31 Ocak 2015 Cumartesi

Araba oyunları

İnternette en etkin oynanan oyunların başında şüphesiz araba oyunları gelmektedir. Genelde çocukların oynadığı bu oyunu, nostalji yapıp oynamak isteyen büyüklerde yok değildir. Araba oyunlarının grafiksel olarak gelişimi ise gün geçtikte üst seviyelere çıkmaktadır.


Geçmiş yıllarda, ateriler de sadece yolların bize doğru gelmesiyle oynadığımız araba oyunları şimdilerde bambaşka bir hale bürünmüştür.  Gerek oyun firmaları tarafından, gerekse flash oyunları tasarlayan firmalar tarafından kârlı bir sektör olarak görülse de, rekabetin üst seviyede olması firmaları kızıştırmıştır.


Rekabetin yüksek olduğu topluluklarda görüldüğü gibi araba yarışı oyunları piyasasında da çeşitlilikler mevcuttur. İstatistiksel anlamda, günde en çok oynan araba oyunu türü; park etme oyunlarıdır. Park etme oyunları, klasik araba yarışı türünden çok daha farklıdır. Bu oyunun meraklıları yetişkin kitlelerdir. Çocukların daha çok oynadığı araba oyunları sektöründe, yetişkinlerin bu denli oyunlara rağbeti de şaşırtıcıdır.


Araba oyunlarını düzgün sitede oynamakta ayrı bir meziyettir. Oyun sitelerin çoğunda ekranı reklamlar kaplamaktadır. Hatta bu reklamların çoğu çocukların yaşına uygun bile değildir. Bu anlamda çocukları bu tarz zararlı içeriklerden korumak bizlerin görevidir.


Eğitici bireyler, çocuklara oyun kültürünü de aşılamalıdır. Psikolojik danışmanların araştırmalarına göre sadece derslerine odaklanmış çocuklar, erken yaşta okuldan sıkılmaktadırlar. Eğitim ve oyun büyüyene kadar çocuklarla beraber olmalıdır.


Kaynak; www.arabaoyunlari.io



Araba oyunları

AtlasJetin yeni adı AtlasGlobal oldu

22 uçağa ulaştıklarının altını çizen Murat Ersoy, şöyle konuştu’ “Filomuzu yakın zamanda genişletmek ve destinasyonlarımızı yurtiçi ve dışında çeşitlendirmek için hazırlıklarımızı tamamladık. Çok kısa zamanda bu gelişmeleri de paylaşıyor olacağız. Büyüme stratejimize paralel olarak artık sadece Türkiye değil, dünyanın farklı bölgeleri de radarımızda. Bu nedenle yola AtlasGlobal markasıyla devam etme kararı aldık” dedi.
Büyüme hedefleri doğrultusunda değişime kurumsal kimlikten başladıklarının altını çizen Ersoy, “Bu değişime paralel olarak yeni reklam filmimiz de bugünden itibaren kanallarda yayınlanmaya başlayacak. Pazarlama stratejimizden uçaklarımızda sunduğumuz hizmet ve konfora kadar tüm süreçlerde müşterilerimiz bu değişimi deneyimleyecekler” diye ekledi.


 


 


 



AtlasJetin yeni adı AtlasGlobal oldu

Kemal Kılıçdaroğlu yurtdışı seçmenlerine sitem etti

İstanbul’da Maltepe Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve grevdeki DİSK işçilerinin de bulunduğu etkinlikte konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, yurtdışındaki vatandaşların siyasal tercihleriyle ilgili değerlendirmede bulundu.


KENDİ VEKİLLERİNİ SEÇMELİLER


Yurtdışında çalışan Türklerin seçme ve seçilme hakkının verilmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Yurtdışı seçim çevresi oluşturulmasıyla ilgili kanun teklifimizi verdik. Dedik ki ‘oradaki nüfus belli’, kaç milletvekili için oy kullanılması gerektiği de belli. O zaman yurtdışı seçim çevresinde seçim yapılmalı. Onlar kendi temsilcilerini seçip TBMM’ye göndermeli” dedi. CHP Lideri, gurbetçilerin siyasi tercihlerini de eleştirdi’
“Yurtdışında çalışırken sosyal demokrat partilere oy verip Türkiye’ye gelince başka partilere oy veren anlayışı kabul etmiyoruz. Orada sosyal demokrat partilere oy veriyorsanız, Türkiye’deki akrabalarınız da sosyal demokrat partilere oy vermeli. Bunun çabasını göstermelisiniz, göstermeliyiz.”
Yurtdışında çalışanların Türkiye’yi yakından izlediklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü’
“Bulunduğunuz ülkede nasıl birinci sınıf bir demokrasi varsa, Türkiye’de de birinci sınıf demokrasi olmalı. Nasıl bir insan hakları varsa Türkiye’de de olmalı. Basın özgürlüğüne nasıl önem veriliyorsa; Türkiye’de de basın özgürlüğüne değer verilmeli. Bulunduğunuz ülkede politikacılar hesap vermede nasıl duyarlıysa, halk ne kadar duyarlıysa, Türkiye’de de yurttaşlar aynı duyarlılığı göstermeli.”


DENİZ FENERİNİ UNUTMADIK


Yurtdışında çalışan Türklerin binlercesinin dolandırıldığını söyleyen Kılıçdaroğlu, “İslami holdingler kurdular, binlerce kişiyi dolandırdılar. 5.5 milyar Avro hortumladılar. Deniz Feneri olayını unutmuş değiliz, unutturmayacağız da. İnsanlarımızın en saf duygularını sömürdüler. Sizin alın terinize biz sahip çıkacağız. Geleceğimize sahip çıkacağız. Emeğinize sahip çıkacağız” dedi.


 



Kemal Kılıçdaroğlu yurtdışı seçmenlerine sitem etti

Ahmet Davutoğlu İsmailağa cemaati cenazesinde yer aldı

CENAZE TÖRENİNDEN FOTOĞRAFLAR


Davutoğlu’nun cuma namazını Atatürk Havalimanı Camisi’nde kılacağı açıklanmıştı, ancak son dakikada Merkez Efendi Camisi’ne gideceği bildirildi. Başbakanlık korumaları Topkapı’daki Merkez Efendi Camisi’ne gelerek güvenlik önlemleri aldı. Cuma namazına gelenler üstleri aranarak içeri alındı, basın mensupları da ayrı bir bölgede bekletildi. Ancak tam ezan okunurken Başbakanlık korumaları aceleyle camiden ayrıldı. Bunun üzerine Başbakan’ın Merkez Efendi Camisi yerine Fatih’te Yavuz Selim Camisi’ne gittiği öğrenildi. Başbakan’ın son dakika değişikliğini, İsmailağa Cemaati’nin lideri Mahmut Ustaosmanoğlu’nun vefat eden kardeşi İsmail Ustaosmanoğlu’nun cenazesine katılmak için yaptığı ortaya çıktı. 73 yaşındayken, kanser tedavisi gördüğü hastanede önceki gün vefat eden Ustaosmanoğlu’nun cenaze namazını İsmailağa Camisi İmam Hatibi Salih Topçu kıldırdı. Cenaze törenine İsmailağa Cemaati’nden çok sayıda kişi katıldı. Cemaat üyesi birçok kişi camideki yoğunluk nedeniyle içeriye giremedi. Başbakanlık koruma polisleri de yoğunluk nedeniyle cami etrafında güvenlik önlemlerini arttırdı. Cenaze törenine Başbakan Davutoğlu’nun yanı sıra İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, İstanbul İl Müftüsü Prof. Dr. Rahmi Yaran, merhum Başbakan Necmeddin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan ile İsmailağa Cemaati’nden Cüppeli Ahmet Hoca adıyla tanınan Ahmet Mahmut Ünlü katıldı. Mahmut Ustaosmanoğlu’nun sağlık sorunları nedeniyle cenaze törenine katılamadığı bildirildi. Cenaze töreninin ardından Davutoğlu, Dolmabahçe’deki çalışma ofisine geçmek için koruma polisleriyle birlikte camiden hızlıca ayrıldı. Bu sırada camiye giremeyen cemaat üyeleri ile koruma polisleri arasında itiş kakış yaşandı. Davutoğlu’nun camiden ayrılmasının ardından İsmail Ustaosmanoğlu’nun cenazesi defnedilmek üzere cenaze aracına konuldu. Bu sırada tabuta dokunmak isteyen cemaat üyeleri arasında izdiham yaşandı. Cenaze Sakızağacı Mezarlığı’nda toprağa verildi.


 



Ahmet Davutoğlu İsmailağa cemaati cenazesinde yer aldı

Morquio sendromu hastaları tedavi bekliyor

SGK’dan yapılan açıklamada, sağlık giderleri kurum tarafından karşılanan sigortalı ve hak sahiplerinin tedavileri için gerekli görülen ancak ülkede bulunmayan ilaçların yurt dışından temin edildiği hatırlatıldı. Morquio sendromu hastalarının kullandığı ilaca ilişkin başvuruların SGK’ya ulaştığı duyurulan açıklamada, bu ilacın dünya genelinde tedavi kapsamına yeni girdiği belirtildi.


HASTALIĞI YAVAŞLATAN İLAÇLAR VAR

Açıklamada, söz konusu ilacın, solunum, kardiyak ve kas iskelet sisteminde sorunlarla seyrederek hastaların 30’lu yaşlarda hayatını kaybetmesine neden olan Morquio sendromunda tedavi edici değil, hastalığın ilerlemesini yavaşlatıcı etkiye sahip olduğu vurgulandı.


Bu ilaçla ilgili kuruma ilk kez başvuru yapıldığı ve yurt dışından temin edilecekler listesinde henüz kaydının bulunmadığı aktarılan açıklamada, Yurtdışı İlaç Tıbbi ve Ekonomik Değerlendirme Komisyonunun toplanıp ilacı değerlendirme sürecinin başladığı bilgisi verildi. Açıklamada, şunla kaydedildi’

“Komisyon, şubat ayında toplanacak ve Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonuna nihai karar için görüş sunacaktır. Yurt dışı ilaç temini, nadir kullanılması gereken bir uygulama olup, ülkemizde ilaçların ruhsatlandırılması ve eczanelerde satışa sunulması kurumumuz ve ilgili kurumların temel yaklaşımıdır. Bununla birlikte firmalarca Sağlık Bakanlığına ilaç ruhsat başvurusu yapılan ve geri ödeme sistemine gireceği taahhüt edilen yurt dışı ilaç başvuruları ivedilikle sonuçlandırılmaktadır ancak, bu hastalıkda kullanılan ilaçla ilgili böyle bir başvuru söz konusu olmamıştır.”


 


 


 



Morquio sendromu hastaları tedavi bekliyor

Mehmet Karaoğlu Bandırma'da öldü

Olay, Bandırma’nın Yeni Yenice Mahallesi’nde kurulu bulunan büyükbaş hayvan çiftliğinde meydana geldi. Çiftlikte çalışan 4 çocuk babası Mehmet Karaoğlu, hayvanlara yem hazırlarken bir anlık dikkatsizlik sonucu kolunu yem kırma makinasına kaptırdı. Makinaya kapılan kolu kopan ve vucudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralanan Mehmet Karaoğlu olay yerinde hayatını kaybetti. Bandırma Cumhuriyet Savcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı.



Mehmet Karaoğlu Bandırma'da öldü

Kardak kayalıklarında çelenk krizi yaşandı

Yeni Yunan Savunma Bakanı Kammenos’un 19 yıl önceki kriz sırasında helikopterin düşmesi sonucu ölen üç askeri anmak için dün kayalıklara çelenk bıraktığı sırada iki ülke sahil güvenlik botları ve savaş jetleri karşı karşıya geldi.


YUNANİSTAN’da radikal sol SYRIZA lideri yeni Başbakan Aleksis Çipras’ın savunma bakanı yaptığı, koalisyonun küçük ortağı sağ çizgideki Bağımsız Yunanlar Partisi (ANEL) Genel Başkanı Panayiotis Kammenos’un, helikopterle Kardak Kayalıkları’na gelip, 19 yıl önce ölen Yunan subayları için denize çelenk bırakması bölgede gerilime yol açtı. Çelenk bırakılmasından önce bölgedeki 7 Yunan ve 3 Türk sahil güvenlik botu denizde it dalaşı yaptı. Ayrıca savaş uçakları havalandı. Dün saat 13.00 sıralarında Yunan Savunma Bakanı Kammenos’u taşıyan askeri helikopterin Kardak Kayalıkları’na gelmesi üzerine gerginlik daha da yükseldi. Yunan medyasına göre, helikopter Kardak Kayalıkları’nın açığında alçalmaya başladı. Kammenos da ölen üç 3 Yunan askerinin anısına denize çelengi bıraktı.


BALIKÇILARA TACİZ

Kammenos, Kardak’a gitmeden önce Atina yakınlarındaki Marathonas Helikopter Üssün’deki törende yaptığı konuşmada 1996 Kardak olaylarında hayatlarını kaybeden 3 Yunan askerinin ailelerine seslenerek “Kardak, talihsiz bir olay değildi. Nedenlerini araştırmaya devam edecegiz” dedi. Kammenos ayrıca AB’yi kastederek “Ulusal egemenliğimizi müzakere edeceğimizi zannedenleri yanıltacağız. Ne pahasına olursa olsun ulusal egemenliğimizi yeniden kazanacağız” diye konuştu. Kardak’ta hareketlilik ise saat 11.00’den itibaren başladı. Kayalıklara Yunanistan’a ait Kilimli (Kalimnos), İstanköy (Kos) ve Leros Adaları’ndan gelen 6 Yunan Sahil Güvenlik botu Türk karasularına girip sık sık Türk balıkçıları taciz etti. Yarım saat kadar sonra da Bodrum, Turgutreis ve Yalıkavak’tan bölgeye gelen 3 Türk sahil güvenlik botu ise Yunan botlarını Türk karasularından çıkardı. Saatler 13.00’ü gösterdiğinde bu kez Leros ve Kilimli adaları üzerinde Türk ve Yunanistan F-16 savaş uçaklarının sesleri duyulmaya başladı. 10 dakika sonra da Kardak Kayalıkları üzerine gelen Yunan askeri helikopteri havada kısa bir süre durdu. Bu sırada Türk ve Yunan sahil güvenlik botlarının it dalaşı yaptığı görüldü. Türk botları kayalıklara yaklaşmaya çalışan Yunan botuna izin vermedi. Kammenos, daha sonra helikopterle Girit’e uçtu. Ancak arızalanan helikopter pistte kaldı. Çavuş Adası açıklarında bulunan bir Türk denizaltısı ise olayı 4 mil uzaktan izledi. Yunan Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada “Kamenos programlandığı gibi Kardak deniz bölgesine çelenk attı. Bölgede görünen 2 Türk F-16 savaş uçağı 2 Yunan F-16’sı tarafından geri çevrildi” denildi.


