29 Mayıs 2014 Perşembe

MB enflasyon düşene kadar direnecek

22 Mayıs’ta gerçekleştirdiği faiz toplantsına ilişkin özeti yayınlayan Merkez Bankası, ‘sıkı duruş’ vurgusunu yineledi. MB enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki sıkı duruşun süreceğini bildirdi.


Merkez Bankası’nın (TCMB) 22 Mayıs’ta gerçekleştirdiği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı özetinde şu açıklamalar yer aldı:


*Yıllık enflasyondaki artış başta gıda fiyatlarından kaynaklanırken TL’deki değer kaybının gecikmeli etkileri temel mal fiyatları kanalıyla çekirdek enflasyon göstergelerini olumsuz yönde etkilemeye devam etti


*İlk çeyreğine ilişkin veriler iktisadi faaliyette ılımlı bir artışa işaret etmekte


*Önümüzdeki dönemde ihracatın desteği ve yurt içi talepteki ılımlı seyir ile üretimdeki artışın devam etmesi öngörülmekte


*Belirsizlik algısındaki azalma, güven endekslerinde gözlenen toparlanma ve TL’deki değer kazancı ile birlikte tüketim talebindeki toparlanmanın desteğiyle yurt içi talebin ikinci çeyrekten itibaren kademeli bir artış eğilimine gireceği düşünülmekte


’2015′te kriz geliyor’




MB enflasyon düşene kadar direnecek

Babacan Taksitler 9 Milyar azaldı

Babacan, Türkiye Bankalar Birliği’nin (TBB) 57. Olağan Genel Kurulu’na katıldı. Genel Kurulun açılışında bir konuşma yapan Babacan, Ekim 2013,’de, Aralık 2013′de ve Şubat 2014′de yürürlüğe girecek düzenlemeler yaptıklarına dikkat çekti ve ekledi:


“Bugün itibari ile bunların olumlu sonuçlarını almaya başladık. Tüketici kredilerinin toplam bilançoda ki payına getirdiğimiz yüzde 25′lik limitten tutun da, kredi kartı uygulamalarına kadar çok geniş alanda düzenlemeler yaptık. Bunun sonunda 2011 yılında kredi artış oranının hızı yüzde 34.2′ye ulaşmıştı, 16 Mayıs 2014 yılı itibari ile bu yüzde 21.5′e düştü. Bireysel kredilerde Temmuz 2011′de yüzde 38.5′e çıkmışız, en son geldiğimiz noktada yüzde 15.7′deyiz. Kredi kartında Aralık 2011′de artış hızı yüzde 30.9′a yükselmiş. Ama şu anda sadece yüzde 2′deyiz. Özellikle taksitli kredi kartı bakiyesinde yılbaşına göre 9 milyar gibi bir düşüş var.”


DÜZENLEYİCİ KURUMLARLA YOĞUN İŞBİRLİĞİ


Babacan, TBB ile hükümetin, düzenleyici tüm kurumlarda olduğu gibi yoğun bir işbirliğinin olduğunu belirterek, “Bu yakın iletişim sayesinde birbirimizi anlama ve düzenlemeleri isabetli yapma konusunda çok şükür iyi bir çalışma ortamı oluşmuş durumdadır” dedi ve ekledi:


“Bütün ülkelerde kamu sektörü ile bankacılık sektörünü birbirinden tam olarak ayırmak mümkün değil. Bankacılık sektöründeki ciddi bir sorun hemen kamu sektörüne yansıyor ya da kamu sektöründe ve finansmanında ciddi problem olan ülkelerde bankacılık sektöründe önemli sorunlar yaşanabiliyor. Düzenleyici otoriteler, hükümet, bankacılık sektörü beraberce ‘problemler hepimizin, çözümleri de hep beraber üretelim’ yaklaşımıyla konuyu ele aldığında sonuçlar da gayet verimli oluyor.”


Babacan, Türkiye’nin dünyada örnek olarak gösterilen finans, bankacılık sektörüne olan güvenin daha da artacağını ve sektörün itibarını daha da yükseleceğini belirtti.


“GÜVEN ORTAMININ KIYMETİNİ ÇOK İYİ BİLMEMİZ GEREKİYOR”


Babacan, bankacılık sektörünün Türkiye’de sadece finansal sektörün değil, tüm ekonomik sisteminin ana unsurundan biri olduğunu, bugünün küreselleşen ve neredeyse iç içe geçmiş finans piyasalarında bankaları ekonominin tüm unsurlarıyla etkileşim halinde birçok fonksiyonunu yerine getirdiğini aktardı.


Başbakan Yardımcısı Babacan, deneyimlerin finans sektöründen kaynaklanan krizlerin daha uzun sürdüğünü ve etkilerinin daha fazla olduğunu belirterek şunları söyledi:


“2009 yılından bu yana tüm dünyayı etkileyen ekonomik kriz bize bunun son örneğini gösterdi: Finansal sektörün özellikle de bankacılık sektörünün temelinin güvene dayandığı gerçeği. Bankalarımız en basit tabiriyle güven müesseseleri. Güven zincirindeki herhangi bir kırılma, önce bankacılık sektöründeki bozulmaya, hem de ekonominin genelinde ciddi olumsuz tabloya sebep oluyor. Güvenin çok hızlı kaybedilen bir kavram olduğunu vurgulamak istiyorum. Güven ortamının kıymetini çok iyi bilmemiz gerekiyor. Bankacılık sektörü ile ilgili düzenleme ve denetimlerin son derece dikkatli, titiz bir yaklaşımla, rasyonel bir anlayışla ve popülizme prim vermeden yapılması gerekiyor.”


“MEDYA DESTEĞİNİ DE YANLARINA ALARAK ÇOK YANLIŞ UYGULAMALAR GETİREBİLİYORLAR”


İki tür popülizmin olduğunun altını çizen Babacan, “Birinci tür popülizmde geniş kitleleri, kredi kullanan kitleleri düşünerek, onlara hoş gelecek düzenlemeleri siyaseti de biraz karıştırarak yapmaktır. İkinci tür popülizm de bankacılık lobilerinin oluşturduğu popülizmdir. Bazı gelişmiş ekonomilerde öyle kuvvetli lobiler var ki, son derece yanlış düzenlemelerin kısa vadede bankalarla kazandıracak ama uzun vade de ülkeye komple kaybettirecek düzenlemeleri empoze edebiliyorlar. Meclisler üzerinde etkili olabiliyorlar, düzenleyici otoriteler üzerinde baskı kurabiliyorlar ve medya desteğini de yanlarına alarak çok yanlış uygulamalar getirebiliyorlar. Her iki tür popülizmden de uzak durmak gerekiyor” dedi.


“KURUMLARIN BİRBİRLERİNE UYUMLU ŞEKİLDE DÜZENLEME YAPMALARI ÇOK BÜYÜK KOLAYLIK GETİRDİ”


Babacan, Türkiye’ye en çok sermaye girişi olan sektörün bankacılık olduğunu, sektörde, öngörülebilirlik olduğunu ve keyfi bir tutumun bulunmadığını aktararak, “Doğrusu neyse o yapılıyor. Düzenlemelerimizi yapan başta BDDK, bunun hemen yanında Merkez Bankası, TMSF, Hazine Müsteşarlığımız. Kurumların birbirlerine uyumlu şekilde düzenleme yapmaları çok büyük kolaylık getirdi” diye konuştu.


Kamunun borçlanma ihtiyacının azalması nedeniyle bankaların bilançosunda Hazine kağıtlarının payının düştüğünü ifade edene Babacan, “Devlet bütçesine çeki düzen verince aşağı yukarı 11-12 yıldır Hazine’nin borç çevirme oranı hep yüzde 100′ün altında seyrediyor” dedi.


