ALMAYIN


Yemekten hemen sonra alınan duş, kan akışını el ve ayaklara doğru çoğaltırken, mide etrafında kan akışını azaltır. Bu da sindirim sistemi açısından zararlıdır.


 


7. HEMEN UYUMAYIN


Yemeğin hemen ardından uyumak da sindirim sisteminin yeterince çalışamamasına ve bağırsak iltihaplanmalarına ve mide rahatsızlıklarına sebep olur.


 



Yemekten sonra yapmamanız gerekenler

18 Şubat 2015 Çarşamba

Özgecan Aslanın katilinin itirafları

Özgecan Aslan son dakika haberleri


Özgecan Aslan cinayetinde şok itiraf!


Özgecan Aslan cinayetine yardım eden Fatih Gökçe’nin, 4 ay önce eski sevgilisine tecavüz ettiği ortaya çıktı.


Türkiye’yi ayağa kaldıran Özgecan Aslan cinayetinin ardından şok bir gelişme daha ortya çıktı Akşam’dan Soner Kan’ın haberine göre, yaklaşık 4 ay önce 23 yaşındaki N.A., bir dönem sevgili olduğu ve cinayete yardım ettiği gerekçesiyle tutuklanan Fatih Gökçe ile bir kafede buluştu. İddiaya göre; Gökçe, eski sevgilisinin içeceğine uyku ilacı attı.



Genç kız kendinden geçince Fatih Gökçe, planını devreye soktu. Gökçe, önce N.A.’yi sahil kenarındaki bir eve götürdü, ardından da tecavüz etti. 18 yaşındayken Fatma T. adlı bir kadınla evlenip boşanan ve bu evliliğinden bir de kız çocuğu olan Gökçe, yaklaşık 1.5 ay boyunca N.A.’yı zorla alıkoydu.



Aynı zamanda da TIR şoförlüğü yapan Gökçe, iş icabı uzun yola gidince de N.A., komşusunun telefonundan ailesine ulaştı, ardından da aldığı borç parayla kaçıp, Tarsus’taki ailesinin yanına sığındı. Ancak genç kız, korktuğu için polise gidemedi. Daha önce ‘kayıp’ başvurusunda bulunan ve sonrasında da kızlarını Fatih Gökçe’nin kaçırdığı yönünde şikayetçi olan N.A.’nın ailesi de, bir başka iddiaya göre de baskı ve tehditler üzerine bu şikayetinden vazgeçti.

Olayın şokunu hâlâ üzerinden atamayan N.A. yaşadıklarını sadece Akşam’a anlattı.


BANA TECAVÜZ ETTİ


Benimle evleneceğini söylüyordu. Ama ‘vitiligo’ yani güneşe çıkamama hastalığı olan 5 yaşında kızı vardı. Ona bakıcılık yapmamı istiyordu. Beni 1.5 ay boyunca o evde alıkoydu. Bana zorla sahip olup, tecavüz etti. Gökçe’nin TIR ile uzun yola gitmesini fırsat bilip evden kaçtığını da anlatan N.A., vahşi bir cinayete kurban giden Özgecan Aslan’ın yaşadıklarının kendisini de sarstığını anlattı. ‘Neden şikayetçi olmadın?’ şeklindeki soruya da N.A., “Korktum. Adımın çıkmasını istemedim. Ben onu Allah’a havale ediyorum” cevabını verdi.


Özgecan Aslan’ın katilinin eşi vahşet gecesini anlattı


Özgecan Aslan cinayetinde tutuklanan 26 yaşındaki Suphi Altındöken’in aynı yaştaki eşi Neslihan Altındöken ilk kez konuştu.


Eşi Suphi’nin hayatı kendisine zehir ettiğini, açtığı boşanma davasını tehditle geri çektirdiğini anlatan Neslihan Altındöken, “Allah onun belasını versin, onun en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. Asıl üzüldüğüm, Özgecan’ın ailesi… Onların acılarını paylaşıyorum” dedi.


Kamuoyunda infiale yol açan cinayetin ardından 3 yaşındaki oğlu ile yakınlarının yanına sığınan Neslihan Altındöken, kendisine telefonla ulaşan DHA muhabiriyle panik içinde konuşurken önce, “Benim telefonumu nasıl, nereden buldunuz?’ diye de tepki gösterdi. 