Dışişleri’ Havadan ihlal edilmedi


Yunanistan Savunma Bakanı’nın helikopterle Kardak’a çelenk bırakacağını açıklamasının ardından yaşanan gerginliği Dışişleri sukûnetle karşıladı. Dışişleri yetkilileri, “Gerekli tedbirler alındı. Hava sahamız ihlal edilmedi. Reaksiyon gösterilmesine de ihtiyaç kalmadı” dedi. Türkiye’nin Atina Büyükelçisi Kerim Uras’ın da Yunan makamlarla yakın temasta olduğu öğrenildi.


 



 



Kardak kayalıklarında çelenk krizi yaşandı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Amerikayı aşağıladı

Kuzey Kore lideri Kim, ABD Başkanı Obama’nın Pyongyang rejiminin çökeceğine ilişkin yorumu sonrası sert açıklamalarda bulundu.


Kim, sosyalist yönetim sistemlerini eleştiren Obama’ya cevaben, “Kuzey Kore konvansiyonel silahlarla, nükleer silahlarla her türlü savaşa hazırdır” dedi.


Ülke olarak “havlayan kuduz köpeklere karşı başıboş bir şekilde beklemeyeceklerini” belirten Kim, mücadeleye hazır olduklarını ifade etti.


Obama geçtiğimiz hafta Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada Kuzey Kore rejiminin çökeceğini ve yeryüzünden daha çok izole edilerek dışlanmış bir ülke haline geleceğini iddia etmişti.


 


 



Kuzey Kore lideri Kim Jong Amerikayı aşağıladı

Seyit Onbaşının kaldırdığı merminin ağırlığı tartıldı

Çanakkale kahramanlarından Seyit Onbaşı, mekanizması bozulan bir topun mermisini sırtına alarak namluya sürmüş, ateşleyip İngiliz zırhlısını vurarak savaşın seyrini değiştirmişti. Tek başına kaldırdığı merminin ağırlığı için bugüne kadar farklı rakamlar söylendi. Resmi kaynaklarda da yer alan 276 kg. ağırlık, birçok kez tartışma konusu oldu. Bu tartışmaya, Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı alan klavuzlarından, emekli Topçu Yüzbaşı Rıdvan Arı ve emekli öğretmen Zafer Aydoğan da katıldı.  


 


“25 SENEMİ TSK’DA GEÇİRDİM”


Arı, Mecidiye Tabyası’nda sergilenen Seyit Onbaşı heykelinin yanındaki top mermilerinin orijinal olduğunu iddia etti. Daha sonra Aydoğan’la birlikte bunları tartmaya karar verdi. Dört kişinin güçlükle taşıyıp tartıya koyduğu bir merminin ağırlığı 215 kg. çıktı. Rıdvan Arı, “Ben 25 senemi TSK’da geçirdim. Topçu yüzbaşı olarak emekli oldum. 2004 senesinden beri de alan klavuzu olarak görev yapıyorum. Seyit Onbaşı’nın taşıdığı top mermisinin farklı rakamlarla ifade edilmesi dikkatimi çekti. Tarih kitaplarında birçok araştırma yaptım ancak net bir rakama ulaşamadım. Alan klavuzu arkadaşım Zafer Aydoğan ile birlikte, Mecidiye Tabyası’ndaki top mermilerini tartarak sonucu bulmaya karar verdim.


“FOTOĞRAFLARLA BELGELEDİK”


25 yılımı topçu olarak geçirdim, bu nedenle bu top mermilerinin orijinal olduğunu, 24 cm.’lik bu mermilerin, Seyit Onbaşı’nın kullandığı topunkilerle aynı olduğunu biliyorum. Çanakkale’den emaneten dijital bir tartı alarak Mecidiye Tabyası’na götürdük. Burada mermiyi bir battaniyenin üzerine koyup dört kişi güçlükle tartıya kadar taşıdık. Dijital tartı aleti, 219 kg. gösterdi. Ardından mermiyi indirip darasını almak için bu kez battaniyeyi boş olarak tarttık, 5 kg. geldiğini gördük. Yaptığım incelemede, merminin alt kısmında bulunan 1 kg. ağırlığındaki tapanın olmadığını gördüm. Bunu da ekleyince, merminin gerçekten 215 kg. ağırlığında olduğunu tespit ettik. Bunu da fotoğraflarla belgeledik. Kafa karışıklığının bu sayede giderildiğini umuyorum.” şeklinde konuştu.




TARTIŞMA


18 Mart 1915’te Müttefik donanması, Çanakkale Boğazı’nı geçmek için saldırdı. Bu sırada Seyit Onbaşı, Rumeli Mecidiye Tabyası’nda görevliydi. Türk topçusunun yoğun karşı ateşi ve daha önceden Nusret Mayın Gemisi’nin döktüğü mayınlar, bu saldırıyı püskürttü. Atışlar sebebiyle tabyada bulunan topun, mermi kaldıran vinci parçalandı. Bunun üzerine Seyit Onbaşı, bir mermiyi sırtlayarak top kundağına yerleştirdi.


Attığı mermi, “Ocean” adlı İngiliz zırhlısına isabet etti. İsabet alan gemi, sürüklenerek Nusret’in yerleştirdiği mayınlara çarpıp battı. Bu atış, savaşın seyrini değiştirdi. Müttefik donanması, boğazı geçemeyeceklerini anlayarak geri çekildi. Seyit Onbaşı’nın kahramanlığı dilden dile dolaştı. Kasım 1915’te Harp mecmuası, Seyit Onbaşı’yla ilgili habere yer verdi ancak merminin ağırlığı, 215 kıyye olarak kayda geçirildi. Eskiden kullanılan ve 1282 gr.’a tekabül eden “kıyye”, çevrildiğinde merminin ağırlığı 275,63 kg. çıktı.


 


Günümüze kadar, aralarında resmi kaynakların da yer aldığı birçok belgede bu rakam kullanıldı. Mecidiye Tabyası’nda sergilenen Seyit Onbaşı heykelinin kaidesinde de kaldırdığı top mermisinin 276 kg. olduğu yer aldı ancak daha sonra bu rakam düzeltildi. Çanakkale Valiliği’nin internet sitesindeki “Kültürel Değerler” sayfasının “Anıtlar ve Heykeller” bölümünde, halen Seyit Onbaşı’nın 276 kg. mermi kaldırdığı bilgisi veriliyor. TSK internet sitesinde ise bu 215 kg. olarak yer alıyor. Bugüne kadar Çanakkale Savaşları ile ilgili kitaplarda da merminin ağırlığı 215 ve 276 kg. olarak farklı farklı yer aldı. Zaman içerisinde bazı tarihçiler, 215 kg.’ın yanlışlıkla “kıyye” olarak yazıldığını belirtti. Bu durum, kafa karışıklığını daha da arttırdı.



Seyit Onbaşının kaldırdığı merminin ağırlığı tartıldı

G.Saray ve Beşiktaş sahte rakiple maç yapmış

Spor Toto Süper Lig’in devre arasında Antalya’da düzenlenen International Royal Cup organizasyonunda büyük skandallar yaşandığı ortaya çıktı. ‘futbolarena.com’un haberine göre, Türkiye’den Galatasaray, Beşiktaş, Arjantin’den River Plate ve Brezilya’dan Guarantingueta takımlarının turnuva baştan sona garip olaylara sahne oldu. Şampiyonluğu Beşiktaş’ın kazandığı turnuvada yaşanan skandallar şöyle’



NEYMAR’IN TAKIMI DEDİLER AMA…
Turnuvada Beşiktaş, Galatasaray ve River Plate’ten sonraki 4. takımın, Barcelona’da forma giyen Neymar’ın sahibi olduğu Neymar Enstitü olduğu açıklanmıştı. Ancak Neymar Enstitü’nün yerine, Brezilya 3. Ligi’nden Guarantingueta takımı geldi.




GUARANTINGUETA’NIN HİÇ FUTBOLCUSU YOKTU
Sorunlu bir dönem geçiren Guaratingueta’nın turnuvada mücadele edebilecek bir kadrosu yoktu. Takımda neredeyse futbolcu kalmamıştı. 16 Ocak’ta kulübün tam 21 futbolcuyu transfer edeceği açıklandı ancak bu oyuncuların hangilerinin deneneceği, hangileriyle resmi sözleşme imzalanacağı belli değildi. Zaten bu oyuncuların takıma katılımları da henüz gerçekleşmemişti. Dolayısıyla Antalya’ya gelen kafilede yer alamadılar.



“NEYMAR’IN TAKIMI MEĞER 7-14 YAŞINDAKİ ÇOCUKLARMIŞ!
Organizasyonda iletişim yetkilisi olarak görev yapan, Neymar’ın NTV Spor’a verdiği röportajın yanı sıra turnuva boyunca yabancı futbolcuların canlı yayınlarda çevirmenliğini yapan kişi sosyal medya üzerinden yazdığı bir mesajda’ “Neymar Enstitüsü Neymar’ın arkadaşlarından oluşan bir takım. Enstitüdeki çocuklar 7-14 yaş aralığında zaten” şeklinde bir bilgi verdi.





NEYMAR HANİ GÜNLERCE KALACAKTI!
Neymar ile ilgili bir başka gariplik de futbolcunun Türkiye’de kalış süresi ile ilgiliydi. Turnuva öncesi yapılan anonslarda Brezilyalı yıldızın, organizasyonun sonuna dek Türkiye’de kalacağı, hatta gösteri anlamında forma giyebileceği ifade edildi. Ancak Neymar bırakın Antalya’ya gitmeyi, İstanbul’da sadece 4 saat kalıp aniden geri döndü!



RIVER PLATE YEDEK TAKIMLA GELDİ
Turnuva haberlerini paylaşan resmi Twitter hesabı günler öncesinden reklam faaliyetlerine başlamıştı. “Copa Sudamericana’nın son şampiyonu, Arjantin’in en büyüğü River Plate 12 Ocak’ta geliyor” denilerek görseller paylaşılmıştı fakat Türkiye’ye gelen takım River Plate’in yedekleriydi!





TEKME TOKAT OYNAYIP KAVGA ÇIKARDILAR

River Plate’in yedek takım oyuncularının sahaya çıkmasından daha büyük problem ise bu genç futbolcuların sert futbolu oldu. A takımda forma giyebilmek için kendilerini göstermeye çalışan oyuncuların agresif oyunu Beşiktaş maçında da, Galatasaray mücadelesinde de temsilcilerimizin tepkisini çekti. İki mücadelede de futbolcular arasında tartışma çıktı. Maçlarda sakatlıklar yaşandı.



GUARANTINGUETA OYUNCULARININ SADECE 1’İ BREZİLYA’DA KAYITLI
Turnuvada Guaratingueta için mücadele eden futbolculardan sadece 1’i Brezilya’da federasyona kayıtlıydı. Farklı ülkelerden ve kulüplerden çağrılan oyuncularla sanki bir halı saha maçı yapılırmışçasına toplanan oyuncu grubu, Neymar Enstitüsü adı altında Beşiktaş ve Galatasaray gibi Türkiye’nin en önemli kulüplerinden ikisinin karşısına çıkarıldı.



ÇORLUSPOR ALEX DE SOUZA DA ORADAYDI!
Bu takımda forma giyen oyunculardan ikisi Bölgesel Amatör Lig ekiplerinden Çorluspor’un futbolcuları Alex de Souza ve Diego Neres’ti. Diego, Ekim ayında Çorluspor’a transfer oldu. Alex de Souza da Kasım ayında geldi. İki Çorlusporlu futbolcu Neymar Enstitüsü adı altında turnuvaya dahil olan Guaratingueta kulübü formasıyla Beşiktaş ve Galatasaray’a karşı mücadele etti.




ÇORLUSPOR BAŞKANI’ NEYMAR BİR ARKADAŞIMIZIN DOSTU
Konuyla ilgili bilgi veren Çorluspor Kulübü başkan Serkan Elçili’ “Neymar bizim bir arkadaşın dostu. Bizden oyuncuların bu turnuvada kendilerini göstermeleri için forma giymeleri yönünde ricada bulunuldu, biz de kabul ettik” diye konuştu. Elçili, buna ek olarak Türkiye’den birkaç Brezilyalı oyuncu, diğer ülkelerden de bazı futbolcuların bu toplama takım için çağrıldığını duyduğunu ama konu hakkında net bir bilgi sahibi olmadığını belirtti.



ZEMİN TARLAYA DÖNDÜ
Skandalın son perdesi de saha zemini oldu. Bu turnuvanın gerçekleştirildiği Alanya Oba Stadyumu’nda 15 Ocak’ta Alanyaspor ile Fenerbahçe bir hazırlık maçı yaptı. Sonrasında yapılan turnuva karşılaşmalarıyla birlikte saha zemini futbol oynanamaz hale geldi. Galatasaray’ın bu turnuvaya katılmak için yaklaşık 350 bin dolar para aldığı öğrenildi. Ancak Burak Yılmaz, Semih Kaya ve Koray’ın yaşadığı sakatlıklar sonrası zarar çok daha büyük oldu.


 


 



 


 



G.Saray ve Beşiktaş sahte rakiple maç yapmış

Işid Kerkükte ilerliyor

Bölgedeki AA muhabirinin aldığı bilgilere göre, Kerkük’ün 12 kilometre güneyinde terör örgütü IŞİD’in eline geçen yerleşim birimlerinin kurtarılması için başlatılan operasyona binlerce Peşmerge katıldı. Peşmergeler, IŞİD’in elindeki noktaları ağır silahlarla bombalarken, ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait uçaklar da havadan destek verdi.



IŞİD’e ait olan ve Molla Abdullah Köyü girişindeyken ABD’nin düzenlediği hava saldırısında vurulduğu tahmin edilen bir zırhlı araç…



Vurulan aracın içinde ölen IŞİD militanları…


Meydana gelen çatışmalarda stratejik öneme sahip Molla Abdullah köyünün kontrolü Peşmerge güçleri tarafından sağlandı. Garire, El Aseliye ve El Hindiye köyleri de IŞİD’in elinde kurtarıldı. Molla Abdullah köyündeki çatışmalarda, 15 IŞİD militanı öldürüldü.


Tel el-werid, Mektep Halit, Meryembeg köylerinin kurtarılmasına yönelik operasyon sürerken, IŞİD’in eline geçen Habbaze Petrol Kuyuları, Peşmerge güçlerince abluka altına alındı.


 


KESKİN NİŞANCI GENERAL ÖLDÜRÜLDÜ
Operasyonda görev alan General Hiva Abdullah, AA muhabirine yaptığı açıklamada, dün IŞİD’in eline geçen bölgelerin temizlenmesi için başlatılan operasyonda çok büyük çatışmaların devam ettiğini söyledi.


Petrol kuyularının bulunduğu Habbaze bölgesinin IŞİD’den temizleneceğini kaydeden Abdullah, “Kaybettiğimiz yerlerde kısa zamanda kontrolü sağlayacağız. Bölgede IŞİD ile devam eden çatışmalara katılan Topçu Birliği Komutanı Tuğgeneral Hüseyin Mensur, keskin nişancı kurşunuyla şehit oldu. Şehit ve yaralıların ailelerine sabır diliyorum” şeklinde konuştu.