Bankacılık sektörünün Türkiye ekonomisinde daha hızlı büyüdüğünü, bunun da işin doğasında olduğunu belirten Babacan şunları söyledi:


“Bu yılın ilk çeyreğinde dahi makul bir büyüme var, bütün olumsuzluklara rağmen. Geçen sene yaşadıklarımız; Gezi olayları, FED’in para politikasında ki değişiklik, Avrupa Birliği’nin kriz ortamı arkasında bir 17 Aralık süreci… Bütün bunlara rağmen geçen sene Türkiye ekonomisi yüzde 4 büyüdü; yani, yıl başında koyduğumuz hedefi tutturduk. Bütün bu olumsuzluklara rağmen, dünya basınında çıkan haberlerin yüzde 97-98′i sürekli olumsuzken, olumlu bir değerlendirme yüzde 1-2 iken, en etkili yayın organlarına bakın olumlu yüzde 1-2 değerlendirme bulursunuz. Gerisi büyük çoğunlukla olumsuzdur maalesef bir yıldır bunu yaşıyoruz. Bütün bunlara rağmen Türkiye’de içeride güven noktasında ciddi bir erozyon oluşmadı. Halkımız hala geleceğe umutla bakıyor, reel kesim güven endeksi son bir kaç yılın en yüksek noktalarına doğru ulaşıyor ve Türkiye’de istihdam artıyor.”


“SON DERECE DİKKATLİ OLMAMIZ GEREKİYOR”

Babacan dış algınında düzelmesinin önemli olduğuna dikkat çekere, “Bu ilelebet böyle gitmez. Hadi bir yıl dayandık ama bunun içinde mutlaka adımlar atmak gerekiyor ve derine inip sorgulamak gerekiyor. hem kendi politikalarımızı, hem bunun iletişimini bu olumsuzlukları da dikkate alarak el almamız gerekiyor. Aksi halde Türkiye üzerinde orta uzun vadede bunun etkisi olmaya başlayabilir. Son derece dikkatli olmamız gerekiyor” dedi.




Babacan Taksitler 9 Milyar azaldı

4-C için kadro hayal

Şimşek, CHP İzmir Milletvekili Rahmi Aşkın Türeli’nin, Devlet Memurları Kanunu’nun 4-C maddesine göre çalışan geçici personele ilişkin soru önergesini cevaplandırdı.


Çıkarılan kararnameyle, özelleştirme uygulamaları sonucunda işsiz kalan işçilerin kamu idarelerine geçici personel statüsünde istihdam edilmesine imkan sağlandığını anımsatan Şimşek, istihdam edilen personele yapılacak ödemeler, çalışma esas ve usullerinin de çeşitli kararnamelerle düzenlendiğini belirtti.


Şimşek, 2010′da Bakanlar Kurulu kararıyla, geçici personelin ücret ve çalışma koşullarında önemli iyileştirmeler yapıldığını, yıllık çalışma sürelerinin 10 aydan 11 aya çıkarıldığını, ücretlerinde eğitim durumlarına bağlı olarak yüzde 18,2 ile yüzde 21,3 arasında artış sağlandığını, geçici personelin yıllık ve mazeret izin sürelerinin artırıldığını, iş sonu tazminatından yararlanabildiklerini kaydetti.


Kamu Görevlileri Hakem Kurulu’nun 2012′deki kararıyla, normal çalışma saatleri dışında fiilen çalışan geçici personele, çalışma karşılığında 50 saati geçmemek üzere, yılı merkezi yönetim bütçe kanununda belirlenen fazla çalışma saat ücreti tutarında fazla çalışma ücreti ödendiğinin altını çizen Şimşek, geçici personelin mazeret ve süt izni sürelerinin artırıldığını, yapılan değişiklikle personelin çalışma süresinin 11 ay 28 güne çıkarıldığını ifade etti.


Şimşek, bu yıl, geçici personelin aile yardımı ödeneğinden yararlandırıldığını, eğitim durumlarına bağlı olarak ücretlerinde yıllık yüzde 21,8 ile yüzde 26,7 arasında artış yapıldığını anımsattı.

Bu yıl çalıştırılabilecek en fazla geçici personel sayısının, Bakanlar Kurulu kararı ekinde 47 bin olarak belirlendiğine işaret eden Şimşek, “Devlet Memurları Kanunu’nun 4. maddesinin C fıkrasına göre istihdam edilen geçici personelin, söz konusu maddenin A fıkrasına göre istihdam edilen memur kadrosuna geçirilmesi yönünde bakanlığımız tarafından yapılan bir çalışma bulunmamaktadır” bilgisini verdi.




4-C için kadro hayal

PMYO için torpil mesaisi

Bir vekil 11 isim sıralayıp ‘Takdirinizi arz ederim’ notuyla okul müdürüne yazı gönderdi. AK­P’­liler, Po­lis Mes­lek Yük­sek Okul­u (PMYO) sınavları için fazla mesai yaptı! Vekilden il başkanına bir­çok isim ‘tor­pi­l’ için okullara yazı gönderdi…


Bakandan yardım istedi


Po­lis aday­la­rı için 20 Ma­yıs-2 Ha­zi­ran ara­sın­da mü­la­kat ya­pı­la­ca­ğı du­yu­rul­du. AK­P’­lilerin, İz­mi­r’­de­ki Rüş­tü Ün­sal Po­lis Mes­lek Yük­sek Oku­lu­’n­da­ki sı­nav ön­ce­si ken­di aday­la­rı­na ‘tor­pi­l’ için devreye girdiği ortaya çıktı. O isim­ler­den bi­ri­nin AKP Mil­let­ve­ki­li Mu­zaf­fer Yurt­taş ol­du­ğu öğ­re­nil­di. Yurt­ta­ş’­ın im­za­sı bu­lu­nan ve İçiş­le­ri Ba­kan Yar­dım­cı­sı Os­man Gü­ne­ş’­e gön­de­ri­len bel­ge­de şöy­le de­nil­di: “Sa­yın Ba­ka­nım, bil­gi­le­ri bu­lu­nan (11 ki­şi) aday­lar ko­nu­sun­da tak­dir­le­ri­ni­zi say­gı­la­rım­la arz ede­rim.”


3 ada­yın is­mi­ni ver­di


Bir ta­lep de AKP İzmir Milletvekili Ay­dın Şen­gü­l’­den gel­di. Şen­gül imzalı ve Rüş­tü Ün­sal PMYO Mü­dü­rü Meh­met Eli­bo­l’­a hitaben ya­zı­lan bel­ge­de, “Kar­deş­le­ri­miz oku­lu­nuz­da sı­na­va gi­re­cek olup, tak­dir­le­ri­ni­zi arz ede­ri­m” ifa­de­le­ri kul­la­nı­la­rak 3 isim ve­ril­di.


Bu lis­te­de­ki isim­ler po­lis ola­cak!


‘Kar­deş­le­ri­mi­z’ de­di liste verdi

AKP’li ­ve­ki­l Şen­gül im­za­lı bel­ge­de, “Kar­deş­le­ri­miz oku­lu­nuz­da sı­na­va gi­re­ce­k” denilerek müdürden torpil istendi.



 


 


 


 


 


 


 


 


 


 


11 ki­şi­nin is­mi­ni sı­ra­la­dı


AK­P’­li Mu­zaf­fer Yurt­taş, İz­mir, Af­yon ve Ba­lı­ke­si­r’­de­ki okul­lar­da sı­na­va gi­re­cek aday­la­ra tor­pil için bu ya­zı­yı yaz­dı.




PMYO için torpil mesaisi

Sabah’tan KDV Masalı

Sabah Grubu, son 6 yılda 381 milyon lira zarar beyan ederek, tek kuruş vergi ödemedi. Grubun sahibi olan şirket bu performansıyla 478 milyon liralık sermayesinin büyük bölümünü kaybetti ve “münfesih” olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.


Sabah ve Takvim gazeteleri ile ATV’yi bünyesinde bulunduran Turkuvaz Grubu’nun, 2008 yılından buyana sürekli zarar beyan ettiği ve kurumlar vergisi ödemediğine dair, çarşamba günkü haberimiz, Takvim Gazetesi aracılığıyla, masal anlatılarak doğrulandı.


Grup, 2008′den bu yana 340 milyon lira KDV ödemiş!