”BİRKAÇ AY ÖNCE BOŞANMA DAVASI AÇTIM”


Olayın şokunu yaşayan bir çocuk annesi genç kadın, Suphi Altındöken ile ortaokulda okurken bir süre arkadaşlık ettiğini, 5 yıl önce de evlendiğini belirtti. Neslihan Altındöken, “Severek evlendik, ancak bana hayatı zehir etti. Evlendiğim güne lanetler olsun, bir gün yüzü görmedim. Sürekli şiddet uyguluyordu, artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Bir kaç ay önce boşanma davası açtım. Ancak, beni ve oğlumu ölümle tehdit ettiği için davayı geri çektim” diye konuştu.


O GECEYİ ANLATTI 


Neslihan Altındöken, eşi Suphi’nin üniversiteli Özgecan Aslan’ın öldürdükten sonra eve gece telaşlı bir durumda geldiğini anlattı.

Neslihan Altındöken, sözlerini şöyle sürdürdü:



“Eve girer girmez lavaboya giderek elini yüzünü yıkadı. Yüzünde tırnak izleri ve sıyrıklar vardı. Ne olduğunu sorduğumda, kavga ettiğini söyleyip geçiştirdi. Kıyafetini değiştirip hemen evden çıktı. Yakalandığı gece jandarma ekibi gelerek beni de ifadeye götürdü. Allah onun belasını versin, onun en ağır cezaya çarptırılmasını istiyorum. Ona kesinlikle üzülmüyorum, çünkü hem Özgecan’ın hayatını, hem de bizim hayatımızı bitirdi. Lanetler olsun ona.”


 


Katil zanlısı Suphi Altındöken’in annesi konuştu


Mersin’de acımasızca öldürülen Özgecan Aslan’ın katil zanlısı Suphi Altındöken’in annesi Naciye Tan “Babası yüzünden böyle oldu” dedi.


Özgecan Aslan’ın katil zanlısı minibüs sürücüsü 26 yaşındaki Suphi Altındöken’in annesi yaşadıklarını anlattı. Suphi Altındöken’in annesi Naciye Tan Show Ana Haber’e oğluyla ilgili gerçekleri açıkladı. Anne Naciye Tan, şunları söyledi;


BABASI YÜZÜNDEN BÖYLE



“Kimse hırsız, katil doğmaz herkes melek doğar. Benim çocuğumun sağlığı bozuk. Babasıyla beraber büyüdü, o yüzden böyle. Bir insan o ya, benim oğlumun bir insanın canını almaya hakkı yok”


Cübbeli Ahmet Hoca: Özgecan şehittir


Tarsus’ta vahşice katledilen Özgecan Aslan için Cübbeli Ahmet Hoca ‘Şehittir’ yorumunda bulundu gerekçesini söyledi.Hocanın sözleri şöyle;



Hadis-i şeriflerden anlaşıldığına göre namusunu korumak için direnirken vahşice öldürülen Özgecan Aslan kızımız şehit mertebesindedir.


Özgecan kızımız haberlerden anladığımıza göre namusunu kirletmemek için, ırzını muhafaza uğrunda hunharca katledilmiştir.  



Hadis-i şerifte “Haksız yere öldürülen kişi şehittir” (Nesai, Tahrimü’d-dem: 25, no:4096, 7/117) buyruluyor. Bu olayda bu kızımızın haksız yere öldürüldüğünden hiç şüphe yoktur.  Dolayısıyla bu hadis-i şerife göre kendisine şehit diyebiliriz. 


MÜJDELERE NAİL OLACAK


Diğer bir hadis-i şerifte “Malını müdafaa ederken öldürülen şehittir”(Buhari No: 2348) buyruluyor. Hal böyle olunca malını korurken öldürülen şehit ise ırzını korurken öldürülen hayli hayli şehittir. Bu yavrumuzun kendisinin ve ailesinin Müslüman olduğundan şüphe olmadığı için bu hadis-i şeriflerin müjdesine nail olacağı aşikârdır. Ama Müslüman olmayan biri bu tarz kötü şeylerle karşılaşsa İslam’a göre ona şehit diyemiyoruz. O da tabi masumdur. Şehit İslami bir mertebe olduğundan Özgecan yavrumuz Müslüman olduğuna göre bu hadis-i şerifler kesinlikle kendisine uygun düşmektedir. 