KUYULARI ATEŞE VERİP KAÇIYORLAR
CİHAN’ın haberine göre, Kerkük’te daha önce ele geçirdiği yerleşim alanlarını kaybeden IŞİD militanları, petrol kuyularını ateşe vererek kaçıyor. Peşmerge güçlerinin dün Kerkük yakınlarındaki IŞİD mevzilerine başlattığı saldırı sonucu, terör örgütü elinde bulundurduğu çok sayıdaki yerleşim alanını terk etmek zorunda kaldı. IŞİD militanları terk ettikleri Elhindiye bölgesindeki iki petrol kuyusunu ateşe verdi.


IŞİD, 29 Ocak Perşembe gecesi farklı noktalardan Peşmerge kontrolündeki Tel el-werid, Mektep Halit, Meryembeg ve Molla Abdullah köylerine saldırmıştı. Dün öğle saatlerine kadar devam eden çatışmalar sonrasında Mektep Halit ve Molla Abdullah köyleri IŞİD kontrolüne geçmişti.


Çıkan çatışmalarda, Musul, Kerkük ve Diyala cephelerinde Tuğgeneral Şerko Fatih’in de aralarında bulunduğu 29 Peşmerge hayatını kaybetmiş, 173 güvenlik görevlisi de yaralanmıştı. Pek çok IŞİD militanı ise etkisiz hale getirilmişti.


Kerkük’ün güneyindeki çatışmalar devam ediyor.



Işid Kerkükte ilerliyor

Şırnak Uludere'de askere gaz bombası atıldı

Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre, 15-20 kişilik bir grup tarafından Şırnak’ın Uludere İlçesi Ortasu Köyü Salatalık Pınarı bölgesinde kaçakçılığa engel olmak amacyla Jandarma Komando timi tarafından; icra edilen keşif, gözetleme ve pusu faaliyetinden yaya olarak dönüş esnasında Uludere, Ortasu Köyü içerisinde evlerin çatısından el yapımı gaz bombası ve taşlı saldırıda bulunulduğu belirtildi.


Açıklamada şöyle denildi’
“Yapılan saldırıya, unsurlarımız tarafından gaz bombası ile karşılık verilmiştir. Yapılan taşlı saldırıda, bir personelimiz başından hayati tehlikesi olacak şekilde yaralanmıştır. Yaralı personelin kafatası kemiğinde 5 santimetre uzunluğunda kırık tespit edilmesi nedeniyle, personel ileri tetkik ve tedavi için Şırnak Devlet Hastanesi’ne sevk edilmiştir. Şırnak Devlet Hastanesi’nde yapılan muayene sonucu beyin kanaması şüphesiyle aynı gün saat 21.45’te ameliyata alınmıştır. 31 Ocak 2015 tarihinde saat 00.30’da ameliyattan çıkan personelin tedavisine, Şırnak Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde devam edilmektedir. Sağlık durumu, 24 saatlik müşahedenin sonunda belli olacaktır. Olayla ilgili olarak, Uludere Cumhuriyet Savcısının talimatıyla adli tahkikata başlanmıştır.” 


 



Şırnak Uludere'de askere gaz bombası atıldı

5 yaşındaki Ece Su Yılmaz'ın davasında anne kusurlu bulundu

Sirkeci’de arabalı vapur kazasında 5 yaşındaki Ece Su Yılmaz ve anneannesi Şaziye Güleren’in ölümüne ilişkin gemi kaptanı ve 2 gemi personelinin, “taksirle ölüme sebebiyet vermek” suçundan 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmasına devam edildi. Mahkemeye ulaşan ikinci bilirkişi raporunda, anne Ebru Güleren Yılmaz, kazayı önleyici 5 hareketi yapmadığından yüzde 45 kusurlu bulundu.


İstanbul 16’ıncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya davadan çekilen Ece Su’nun ailesi ve avukatları katılmazken sanıklar Kaptan Erkan Atalay İm, feribot görevlileri Levent Dönmez ve Özay Yaşar hazır bulundu.



“ANNE TECRÜBELİ BİR ARAÇ KULLANICISI DEĞİL”


Duruşmanın başlamasının ardından mahkeme başkanı, bilirkişi raporunun dava dosyasına ulaştığını açıkladı. Uzak yol ve kıdemli kılavuz kaptanları Cenk Güven ve Hakan Tuylu ile İTÜ Denizcilik Fakültesi Öğretim Görevlisi, gemi başmühendisi Tanju Kurtuluş tarafından hazırlanan 4 Aralık 2014 tarihli mahkemeye ulaşan bilirkişi raporunda aracı kullanan anne Ebru Güleren’in kazayı önleyici 5 hareketi yapmadığı belirtildi.


Bilirkişi raporunda tecrübeli bir araç kullanıcısı olmadığı ifade edilen anne Güleren kazada yüzde 45 kusurlu bulundu. Bilirkişi raporunda, gemi kaptanı Erkan Atalay İm’in ise yüzde 30 kusurlu olduğu yer aldı.

“GEMİ PERSONELİ VE İŞLETİCİ KURULUŞ DA KUSURLU BULUNDU


Yoğun tempolu çalışmanın hayatın olağan akışı içinde zihin sağlığı açısından olumsuz koşullar yaratabileceğine değinilen bilirkişi raporunda olumsuz çalışma koşullarından ötürü sanıklar Levent Dönmez ve Özay Yaşar yüzde 10 tali kusurlu bulundu.


Raporda ayrıca, liman yükleme sahasında yüklemeyi aniden durdurabilecek, geminin kalkmasını engelleyecek bir sistemin olmadığı, arabaları gemilere sevk eden personel ve şirket uygulamalarındaki hatalardan dolayı işletici kuruluşun yüzde 10, sürücünün dikkatini dağıtan araç içi ortamın da yüzde 5 kusurlu olabileceği belirtilerek, “Başkaca kusurlu bulunmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır “denildi.

İLK BİLİRKİŞİ RAPORU: “KAPTAN TAM KUSURLU”


Olayla ilgili soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda kaptan Erkan Atalay İm’in tam kusurlu olduğu ifade edilmişti. Kaptan İm’in araçların alınmasının tamamlandığına ilişkin onay almasının gerektiğinin belirtildiği raporda, “Kaptan bununla yetinmeyip bizzat kaptan köşkünde bulunan panelden kontrol edip, emin olduktan sonra gemiye yol vermesi lazımken, bunları yapmadan gemiye yol vermiştir. Bu nedenle kazaya neden olmuştur. Kazanın meydana gelmesinde asli-tam kusurludur” denilmişti. Raporda anne Ebru Güleren Yılmaz ile diğer iki şüpheli Özay Yaşar ile Levent Dönmez kusursuz olduğu ifade edilmişti.

“İKİ BİLİRKİŞİ RAPORU ÇELİŞKİLİ EK RAPOR ALINSIN”


Duruşmada kaptan Erkan Atalay İm’in avukatı Ahmet Çağlar Coşkunsu bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini belirterek ek rapor alınmasını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti avukat Coşkunsu’nun talebini kabul etti. Mahkeme iki rapor arasında çelişki olduğundan ek bilirkişi raporu alınmasına hükmederek duruşmayı erteledi.

İDDİANAMEDEN


İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, kaptan Erkan Atalay İm, feribot görevlileri Özay Yaşar ve Levent Dönmez’in ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak ve birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmak’ suçlarından 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaları isteniyor.


Kaynak : İHA



5 yaşındaki Ece Su Yılmaz'ın davasında anne kusurlu bulundu

Kocasını öldüren kadını mahkeme haklı buldu

Sabah saatlerinde polis koruması eşliğinde adliyeye getirilen sanık Ayşegül Erke bir kez daha hakim karşısına çıktı.


Ölen adamın babası Ethem Erke ve kız kardeşi Derya Balkan’ın da katıldığı davada Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Doğan’ın okuduğu mütalaaya göre, sanık Ayşegül Erke ile evlilikleri süresince alkol alışkanlığı bulunan maktül Muhammet Ali Erke eşine ve çocuklarına şiddet uyguluyordu. Olayın yaşandığı gece yine eve alkollü şekilde gelen maktül Muhammet Ali Erke eşine yine sözlü ve fiziksel şiddet uyguladı. Kızları ve eşine elinde bulundurduğu silahla gecenin uzun olduğunu ve silahında 3 mermi olduğunu söyleyen maktül daha sonra üst kata çıkarak avcı bıçağıyla birlikte alt kata indi.


Eşinin bıçakla geldiğini gören sanık Ayşegül Erke 4 kızını odaya soktu. Sonra maktül elindeki bıçağı sanık Ayşegül Erke’ye doğru savurdu bıçağın kendisine zarar vermesini engelleyen sanık, maktülü iterek odada bulunan kanepeye düşürdü. Daha sonra Muhammet Ali Erke’nin üzerine çıkarak bir süre boğazını sıktı. Maktül hareketsiz kalana kadar boğazını  sıkan Ayşegül Erke eşinin öldüğünü anlayınca en yakın polis karakoluyla iletişime geçerek teslim oldu.


Davanın iddia makamı olan Cumhuriyet Savcısı Erdoğan Doğan mahkeme heyetine sunduğu mütalaada sanığın, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre somut olayda bir saldırı bulunmaması, saldırının haksız olması, saldırının yaşam hakkına yönelik olması, saldırının savunma ile eş zamanlı olması, savunmaya ilişkin savunmanın zorunlu olması, saldırı ile savunma arasında oran bulunması koşullarının gerçekleşmesi sebebiyle eylemin haklı görülebileceğini söyledi. Sanığın cinayeti korku ve telaştan kaynaklanan güdü ile savunma sınırını zorlayarak gerçekleştirdiği gerekçesiyle TCK’nın 27/2. maddesi kapsamında cezalandırılmaması yönünde karar verilmesini talep ve mütalaa etti.


Savcının mütalaası sonrası mahkeme heyeti tarafından maktülün kız kardeşi ve babasına söz verildi. Maktülün babası ve kız kardeşi mütalaaya katılmadıklarını ifade etti.


Sanık Ayşegül Erke ise iddia makamının görüşüne katıldığını belirterek iddia makamının tamamen gerçekleri söylediğini belirtti. Duruşma 10 Şubat 2015’e ertelendi.


Dava sonrası adliye çıkışı gazetecilere konuşan maktülün babası Ethem Erke “Burada bir yerde adalet yazıyor olması lazım ama göremedim” dedi. 


Kaynak : İHA



Kocasını öldüren kadını mahkeme haklı buldu

Mustafa Kama Şanlıurfada bıçaklanarak öldürüldü

ŞANLIURFA’da, alacak meselesinden dolayı çıktığı öne sürülen kavgada, 18 yaşındaki Mustafa Kama bıçaklanarak öldürüldü, 25 yaşındaki ağabeyi Ferhat Kama ise tabancayla yaralandı.

Olay, öğleden sonra Akbayır Mahallesinde meydana geldi. İddiaya göre, Ferhat ve Mustafa Kama kardeşler ile adı öğrenilemeyen kişiler arasında alacak meselesinden dolayı tartışma çıktı. Çıkan tartışmanın kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine Mustafa Kama bıçakla, ağabeyi Ferhat Kama ise tabancayla vurularak yaralandı. Kavga sonrası şüpheliler kaçarken, yaralı kardeşler ise olayı görenlerin çağırdığı ambulanslarla Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Acil serviste tedaviye alınan yaralılardan Mustafa Kama doktorların çabasına karşın kurtarılamazken, ağabeyinin durumunun ise iyi olduğu bildirildi.



Olayın ardından inceleme başlatan polis ise görgü tanıklarının bilgisine başvurdu. Bölgedeki güvenlik kamerası kayıtlarını da incelemeye alan polis kaçan şüphelilerin bulunmasına yönelik çalışmasını sürdürüyor.



Mustafa Kama Şanlıurfada bıçaklanarak öldürüldü

Ataşehir'de otomobil içinde esrarengiz ölüm

Ataşehir’de park halinde olan ve camında “Kimyasal madde var. İtfaiye ve sağlık ekibi olmadan yaklaşmayın” yazısı bulunan otomobil polisi harekete geçirdi.



Kimyasal madde kokusu gelen otomobilin kapısın açan polis, bilgisayar mühendisi Volkan K’nın cesediyle karşılaştı. Polisin ölüm olayının nedenini araştırıyor.


Olay saat 16:00 sıralarında Atatürk Mahallesi, Meriç Caddesi üzerinde meydana geldi. Lüks bir site önüne park edilen 34 ZK 0574 plakalı otomobilin camındaki “Kimyasal madde var. İtfaiye ve sağlık ekibi olmadan yaklaşmayın” uyarı yazısını gören özel güvenlik görevlileri, polise ihbarda bulundu. Kısa sürede gelen ekipler, otomobilden kimyasal madde kokusu alınca itfaiye ve sağlık ekiplerini çağırdı. Otomobilin bulunduğu yol ile çevredeki sokaklar hemen trafiğe kapatılarak vatandaşlar uzaklaştırıldı.


Özel giysili görevliler tarafından kontrol edilen aracın içinde bir kişinin olduğu görüldü. Kimyasal sızıntılara karşı eğitilmiş bir itfaiye görevlisi otomobilin camını kırarak kapısını açtı. Otomobilin açılmasıyla çevreye ağır kimyasal madde kokusu yayıldı. Otomobilden çıkarılan cesedin bilgisayar mühendisi Volkan K’ya ait olduğu anlaşıldı. Otomobilde yapılan aramalarda çuval içine konulmuş kimyasal bir madde bulundu. Volkan K’nın kimyasal madde nedeniyle hayatını kaybettiği öne sürüldü. Haberi duyarak olay yerine gelen yakınları bir birlerine sarılarak gözyaşı döktü.


Babası emekli doktor olan Volkan K’nın intihar etmiş olma ihtimali üzerinde duran polisin olay yerindeki incelemeleri sürüyor.



Ataşehir'de otomobil içinde esrarengiz ölüm

Ava gittiği arkadaşını vurdu

İlçeye bağlı Gebe Köyü Dereköy Mevkii’nde 25 yaşındaki Murat Aktaş ile 2 çocuk babası Hasan Karakuş, avlanmak üzere ormanlık alana gitti. Murat Aktaş, bir süre sonra cep telefonuyla aradığı arkadaşının yeğenine Karakuş’u kaza ile vurduğunu söyledi. Murat Aktaş ile olay yerine gelen 2 yakını, özel araçla Karakuş’u Özel Echomar Hastanesi’ne götürdü. Göğsüne aldığı tek kurşun ile yaralandığı ileri sürülen Hasan Karakuş, hastanede yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı. 



Olaydan sonra Murat Aktaş ile birlikte Yalçın Karakuş ve ismi öğrenilemeyen otomobil sürücüsü ifadeleri alınmak üzere karakola götürüldü. Sağlık muayenesi için hastaneye çıkarılan Murat Aktaş’ın sekerek yürüdüğü görüldü. 