KDV’yi kimin ödediğini, çocuklar bile biliyor. Çünkü onlar da KDV ödüyor.


Katma Değer Vergisi (KDV), satılan bir malın veya yapılan hizmetin (örneğin gazete satışının, reklam hizmetinin) karşılığında alınan emanet paradır. Müşteriden tahsil edilen KDV’den Sabah, Takvim ve ATV ödediği KDV’yi indiriyor, yani geri alıyor. Kalan kısmını vergi dairesine ödüyor.


Vergi çalışanlardan kesildi

KDV’nin gerçek ödeyicisi halktır. Sabah, Takvim ve ATV, vergi dairesine yatırmak için müşteriden aldıkları KDV’yi (emanet parayı), “Biz 2008′den bu yana 340 milyon lira KDV ödedik” diye, kendi ödediği vergiymiş gibi göstererek masal anlatıyor.


KDV sistemine göre, şirketler ve diğer ticari işletmeler, KDV’yi müşteriden, vergi dairesine yatırmak üzere tahsildar olarak tahsil ederler.


Bakıyoruz; “653 milyon lira (340 milyonu KDV olmak üzere) vergi ödedik(!)” diyorlar. 2008′den bu yana zarar eden bir şirket, nasıl vergi öder?


Aradaki fark, 2008′den bu yana işçilerden kesilenler ağırlıklı stopaj yani vergi kesintileridir. İşçinin  ücreti ödenirken, brüt ücretinden vergisi kesiliyor ve vergi dairesine “muhtasar beyanname” ile beyan edilip yatırılıyor. Burada da “tahsildarlık” görevi vardır. İşçinin vergisi vergi dairesine yatırılmaktadır.


Kala kala 4 milyon liralık Kurumlar Vergisi ödemesi kalıyor. Zarar eden şirket Kurumlar Vergisi ödemeyeceğine göre; bu da olsa olsa kurumlar vergisi stopajı bir başka emanet paradır.


Sonuç olarak KDV ve işçi vergisi gibi başkasının ödediği vergileri, sanki kendileri ödemiş gibi açıklamışlar!


SÖZCÜ’yü doğruladılar

SÖZCÜ olarak, “Bunlar, zarar üzerine zarar beyan ediyorlar. Sermayelerinin üçte ikisinden fazlasını kaybetmişler. 31 Mart 2014′e kadar genel kurul yapıp sermaye artırımına gitmeleri

gerekiyordu. Münfesih yani sona erme tehlikesi ile karşı karşıyalar” diye yazdık.


“440 milyon lira faiz, 540 milyon lira kur farkı ödedik” diyerek, sadece bu iki kalemden 980 milyon lira zararları olduğunu belirterek SÖZCÜ’yü doğrulamış oldular.


“Biz sermayemizin üçte ikisinden fazlasını kaybetmedik” diyemediler.


“Genel kurul yapıp, sermaye artırımına gittik” diyemediler.


“Sermayemizin üçte ikisini kaybetmemizin, münfesih olma riski yoktur” da diyemediler.


Sadece masal anlattılar ve masal anlatarak yazdıklarımızı doğruladılar!


Bu arada 540 milyon lira kur farkı “ödendiği” de ayrı bir masal.


Dolar cinsinden borç alındığında, ödeme de dolar olarak yapılır. Yoksa kur farkı bir defada ödenmez.




Sabah’tan KDV Masalı

Seçilme yaşı kritik karar



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un fethinin 561. yıldönümü nedeniyle Yahya Kemal Beyatlı Klütür Merkezi’Nde düzenlenen “Eğitim-Bir-Sen Türkiye Buluşması”nda konuştu. Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:


“Bu anlamlı günde şu noktaya özelliktle dikkatinizi çekmek istiyorum. Fetih, asla ve asla işgal değildir. Zorla almak değildir. Gasp etmek hiç değildir. Fetih acımaktır; engelleri ortadan kaldırmaktır. Fetih hem kapılardaki, hem gönüllerdeki mühürleri ve kilitleri kırıp atmaktır. Fetih surları aşmak değil, gönüllere ulaşmaktır” diyerek başladı. Başbakan, şöyle devam etti:


Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı ilan etti




Seçilme yaşı kritik karar

Zorla sarı sendika üyeliği dayatılıyor

Ziraat ve Halk Bankası çalışanları ‘sarı’ sendika baskısı altında. Bizzat Ziraat Bankası ve Halk Bankası mensuplarınca 2013 yılı sonbaharında kurulan Hak-İş Konfederasyonuna bağlı olan Öz Finans-İş Sendikası, yüzde 1 olan iş kolu barajını aşmak için kolları sıvadı. Ancak sendika, çalışanları kendi çabasıyla üye yapmak yerine banka yönetiminin baskısıyla bu işi yapmaya çalışıyor. Yönetimlerin bölge müdürlükleri aracılığıyla şube müdürlerine baskı yaptığı ve bir an önce çalışanların sendika üyeliklerinin hızlandırılmasını istediği belirtiliyor. Gerçek Gündem’in haberine göre çalışanlar sendikaya üye olmayı istemiyor ve baskılara direniyor.


BANKA ETKİNLİKLERİ EN ÖNDE


Sendikanın Halk Bank ve Ziraat Bankası yönetimleri tarafından desteklendiğinin kanıtlarından en önemlisi ise bankanın kuruluş etkinliklerinde açtıkları stantlar.

Öz Finans-İş Sendikası, geçtiğimiz yıl Eylül ayında Ziraat Bankası’nın Ankara, İzmir ve İstanbul’daki 150. yıl kutlamalarında giriş turnikelerinin önünde tanıtım stantları açmıştı.


Öz Finans-İş dışında aynı işkolundaki hiçbir sendikaya ise böyle bir fırsat tanınmadı. Bankacılık sektöründeki yeni sendikanın Genel Başkanı Ahmet Eroğlu, 2011′de Halk Sigorta Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulundu. Şu anda Halk Sigorta A.Ş. Genel Müdür Danışmanlığı yapıyor.




Zorla sarı sendika üyeliği dayatılıyor

YHT istasyonu çöktü



Sakarya’nın Arifiye ilçesinde yapımı devam eden Yüksek Hızlı Tren İstasyonu’nda (YHT) çökme meydana geldi. Göçük altında kalan 5 işçi vatandaşların da yardımıyla kurtarılarak ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.


Olay saat 17.35 sıralarında meydana geldi. Yüksek Hızlı Tren İstasyonu binası inşaatı sırasında henüz belirlenemeyen bir nedenle beton tavan çöktü. İnşaatta çalışanlardan ilk belirlemelere göre enkaz altında kalan 5 işçi vatandaşların da yardımıyla çıkarıldı. Yaralı işçiler olay yerine sevk edilen ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı.


YHT’de kablo hırsızlığına gözaltı




YHT istasyonu çöktü

AYM’den Öcalan kararını erteledi

Anayasa Mahkemesi (AYM), Abdullah Öcalan ve Fatih Hilmioğlu’na ait başvuruların görüşülmesini, dosyalardaki eksiklikler nedeniyle ileri bir tarihe erteledi.


Anayasa Mahkemesi’nden yapılan açıklamada şöyle denildi:

“Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümünün 28/5/2014 tarihli gündeminde yer alan dosyalardan, başvurucu Abdullah Öcalan’a ait B.No: 2013/409 sayılı ve başvurucu Fatih Hilmioğlu’na ait 2014/648 sayılı bireysel başvuru dosyalarının görüşülmesi eksikliklerin giderilmesi amacıyla ileri bir tarihe ertelenmiştir. Birinci Bölümün aynı tarihli gündeminde yer alan Kerem Altıparmak ve diğer sekiz başvurucuya ait B.No: 2014/4705 sayılı dosya Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 28. maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca Genel Kurul’a sevk edilmiş, Genel Kurulca 29/5/2014 tarihinde yapılan görüşme neticesinde başvurucuların Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenen ifade hürriyetlerinin ihlal edildiğine 2′ye karşı 14 oyla OYÇOKLUĞUYLA karar verilmiştir. Gerekçeli kararın yayımı ve ilgililere bildirimi redaksiyon işleminin tamamlanmasından sonra yapılacaktır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.