HÜKMİ ŞEHİT


Şunu belirtelim ki bir hakiki şehitlik vardır bir de hükmi şehitlik vardır. Hakiki şehit vatanı müdafaa ederken Allah yolunda cephede öldürülen kimsedir. Onlar kanlarıyla gömülürler. Cenazeleri yıkanmaz ve elbiseleri çıkartılmaz. Şehitliğin bir de hükmi kısmı vardır. Haksız yere öldürülenler, malını müdafaa ederken öldürülenler, depremde, göçük altında ölenler, yanarak ölenler şehittir. Bunlar gibi ölümler hükmi şehitliği kazandırır. Hükmi şehitlikte cenaze yıkanır, kefenlenir. 


Cephede ölenden farkı budur. Ancak hükmi şehitlikte sevap bakımından Allah indinde şehit itibarı görür. 


EVLİYALARDAN KIYMETLİ


Allah’ın kendilerine en çok değer verdiği kullar 4 kısımdır. Bunların başında peygamberler gelir. Sonra sıddıklar gelir. Ebu Bekir Sıddık bunların reisidir. Daha sonra şehitler gelir. Bunların efendisi Hazreti Hamza’dır. Daha sonra da salihler gelir.  


Nisa Suresi’nin 69. Ayetinde bu dört zümre zikredilmektedir. Görüldüğü üzere peygamberler ve sıddıklardan sonra şehitler geliyor. Evliyadan bile önce şehitler geliyor yani. Dolayısıyla mertebeleri Allah indinde çok kıymetlidir. Ve kanlarının ilk damlasıyla bütün günahları bağışlanmaktadır.  Ahirette kendilerine özel makamlar, köşkler, saraylar ve diğer Müslümanlardan daha öncelikli haklar verilecektir. Dolayısıyla hükmen şehit olanlar da aynı müjdeleri ahirette alacaklardır. Özgecan’ı kendi kızım yerine koydum ve acısının ciğerimi yaktığını hissettim. Rabbim özel rahmeti ile muamele eylesin, sualsiz hesapsız cennetine dâhil etsin. Ailesine sabr-ı cemil niyaz ediyorum. (Vahdet)


Katil zanlılarından Fatih Gökçe’nin avukatı konuştu


 


Özgecan’ın katil zanlısı Suphi Altındöken’e yardım edenler arasında bulunan Fatih Gökçe’nin avukatı “Savunma hakkı diye bir şey var” dedi


Mersin’in Tarsus ilçesinde tecavüz girişimine direndikten sonra öldürülen 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın katil zanlısı Suphi Altındöken’e yardım edenler arasında bulunan Fatih Gökçe’nin avukatı Evrensel gazetesine çarpıcı açıklamalarda bulundu.


“AVUKATLIĞIN NE OLDUĞUNU BİLMİYORUZ”


Avukat Nazmi Karataylı, Baro’nun “zanlıları savunmayacağız” kararıyla ilgili “Benim kendime göre sebeplerim var, savunma hakkı diye bir şey var ve ben bir savunma yapmaya çalışıyorum. Avukatlığın ne olduğunu bilmemek gibi bir sorunumuz var” dedi.


“BU SİZİ İLGİLENDİRMEZ”


“Nasıl bir savunma yapmayı düşünüyorsunuz” sorusuna sinirlenen Karataylı “Bu sizi ilgilendirmez” yanıtını verdi. Baro tarafından görevlendirilmeyen Avukat Nazmi Karataylı kişisel olarak Gökçe’nin avukatlığını üstlendi.


1600 AVUKAT İSTEMEDİ


Mersin Baro Başkanı Antmen Özgecan’ın ailesine dava sürecinde destek vereceklerini belirterek, ” Mersin Barosu’nun 1600 avukatı böyle bir caninin yanında olmak istemediklerini beyan etti” açıklamasını yapmıştı.


Özgecan Aslan’ın katili ifade değiştirdi


Özgecan Aslan‘ın katil zanlıları olayı soğuk kanlılıkla anlattı ancak ifadeleri birbirini tutmadı.


Türkiye vahşice işlenen Özgecan Aslan cinayetiyle ayağa kalktı. Tarsus Sulh Ceza Hakimliği üç zanlının canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürme suçundan tutuklanmasına karar verdi. Zanlılar, güvenlik gerekçesiyle adliyeye getirilen cezaevi aracı ile Tarsus dışında 3 ayrı cezaevine gönderildi.