Hasan Karakuş’un ölüm haberini alan yakınları hastane önünde sinir krizi geçirdi. Annesi acil servis önünde güvenlik önlemi alan jandarmaya doğru bağırarak oğlunun öldürüldüğünü iddia etti. Karakuş’un 14 yaşındaki kızı, “Babamı gösterin bana. Ben anneme ne diyeceğim şimdi” diyerek gözyaşı döktü. 



Köy Muhtarı Adnan Alar olayla ilgili şunları söyledi: “Bana aksettirilen bilgiye göre ikisi ava çıkmış sonra diğeri yeğenini telefonla arayarak, ‘amcanı vurdum’ demiş. Olay yerine gitmişler taksi ile hastaneye getirmişler.” 



Jandarma olayın nasıl meydana geldiğini belirlemek için araştırma başlattı. 


Kaynak : DHA



Ava gittiği arkadaşını vurdu

Mustafa Özkılıç trafik kazasında öldü

Edinilen bilgiye göre kaza, sabah saatlerinde Yavuzeli-Gaziantep karayolunun 15. kilometresinde meydana geldi. Yavuzeli ile Gaziantep arasında yolcu taşımacılığı yapan Mustafa Özkılıç (55) yönetimindeki 27 K 0221 plakalı minibüs, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkarak, yolun kenarında bulunan kayalara çarptı. Çarpmanın etkisiyle devrilen aracın sürücüsü olay yerinde hayatını kaybetti. Minibüste bulunan yolcular Semra Aşkar (31), Habeş Çelik (69), İdris Kaya (27), Gamze Özalp (23), Adem Ay (39), Meryem Ay (38), Nilüfer Kaya (21) ile 1 yaşındaki oğlu İmam Kaya yaralandı. Yaralılar, olay yerine gelen ambulanslarla Gaziantep’te bulunan hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan bazılarının durumunun ağır olduğu öğrenilirken, kazada hayatını kaybeden sürücünün cesedi ise olay yerinde yapılan incelemenin ardından Gaziantep Adli Tıp morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden sürücünün yakınları, sinir krizleri geçirdi.


Kazayla ilgili soruşturma devam ediyor.


Kaynak : AA



Mustafa Özkılıç trafik kazasında öldü

20 ER 307 plakalı araç yandı

Aracı kontrol etmek için minibüsten inen karı-koca yangından yara almadan kurtuldu. İtfaiye ekiplerince söndürülen minibüs hurdaya döndü.


Aydın-İzmir Otoyolu’nda İzmir yönüne giden Ünal Dinçer yönetimindeki 20 ER 307 plakalı minibüs, bugün saat 15.00 sıralarında Alangüllü Köprüsü yakınlarında arızalandı. Yol kenarına yanaştırdığı minibüsten eşi Hülya Dinçer ile birlikte inen sürücü Ünal Dinçer, aracın aniden alev alması üzerine neye uğradığına şaşırdı. İhbar üzerine otoyola gelen itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın söndürüldü. Hurdaya dönen minibüs kullanılamayacak hale geldi. Polis, yangınla ilgili soruşturma başlattı.



20 ER 307 plakalı araç yandı

29 Ocak 2015 Perşembe

AÖF kredili sistemde geçme notu ve harfleri

AÖF soru ve cevapları açıklandı. 24-25 Ocak tarihlerinde yapılan 2014-2015 AÖF dönem sonu final sınavı soruları cevapları AÖF’nin resmi sitesine yüklendi. Öğrenciler http://sinav.eogrenme.anadolu.edu.tr/ linkinden final sınavı soru ve cevaplarını görebilecek.


2014-2015 Güz Dönemi Final sınavlarında ter döken AÖF’liler soru ve cevapların açıklnmasını bekliyor. AÖF soruları ve cevaplarının açıklanmasıyla birlikte ders geçme notu hesaplaması yapılacak. AÖF ders geçme notu hesaplama formülü ve AÖF final sınavı soruları bugun.com.tr’de. Açıköğretim Fakültesi dönem sonu sınavlarının soruları ve cevapları eogrenme.anadolu.edu.tr adresinde.


Not Aralığı – Harf Notu – Not Değeri


     84 – 100__AA__4,00 (GEÇTİ)


     77 – 83___AB__3,70 (GEÇTİ)


     71 – 76___BA__3,30 (GEÇTİ)


     66 – 70___BB__3,00 (GEÇTİ)


     61 – 65___BC__2,70 (GEÇTİ)


     56 – 60___CB__2,30 (GEÇTİ)


     50 – 55___CC__2,00 (GEÇTİ)


     46 – 49___CD__1,70 (ORTALAMAYA GÖRE)(UYARI)


     40 – 45___DC__1,30 (ORTALAMAYA GÖRE)(UYARI)


     33 – 39___DD__1,00 (ORTALAMAYA GÖRE)(UYARI)


     0 – 32____FF__0,00 (KALDI)


AÖF soru ve cevaplarının bu hafta içinde açıklanması bekleniyor


Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi tarafından yayınlanan AÖF soru ve cevapları yönergesi kafalardaki tüm soru işaretlerine cevap veriyor:


Anadolu Üniversitesi Soru Ve Cevaplarına ulaşma yönergesi:


Anadolu Üniversitesi İktisat, İşletme ve Açıköğretim Fakülteleri 2001 yılından bu yana sınav soruları ve cevap anahtarları e-Kitap biçiminde yayınlanmaktadır. Öğrenciler TC kimlik numarasıyla oturum açarak (Açıköğretim Fakültesi oturum açma sayfası: için tıklayınız) “Fakülte” başlığından “Sınav Soruları” seçeneğine, “Bölüm” başlığından öğretim yılını, “Ders” başlığından istenen sınavı seçerek sınav sorularına erişebilirler.


Eğer Açıköğretim sistemiyle öğrenim gören Açıköğretim Fakültesi, İşletme Fakültesi ve İktisat Fakültesi öğrencisi iseniz, “T.C. Kimlik Numaranız” ile e-Öğrenme Portalına oturum açabilirsiniz.


Eğer fakültede bu sistemle öğrenim gören Batı Avrupa Programı öğrencisi iseniz, “Öğrenci Numaranız” ile e-Öğrenme Portalına oturum açabilirsiniz.


Anadolu Üniversitesi örgün program öğrencileri de portalda “Öğrenci Numarası” ile oturum açabileceklerdir.


Yabancı uyruklu örgün program öğrencileri portalda “9…” ile başlayan “Öğrenci Numarası” ile oturum açabileceklerdir.


Eğer öğrencimiz değilseniz, yukarıdaki kutucuğa “konuk” yazarak e-Öğrenme Portalına oturum açabilirsiniz. Ancak bu durumda, çoğu hizmetimizden sınırlı olarak yararlanabilirsiniz.


Öğretim Üyeleri, kendilerine bildirilen kullanıcı adı ve şifreleri ile sistemde oturum açabilirler.


Internet Explorer’da güvenlik ve gizlilik ayarları varsayılan düzeyden daha yukarda olmamalıdır.


Açıköğretim e-Öğrenme Portalı için tıklayınız…


AÖF SINAV TARİHLERİ


Sınavlar ise; Güz Dönemi Ara Sınavı 6-7 Aralık 2014, Güz Dönemi Dönem Sonu Sınavı 24-25 Ocak 2015, Bahar Dönemi Ara Sınavı 25-26 Nisan 2015, Bahar Dönemi Dönem Sonu Sınavı ise 6-7 Haziran 2015 tarihlerinde yapılacak.


AÖF sınav konuları


AÖF ara sınavları yaklaşıyor. 6-7 Aralık tarihlerinde yapılacak olan AÖF güz ara sınavları öncesi öğrenciler sınavlarda hangi konular ve ünitelerden sorular çıkacak, müfredata göre nerelere çalışmalıyım sorularının cevaplarını merak ediyorlar. AÖF ara sınavlarında hangi konu ve ünitelerden soru çıkacağını Açık Öğretim Fakültesi internet sitesi üzerinden yayınladığı Sınav Sorumluluk Üniteleri kitapçığı ile öğrenciler ile paylaşıyor.


İşte AÖF ara sınavlarında hangi konular ve hangi üniteler çıkacak sorularının cevaplarının yer aldığı kitapçık; TIKLAYIN.


AÖF Sınav Çıkmış Sorular


AÖF çıkmış sorular sayesinde eski AÖF sınavlarına ulaşabilir ve örnek sorular çerçevesinde öğrenciler sınavlara çalışabilirler. Bu kaynak öğrencileri AÖF sınavlarına nasıl çalışılır sorusundan da büyük ölçüde kurtarıyor.


AÖF çıkmış sorulara ve eski sınav arşivine ulaşmak için tıklayın.


Sınav Süresi ve Sınav Oturumları


Öğrencilere, sınava gireceği her ders için 20 soru sorulacak, 30’ar dakika sınav süresi verilecektir.


Sınavlar Cumartesi-Pazar günleri dört oturum halinde yapılmaktadır


Güz döneminde; Cumartesi ve Pazar sabah oturumunda 1. ve 5. yarıyılların, öğleden sonra oturumunda 3. ve 7.yarıyılların; bahar döneminde Cumartesi ve Pazar sabah oturumunda 2. ve 6. yarıyılların, öğleden sonra oturumunda 4. ve 8. yarıyılların sınavları yapılmaktadır.


Sınav Yeri Organizasyonu


Öğrencilerin oturduğu semt ve ilçeye göre seçtiği sınav merkezi kapsamında bulunan okullara öğrencilerin sorumlu olduğu dersler, kayıtlı bulundukları yarıyıl vb. ölçütler göz önüne alınarak bilgisayar sistemiyle ve birbirini takip eden düzen içerisinde sınav ataması yapılmaktadır.


Üniversitemiz, sınav merkezine ulaşımın kolay sağlanması, öğrenci yoğunluğu ve sınav yapılacak binaların sınava uygun olup olmadığı gibi kriterleri de göz önüne almaktadır.


Toplu sınav ataması anında herhangi bir öğrencinin yerinin değiştirilmesi kendi koşullarına benzer gruptan ayrılarak başka bir salon veya binaya atanması mümkün değildir.


Öğrenciler ikamet ettikleri semte göre uygun olan üniversitemiz tarafından belirlenen sınav merkezlerini seçebilmektedir.


AÖF Sınav Kuralları


Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerinde güz döneminde güz dönemi ara sınavı ve dönem sonu sınavı, bahar döneminde bahar dönemi ara sınavı ve dönem sonu sınavı olmak üzere ilgili öğretim dönemlerinde yeni kayıt yaptıran ve kaydını yenileten öğrencilere dört sınav yapılmakta olup öğrenciler Cumartesi-Pazar günleri sabah ve öğleden sonra dört oturumda sınavlara katılmaktadırlar.


Sınavlar Türkiye ve K.K.T.C. Lefkoşa’da aynı saatlerde sabah 9.30’da, öğlenden sonra 14.00’da yapılmaktadır.


Sınavlarda soru kitapçığı ve cevap kâğıdı olarak iki tür belge kullanılmaktadır. Sınavlar beş seçenekli çoktan seçmeli test şeklinde yapılmaktadır.


Sınavın yapıldığı Cumartesi ve Pazar günlerinde AÖF büroları 08.00 – 16.30 saatleri arasında hizmet vermektedir.


Öğrenciler seçmiş oldukları sınav merkezlerinde sınava katılırlar. Öğrencilerin; ara sınav ve dönem sonu sınavlarına hangi il, ilçe, bina, salon, sıra, tarihte ve saatte sınava gireceği “Sınava Giriş Belgesi”nde belirtilmektedir.


Öğrenciler, Sınav Giriş Belgesini sınav tarihinden bir hafta öncesinde Öğrenci Girişi bölümünden T.C. kimlik numaraları ve şifreleriyle giriş yaparak veya AÖF Bürolarındanalacaklardır. Sınav Giriş Belgeleri öğrencilerin adreslerine posta ile gönderilmemektedir.


Sınavların organizasyonu, uygulama ve değerlendirilmesi Anadolu Üniversitesince yürütülmektedir.



AÖF sınav ve değerlendirme sistemleri


1. Yıllık Mutlak Sistem


Yıllık mutlak sistemde dersler dönem esasına göre değil, yıl esasına dayalı olarak belirlenmektedir. Sisteme kayıt yaptıran veya kayıtlı olup kayıt yenileten öğrenciler bir öğretim yılında sorumlu olduğu derslerden ara ve yıl sonu sınavlarına girerler. Yıl sonu sınavında başarısız olan öğrenciler bütünleme sınavına girerler.


Öğrencilerin bir dersten başarılı olabilmeleri için önceden belirlenen not ölçüsüne ulaşması beklenmektedir. Bir başka deyişle, mutlak değerlendirmede ulaşılması gereken standartlar önceden belirlenmektedir. Öğrencinin aldığı notların, belirlenen bu standartlara ulaşması gerekmektedir. Açıköğretim, İktisat, İşletme Fakültelerinde daha önceki öğretim yıllarında yıllık mutlak sistemde öğretim yapılan programlarda geçme notu; ara sınavın %30’u yıl sonu veya bütünleme sınavının %70’nin toplamının en az 50 puan olması gibi bir ölçüt önceden belirlenmektedir. Geçme notunun anlamı, alınan puanın belirlenen standart ile aynı ya da yüksek olmasıdır; kalma notunun anlamı ise alınan notun belirlenen standardın altında olması demektir. Dersin zorluk derecesi, öğrencinin potansiyeli, ilgi, yetenek ve beklentilerine bakılmaksızın, öğrencilerden her dersten önceden belirlenen başarı sınırına ulaşması beklenir. Bir öğrencinin başarısı, başka bir öğrencinin başarısından bağımsızdır.


2. Dönemlik-Kredili Sistem


Kredili sistem olarak uygulanan sistem literatürde değişik adlarla anılmaktadır. Bunlar; ders geçme, kredili sistem, bireyselleştirilmiş sistem, seçmeli sistem gibi. Tüm bu sistemlerin ortak yanı öğrenciyi merkeze almaları ve öğrencinin yararını ön planda tutan yaklaşımlara dayandırılmış olmalarıdır.


Kredili sistemin özellikleri şu şekilde sıralanabilir;


Öğrenci merkezlidir.


Her öğrenci potansiyeli oranında başarılı olur. Her öğrencinin her dersten aynı öl-çüde başarılı olması beklenmez.


Öğrenciler, ilgileri, yetenekleri, amaçları ve beklentileri doğrultusunda kendi öğre-nimlerini gerçekleştirirler.


Öğrenme bireyin sorumluluğundadır.


Program, birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü sınıf dersleri olarak ayrılmaz, ancak dersler ile ilgili koşullar vardır.


Kredili sistemin amacı, her öğrencinin kendi ilgi, istek ve yeteneğine göre yönlendirilme-sine, geliştirilmesine, belirli alanlarda yetiştirilmesine ve başarısızlıktan çok, başarının değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır.