AYM’den Öcalan kararını erteledi

Erdoğan’ı çoktan Cumhurbaşkanı seçti

Salondan büyük alkış alan Gündoğdu, “Bu taleplerimizi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a taşımaktan bizi kurtaracağınıza inanıyorum.” dedi.


Başbakan Tayyip Erdoğan, Küçükçekmece Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nde düzenlenen, ‘Medeniyetimiz ve Büyük Türkiye Yolunda, Eğitim-Fetih ve Gençlik’ temalı programa katıldı. Başbakan’dan önce konuşan Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Başbakan Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı ilan etti. Eğitimle ve eğitimcilerin istekleriyle ilgili bir dizi talepler sıralayan Gündoğdu, “Büyük Türkiye diyoruz. Büyük ve güçlü Türkiye batının tam uygarlığının ve sömürü düzeninin sona gelmesidir. Disiplin cezalarının affı, 4C’lilere kadro istiyoruz. Sayın Başbakanım, bu akşam ifade ettiğim taleplerimizi Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan olarak hayata geçirmenizi bekliyoruz. Bu taleplerimizi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a taşımaktan bizi kurtaracağınıza inanıyorum.” diye konuştu.


Programa Başbakan Erdoğan’la birlikte Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım katıldı.




Erdoğan’ı çoktan Cumhurbaşkanı seçti

İtfaiye saldırganları yakalandı

Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan yazılı açıklamada: “Bir süre önce Hakkari-Van karayolu üzerinde bulunan Keklikpınar Mahallesi’nde yanmakta olan bir vatandaşa ait evi söndürmek amacıyla bölgeye giden belediyeye ait itfaiye aracının camlarını kırarak biri ağır olmak üzere iki itfaiye erinin yaralanmasına karışan 2 kişi Asayiş ekipleri tarafından gözaltına alındı. Şahıslar emniyetteki sorgularının ardından ‘adam öldürmeye kast etmek ve kamu malına zarar vermek suçlarından’ adliyeye sevk edilecek.” denildi.




İtfaiye saldırganları yakalandı

Bağcılar’ı kilitleyen ‘makas’ kazası

Kazada aşırı hızlı olduğu ve makas atarak ilerlediği öne sürülen bir araç takla atarak ters döndü. Takla atan araçta bulunan bir kişinin ambulansla hastaneye kaldırıldığı, diğer iki araçta bulunanların durumunun ise iyi olduğu belirtildi. Kaza nedeniyle bağlantı yolunda kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Öte yandan olay yerine sevk edilen ambulans ve itfaiye araçlarının yoğun trafik ylüzünden güçlükle ilerledikleri görüldü.




Bağcılar’ı kilitleyen ‘makas’ kazası

Diyarbakır-Bingöl yolu yeniden kapandı

Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde göstericilerin geçen Cumartesi gecesi başlattıkları yol kesme eylemleri nedeniyle sık sık kapanan Diyarbakır-Bingöl karayolunda ulaşım bu sabahtan itibaren güvenlik güçleri tarafından yeniden kapatıldı. Daha önce göstericilerin çukur kazıp, durdukları araçların anahtarlarını alarak kapattıkları yolun açılmasının ardından karayolunda güvenlik güçlerinin zırhlı araçlarıyla kontrollü olarak geçişler sağlıyordu.Lice’nin Fisovası mevkiinde dün gece göstericiler yine yol kesme eyleminde bulundu. Bölgeye gönderilen bir çekiciyi ateşe verip yakan göstericiler, bu sabah saatlerinden itibaren Diyarbakır’ın Lice, Kocaköy, Kulp ve Hani karayolları ile Bingöl karayolu üzerinde durdurdukları araçların anahtarını alıp, karayolunu yeniden kapattı.


 


Göstericiler dün gece Fisovası mevkiinde durdurdukları bir araçta bulunan 2 baz istasyonu görevlisini alıkoydu. Görevliler, araçlarına el konulduktan sonra bugün öğle saatlerinde serbest bırakılınca yaya olarak bölgeden ayrıldı. Bu sabahtan itibaren kapalı bulunan Diyarbakır-Bingöl karayolunda güvenlik güçleri aldıkları önlemleri artırdı. Lice yol ayrımından itibaren Bingöl yönüne araç geçişine izin verilmezken, Bingöl tarafından da Diyarbakır yönüne araçların gönderilmediği belirtildi.


ANKARA’DAN TAKVİYE BİRLİK GÖNDERİLDİ


Diyarbakır’ın Lice İlçesi’nde yaşanan olaylar nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı, Diyarbakır’a Jandarma Özel Harekat Timleri sevk etti. Ankara’nın yanı sıra Bingöl ve Mardin’den gönderilen Özel Harekat Timleri’nin Diyarbakır’da konuşlandırıldığı öğrenildi. Timlerin Lice’de olası olaylara müdahale etmek amacıyla Diyarbakır merkezindeki birlikte konuşlandırıldıkları belirtildi.


BDP’DEN AÇIKLAMA


BD Diyarbakır İl Başkanlığı, Lice’de yaşanan olaylar nedeniyle bugün yaptığı açıklamada, 40 yıldır süren olayların bilançolarının bilindiği ve savaşta ısrarın bu bilançoları daha da artacağının gerçek olduğu belirtildi. Abdullah Öcalan’ın 2013 Nevruz’undaki manifestosunun yankılarının olumlu olduğu ve her kesimde umutlu beklenti oluşturduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi’


“Ve bir yılı aşkın süredir bir çatışmasızlık durumu yaşanmıştır. Bu süreçte Kürt ve Türk gençleri yaşamını yitirmemiştir. Kürt ve Türk halkı bu sürecin devam etmesi ve kalıcı olmasını istemektedir. Barışın devam etmesi halklarımızın çıkarınadır. Bu çatışmasızlık ortamının devamı ve demokratik barışın gerçekleşmesi için gerilla sınır dışına çekilerek atılacak adımların önünü açmıştır. AKP hükümeti bu barış ortamını savaşa hazırlık olarak değerlendirmiş, çözüm sürecine yönelik yeterli yasal adımlar atmadığı gibi Rojava’da çetelere her türlü askeri desteği sunarak, halkımızın kazanımlarını yok etmek istemiş, halkımızın çeteler tarafından katledilmesine yol açmıştır. Ayrıca AKP hükümeti yeni inşa ettirdiği karakol ve kalekollar da süreci sabote etmektedir. AKP hükümeti son dönemlerde gerillaya katılımların sebeplerini ortadan kaldıracağına çocukları gerillaya katılan aileleri tahrik edip, arasına katılan provokatörler BDP ve HDP’yi hedef haline getirmek istemektedir. Özel savaş taktikleri ile partimize yönelmektedir.”


“HALK LİCE’NİN DİRENİŞİNİ SAHİPLENSİN”


Açıklamada, sorunun kaynağının çözümsüzlükte ısrar ve güven vermeyen oyalamacı politikalar olduğu öne sürülerek, şöyle denildi’ “Yasal zeminde kendilerini özgürce ifade etmeyi bulamayanlar, başka alternatiflere yönelmeleri kaçınılmazdır. Başka alternatifleri ortadan kaldıracak olan hükümetin geliştireceği demokratik çözüm politikalarıdır. Kalekolların sayısının süreç fırsat bilinerek artırılması, hasta ve siyasi tutsakların serbest bırakılmaması ve AKP’nin güven vermeyen politikalarından dolayı gerilla saflarına katılım artmıştır. Bunun nedeni başka yerlerde aramak beyhude çabaların dışında bir şey değildir. Başbakan grup toplantısında da Lice’de halkın kalekollara karşı geliştirdiği tavrı ve çocukları gerillaya katılanların ailelerin durumunu anlayıp, sürecin daha da ilerleyip yasal anlamda adımların atılacağının müjdesini vermesi gerekirken yine bilinen tavrıyla süreci tahrik etmek için elinden geleni yapmış ve partimizi suçlamaya devam etmiştir. Hükümeti Lice’deki halkın başlattığı direnişi anlamlandırmaya ve askerlerin bu süreçte başlattığı anlamsız ve kaygı verici operasyonları durdurup normal yaşamın tekrardan hayat bulması için askeri güçlerini geri çekmeye çağırıyoruz. Aksi takdirde Lice’de halkın başlattığı anlamlı direnişin her tarafa yayılacağını belirtmek istiyoruz. Herhangi bir sorun yaşanması durumunda bunun sorumlusunun AKP hükümeti olacağını tüm kamuoyuyla paylaşmak istiyoruz. Ve halkımızı da bu konuda bulundukları yerlerde Lice’nin sesine ses olmaya direnişini sahiplenmeye çağırıyoruz.”