Yakalanan zanlılardan minibüs Şoförü Suphi Altındöken ve Arkadaşı Fatih Gökçe’nin ifadesi ise vahşetin boyutlarını gözler önüne serdi. Zanlıların ifadeleri birbirini tutmazken minibüs şoförü Altındöken tecavüze kalkıştığı iddialarını reddetti, “Öldürme niyetim yoktu pişmanım” dedi.


100 LİRAYA MERSİN’E GÖTÜRECEĞİNİ SÖYLEDİ


Şoför Suphi Altındöken mahkemede Tarsus ilçe Jandarma Komutanlığı’nda verdiği ifadesini tekrarladı. İfadede, Özgecan Aslan’ı yolda duraktan aldığını, araca almasındaki sebebin ise Mersin’e gidecek nöbetçi araca teslim etmek olduğunu söyledi. İfadesine göre, minibüsle nöbetçi araca doğru giderken Özgecan Aslan acelesi olduğunu söyledi. Suphi Altındöken de 100 lira vermesi karşılığında Aslan’ı Mersin’e götüreceğini söyledi, Aslan da kabul etti.


“BAĞIRARAK KONUŞMAYA BAŞLADI”


Ancak Altındöken yolda giderken güzergah değiştirdi. Sorguda kendisine sorulan “Neden güzergahı değiştirdin?” sorusuna ise “daha hızlı gitmek için” yanıtını verdi. Ardından anlattıkları ise vahşeti ortaya koydu: “Bayan ben yol güzergahımı değiştirdiğimi görünce bana ‘Ne oldu bir terslik mi var?’ diye sordu ben de ‘Hem erken hem hızlı gideriz hem de aşağı yoldan gitmemiz yasak gören olursa şikayet eder o yüzden otobanı kullanacağım’ dedim, otoban bağlantılı yolda giderken ‘Senin niyetin ne de bu yola girdin?’ dedi. Ben de ‘Ben size otobandan gideceğimi söyledim az ileride gişeler var’ dedim daha sonra bağırarak konuşmaya başladı.





Özgecan’ın Katil Zanlıları, Güvenlik Nedeniyle 3 Ayrı Cezaevine Gönderildi



“ARKADAN BAŞIMA DOĞRU ELİYLE VURDU”


Bu esnada arkadan başıma doğru eliyle vurdu. İlk vurduğunda karşılık vermedim. Bağırmaya devam edince ‘Tamam sus’ diyerek köprü üzerindeki kavşaktan geldiğim yola geri döndüm yolda yüksek sesle neden hala burdan gidiyoruz dedi ben de ‘Gıcıklandın sen normal yola iniyoruz’ dedim. Daha sonra bana ikinci defa vurdu ve boynumu tırnaklarıyla cırmaladı, dikiz aynasından biber gazı çıkardığını ve sıktığını gördüm. Eğildim ve bana denk gelmedi. Aracı yolun kenarında durdurdum ve arka tarafa geçtim içeri girer girmez yüzümü cırmaladı buna çok sinirlendim ve ben de iki elimle saçından tutarak itekledim, ikinci koltuk ve üçüncü koltuk arasına düştü. Sonra bana saldırmak için geri kalkarken ayağımın tabanı ile karın ve göğüs bölgesine iki üç defa vurdum tekrar yerden kalkmak isterken boyun bölgesinde kan gördüm bunun üzerine tekrar bir tekme vurdum.”


“CİNSEL İLİŞKİ GİBİ BİR AMACIM YOKTU”


Zanlı arkaya geçişindeki amacının ise konuşmak olduğunu iddia etti; “Arkaya geçmemdeki amacım bana vurduğundan dolayı arabadan indirecektim ya da konuşmaktı. Bayan ile cinsel ilişki gibi bir amacım yoktu otopsi raporunda çıkacaktır” dedi.


İfadenin devamında araçta baygın yatan Özgecan Aslan’ın o halinden sonra panikleyip arkadaşı Fatih Gökçe’yi aradığını söyledi; “O zamana kadar öldürmeye niyetim yoktu ölü olup olmadığını da bilmiyordum” dedi. Genç kızı yakma fikrini ise Fatih Gökçe’nin verdiğini iddia etti ve Gökçe’nin başka bir arkadaşından benzin isteyip o kişinin de benzini getirdiğini, ardından babasından yardım istedi.