AÖF kredili sistemde geçme notu ve harfleri

Taşeron İşçi maaşlarında iyileştirme yapılacak

Taşeron yasası ile ilgili haberler oldukça çok merak edilirken, taşerona kadro verilecek mi yoksa verilmeyecek mi merak ediliyor. Taşeron son dakika haberleri ve tüm gelişmeler siteniz haber7.com’da


TAŞERON İŞÇİ HABERLERİ





Bakan Çelik taşeron işçi konusunda açıklama yaptı


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, taşeron işçiler hakkında açıklamalarda bulundu. Çelik, yeni düzenlemeyle birlikte her işte taşeron işçi uygulamasının yapılamayacağını söyledi.


Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik çalışanları ilgilendiren önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Çelik konuşmasında taşeron işçi konusu, mahkeme kararı olan taşeron işçiler, borç yapılandırması, iş güvenliği, mesleki yeterlilik, engelli çalışanlar, uzaktan çalışma ve madende çalışma süreleri gibi konulara değindi. Çelik, taşeron işçi konusunda yeni uygulamalar üzerinede çalıştıklarını ve taşeron işçi konusunda yapılan çalışmanın netleşeceğini söyledi. İşte Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in açıklamaları:


SGK BORÇ YAPILANDIRMASI


“SGK bünyesinde son olarak şu anda yaklaşık 2 milyon kişi yapılandırma gerçekleştirdi. Toplamda 33.5 milyar liralık bir yapılandırma bu ve nakit olarak da kurumumuza 3.3 milyar liralık bir giriş sağlanmış oldu. Şubat’ın 2’sinde son gün. Ayın 2’sinden sonra böyle bir imkanı elde edemeyecekler.”


ARTIK HER İŞTE TAŞERON İŞÇİ UYGULAMASI YAPILAMAYACAK


“Kamuoyunda ‘taşeron’ diye bilinen alt işveren işçileriyle ilgili çok önemli düzenleme yaptık. Artık her işte hizmet alımı ve taşeron uygulaması yapılamayacak. Hangi işlerde yapılacağı Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenecek. Kısa süre içinde yayınlanması için çalışıyoruz. Böylece artık hizmet alımı, asıl iş karışımı ortadan kalkmış olacak.”


MAHKEME KARARI OLAN TAŞERONLAR


“Yardımcı işler ile asıl işler arasında net bir hat olmadığı için yaşanan karmaşa yargıya intikal etti ve yargı birçok işçinin aslında asıl işte çalıştığına dair hüküm verdi. Bunların kadroya alınmasıyla ilgili veya tazminatlarının ödenmesiyle ilgili yargının çok net bir kararı var. Bunlarla ilgili biz henüz netleşmiş bir karar veremedik. Bu konu önümüzde kangren olarak duruyor. Bir an önce çözülmesi gerekli. Bir taraftan Bakanlar Kurulu kararıyla hangi işlerin yardımcı işler olduğu, hizmet alımı işler olduğu netleşmedi, diğer taraftan ise bu mahkeme kararıyla ilgili uygulamalarımızın netleşme anında olduğumuzu söyleyebilirim.”


İŞ GÜVENLİĞİ TASARISI


“İş güvenliği ile ilgili tasarı alt komisyonda. Yakında yasalaşacak. Yeni yasa ile iş güvenliği uzmanı işyerindeki tehlikeli işleri durdurması gerekiyorsa, durumu hem işverene hem de aynı anda bakanlığa bildirecek. Bildirmediği an onun belgesiyle ilgili işlemler yapılacak. İş güvenliği uzmanı, işyerinde ‘durdurmayı gerektiren acil, tehlike arz eden bir şeyi gördü ve bunu bakanlığa bildirdi’ diye işveren tarafından işine son verilirse, buna 1 yıllık tazminat getiriyoruz.”


CEZALAR KADEMELİ OLARAK ARTIYOR


“Cezalar kademeli bir şekilde artırılıyor. Yani tehlike sınıfına göre. Mevcut ceza diyelim 5 bin lira, tehlike sınıfında daha da yükseliyor. Çok tehlikeli işyerinde bu ceza yüzde 200’e kadar çıkabiliyor. İşveren, standartlara uygun ‘CE’ belgeli ekipmanları işçiye vermeme durumu söz konusu olursa işçi başı 500 lira ceza ödeyecek. Eğer 100 kişi çalışıyorsa bunu 500 ile çarpın.”


EKİPMANI KULLANMAYAN ÇALIŞANA CEZA


“Çalışan kendisine verilen ekipmanları kullanmak durumunda. Baretse baret, eldivense eldiven. Maskeyse maske. Çalıştığı koşul neyse. 3 kez yazılı ikaza rağmen, eğer işçi kardeşimiz ekipmanlarını kullanmama durumunda direnç gösteriyorsa, bunun iş akdinin feshine kadar gidebilecek bir düzenlemeyi de bu yasa getiriyor.”


KAZA OLMAYAN İŞYERİNE TEŞVİK


“Faaliyeti durdurulan bir işyerinin çalışmaya devam ettirilmesi halinde, işyeri sahibi paraya çevrilmeden 3 yıl hapis cezasına çarptırılacak.


TEŞVİK: Bir işyerinde 3 yıl boyunca bir kaza yoksa işverenden işsizlik fonuna ödediği yüzde 2’lik payın yüzde 1’ini almayacağız.”


MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ


“Çalışanlariçin mesleki yeterlilik belgesi zorunluluğu getirilecek. Yasa Meclis’ten geçtikten sonra hangi mesleklerle ilgili sınav açılacağını ilan edeceğiz. Diyelim 100 meslekte sınav açtık. O mesleklerde sınava girilecek, başarılı olanlar Mesleki Yeterlilik Kurumu’nun belgesini alacak. O belgeyi almadan, yayınladığımız sektörlerde çalışamayacak. Örneğin; inşaatta sıvacı. Bu belgeyi almadan inşaatta sıvacılık yapamayacak. Belgeyi almak için 300-500 liralık maliyet söz konusu. Bunu işsizlik fonundan karşılayacağız.”


ENGELLİ ÇALIŞANLAR İSTEDİĞİ YERE NAKİL OLACAK


“İş sağlığı güvenliğiyle ilgili yasa tasarısında kamu personeliyle ilgili 2 önemli düzenleme var. Bunlardan biri kamuda çalışan engelli işçileri ilgilendiriyor. Kamuda çalışan engelli işçi kardeşimize kendi kurumunda dilediği yere nakliyle ilgili düzenleme getiriyoruz.”


GÖREVDEN ALINAN YÖNETİCİLER


“Kamuda görevden alınanların nereye atanacağıyla ilgili bir düzenlemeyi de bu yasaya koymuş bulunuyoruz.”


UZAKTAN ÇALIŞMA


“Evden çalışanları kayıt altına almak için uzaktan çalışmayı sağlayan bir düzenleme de yasaya konuldu.” MADENDEKİ ÇALIŞMA SÜRELERİ “Madenlerdeki çalışma süreleri şu an 6 gün 6 saat. Bunu uzlaşı ile 2 gün tatil ve 7.5 saat günlük çalışma şekline getireceğiz. Yeraltında işçinin, nerede, çalıştığını tespit etmek için çip sistemi kurma ve kullanma zorunluluğu getireceğiz. Madenlerde ölümlü bir kaza meydana gelmesi halinde maden sahibi 2 yıl kamu ihalelerinden men edilecek.”


Kamudaki taşeron işçiye fiyat farkı ödenecek


Kamuda alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin işçiliğe bağlı giderlerinde oluşan artış fiyat farkı olarak ödenecek.


Kamuda toplu iş sözleşmeleri sonucunda, alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin işçiliğe bağlı giderlerinde oluşan artışın fiyat farkı olarak ödenmesini düzenleyen yönetmelik, Resmi Gazete’de yayımlandı.


Maliye Bakanlığının, Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmeliğine göre, alt işveren işçilerinin ücret ve sosyal haklarında, toplu iş sözleşmesine bağlı olarak meydana gelecek artış sebebiyle her bir işçiye alt işveren tarafından yapılacak ilave ödeme neticesinde işçiliğe bağlı giderlerde oluşacak artışlar, kamu kurum ve kuruluşlarınca fiyat farkı olarak alt işverene ödenecek.


Toplu iş sözleşmesinde fiyat farkı olarak ödeme yapılmasını gerektiren ayni nitelikteki sosyal hakların bulunması halinde, bu hakların bedellerinin tespitinde Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği hükümleri dikkate alınacak.


Fiyat farkıyla ilgili ödemeler, ilgili kamu kurum ve kuruluşunun bütçesinden yapılacak.


Yönetmelik hükümleri kapsamında fiyat farkı ödenmesi, Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar kapsamında fiyat farkı ödenmesine engel teşkil etmeyecek.


Yönetmelik 11 Eylül 2014’ten itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.


 


2015’te taşeron işçileri bakın ne bekliyor!


 


2015 yılında kamuda çalışan taşeron işçilerin maaşlarına ne oranda zam geleceği açıklandı. Kamu Taşeron İşçi ücreti 2015 yılının Ocak ayında %3’lük bir artış ve Temmuz ayında ise %3,5’lik bir artış sergileyecek. Böylelikle maaşlarda senelik baz ele alındığında yaşanacak olan artışın %6,09 ile %7,12 arasında bir artışa tekabül edeceği konuşuluyor. 


Taşeron işçiler ile ilgili gündemde birçok farklı haber yer alırken, kimse oturup taşeron işçinin ne istediğini sormuyor. Hal böyle olunca bir türlü sorun çözülmek bilmezken, aksine gittikçe daha çok yeni sorunlar boy gösteriyor.


Taşeron işçilerin en çok istediği şey çalışma koşullarına iyileştirme getirilmesi olarak karşımıza çıkarken, taşeron yasası ile birlikte çalışma koşullarına iyileştirmeler geleceği düşünülüyor.Taşeron işçi en çok kendilerinin çalışmasına rağmen en düşük maaşı kendilerinin almasından dert yanıyor.


Taşeron işçilerin bir diğer isteğiyse normal çalışanlar gibi izin günlerinin düzene girmesi ve yıllık izin haklarının kendilerine tanınılması. Taşeron işçiler böylece izinlerini rahatlıkla kullanmak istediğini belirtiyor.


Taşeronlar maaşlarına da düzenleme gelmesi gerektiği, en azından bunu hak ettiklerini çünkü kendilerinin kadrolu elemanlardan çok çalıştığını belirtiliyor. Taşeron işçilerin en çok yakındığı konu olarak ise karşımıza devletin istediklerini vermediği ve bir daha onlara oy vermeyeceği olması çıkıyor.


Taşeron işçilerin çalışma koşullarında ne gibi iyileştirmeler olacak?


Taşeron yasası ile birlikte taşeron işçilere ne gibi geliştirmeler gelecek merak edilirken, hem işçilerin düşündüğü hem de devletin sağlamak istediği koşullar söyle diyebiliriz. Yapılan çalışmalar ile birlikte gerçekleştirilmesi beklenilen iyileştirmeler arasında ilk önce çalışma şartları yer alıyor. Çalışma şartlarında yapılacak iyileştirmeler ile taşeron işçilerin yıllık izinlerine de düzenlemeler getirilecek.


En önemli gelişme ise kamu kurumlarındaki taşeron işçilerin kadrolaşması olacak. Özelikle maaşlarda iyileştirme yaşanması beklenilirken, taşeron yasası ile birlikte maden veya temizlik işçisi gibi çok zor koşullar altında çalışan işçilerin hakkını savunacak. Böylelikle hem hakkı olan maaşları alacaklar, hem de hakkı olan izinleri rahatça kullanabilecekler.


Taşeron işçilere 3 yıllık sözleşme ve kıdem tazminatı 


Çanakkale Belediyesi taşeron işçilerle 3 yıllık sözleşme yapmaya karar verdi. Ayrıca taşeron işçilere kıdem tazminatı gibi haklar da sözleşmeyle birlikte verilecek.


Daha önce taşeron işçilerle 1 yıllık sözleşmeler yapan ve son yıllarda uygulamayı bu şekilde sürdüren Çanakkale Belediye, bu kez uygulamayı değiştirdi. Belediye, taşeron işçilerle 3 yıllık sözleşme yapmaya karar verdi. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, DİSK Genel-İş Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Erdinç Uslan ile birlikte basın toplantısı düzenledi ve bu toplantıda taşeron işçiler konusunda atılan adımlar hakkında bilgi verdi. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve DİSK Genel-İş Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Erdinç Uslan, taşeron işçiler hakkında yapılan düzenlemeler hakkında bilgi verdiler. Düzenlenen basın toplantısında konuşan Ülger Gökhan, yerel yönetimlerde en büyük sıkıntılardan birinin personel istihdamında kanuni sıkıntılardan ötürü belediyelerin kendi kadrolarını oluşturamaması olduğuna dikkat çekti.


Son kanuni düzenlemelerin taşeron işçi sağlayan firmalarla 3 yıllık sözleşme yapılabilmesinin önünü açtığını belirten Gökhan, “Bu durumda işçiler, bir yılı geçen sürede çalışacağı için kıdem tazminatı hakkı elde edecekler. Daha önce her bir yıl çalıştıkları için bu hakkı kazanamıyorlardı. Artık izin hakkı da elde etmiş olacaklar” şeklinde konuştu. 



Taşeron İşçi maaşlarında iyileştirme yapılacak

Arda Turan hakeme ayakkabı atması videosu izle

İspanya Kral Kupası Çeyrek Finali’nde Barcelona ile karşı karşıya gelen Atletico Madrid’de milli oyuncumuz Arda Turan çok konuşulacak bir harekete imza attı.


Oldukça gergin geçen mücadelenin 47. dakikasında Arda Turan, rakibi ile girdiği ikili mücadelenin ardından faul beklerken, istediği sonucu alamadı.


Arda Turan ayakkabı fırlatma izle



Bunun üzerine sinirlenen Arda, ayağından çıkan ayakkabısını eline aldı ve yardımcı hakemin olduğu bölüme doğru fırlattı.


Ayakkabı, yardımcı hakemi geçerek arkadaki görevliye doğru gelirken, maçın hakemi oyunu durdurdu ve Arda’ya sarı kart gösterdi.



Teknik Direktör Simeone Arda’yı 62. dakikada oyundan aldı.


Arda Turan İspanya’da trend topic oldu


Barcelona maçında yan hakeme kızıp, ona doğru ayakkabı atan Arda Turan, İspanya’daki Twitter kullanıcıları arasında trend topic oldu.


Arda Turan dün oynanan Atletico Madrid – Barcelona maçında kendisine faul yapıldığını düşünürken yan hakemin oralı olmamasına ayakkabısını atarak tepki göstermişti.


Arda Turan’ın ayakkabı atmasıyla bir yandan caps’ler havada uçuşurken bu konuyla ilgili sosyal medyada pek çok kişi görüş bildirdi. İspanya’daki Twitter kullanıcılarının da en çok konuştuğu isim Arda Turan. Maçın gece oynanması nedeniyle İspanya’da en çok konuşulanlar listesine sabah saatlerinde giren ‘Arda’ etiketi kısa bir süre sonra İspanya’da en çok konuşulan konu (trend topic) oldu.