Diyarbakır-Bingöl yolu yeniden kapandı

Kılıçdaroğlu 2 saat bekledi

İstanbul’daki programlarını tamamlayan Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, saat 13.30 sıralarında Atatürk Havalimanı geldi.




Kılıçdaroğlu, VİP salonunda  THY’nin Ankara uçağına geçti. Uçağın saat 14.00′da  Ankara’ya uçması bekleniyordu. Ancak uçak havalanamadı. Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyetin de içinde beklediği uçak saat 16.10′da kalkış yapabildi.


THY’DEN AÇIKLAMA


THY yetkilileri, “TK-2154 sefer sayılı İstanbul’dan Ankara’ya  gidecek olan uçağımız saat 14’10′da kapısını kapatarak pist başına hareket etti. Bu sırada beklerken çıkan ters rüzgar nedeniyle uçağımız başka bir pistte yöneltildi. Burada piste sıraya giren uçak sıraya girdi. Bu nedende dolayı uçağımız saat’16.10′da Atatürk Havalimanı’ndan kalkış yaptı” dedi.


DHMİ’DEN FARKLI AÇIKLAMA


DHMİ yetkilileri ise, “Uçak yakıt sorunu nedeniyle yaklaşık 2 saatlik rötar yaşamıştır. TK-2154 sefer sayılı İstanbul Ankara seferi Atatürk Havalimanı’ndan sorunsuz şekilde kalkmıştır” ifadesini kullandı.


“THY İMDAT YAKIT BİTMİŞ!” 


Uçakta bekleyen Gürsel Tekin twitter adresinden saat 16.00 sıralarında mesaj atarak “2 saate yakın oldu İstanbul’da uçakta bekletiliyoruz. Gerekçesi yakıt bitmiş ‘) THY İmdat yakıt bitmiş!”  dedi.
CHP’den yapılan açıklamada da “MYK toplantısı THY seferlerindeki aksama nedeniyle iptal edilmiştir” denildi.


 


 




Kılıçdaroğlu 2 saat bekledi



O ANLARDAN KARELER


Abdullah Gül ‘Harvard’da basına veto çekti

Yaklaşık 36 bin kişinin katıldığı törende ABD’nin 41. Başkanı George George H. Walker Bush ve New York’un eski Belediye Başkanı Michael Bloomberg ve ünlü R&B sanatçısı Aretha Franklin’e de fahri doktora verildi.
 
Abdullah Gül ve eşi, töreni fahri doktora ünvanı olan eski başkan Bush’un eşi Barbara Bush ile birlikte  ön sıradan takip ederken çok mutlu oldukları gözlendi. Gül çifti, tören süresince Barbara Bush ile hiç sohbet etmezken, birbirlerini de tebrik etmedikleri gözlendi.
 
Tören sırasında eşi fahri doktora ünvanı alan Barbara Bush, kendi fotoğraf mekinesi ile bu mutlu anı görüntülerken, Gül çifti törenin tamamlanmasıyla  oğulları Mehmet’in diploma alacağı kendi fakültesine geçti. Törenden ayrılırken basına çok kısa bir açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Gül; ‘’Çok güzel bir tören oldu. Aile arasında katılım sağladık” ifadesini kullandı.
 
Gül çifti, oğulları Mehmet’in diploma töreninin yapılacağı salona ise ‘’Özel” olduğu gerkçesiyle basın mensuplarının alınmasını istemedi.
 
Tören sonrasında eski New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg ile özel bir görüşme yapan Gül, Boston saati ile cuma sabahı ise Harvard Kennedy School’da ‘’Güncel Bölgesel Konular ve Geleceğe Bakış” başlıklı bir panelde Nicholas Burns’ün sorularını yanıtlayacak.  Boston’daki temasları kapsamında ABD Eski Güvenlik Danışmanı James Jones ile görüşecek olan Gül, Amerikalı CEO’larla bir çalışma yemeği yedikten sonra Harvard ve MIT’in İnovasyon bölümlerinde de incelemelerde bulunacak.


 




Abdullah Gül ‘Harvard’da basına veto çekti

AYM'den YTube kararı

Video paylaşım sitesi Youtube avukatı aracılığıyla Türkiye Barolar Birliği (TBB) ile CHP’li bazı milletvekilleri, Youtube’a erişim engelinin kaldırılması için Anayasa Mahkemesine ayrı ayrı bireysel başvuruda bulunmuşlardı. Başvuruları ele alan Anayasa Mahkemesi, başvurucuların haklarının ihlal edildiğine, erişimin engellenmesinin, ifade özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğine karar verdi.

Yüksek Mahkeme, gerekçe yazıldıktan sonra hak ihlalinin giderilmesi ve gereğinin yapılması için kararı, TİB ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına gönderecek.




AYM'den YTube kararı

Uğur Kurt'u polis silahı öldürdü

Okmeydanı’nda çıkan olaylar sırasında açılan ateşle Okmeydanı Cemevi’nin bahçesinde vurulan Uğur Kurt’un ölümüne neden olan merminin hangi silahtan çıktığı tespit edildi. Kurt’un otopsisi esnasın başından çıkartılarak mühürle muhafaza altına alınan mermi üzerinde Adli Tıp Kurumu’nca yapılan incelemeye ilişkin rapor soruşturmayı yürüten İstanbul Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcısı Hasan Yılmaz’a ulaştı.



 


 


 


Soruşturma dosyasına giren raporda Kurt’un ölümüne neden olan merminin önleyici kolluk görevini yapmakta iken bir polis memurunun silahından çıktığının tespit edildiği belirtildi. Bunun üzerine soruşturma savcısı Hasan Yılmaz, olayın görevin ifası esnasında meydana gelmesi nedeniyle İstanbul Valiliği’ne yazı yazarak polis memuru hakkında soruşturma izni istedi.


 


BİR POLİS TANIK OLARAK DİNLENMİŞTİ


Soruşturma kapsamında dün akşam mesai sonrası bir polis memurunun da tanık olarak ifadesi alınmıştı. Polis memurunun olaydan sonra el konulan silahlardan birinin sahip olduğu ve olay esnasında molotof kokteyli atılan akrep diye tabir edilen aracın içerisinde bulunan polislerden biri olduğu öne sürülmüştü.


 


 


 


 




Uğur Kurt'u polis silahı öldürdü

Kampanyalara katıl, hediyeler kazan

Bilgisayar başında her gün saatlerinizi harcıyorsunuz. Kimi zaman Facebook ya da Twitter’da vakit öldürürken bazen de bir oyuna takılıp kalıyorsunuz. Harcadığınız zaman size hediye kazandırsa, oyunlardaki puanlarınız ile gerçek alışveriş yapabilseniz güzel olmaz mıydı?

Birçok firma müşterileri ile ya da potansiyel müşterileri ile olan etkileşimi arttırmak için sosyal medya hesaplarında yarışmalar düzenliyor. Bu yarışmalarda eğlenceli oyunlar oynayıp puanlar topluyor, sonra da hediyeler kazanabiliyorsunuz.