“BOĞAZI FALAN KESİKSE İŞİNİ BİTİR”


Altındöken’in ifadesine göre o saatten sonra üç zanlı beraber hareket etti. “Üçümüz bir aradayken ben “ne diyorsunuz, ne yapalım” dedim, babam ‘Fazla geç olmadan hastaneye götürelim’ dedi. Fatih de ‘ölmüşse veya hastaneye giderken ölürse başımıza bela olur git bak yaşıyor mu yaşamıyor mu yaşıyorsa ortadan kaldıralım’ dedi. Yaşayıp yaşamadığına baktım hızlı bir şekilde nefes aldığını gördüm Fatih ‘Boğazı falan kesikse işini bitir şimdi ölsün ortadan kaldıralım’ dedi. Otobüste bulunan bıçağı sol kapı gözünden alarak araç içerisine girdim. O panikle bi iki defa boğaz tarafına soktum çıkardım. Fatih ‘Oğlum madem yaptın yüzünü cırmalamış kızın tırnaklarında kimliğini bırakmış gibisin’ dedi ‘Ne yapayım?’ diye sordum ‘Ellerini kes’ dedi.”


Ardından ormanlık yola gittiklerini ve yanında baba Necmettin Altındöken ve arkadaşı Fatih Gökçe varken Özgecan’ın cansız bedenini yaktığını itiraf etti. Katil zanlısı Suphi Altındöken ifadesinin sonunda ise öldürmek gibi bir niyetinin olmadığını ve pişman olduğunu söyledi.


İFADELERİ BİRBİRİNİ TUTMUYOR


Vahşi cinayete yardım ettiği iddia edilen arkadaş Fatih Gökçe ile Suphi Altındöken’in ifadeleri ise birbirini tutmuyor. Fatih Gökçe ifadesinde Altındöken’in kendisini arayıp başının belada olduğunu söylediğini, kendisinden benzin istediğini o da bir arkadaşından benzin getirmesini istediğini söyledi.


İfadede “Ne olduğunu sorduğumda ‘geminin ordan bir cono aldım beni soymaya çalıştı, yüzüme biber gazı sıktı ben de konsolumdaki bıçağı salladım biraz boğmuştuk arkada yatıyor öldü’ dedi. ‘Ben de götür hastaneye bırak kaç’ dedim” sözleri yer aldı.


SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ


“Öldürme işine karıştığımı bilmiyordum” dedi. Neden polise haber vermedin sorusuna ise “Yoldan gelmiştim, bira içmiştim kendimde değildim” diye cevap verdi.


Baba Necmettin Altındöken ise hiç bir şeyden haberi olmadığını iddia etti.


Özgecan Aslan’ın babasından ibretlik sözler


Özgecan’ın babası, tüm insanlığın ibret alması gereken açıklamalarda bulundu. Türkiye’yi yasa boğan Özgecan cinayetine tepkiler yurt genelinde dalga dalga sürerken, hunharca öldürülen genç kızın babası, tüm insanlığın ibret alması gereken açıklamalarda bulundu.


Acılı baba Mehmet Aslan, “Sevmekten başka bir çıkar yolumuz yok. Bu vahim olayı yapanlara zulmedilmesin, adaletin karşısına çıkıp cezalarını çeksinler. Allah onların analarına, babalarına da yardımcı olsun” dedi.


Mersin’in Tarsus ilçesinde hunharca öldürülen üniversite öğrencisi Özgecan Aslan’ın, Barış Mahallesi’nde oturan ailesinin evine taziye ziyaretleri sürüyor. Bu kapsamda TRT Çukurova Bölge Müdürü Sebahattin Kahraman da acılı aileyi ziyaret ederek başsağlığı dileklerinde bulundu. Ziyaret sırasında konuşan baba Mehmet Aslan, tüm insanlığa örnek olacak açıklamalarda bulundu.


“DÜNYANIN BARIŞA VE SEVGİYE İHTİYACI VAR”


Yaşadıkları olay nedeniyle Cumhurbaşkanı ve Başbakan dahil tüm devlet büyüklerinin kendisini arayarak baş sağlığı dileklerinde bulunduğunu anlatan Mehmet Aslan, “Devletimiz zeval görmesin. Milletimiz necip, güzel bir millet. Güzel gönüllü insanlar var. Bir çok haber kanalından konuşmak için, röportaj yapmak için geliyorlar ama hiç birini kabul etmedim fakat böyle bir konuşma yapmak mecburiyeti aslında doğuyor. Çünkü memleketimizin, hatta dünyanın aslında öncelikle barışa ve sevgiye ihtiyacı var. Ben öncelikle kendim için şunu söyleyeyim; ben günahkarların günahkarı, fakirlerin fakiri, acizlerin acizi bir garibim. Rabbim özel yaratmış, güzel yaratmış, çok sevdi yanına aldı. Bu memlekette artık ikilik olmasın. Bu vahim olayı yapan insanlara da zulmedilmesin, adaletin karşısına çıkıp cezalarını çeksinler. Allah onların analarına, babalarına da yardımcı olsun” diye konuştu.