Rakitic’ten Arda’nın hareketine ilginç yorum!


Barcelonalı Ivan Rakitic, Arda Turan’ın hakeme ayakkabı fırlatmasını yorumladı.


Atletico Madrid’in Barcelona ile oynadığı Kral Kupası maçında, sahadaki isimlerden olan Barcelonalı Ivan Rakitic maça damga vuran Arda Turan’ın hareketini yorumladı. Hırvat futbolcu, yan hakeme ayakkabısını fırlatan oyuncunun davranışının kendisini şaşkın bıraktığını itiraf etti.


Rakitic, “Arda Turan’ın hareketine güleyim mi, yoksa nasıl bir tepki vereyim bilemiyorum. Ancak şunu söylemeliyim ki çok hararetli bir maçtı. Zaten bütün Atletico maçları böyle olur. Ortaya koyduğumuz mücadele ve aldığımız skor nedeniyle sevinçliyim” dedi. 


 


 



Arda Turan hakeme ayakkabı atması videosu izle

Apo ailesini ve kadınları soyutlaştırdı

Öcalan, 2010’a kadar olan notlarında özel yaşamına dair olarak kadınlarla ilişkisini soyutlaştırdığını söyledi. “Fakat tüm bu deneyimler İmralı’daki dayanma gücümü izah etmeye yetmez” dedi.


Öcalan, “İmralı Adası’nda Cezaevi Yaşamına Dair” başlığı altında şunları yazdı:


“KADINLA İLİŞKİ SOYUTLAŞTIRDIĞIM BİR KONU”


“Daha dışarıdayken kendimi hem yalnızlaştırmış, hem de yalnızlığa karşı hazırlamıştım. Çok önemli bir bağımlılık ilişkisi olan aile, yakın akraba, hatta yakın arkadaş ve yoldaş ilişkisini soyutlaştıracak deneyimlerim olmuştu. Kadınla ilişki önemli olmakla birlikte o da soyutlaştırdığım bir ilişki alanıydı. Nâzım Hikmet’in tam tersiydim.


“BENİM İÇİN HİÇ DOĞMAYACAK ÇOCUK”


Çocuk edinmemeye ahdım vardı. Daha lisedeyken edebiyat hocasından 10 puan alan kompozisyon yazımın başlığı şöyleydi: “Sen benim için hiç doğmayacak çocuksun!”Sanırım bu yazıyla, zorlu geçen çocukluk yaşamlarını konu edinmek istemiştim. Fakat tüm bu deneyimler İmralı’daki dayanma gücümü izah etmeye yetmez.”



Apo ailesini ve kadınları soyutlaştırdı

Survivor All Star yarışmacıları belli oldu

Survivor All Star yarışması için geri sayım başladı. Bu güne kadar yarışan en başarılı isimleri bir araya getirecek olan Survivor All Star TV8’de…


Acun Ilıcalı’nın izlenme rekorları kıran yarışması Survivor bomba gibi bir kadro ile yeniden ekrana gelmeye hazırlanıyor. Survivor All Star adıyla ekrana gelecek olan yarışmada bugüne dek yarışan en başarılı isimler adaya gidiyor. Dominic’te yapılacak olan yarışmanın yayın tarihi belli oldu. Survivor All Star kadrosunda kimler var? İşte ayrıntılar..


İşte ilk 4 isim!


İzleme rekorları kıran Survivor, Acun Ilıcalı’nın sunumuyla TV8 ekranlarında izleyicisiyle buluşacak. Biribirinden iddialı isimlerin yaşam mücadelesine ve kıyasıya çekişmesine sahne olan Survivor’ın yarışma kadrosu bu kez deneyimli isimlerden oluşacak. Daha önce Survivor’a katılan isimlerin bir araya geleceği Survivor’da şampiyonlar, finalistler ve izleyicilerin aklında kalan isimler en iyi olmak için mücadele edecek.


Survivor All Star kadrosuna ilk olarak katılan isimler; Turabi Çamkıran, Hilmi Cem İntepe, Merve Oflaz ve Pascal Nouma oldular.


Survivor All Star ne zaman ekrana gelecek?


Survivor All Star için geri sayım başladı. Survivor’ın efsane isimlerinden oluşan yarışmacı kadrosuyla ekranlara gelecek olan Survivor, 22 Şubat’ta TV8 ekranlarında izleyicisiyle buluşacak.


Survivor All Star nerede çekilecek?


Survivor All Star, eşsiz bir doğal güzelliğe sahip olan Dominik Cumhuriyeti’nde çekilecek. Geçtiğimiz yıl büyük bir mücadelenin yaşandığı Dominik adalarında bu kez efsane isimler kıyasıya mücadele verecek.


Survivor All Star Tanıtımı İçin TIKLAYIN


Serenay Aktaş, Survivor’u tercih etti


Beşiktaş’ın kadın futbol takımına transfer olacağı konuşulan Serenay Aktaş, Survivor All Star’ı tercih etti. Instagram hesabından bir açıklama yapan Aktaş, “22 Şubat’ta başlayacak olan Survivor All Star’a katılacağım netleşecek, bu sebeple transferimi durdurup bu sezon sahalardan uzak durma kararı aldım” dedi.



Futbolcu Serenay Aktaş, Survivor All star’a katılmak istediğini belirterek, Beşiktaş ‘a transferini durdurdu. Türkiye Kadınlar Futbol 2. Ligi takımlarından 1207 Antalya Muratpaşa Belediyespor’da 3 sezon forma giyen genç oyuncu, son günlerde 3.Lig’de yer alan Beşiktaş Kadın Futbol Takımı’na transfer olduğu haberleriyle gündeme gelmişti.


 


Serenay Aktaş, Survivor yarışmasıyla dikkat çekti. Ardından dizilerde oynadı. Geçtiğimiz günlerde de Beşiktaş’a transfer olduğu duyulmuştu.


 
Ancak Aktaş Instagram hesabından bir açıklama yaparak, Survivor’ı tercip ettiğini ifade etti. Aktaş’ın konuya ilişkin açıklaması şöyle:


 


“Sizler yanlış bilgilere kulak asmadan; Benim aşkla bağlı olduğum iki işim var biri oyunculuk biri futbol, ama ne yazık ki ikisinin zamansal olarak bir arada yürümesi kolay değil. Üç senedir oyunculuk adına bir şeyler yapmaya çalışırken genellikle sosyal hayatimdan çalıp antrenmanlarıma devam ettim. Devam da edeceğim tabii ki Allahım nasip ettiği sürece…


Türkiye’de maalesef bayan futbolu yeterince ön planda değil. Sanıldığı gibi büyük paralar da dönmüyor. Yoğun olmama rağmen futboldan kopamamamın sebebi futbol tutkunu olmamın yanı sıra, bayan futbolunun tanınmasına katlı sağlamaktır. Çok şükür bunu başardım. Bunları tabii ki bedelsiz yaptım, yeter ki futbol tutkusuyla oynayan diğer kardeşlerime katkıda bulunulsun.


 


Fakat futbolun, ekmeğini yediğim oyunculuk mesleğinin önüne geçmesini hoş bulmuyorum. Yakın zamanda, 22 Şubat’ta başlayacak olan Survivor All Star’a katılacağım netleşecek, bu sebeple “transferimi durdurup” bu sezon sahalardan uzak durma kararı aldım. Bu sezon hiçbir forma altında top koşturamayacağım için çok üzgünüm, inşallah dönüşte devam edeceğim gollerime…


 


En büyük destekçim ailemin de onaylamış olduğu bu kararı sizlerle paylaşmak istedim.”


 


 



Survivor All Star yarışmacıları belli oldu

Paralel yapı Hrant Dink'i de dinledi

Gazeteci Hrant Dink suikasti davasına bakan Hakim Erkan Canak ile, olayı rapor eden Başbakanlık Müfettişi Ayşe Genç’in paralel örgüt tarafından, ‘İBDA-C üyesi’ iddiasıyla dinlendiği ortaya çıktı.


Paralel yapının, Dink suikastına ilişkin rapor hazırlayan Başbakanlık Müfettişi ile Dink davasına bakan mahkeme başkanını dinlediği ortaya çıktı. Hrant Dink suikastında şok bir gelişme yaşandı.


Paralel yapı tarafından davaya bakan Hakim Erkan Canak ve Başbakanlığa sunulmak üzere rapor hazırlamakla görevlendirilen Müfettiş Ayşe Genç’in dinlendiği ortaya çıktı.


İBDA-C’DEN DİNLEMİŞLER


Paralel yapı tarafından silinmesine rağmen geri döndürülebilen log kayıtlarına göre Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink suikastına ilişkin davaya bakan İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin Başkanı Erkan Canak’ın da dinlendiği ortaya çıktı. Dink cinayetine bakan hakim Canak’ın 01.08.2009 tarihinde Sülman Büyükburç kod adıyla İBDA-C üyesi olarak dinlendi. Karar, sahte isimler üzerinden yanıltılan Ankara 11 Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verildi.


Paralel yapının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başbakanlığı sırasında onayladığı ve Dink cinayetindeki ihmaller zincirini ortaya koyan raporu hazırlayan müfettiş Ayşegül Genç’i adım adım izleyip konum bilgilerini kaydettiği de tespit edildi. Genç’in Başbakanlık Hukuk Müşavirliği’nde görevli hakim eşi Mehmet Cüneyt Genç’i de yasadışı dinlediği kaydedildi. Müfettiş Genç, “Ali Fuat Yılmazer ve Ramazan Akyürek bizi tehdit etmişti” dedi. STAR



Paralel yapı Hrant Dink'i de dinledi

Fetullah Gülenin evine uğrayanların sayısı azaldı

Gülen ve yakın çevresinin ikamet ettiği malikaneye ev sahipliği yapan Saylorsburg kasabasında çekim yapan Anadolu Ajansı ekibi, kompleksin giriş kapısını yol kenarından görüntülediği sırada tepkiyle karşılaştı.


Kompleksi içine alan özel mülk alanını belirleyen sınırın dışında çekim yapan AA muhabirleri, o sırada yerleşkeye giren bir arabanın şoförünün agresif tavırlarına maruz kaldı.



“POLİSE ŞİKAYET ETMEKLE TEHDİT ETTİLER”


Türk olduğu gözlenen ve AA ekibinin Türkçe sorularına İngilizce cevaplar veren bir şahıs, söz konusu alanda çekim yapılamayacağını İngilizce konuşarak iddia etti.


Türk olduğu gözlenen şahıs, görüntü almaya devam etmeleri durumunda polise şikayet etmekle tehdit etti.


Şahıs, yerleşkenin etrafındaki yolda devriye gezdiği görülen ve Türk olduğu anlaşılan bir şoföre “Mr. Josef” diye seslendikten sonra, ondan kamu alanı içinde görüntü alan AA muhabirlerine engel olmasını istedi.


YASEMİN AKSOY’U ADRES GÖSTERDİ


“Mr. Josef” olarak anılan ve Türk olduğu gözlenen şahsın, bunun üzerine olay yerinden uzaklaştığı görüldü. Bir süre sonra kompleksin girişindeki güvenlik kulübesine giden AA ekibine, kendilerini karşılayan bir görevli, yol kenarında çekim yapmanın serbest olduğunu söyledi.


Kompleksin içinde görüntü almak için Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’ndan izin alınması gerektiğini belirten görevli, daha sonra izin için Ortak Değerler İçin İttifak (Alliance for Shared Values) isimli organizasyonun iletişim direktörü Yasemin Aksoy’u adres gösterdi.


Ancak, Gülen’in de içinde yaşadığı kompleks içinde çekim yapma izni almak için irtibata geçilmesi istenen telefon numarasından kimseye ulaşılamadı.


KÜLT İZLENİMİ VERİYOR


Gülen’in Pocono Dağları üzerindeki yaklaşık 110 bin metrekarelik bir alana yayılan yerleşkesi, dışarıdan görüntülenmeye imkan vermeyen konumuyla dikkati çekiyor.


Kasabanın az sayıdaki işletmelerinin kümelendiği alandan da uzak bir konumda bulunan yerleşke, büyük ve sık ağaçlar nedeniyle etraftaki tepelerden de tatmin edici şekilde görüntülenemiyor.


Kompleksin kasabadan tecrit edilmiş gizemli yapısına vurgu yapan kasaba sakinleri, arazide mevcut olan yapının bir “kült” izlenimi verdiğini ifade etti.


AA muhabirinin röportaj yaptığı kasaba sakinlerinin büyük çoğunluğunun, 1999’dan beri Saylorsburg’da yaşıyor olmasına rağmen Gülen adını hiç duymamış olduğu görüldü.


Buna rağmen bazı vatandaşlar, yerleşkenin dini bir “kült” merkezi olduğuna dair söylentiler olduğunu belirtirken, bir vatandaş Gülen’in toplum içine çıkmaması göz önüne alındığında bu türde söylentilerin çıkmasının normal olduğunu kaydetti.


Kaynak : AA



Fetullah Gülenin evine uğrayanların sayısı azaldı

Kenji Goto ŞanlıUrfa'da öldü

Şanlıurfa Akçakale karayolunun 7‘nci kilometresinde Japon kadın gazeteci Kazumi Takaya’nın içinde bulunduğu araç Eski Havaalanı yakınlarında önünde ilerleyen İbrahim Halil Şikak’ın kullandığı kamyona arkadan çarptı. Kazada kimliği belirlenemeyen sürücü hayatını kaybederken Japon gazeteci Kazumi Takaya’ da kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı.


TAKAS İÇİN GELMİŞTİ


Suriye’de kaçırılan Japon gazeteci Kenji Goto Jogo’nun teslim edilmesi için IŞİD’in istediği fidye ve takas tekliflerinin kabul edildiği haberleri üzerine Japon gazeteciler, Akçakale Sınır Kapısı’na akın etmişti.



Kenji Goto ŞanlıUrfa'da öldü

Çanakkale feribot seferleri iptal edildi 30 ocak 1 şubat 2015

Çanakkale Boğazı ile adalar hattında deniz ulaşımını sağlayan GESTAŞ AŞ’den yapılan yazılı açıklamaya göre, bölgede fırtına beklendiğinden yarından itibaren 3 günlük sefer planlaması yeniden düzenlendi.


Kabatepe-Gökçeada hattında 30 Ocak-1 Şubat’ta feribotlar işletilmeyecek.


GESTAŞ AŞ’nin 30 Ocak’ta 14.00 ve 18.00 saatlerindeki Geyikli-Bozcaada, 12.00 ve 17.00’deki Bozcaada-Geyikli seferleri yapılamayacak. Bu hatta 31 Ocak ve 1 Şubat’taki tüm seferler de programdan kaldırıldı.


Kaynak : AA



Çanakkale feribot seferleri iptal edildi 30 ocak 1 şubat 2015

Zekeriya Öz alay konusu oldu

Eski İstanbul savcısı Zekereriya Öz, İlker Başbuğ’un tutuklandığı dönem yayımlanan bir karikatürü kırparak çözüm sürecine yönelik ilginç eleştiriler getirdi.