Anket doldur hediye kazan

Firmaların tüketici alışkanlıklarını anlamaya yönelik olarak uyguladıkları bir diğer yöntem de anket yapmak. Bu sayede müşterilerinin yaş grubu, meslek, mezun olduğu okul gibi grupların kendi markaları üzerindeki etkisini anlamaya çalışan firmalar belirli segmentlere göre ürün çeşitleri oluşturmaya ya da özelleşmeye çalışıyor. Anketlerin doğru, güvenilir ve az maliyetli olmasının en kolay yöntemi ise anket karşılığı katılımcılara hediyeler vermek.


Ürünleri deneyin, yorum yapın

Firmaların uyguladığı başka bir yöntem ise yeni çıkan ürünleri belirli hedef kitlesindeki müşterilere göndererek yorumlarını almak. Bu sayede ürünlerini iyileştirme fırsatı bulan firmalar hem kendilerini geliştiriyor hem de test eden müşterilere hediyeler yolluyor.


Türkiye’nin en büyük kampanya platformu

Yukarıda belirttiğimiz ve hatta belirtemediğimiz türdeki bütün kampanyaları Türkiye’nin en büyük kampanya platformu olan www.hergunkampanya.com adresinde bulabilirsiniz.

2007 yılından beri kampanyaları bulup sitesinde yayınlayan HerGunKampanya.com adından da anlaşılabileceği üzere her gün bir kampanya haberi yayınlıyor. Bu sayede onlarca kampanya arasında kaybolmadan her gün birkaç dakikanızı ayırarak kampanyalara katılabiliyorsunuz.

Eğer vaktiniz var ve daha fazla kampanyaya katılarak daha çok hediye kazanmak isterseniz sitenin forum kısmını ziyaret edebilirsiniz.

45.000 üyesi ile bir dayanışma içerisinde kampanyaları birbirleri ile paylaşan forum üyeleri hem eğlenceli vakit geçirecek hem de birbirinden güzel hediyeler kazanabileceksiniz.




Kampanyalara katıl, hediyeler kazan

HAZEL BEBEK OYUNU OYNA

 


 


Kız oyunlarına farklılık getiren ve bölümler halinde olması ile dikkat çeken Hazel bebek oyunu, erkeklerinde oynayabileceği bir oyun olmakla birlikte, genel olarak kız çocuklarının oynamaktan hoşlandığı bir oyundur. İçeriği açısından yazacak olursak hazel bebek oyunu ünlü oyun yapımcıları tarafından özenle hazırlanılmış olan bir uygulamadır. Bu oyunda, hazel uyku hazırlıkları yapma gibi, çocuk bakma gibi, çeşitli işlerle kız çocuklarının zevkine daha çok hitap ediyor. Hazel bebek oyunlarının çok fazla çeşidi vardır. Bunlardan başlıca; doğum günü sürprizi, Küçük nedime, yaramaz kedisi, kardeşi Mete, el işi dergisi, Hazel bebek anaokulun da, hazel hamburgercide, hazel bebek uzay da gibi oyunlardır. Bu oyunlar, çocuklarınızın zevk alacağı ve ruhen hiçbir zararı olmayan oyunlardır. Çocuklarınız için, zevkli ve güvenilir olan hazel bebek oyunları oynamanız tamamen ücretsiz olup, yapmanız gereken tek şey, internete bağlı olan bir bilgisayar aracılığı ile yukarıda yazmış olduğumuz hazel bebek oyunlarından birini seçip o anahtar kelimeyi internet tarayıcınızdan aramaktır. Hazel bebek oyunu çok tercih edilen bir oyun olduğu için karşınıza çok fazla bu oyunu oynayabileceğiniz site çıkacaktır. Herhangi birine tıklayıp hazel bebek oynayabilirsiniz.

Kaynak: kral oyun




HAZEL BEBEK OYUNU OYNA

Çiçek nasıl sipariş edilir?

Çiçek nasıl sipariş edilir?


İnternetin yaygın kullanılmasıyla birlikte artık çiçek siparişi de internet üzerinden kolaylıkla verilebiliyor. Sevdiğinize ya da yaklaşan anneler günü için annenize çiçek sipariş etmek istiyorsanız internet üzerinden beğendiğiniz çiçeği bulup fiyatlarıyla birlikte araştırdıktan sonra sipariş kısmına geçebilirsiniz.


Öncelikle internet üzerinden hediye etmek istediğiniz kişinin hangi çiçeği sevdiğiniz bilmeniz gerekir. Anneniz için örneğin çiçek siparişi etmek istiyorsanız, beyaz güller ya da lilyumlarla bir aranjman yaptırarak da güzel bir çiçek seçimi yapmış olabilirsiniz.


Beğendiğiniz çiçekleri öncelikle fiyatları arasında da seçim yapabilir, bütçenize uygun olan çiçeği tercih ederek daha sonra hangi gün siparişin teslim edilmesini istediğinizi, çiçek adedini, teslimat adresini detaylı olarak yazıyorsunuz. Adres ve diğer bilgileri belirttikten sonra karşınıza açılan sayfada istediğiniz notu yazabilirsiniz. Notunuzu istediğiniz kadar uzun tutabilir, canlı çiçekler mecburen solsa da solmayacak ve saklanacak bir hediye bırakmış olabilirsiniz.


Bundan sonraki süreçte eğer çiçeğinize küçük hediyeler ekleyebilir ve en son ödeme sayfasına geçebilirsiniz. Ödemeler internet üzerinde kredi kartı ile yapılırken, kartınızın yanınızda bulunması yeterli olacaktır.


İstenen tüm ön bilgileri girdikten sonra kartınıza özel taksit seçeneklerinden faydalanmak istiyorsanız yönlendirildiğiniz sayfada ilgili seçeneği tıkladıktan sonra kart bilgilerinizi girebilirsiniz. Bu bilgiler 16 haneli kredi kartı numarası, son kullanım tarihi ve güvenlik kodu bilgilerini girdikten sonra bankanızın onay vermesi halinde ödemeniz gerçekleşmiş demektir.


Çiçek siparişiniz tarafımıza iletilmiş olup, araca yüklenmesinden hazırlık aşamasına kadar her süreçten detaylı olarak mail adresinize gelen mailler ve telefonunuza gönderilen mesajlar sayesinde, haberdar olacaksınız.


Belirttiğiniz tarih ve saatte çiçeğiniz istediğiniz adrese teslim edilecek. Çiçek teslim edildiği anda da size haber geleceği için dilerseniz hemen arayabilir sürprizinizi sürdürebilirsiniz. Böylelikle sizler de hediyenizi zamanında ve istediğiniz şekilde göndermiş olmanın mutluluğunu yaşayabilirsiniz.


Sizler de yukarıda bahsettiğimiz şekilde kolaylıkla çiçek siparişi etmek ve satın almak istiyorsanız internet üzerinden cicekmarket.com sitesinden alışverişinizi yapabilirsiniz. http://www.cicekmarket.com/cicek-siparisi/ adresinde her türlü çiçeği bulabileceğiniz gibi farklı aranjmanları kendinizde hazırlayabilirsiniz. Cicekmarket.com hızlı, güvenli ve hesaplı alışverişin tek adresi olarak sizleri bekliyor olacak.


 


 




Çiçek nasıl sipariş edilir?

28 Mayıs 2014 Çarşamba

Bahçeli Gülden ne istedi

Hürriyet’ten Şükrü Küçükşahin’in haberine göre, Cumhurbaşkanı adayı belirleme turlarını sürdüren Bahçeli, 21 Mayıs’ta da Gül’ün kapısını çaldı.


Görüşme talebi Bahçeli’den geldiği için söze başladı.


Türkiye’nin huzursuz olduğunu; etnik, mezhepsel temelde çok ciddi kutuplaşma yaşadığını; kamplaşma ve cepheleşme politikalarının çatışma zemini yaratıp gerilim doğurduğunu anlattı.


Ülkedeki bu gerginliğin sorumlusunun Başbakan Erdoğan olduğunu söyledi.


Yetinmedi; ona göre, 17 Aralık ve 25 Aralık soruşturmaları Erdoğan adı etrafında ciddi şaibe ve iddialara neden olmuştu. Buna karşın yargı süreci işletilmediği için bir aklanma da söz konusu değildi.