“SEVMEKTEN BAŞKA BİR ÇIKAR YOLUMUZ YOK”


“Sevmekten başka bir çıkar yolumuz yok” diyen acılı baba, insanların barışta iken teslim olması gerektiğini, savaş çıktıktan sonra bunun bir kıymeti olmayacağını belirterek, şöyle devam etti: “Teslim olursak içimizdeki bütün güzellikler ortaya çıkacak. Savaşırsak, sonunda nefsimiz kazanacak ve analar, babalar ağlayacak, meleklerin kanatları koparılacak, meleklerin çığlıklarını kimse duymayacak. Duyduğumuz kulaklarımızın, gördüğümüz gözlerin aslında bir anlamı yok. Memlekette herkes bir şey söylüyor; biz ne ocuyuz, ne bucuyuz, şanı yücelerden yüce olan Türk milletinin bir ferdiyim, evladıyım. Allah devletimize zeval vermesin. Güzel gönüllere sahip olan bu milletten Allah razı olsun. Devlet büyükleri, ali cenapları teker teker herkes aradı, baş sağlığında bulundu. Hepsine ayrı ayrı şükranlarımı ve minnetimi bildirmek istiyorum.”


“DOĞRU YOLU BULMAK, DOĞRU YOLU SEÇMEK,  ÇOK ZOR”


Kendisinin çok akıllı bir insan olmadığını, ancak dilinin döndüğü kadar Kur’an-ı Kerim okuduğunu ifade eden Mehmet Aslan, “Ben milletimizden çok şey bilmem ama, Ma’un Suresi’nin, Ali İmran Suresi’nin 103. ayetini ve Asr Suresi’ni okumalarını tavsiye ediyorum. Bu ayetler bana göre çok önemli. Doğru yolu bulmak, doğru yolu seçmek, doğru yolda yürümek çok zor. Malum, dünya geçimini sürdürmek için çalışıyoruz. Gözümüz körleşiyor, kulaklarımız sağırlaşıyor. Herkes kalbindeki sesi iyi dinlesin. Bana yıllarca neler olabileceğini anlattılar ama ben anlamadım. Gözlerim kör, kulaklarım sağır vaziyette dünyanın peşinde koştum durdum. Elbette ki çalışacağız, memleket için, ailemiz için, çocuklarımız için ama arada sırada da şöyle bir durup düşünmemiz lazım” ifadelerini kullandı.


“İNSAN OLAN BUNU YAPAMAZ”


Anne Songül Aslan ise, kızlarını hep dürüst olarak yetiştirdiğini ve dürüst olmalarını istediğini belirterek, şu ifadeleri kullandı:


“Çok kaliteli bir kızım vardı, çok sağlam, çok yürekli. Hep ben meleğim diye severdim kızımı, melek yüzlü diye severdim. Her zaman dürüstlüğü öğrettim, namuslu olmayı öğrettim. Eline, beline, diline sahip ol derdim. Kızım bu uğurda mücadele etmiş. O pisliklerden namusunu korumak için canından oldu. Allah’ından bulsunlar. Allah bin mislisini onlara versin diyorum. Kızımın hiç bir günahı yoktu. Suçsuz bir çocuğu nasıl böyle katlederler. İnsan olan bunu yapamaz. Biraz vicdan olsa bunu yapmaz. Bunlar insan değil, cani.”


Öte yandan, aileye ziyaretçi akını gün boyu devam ederken MHP Mersin milletvekilleri Mehmet Şandır ve Ali Öz ile birlikte Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz da acılıyı aileyi ziyaret ederek baş sağlığı dileklerinde bulundu. Taziye çadırında ise sürekli Kur’an-ı Kerim okunurken, açılan anı defterine insanlar Özgecan ile ilgili düşüncelerini yazdı.


Özgecan’dan geriye bu görüntüler kaldı


 




Özgecan Aslanın katilinin itirafları