Öz’ün gözden kaçırdığı ise, İlker Başbuğ’un tutuklandığı ‘İnternet Andıcı’ soruşturmasını kendisinin başlatmış olması…


ZEKERİYA ÖZ YİNE BALTAYI TAŞA VURDU


Zekeriya Öz, İlker Buşbuğ’un tutuklandığı dönemde Gırgır dergisinde yer alan ve bir PKK’lının komutana seslenerek, “Komutan tuttuğun yol yol değil! Gel vazgeç pişmanlık yasasından faydalan! Evine dön!..” dediği karikatürü Twitter’da paylaştı.



Zekeriye Öz, “Binlerce şehit verdik güneydoğudaki geldiğimiz durum. Açılım diye milleti kandırıp bölünmeyi gerçekleştiriyorlar” diye de yazarak kendince hükümeti eleştirdi.


Fakat karikatürün orijinal halinin çözüm süreciyel alakası yok. 11 Ocak 2012’de yayımlanan söz konusu karikatürde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bir numarası olan Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un ‘terör örgütü yönetecisi olma’ suçlamasıyla tutuklanması bir PKK’lının gözünden anlatılıyor…


Zekeriya Öz yine baltayı taşa vurdu


İşte o karikatürün orjinali:



ZEKERİYA ÖZ GAFLARIYLA MEŞHUR


Cemaate yakın isimlerden savcı Zekeriya Öz sosyal medya üzerinden attığı bir tweetle alay konusu olmuştu.


Mehmet Akif Ersoy’un şiirini Atatürk’ün sözüymüş gibi paylaşan Savcı Öz’e birtwitter kullanıcısı “Soruları çalacağınıza iki satır ders çalışsaydın Mehmet Akif’in şiirini Atatürk’ün sözü sanmazdın” diye cevap verdi.



Zekeriya Öz alay konusu oldu

Elektirik kesilecek istanbul semtleri 31 Ocak 2015

İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım AŞ’den yapılan açıklamaya göre, 30 Ocak’ta Şile’de 10.00 ile 16.00 saatleri arasında, Kumbaba Mahallesi, Kartopu, 7 Ekim ve Merve sokaklarına elektrik verilemeyecek.



Ataşehir’de 31 Ocak’ta, saat 08.30-17.00’de Atatürk Mahallesi, Kerembey, Nenehatun ve Fazılpaşa sokakları, Maltepe’de 10.00 ile 12.00 saatleri arasında Büyükbakkalköy Mahallesi, Yakacık Yolu, Çiftlik Yolu ve Ferhatpaşa Yolu, elektrik alamayacak.



Sancaktepe’de 31 Ocak’ta 10.00 ile 14.00 saatleri arasında, Kemal Türkler Mahallesi Yazlık Sokak’ta, Sultanbeyli’de saat 13.00-15.00’de Mecidiye Mahallesi, Çolak, Güzel, Artvin ve Süphan sokaklarda, Şile’de ise 10.00 ile 15.00 saatleri arasında, İmrenli Mahallesi’nde kesinti yapılacak.


Kaynak : AA



Elektirik kesilecek istanbul semtleri 31 Ocak 2015

İmralı’ya selam veren Ahmet Davutoğlu eleştirildi

Yazılı bir açıklama yapan Adan, şunları söyledi’ “Kerkük’te, Musul’da yüzbinlerce Türkmen yerlerinden sürülürken, katledilirken sesi çıkmayan Sayın Başbakan, Kobani’deki teröristlerin alnından öpmektedir. Kobani’ye selam göndermek ne demektir? Siz kimlere selam gönderdiğinizin farkında mısınız? Selam gönderdiğiniz adamlar Kobani’de mevzilenmiş teröristlerdir. PKK artık Suriye’nin kuzeyine yerleşmiş, Türkiye’yi geniş bir hat içinde de tehdit etmeye başlamıştır. İmralı’ya selam göndermekle Kobani’ye selam göndermek arasında hiçbir fark yoktur. Türk milleti, Türk bayrağını yakanlara selam verenleri affetmez. Türk milleti bundan böyle sizin selamınızı almaz.”                                    


 



İmralı’ya selam veren Ahmet Davutoğlu eleştirildi

Kemal Kılıçdaroğlu başkanlık sistemini eleştirdi

Bursa’da dün yerel bir televizyon kanalının programına katılan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi’


PADİŞAHLIK MI GETİRECEKSİNİZ

“Siyasetçinin görevi zenginleşmek değil, halka hizmettir. Siyasete girenlerin, ‘Siyaset bana ne verecek?’ değil, ‘Ben topluma ne vereceğim?’ diye düşünmesi gerekir. Politika halk için üretilir. 150 yıllık parlamenter deneyimimiz var. Aksaklıkları elbette var. Aksaklıklar elbette giderilebilir. 150 yıllık bir geleneği, niye birden değiştiriyoruz? ‘Birisi başkan olsun’ diye. Peki hükümet, programına koydunuz mu ‘Biz başkanlık sistemini getireceğiz’ diye? Hayır. Halka verilmiş böyle bir sözünüz yok. Şimdi topluma bir başka rejimi dayatıyorsunuz. ‘Ben başkanlık sistemini getireceğim’ Niçin? Sorun Başbakan’ın görevini yapamamasından kaynaklanıyor. Çünkü Başbakan’ın seçimi, demokrasinin kaldıracağı türden bir seçim değildi. Daha Başbakan olmadan önce Başbakanlığı açıklandı. Kim tarafından? Başkan olma heveslisi olan kişi tarafından açıklandı. ‘Bu kişi Başbakan olacak. Bu kişi AKP’nin Genel Başkanı olacak.’ Kurultaydan sonra da öyle bir karar alındı. Buna demokrasi denmez. Kişilerin özgür iradesiyle oy kullanmadığı rejimin adı demokrasi değildir. Kişiye göre başkanlık sistemi olmaz. Padişahlık mı getireceksiniz? Başkanlık sisteminden kastettiğiniz nedir? ‘Milletvekillerini ben belirleyeceğim. Valileri, rektörleri ben belirleyeceğim. Yargıçları ben belirleyeceğim.’ Bu mudur başkanlık sistemi? Bu başka bir sistemdir. Bu otoriter sistemidir. Dikta sistemidir, bu. Diktatörlüktür bu.

YOLSUZLUK DOSYASI ER GEÇ AÇILIR

(TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu’nun katıldığı bir televizyon programında 4 eski bakan ile ilgili ‘Başbakan benim partimin lideri. Bakanlar, benim kankam. Bir kısmı benim dünürüm. Bu adamlarla neden muhalefet olayım. Demek istediğim, oğlan bizim, kız bizim’ sözlerine ilişkin) Eğer siz yolsuzluk yapanı korursanız, ahlaktan uzaklaşır ve o kavramı içselleştiremezsiniz. Böyle bir tabloyu bizim kabul etmemiz mümkün değil. Bu dosya bugün için kapandı. Ama bu dosya er geç açılacak. Din, iman, Kuran üzerinden siyaset yaptılar. Niçin? Çalmak için. Din çalma aracı asla olamaz.

PARALEL DEVLET GÜNEYDOĞU’DA

(Çözüm süreci) Doğu, Güneydoğu’da PKK’nın bir üstünlüğü var şu anda. Trafik kontrolü yapıyorlar mı? Yapıyorlar. Mahkemeleri var mı? Var. Vergi daireleri var mı? Var. Askere alma daireleri var mı? Var. paralel devlet diyorlar. Paralel devlet diyorlar, paralel devlet orada var. Niye sesini çıkarmıyorlar, niye konuşmuyorlar? Caddenin ortasında trafik kontrolü yapıyorlar ellerinde kaleşnikof silahlarla. Nerede bu hükümet? Ne yapıyor bu hükümet? 6 – 7 – 8 Ekim olaylarında 50 kişi hayatını kaybetti değil mi? Hükümet ne yaptı? Koşa koşa İmralı’ya gitti Apo’ya yalvardı aman ne olursun söyle olaylar dursun. Türkiye Cumhuriyeti devleti bu konuma sokulur mu?”                 


Hasta ziyareti


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün sabah Bursa’da servis bekleyen ve çay ocağında oturan işçilerle sohbet etti, bir çorbacıya girerek kahvaltı yapanlarla selamlaştı. Taksi durağına geçen Kılıçdaroğlu, şoförlerin dertlerini dinledi. Bursaray’a Arabayağı durağından binen Kılıçdaroğlu, burada bulunanlarla da sohbet ettikten sonra Hacıvat Mahallesi’nde indi. Bu esnada Bursaray vatmanı da Kılıçdaroğlu ile selfie çekti. CHP Lideri, Hacıvat Mahallesi’nde 3 çocuk babası inşaat işçisi Mehmet Yücedağ’ın evinde kahvaltı yaptı, şikayetlerini dinledi. Mahalleli elektrik, su sıkıntısı çektiklerini ve asayişte sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi.  Buradan Ankara yolu üzerindeki kamyon garajına geçen Kılıçdaroğlu, kamyoncuların beklediği kahvede çay içti. CHP Lideri, esnaf ziyaretinin ardından Bursa Akademik Odalar Birliği yerleşkesine gitti. Kılıçdaroğlu girişte, 143 günden beri grevde olan işçilerle sohbet etti.  Bülent CİVANOĞLU-Mehmet İNAN/ DHA


 



Kemal Kılıçdaroğlu başkanlık sistemini eleştirdi

Sakarya Üniversitesi öğrencisi Uğur Nama'yı işid öldürdü

Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencisi Uğur Nama, geçtiğimiz aylarda Kobani’de IŞİD’e karşı YPG saflarında savaşmak için Kobani’ye gitti. ‘Cuma Macit’ kod adıyla YPG saflarında savaşan Nama’nın cenazesi Türkiye’ye getirilerek memleketi Van’ın Erciş ilçesinde toprağa verildi.                         


 



Sakarya Üniversitesi öğrencisi Uğur Nama'yı işid öldürdü

İşit komutanları istanbulda tedavi ediliyor

Cihaner, TBMM’ye sunduğu soru önergesinde şunları kaydetti’ “Libya’da çatışırken yaralanan 4 IŞİD komutanının Türkiye’de özel bir hastanede tedavi görmekte olduğuna ilişkin haberler basında yer almıştır. Haberlerde, Muhammed Sasi El Fellah, Emad El Eyüp, Ahmet Yahya ve Salim Balaou adlı IŞİD komutanlarının, Sirte kenti yakınlarında Libya ordusuyla çatışırken yaralandıktan sonra Türkiye’ye getirildiği ve İstanbul’da özel bir hastanede tedavi altına alındığı belirtilmektedir.  Türkiye’ye giriş yasağı bulunanlar listesinde bu kişilerin isimleri var mıdır? Bu kişiler devletin ilgili kurumlarının bilgisi dahilinde mi Türkiye’ye getirilip tedavi edilmektedir? Bu kişiler hastaneye kendi isimleriyle mi, sahte isimlerle mi kayıt yaptırmışlardır? Bu kişilerden tedavi giderleri alınmış mıdır, alınmış ise bu giderler kim ya da kimler tarafından karşılanmıştır? Son 2 yıl içinde IŞİD komutanlarından ve üyelerinden kaç kişi Türkiye’deki özel, devlet veya üniversite hastanelerinde tedavi edilmiştir? Bu kişilerin tedavi giderleri kaç liradır ve kimler tarafından ödenmiştir? Son yıllarda IŞİD komutanlarının Türkiye’de tedavi edildiğine ilişkin hem yerel hem de uluslararası basın organlarında çok sayıda haber çıkmaktadır. IŞİD komutanlarının Türkiye’de tedavi edilmesi hükümetin sağlık politikasının bir parçası mıdır?”      


 



İşit komutanları istanbulda tedavi ediliyor

Terör örgütü suçlamasıyla 3 bin genç tutuklu

Ağbaba, “Meşhur olanların sesi duyuluyor, bu öğrencilerimiz ise cezaevinde unutuldu. Bir kumpas sadece AKP’yi hedef alıyorsa haber olabiliyor” dedi. Çocukları cezaevinde olan ailelerle Meclis’te basın toplantısı düzenleyen Ağbaba, öğrenciler aleyhinde delil kabul edilen bazı posterleri de basına gösterdi. Ağbaba şunları söyledi’ “Malatya’da Zirve Yayınevi’nde insan boğazlayanlar serbest, bu çocukların hepsi halen cezaevinde. Kimisi tıpta okuyor, kimisi son sınıfa kadar gelmiş, hepsinin ortak özelliği ise yoksul aile çocukları olmaları. 3 binin üzerinde üniversite öğrencisi cezaevlerinde çürümeye terk edilmiş durumda. 1 Mayıs yürüşüne katılmaları, Grup Yorum konserine katılmaları, aşure gününe katılmaları, bırakın basın açıklaması okumalarını basın açıklamasını dinlemeleri bile ‘terör örgütü üyeliğinden’ ceza alma sebebi. Delil olarak gösterilenler tam bir komedi. Bunlar iddianamelerde var. Yumurta, kırmızı kırık bir şemsiye, fular ve atkı, naylon düdük, saç bandı, megafon, Komünist Manifesto, duvar takvimi, yelek, tişört, yaş pasta, mp3 çalar.

AKP’NİN KORKUSU GENÇLER

AKP’nin iktidara geldiği günden beri uğraştığı bir kesim var’ Gençlik; özellikle de solcu, devrimci, aydınlığa ve demokrasiye tutkuyla bağlı öğrenci gençliği.
Çünkü AKP’nin en büyük korkusu gençler. Gençler, polis tarafından dövüldü, öldürüldü, cezaevine yollandı. Cihan Kırmızıgül, sadece bir poşudan yıllarca cezaevinde yattı ve hüküm giydi. Mersin Üniversitesi öğrencisi Duygu Kerimoğlu, Facebook’ta Redhack ile ilgili haberi paylaştığı için aylarca cezaevinde terör örgütü üyeliğinden yattı. Dicle Üniversitesi öğrencisi Rıdvan Çelik, 1 Mayıs kutlamalarına katıldığı için ve slogan attığı görüntüsü olduğu için ceza aldı. Erasmus kapsamında Fransa’daki Lyon Üniversitesi’nden Anadolu Üniversitesi’ne gelen Sevil Sevimli, 1 Mayıs gösterisine ve Grup Yorum konserine katıldığı için terör örgütü üyesi olmakla suçlandı. Erdal Kozan, 18 Haziran Gezi eylemlerine katıldığı için gözaltına alındı, LYS’ye elleri kelepçeli götürüldü. Bu isimler kumpas kurulan gençlerden sadece birkaçı.”