Bu şaibe ve iddialara rağmen Erdoğan’ın adaylığının Türkiye için çok olumsuz bir tablo yaratacağının altını çizdi.


Bu girişin ardından Bahçeli, tüm bu olumsuzlukları giderecek, toplumun her kesimini kavrayıp kucaklayacak; her dinsel, etnik, mezhepsel, sosyal kesime eşit mesafede duracak; milliyetçi, muhafazakâr, manevi değerlere bağlı bir cumhurbaşkanı adayı çıkarmak istediklerini anlattı.


Özetle Bahçeli, daha önce bize anlattığı ‘çatı adayı’ formülünü detaylı olarak Gül’e aktardı, sonra da baklayı ağzından çıkardı. Böylesi niteliklere sahip isimlerin başında gelenlerden birinin de kendisi olduğunu söyleyerek Gül’e, “Çatı adayımız siz olur musunuz” önerisi getirdi.


Gül’ün bunu beklediğini hiç kimse ileri süremez; çünkü kendisini yıllarca eleştirmiş bir liderden böylesi bir teklifin gelmesi herkes için şaşırtıcıdır.


GÜL’DEN BAHÇELİ’YE: AYNI PARTİDEN İKİ ADAY OLMAZ


Öte yandan iktidar partisiyle özdeşleştiği yolundaki tüm iddia ve söylemlere karşın, görev süresinin sonunda bir muhalefet liderinden ‘adaylık’ önerisi alması ise kesinlikle bir başarı öyküsü görülmeli.


İroniye bakın ki muhalefetin bu taktirine uğrayan Gül, aynı şeyi içinden çıktığı partiden göremedi; kendisine Başbakanlık yolları dahi kapatıldı.


Kim olsa etkilenilecek bir durumla karşı karşıya olan Gül, yine de duygusal bir tutum alacak biri değildi.


“Çok teşekkür ederim Sayın Bahçeli” diye söze başladı. Bahçeli, dikkat kesilmiş dinliyordu. “Ben Ak Parti’nin kurucusuyum” dediğinde ilk işaret geldi.


“Aynı partiden iki aday olmaz, bu siyasi etik açısından da doğru değil” diyerek noktayı koydu.




Bahçeli Gülden ne istedi

Utanma geni yok :)

Nedim Şener, katıldığı bir televizyon programında Ergenekon operasyonunda tutuklu kaldığı dönemlerde medyada kendisine yönelik yazılanlara sert tepki gösterdi.


Nedim Şener Nazlı Ilıcak hakkında şöyle konuştu:


Zekeriya Öz hukuktan bahsettiği zaman dayanamıyorum. Bu bana, Nazlı Ilıcak’ın basın özgürlüğünden bahsetmesi gibi geliyor. Hakaret gibi geliyor bana. Basın özgürlüğü konusunda konuşacak en son kişilerden bir tanesi Nazlı Ilıcak’tır.


Çünkü, Aksiyon Dergisi’ne verdiği röportajda, “Ahmet Şık’ın değil ama Nedim Şener’in tutuklanmasında ben bir sakınca görmüyorum” diyebilecek rahatlıkta bir insan. Eğer biraz utanması olsa, ben ona bir yerde karşı karşıya gelip anlatacağım bazı şeyleri.


“NAZLI ILICAK’TA UTANMA GENİ YOK”


Gerçi onunla karşı karşıya gelmekten de kaçınırım. Çünkü ben bir şey söylediğim zaman en azından bunun üzerinde düşünen bir insan beklerim. Ve hakikaten utanabilecek bir insan beklerim.


Ama Nazlı Ilıcak’ta böyle bir utanma geni yok. Biyolojik olarak bazı genler var bizde. Utanma geni de var. Ama bazı insanlarda eksik bu. Ben bunu hakaret olarak söylemiyorum.




Utanma geni yok :)

Sarımsak yağı saçlara faydalımı

Sarımsak yağının faydalarını değinen uzmanlar, “Saç dökülmesi sorununu hemen hemen herkes yaşamıştır. Bu sorun bazen genlerden kaynaklı doğuştan gelmekte bazen de çevresel faktörler sebep olmaktadır. Çevresel faktörler çoğunlukla hava, su, yediğimiz besinler, bayanların kullandığı saç boyaları gibi uzayıp giden bir listedir. Bu durumda doğal bakım kürleri ve maskeleri en iyi ve hesaplı çözüm olabilir. Bu doğal ürünlerden biri olan sarımsak yağının saça faydaları arasında zayıflayan saçları güçlendirmesine, saçlarda ki kırıkları azaltmasına, saç dökülmesine ve dökülen saçların tekrar çıkmasına yardımcı olmasını sayabiliriz.


Sarımsak yağının saça faydaları kötü beslenme nedeniyle sağlıklı saçlar için gerekli olan vitamin ve minerallerin alınamadığı, saç derisinde ve saç köklerinde sorunların görüldüğü, saç derisinde oluşabilecek ve saçların dökülmesine neden olabilecek mantar enfeksiyonu gibi cilt hastalıklarının görüldüğü durumlarda ortaya çıkıyor. Sarımsak içeriğinde ki antimikrobiyal bileşenler, kalsiyum ve vitaminlerle bu tip nedenlerle oluşan saç dökülmesini engellemek için kullanılabilir. Ayrıca sarımsağın kan dolaşımınıda artırdığı bilinmektedir. Bu özeliği ile saç derinize olan kan akışını artırarak saç köklerinin daha fazla oksijene kavuşmasına dolayısıyla güçlenmesine katkıda bulunabilir. Sarımsak yağını şişelenmiş halde aktarlarda bulmanız mümkün” diye konuştu.


Kaynak: İHA




Sarımsak yağı saçlara faydalımı

Fırat Üniversitesi elektrikle çalışan otomobil üretti

Öğrenciler tarafından hazırlanan ve elektrikle çalışan elekromobile binen Rektör Demirdağ, projenin hayata geçmesi halinde aracın çok amaçlı kullanılabileceğini söyledi. 


Rektör Demirdağ ile Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Alli, mühendislik, inşaat, makine, jeoloji, elektrik-elektronik, kimya, bilgisayar, biyo-mühendislik, mekatronik mühendisliği bölümleri ile teknoloji fakültesi öğrencilerinin bitirme projelerini inceledi. Öğrencilerin projelerini tek tek inceleyip proje hakkında bilgi alan Rektör Demirdağ, bu tür bitirme projelerinin sergilenmesi ve ödüllendirilmesinin üniversitede ilk defa yapıldığını belirterek, yönetim olarak başarılı öğrencileri destekleyeceklerini ifade etti. Elektrikle çalışan elekromobile binerek aracı inceleyen Rektör Demirdağ, “Bu araç saatte 90 kilometre hıza ulaşabiliyor. Eğer bu proje gerekli desteği görür hayata geçerse çok önemli bir hizmete katkıda bulunulmuş olacak. Özellikle yaz aylarında bu aracın çok tercih edileceğini düşünüyorum. İnsanlar Harput’a bu araçla çıkabilir diğer kısa seyahatlerini de bu araçla yapabilir. Önümüzdeki dönemde bu araçla ilgili çalışmalar devam edecek ve test sürüşleri başlayacak” dedi.



Kaynak: İHA




Fırat Üniversitesi elektrikle çalışan otomobil üretti

LYS 2014 başvuru sayısı

Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) sonuçlarına göre, YGS puanlarından en az biri 180 ve daha fazla olan adaylar, 21-30 Nisan’da LSY’ye başvuru yaptı.


ÖSYM’den alınan bilgiye göre, başvuruda bulunan adayların 744 bin 562′si Matematik Sınavı (LYS-1), 388 bin 361′i Fen Bilimleri Sınavı (LYS-2) , 751 bin 454′ü Edebiyat-Coğrafya Sınavı (LYS-3) , 432 bin 97′si Sosyal Bilimler Sınavı (LYS-4)e ve 70 bin 767′si Yabancı Dil Sınavına (LYS-5) katılacak.