 


 


 


 



Terör örgütü suçlamasıyla 3 bin genç tutuklu

Ak Parti yarı başkanlığı istiyor

ERDOĞAN START VERDİ

Siyasi kulislerde Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun ‘başkanlık sistemi’ konusunda inisiyatif almadığı ve bu konuya öncelik vermediği iddialarının ortaya atılmasından sonra ilk değerlendirme Cumhurbakanı Tayyip Erdoğan’dan gelmişti. Erdoğan, Davutoğlu ile bu konuda görüş ayrılığı olduğu iddialarına, “Ahmet (Davutoğlu) Bey gerek başdanışmanlık, gerek dışişleri bakanlığı yaptığı dönemde yine Başkanlık sistemini meyda nlarda hep konuştuk. Bu seçimlerin de üzerinde konuşulacak konularından biri olacaktır diye düşünüyorum” yanıtı vermişti. Ardından parti kurmayları, başkanlık sisteminin önemi ve gerekliliği konusunda değerlendirme yapmaya ve gündem oluşturmaya başladılar. Başkanlık sisteminin mimarlarından AK Parti Seçim İşleri Başkanı Mustafa Şentop, düşündükleri sistem ve uygulamanın ana unsurlarıyla ilgili şunları söyledi’

YÜRÜTMEYİ SEÇECEKLER

“Başkanlık sisteminin en önemli unsuru, milletin yasama organıyla birlikte, yürütmeyi de seçmesidir. Bu ülkeyi kimin yönetmesini istiyorsanız, seçimlerde onu görevlendiriyorsunuz. Parlamenter sistemde, oy vermeyerek cezalandırdığınız bir parti, koalisyon ortağı olarak karşınıza çıkabiliyor. Bu gibi sakıncalar ortadan kalkıyor. Eninde sonunda en az yüzde 50 oy almaları gerektiği için sonuçta güçlü bir iktidar seçeneği ortaya çıkıyor. Sistemin en önemli özelliği yürütmenin millet tarafından belirlenmesidir.

KÜÇÜK RÖTUŞLARLA GEÇERİZ

Önümüzdeki seçimlerin en önemli başlığı yeni anayasa olacaktır. Bu anayasanın en önemli unsuru da Başkanlık sistemidir. Biz bu konuyu bugün gündeme taşımıyoruz. 2 yıl öncesine dayanan bir tartışmadır ve Uzlaşma Komisyonu çalışmalarında da olasılıkları sıraladık. Seçim beyannamemizde de önemli başlıklardan biri olarak yer alacaktır. Bana göre Türkiye’ye en uygun model yarı başkanlık sistemidir. Başkanın, parlamento ve yürütme ile ilişkileri ve başkanın yetkileri ayrıca tartışılıp konuşulabilir. Fransa’daki yarı başkanlık sisteminden, Türkiye’deki sistemi ayıran çok ince ayrıntılardır. Fransız Cumhurbaşkanı bakanlar kuruluna sürekli başkanlık eder. Bizde ‘Gerekli gördüğü hallerde’ demektedir. Bakanlar Kurulu’nun kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisine ilişkin sınırlar da Fransız sisteminden çok da farklı değildir. Ufak rötuşlar ve değişikliklerle uygulama, Başkanlık sistemi olarak dönüştürülebilir.

FEDERASYON YOK

Burada yanlış yorumlanan bir konu var. O da Başkanlık sisteminde federasyonun zorunlu olduğudur. Bu tamamen yanlıştır. Başkanlık sistemiyle yönetilip üniter yapıya sahip çok ülke vardır. Tam tersi parlamenter sistemle yönetilip, federasyonu uygulayan ülkeler de vardı, örneğin Almanya gibi. Başkanlık sistemiyle ilgili tek bir model yok. Amerika ve Fransa 2 ayrı modeldir mesela. Başkanlık sistemi değil, başkanlık sistemleri vardır. Bu modellerden hepsi tartışılabilir ama esasen yürütmenin millet tarafından seçilmesidir.
Başkanlık sistemi önümüzdeki dönem zorunlu bir adım olarak karşımıza çıkacak. Çünkü Türkiye’de uygulanan tam bir parlamenter sistem değildir. Yapılan anayasalara baktığınızda adım adım bu sisteme doğru gidildiğini görürsünüz. En son olarak cumhurbaşkanını halkın seçmesi, artık bu adımın atılmasını zorunlu hale getirmiştir.”

ATALAY’ GERÇEĞİ YANSITMIYOR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay da, “partisinin seçim beyannamesinin en önemli vurgusunun, başkanlık sistemi olacağına” yönelik haberlere ilişkin şunları söyledi’ “Ortaya bir metin bile çıkmış değil. Seçim beyannamemizde hangi ana başlıkların ve detayların olacağıyla ilgili henüz bir netleşme yok. Bugün (dün) bazı gazetelerde ‘seçim beyannamesinin en önemli vurgusu başkanlık sistemi olacak’ gibi haberler var. Bunların hiçbirisi şu anda gerçeği yansıtmıyor. Seçim beyannamemizi şu anda heyetlerimiz çalışıyor. Kaynak da gösterilmeden,  haberler verilmesini doğrusu yadırgıyoruz, bunları yanlış buluyoruz.”



Ak Parti yarı başkanlığı istiyor

Bebeklerinin kendilerine ait olmadığını iddia eden çift

KOCAELİ’nin Darıca ilçesinde yaşayan Zekiye ve Şener O. çiftinin 23 Aralık günü, saat 04.45’te Darıca Farabi Devlet Hastanesi’nde kızları dünyaya geldi. Çiftin iddiasına göre, doğum öncesi yapılan tüm testlerde ‘normal’ raporu verilen bebeğin, doğumdan sonra, tedavisi bulunmayan Turner Sendromu (Kısa boylu, hayati fonksiyonların yüzde 80’ini kaybetmiş) hastası olduğu ortaya çıktı.

‘BİZCE BEBEKLER KARIŞMIŞ’

Ayrıca baba Şener O.’nun kan grubunun B Rh pozitif, annesi Zekiye O.’nun A Rh pozitif, yeni doğan çocuğun ise 0 Rh negatif olduğu belirlendi. Bunun üzerine çift, bebeğin kendilerine ait olmadığı ve hastanede karıştırılmış olduğu iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulundu. Baba Şener O., ayrıca Kamu Hastaneleri Birliği, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı’na
yazı gönderip, TBMM’de Kocaeli milletvekillerini bilgilendirdi. Baba Şener O., Darıca Kaymakamlığı ve Kocaeli Sağlık Grup Başkanvekilliği’ne de bebekle ilgili evrakı teslim etti.

DNA TESTİNİ BEKLİYOR

Şüphelerinden kurtulmak için DNA testi yaptırmak istediklerini belirten Şener O. şöyle konuştu’ “DNA testi için başvurdum. Mahkeme kararıyla savcılık Adli Tıp Kurumu’na bir an önce gönderirse içimdeki şüpheler ortadan kalkacak.” Hastane yetkilileri, bebeğin değiştirilmesinin imkânsız olduğunu, yapılacak DNA testi sonuçlarının beklenmesi gerektiğini söyledi.


Rh (-) olabilir


BİLİMSEL incelemelere göre, anne ve babanın Rh negatif olduğu durumlarda bebeğin pozitif olma şansı yok. Ancak anne ve baba pozitif ise bebeğin hem negatif hem de pozitif kan taşıma olasılığı vardır. Biri A, diğeri B grubunda olan çiftin çocukları A, B, AB ve 0 kan grubunda olabilir.


Doğum öncesi tanı mümkün


TURNER Sendromu gebelikte tanınabilen bir hastalık. Bazen fetüs, ultrason bulguları ile de anormal olarak tanımlanabilir. (Kalp bozuklukları, böbrek anomalileri, kistik higroma gibi.) Ultrasonografi, amniyosentez ve diğer bazı tanı yöntemleri ile Turner Sendromu’ndan şüphelenilen gebeliklerde kesin tanı konur. Sendrom saptanmışsa aileye ayrıntılı genetik danışmanlık verilerek gebeliğin sonlandırılması önerilebilir.


 



Bebeklerinin kendilerine ait olmadığını iddia eden çift

Üstçavuş Emrah Ünalan şehit oldu

Şüpheli ile ekipler arasında önceki gün ormanlık alanda çıkan çatışmada Astsubay Üstçavuş Emrah Ünalan (35) göğsünden vurularak şehit düştü, Uzman Çavuş İrfan Yüksel yaralandı, şüpheli damat yine kaçtı. Şehit Astsubay Ünalan için dün İl Jandarma Komutanlığı’nda tören düzenlendi. Cenaze omuzlara alındığında şehidin annesi Safiye Ünalan ile eşi Gül Ünalan, tabutun önüne geçti. Gül Ünalan’ın “Beni bırakamazsın, ne olur gitme” feryadı yürek burktu. “Gül ve Eda’yı bırakıyorsun. Eda daha çok küçük” diye bağıran anne Safiye Ünalan ise baygınlık geçirdi. Şehit Astsubay Üstçavuş Emrah Ünalan Çorum’un Osmancık ilçesine bağlı Kargı köyünde son yolculuğuna uğurlandı.





Üstçavuş Emrah Ünalan şehit oldu

Sünnet düğünü organizasyonu

Sünnet, müslümanlık ve yahudilik inancına göre zorunlu olan bir şeydir. Yeni doğan çocuklarda et fazlalığın alınmasıyla oluşan kesim şekli, gün geçtikçe gelişmiştir. Önceki yıllarda meslek haline dönüşen  sünnetçiliğin yerini modern tıp almıştır. Böylelikle hastanelerde lazerle sünnet edilen çocuklarda ağrı ve iyileşme süresi kısalmıştır.


Sünnet çocuklar için aslında korkulu bir rüya gibidir. Sünneti daha eğlenceli bir hale getirmek ise anne ve babaların başlıca görevidir. Çocuklarına sünnet yapmayı düşünen aileler, sünnet düğünü organizasyonunu düzenlemek zorundadır. Sünnet düğünü, maddi bir külfet taşısa da , çocukları bıçak altına yatma korkusundan uzaklaştıracaktır.


Sünnet düğünü yaparken, klasik palyaçolu sünnet düğünlerinden farklı konseptleri de gözden geçirmek gerekir. Örneğin; Osmanlı padişahı havasında, tahtta sünnet olmaya giden bir konsept yaratmak için sünnet düğünü tahtı kiralamamız yeterli olacaktır.


İleride çocuklarımıza daha iyi bir anı kalmasını istiyorsak, dikkat edeceğimiz önemli detaylardan birisi de şüphesiz profesyonel fotoğrafçılar olmalıdır. Organizasyonun, amatör kameraman veya cep telefonu çekimleriyle olmasını düşünmek, oldukça sünnet düğünü için yersiz  ve zahmetli olabilir. Bu yüzden her şeyi işin ehline bırakmak yararımıza olacaktır.


Sünnet organizasyonları yapan firmalar ise danışacağımız ilk yer olmalıdır. Eğer yapacağımız işten şikayetçi olmamak istiyorsak, bu danışmanlığın aşırı ucuzuna da kaçmamak gerekir. Danışmanlık alacağımız firmaların referans ve daha önceki sünnet düğünlerini de gözden geçirmek gerekir.



Sünnet düğünü organizasyonu

Fal baktırmak

Kimilerine göre eski bir adet, kimilerine göre ise hala bir umut kapısı olan falın, toplumumuzda oldukça etkili bir yeri olduğu aşikardır. Falların etkisi insandan insana da değişmektedir. Bazı insanların kahve içerken, eğlence amaçlı baktırdığı falı ciddiye alan insanlarda yok değildir. Falda çıkan yorumlar genelde duymak istediğimiz şeyler olduğu için bunu ticaret kapısına dönüştürenler bile vardır. Bakanın baktırandan zengin olduğunu düşünürsek paralı fal baktırmak, bizlere pek mantıklı gelmeyecektir.


Falın en çok tercih edilen türü şüphesiz tarot falıdır. Kağıtların boyutu ve şekli iskambil kağıtlarını andırsa da, içindeki  figürler falın yorumunu oluşturmaktadır. Tarot falındaki kartların figürleri, mitolojik simgelere benzediği için yorumlar bunlara binaen yapılmaktadır.


Önceki yıllarda baktırmakta zorluk çektiğimiz fallara, günümüzde daha kolay erişebilmekteyiz. Gelişen teknoloji bizlerin evlerde veya kafeler de fal bakmasına olanak sağlamaktadır. Birçok internet sitesinde herhangi bir ücret karşılığı olmadan fal baktırabilir, günlük burç yorumlarını takip edebiliriz. Cep telefonlarına kurduğumuz uygulamalarda da fal ve burç yorumları servisleri mevcuttur.


Falın hayatımıza renk katacak bir etmen olduğunu unutmamamız ise bizleri daha bilinçli bir birey yapacaktır. Çünkü falların gerçek olacağına inanıp yaşantısını o şekilde çizen çoğu insan, kendi iradesini reddeden insanlardan olmuştur. Falların eğlenceli ve ihtimallerden oluştuğunu düşünmemiz; ” Fala inanma, falsız da kalma ” deyimiyle bizleri özdeşleştirecektir.



Fal baktırmak

Kurye Firmaları

İnsanların evrak ve bir takım önemli eşyalarını, doğrudan teslim etmesi ihtiyacından ortaya çıkan mesleğe kurye denmektedir. Kuryecilik, geçmiş yıllarda kargoculukla eş değer isimde anılsa da, günümüzde farkını ortaya koymaya başlamıştır bile. Kuryeyi farklı kılan özelliğin başında değerli evrakların teslimi gelmektedir. Kargocuların değerli eşya ve evrakları teslim almadığını hepimiz bilmekteyiz. Çünkü taşıma sırasında olabilecek kayıpların asla riskine girmezler. Büyük firmalarda bunun bilincinde olduğu için bu tarz evraklarını yollarken kuryeyi tercih ederler. Kredi kartlarımızın kargocular tarafından değil de kuryeler tarafından bizlere ulaşması bu farka en büyük örnektir.


Kurye, kendi içinde de birçok çeşitliliğe ayrılmıştır. Bu çeşitliliğin temel nedeni daha hızlı ve kolay bir teslimattır. Moto kurye, işleri daha hızlı yapabilmek için yaygın olarak tercih edilen bu kurye çeşitleri arasındadır. Moto kuryeler, el ile teslimin uzun süreceği, arabalı kuryelere nazaran daha kısa mesafeli bölgelere dağıtım yapan elamanlardır.


Moto kurye olmanın değiştirilemez şartı A2 ehliyete sahip olmaktır. Ayrıca özverili ve bölge bilgisine sahip olmakta firma koşullarının önemsediği özelliklerin başında gelmektedir. Dağıtım yapacağı alanı bilmeyen moto kurye demek işlerin yavaşlaması demektir.


Son yıllarda kurye firmaları şikayetleri de gittikçe artış göstermektedir. İşini doğru ve hızlı yapanların yanında, yanlış ve bir o kadar da eksik yapanların sayısı piyasayı tedirgin etmektedir. Fiyatların firma kalitelerini belirlediği bir ortamda kurye ücreti hesaplamayı da unutmamalıyız.



Kurye Firmaları