LYS-4, 14 Haziran Cumartesi; LYS-1 ve LYS-5, 15 Haziran Pazar; LYS-2, 21 Haziran Cumartesi ve LYS-3, 22 Haziran Pazar günü gerçekleştirilecek.


LYS’ler 81 il merkezi ve Lefkoşa’da yapılacak. Adaylar, tüm sınavlara aynı merkezde girecek.


Sınavlarda, 5 milyondan fazla soru kitapçığı kullanılacak.


Kaynak: AA




LYS 2014 başvuru sayısı

Android’lerde fotoğraf tehlikesi

Android’de yeni tehditler hızla ortaya çıkmaya devam ederken Google, sorunu küçük görmeye devam ediyor. Yine de Google’ın kendi mağazası Google Play’de zararlıları elemekte iyi bir iş başarıyor; zira F-Secure’a göre uygulamaların sadece yüzde 0.1′i zararlı kod içeriyor. Üçüncü parti mağazalarda bu oran, yüzde 33′lere kadar yükselebiliyor.


Güvenlik araştırmacısı Szymon Sidor’un ortaya çıkardığı yeni bir tehdit ise işletim sistemindeki bir açığın, kamerayla fotoğraflar çekip, bunların uzak bir sunucuya yüklenmesine olanak tanıyor. Tüm bunlar yaşanırken kullanıcı, olup biteni fark etmeyebiliyor.


Sidor, Google Play’de gizlice fotoğraf çeken uygulamalar bulduğunu, ancak bunların hepsinin fotoğraf çektiğini ekranda belli ettiğini ve en önemlisi, bu sırada ekranın açık olmasının gerektiğini söylüyor. Sidor, aynı şeyi kullanıcıya herhangi bir ipucu vermeden yapıp yapamayacağını test etmek istemiş ve Android’in güvenlik işlevlerindeki bir açığı kullanarak bunu başarmış.


Normal şartlarda Android, fotoğraf çekildiğinde vizörün ekranda gösterilmesini şart koşuyor. Bu sayede kullanıcı, fotoğraf veya video çekildiğinden haberdar oluyor. Ancak Sidor, test uygulamasında vizörü sadece 1 piksele sığdırmayı başarmış. Bu ise kullanıcının fotoğraf veya video çekildiğini fark etmemesi anlamına geliyor. Dahası Sidor, ekran tamamen kapalıyken de fotoğraf çekebildiğini söylüyor.


Sidor, güvenlikle ilgili okunmaya değer yazısını “lütfen kullanıcıların gizliliği için daha çok çaba harcayın” sözleriyle tamamlıyor


 




Android’lerde fotoğraf tehlikesi

BlackBerry sıfırı tüketiyor mu

Kuzey Amerika pazarının eski lideri konumunda olan ve pek çok ülkede bir teknoloji kültü haline gelen BlackBerry, en karanlık geceyi yaşıyor.


Apple ve Samsung ortaya çıkmadan önce Nokia ile her alanda birincilik için çarpışan ve özellikle Kuzey Amerika pazarında muazzam bir hayran kitlesine sahip olan Kanadalı teknoloji devi BlackBerry için, yolun sonu maalesef göründü.


BlackBerry kısa süre önce yüzde 2′lik bir pazar payına sahip olduğu Batı Avrupa pazarında yüzde 1′in altına geriledi. BlackBerry’nin Uzak Doğu’daki pazar payı ise 0.1 seviyesinin altına düştü.Şirketin en güçlü olduğu Kuzey Amerika pazarındaki pasta payı ise sadece 0.9 oldu.


Bu noktadan sonra BlackBerry’in iflastan kurtulma planları da, bir nebze suya düşmüş oldu.BlackBerry kısa süre önce de 4.9 milyar dolar zarar açıklamıştı.




BlackBerry sıfırı tüketiyor mu

O fotoğrafa ses getirdi



SÖZCÜ ANKARA/ Fotoğraf: Zekeriya ALBAYRAK


PKK’lı teröristlerin Diyarbakır-Bingöl karayolunda yaptığı çevirmeye askerin seyirci kalması muhalefeti isyan ettirdi. CHP’li Akif Hamzaçebi “Başbakan sadece koyunlardan sorumlu, insanlardan değil her halde” derken, MHP’li Özcan Yeniçeri, “PKK’ya uygun iktidar” tepkisi geldi.


O FOTOĞRAF KONUŞULDU: Dün Sözcü’nün ilk sayfasında yer verdiği “PKK yol kesiyor, Mehmetçik seyrediyor” haberi muhalefetin birinci gündeminde yer aldı. Muhalefet sözcüleri, PKK’nın gündüz yaptığı ‘denetime’ güvenlik güçlerinin kayıtsız kalmasını sert bir şekilde eleştirdi.



KOYUNDAN SORUMLU, ÇOCUKTAN DEĞİL: CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, o fotoğraf için şu değerlendirmeyi yaptı: “Bu fotoğraf hükümetin aczini gösterir. Başbakan aczini AKP Grubu’nda ifade etti. Kaçırılan çocuklar için ‘HDP’ye çağrıda bulunuyorum, gidin çocukları PKK’nın elinden kurtarın, yoksa B,C planı devreye girer’ diyor. Bir hafta önce de ‘Fırat kenarında kaybolan koyunun sorumlusu benim’ diyordu. Hz Ömer’e öykünüyordu. Çocuklarla ilgili HDP’den yardım istiyor. Öyle anlaşılıyor ki, Başbakan koyunlardan sorumlu, kaçırılan çocuklardan sorumlu değil. Bundan sonra kendisini koyunlardan sorumlu Başbakan olarak anacağız.”


B PLANI TESLİM, C PLANI KAÇMAK: Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde AKP-HDP arasında ittifak olduğuna işaret eden Hamzaçebi, “Yaşanan sessizlik, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde bir ittifakı gösteriyor. O fotoğrafların daha da çoğalmasına neden olacaktır. Başbakan tam bir acz, teslimiyet içerisindedir. Başka planlarımız var lafları palavradan ibarettir. B planı teslimiyet, C planı kaçmaktır” dedi.


PKK’YA UYGUN İKTİDAR: MHP’li Özcan Yeniçeri, Sözcü’yü Meclis’te düzenlediği toplantıda göstererek, “Açılıma uygun vali, PKK’ya uygun iktidar. Teröristlerin kestiği yolun yüz metre kadar yakınına gelen güvenlik güçleri bekliyor. İstanbul’da polis, ‘eli-kolu bağlı mı kalacak? Nasıl sabrediyor anlamıyorum’ diyen Erdoğan Güneydoğu’da polise ‘dokunmayın teröriste’ talimatı veriyor. AKP zihniyetinin yeni ilkesi ‘geziye lanet, teröriste şefkat’. Silahlı yol kesen teröristlere vali ‘eylemci’ diyor. Vali aciz, çaresiz, alttan alıyor belli ki kendisine böyle talimat verilmiş” dedi.




O fotoğrafa ses getirdi

Cumhurbaşkanlığı öncesi kep bereketi

Cengiz ALDEMİR/Sozcu.com.tr


Daha önce CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın ABD’de okuyan torununun mezuniyet törenine katılmış ve kulislerde zamanlamaya dikkat çekilerek,  Deniz Baykal’ın Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesi ABD’de konu ile ilgili de  görüşmeler yapıp yapmadığı konuşulmuştu.


Şimdi de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Oğlunun ABD’de ki mezuniyet töreni için ABD’ye gitmesi kulislerde ince bir espiri konusu oldu.


Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin adayları arasında adı geçen Baykal ve AKP’nin adayları arasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün aday olabileceği konuşulurken Baykal’dan sonra Abdullah Gül’ünde ABD yolcusu olması, Meclis kulislerinde dikkatleri mezuniyet kepine çekti.


Milletvekilleri arasında Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kilit noktasının ABD’de ki mezuniyet törenlerinde saklı olduğu, bir başka mezuniyet çıkmazsa, Baykal ve Gül arasında geçeceği ve bunun sinyalinin üniversite kepinin içinden geldiği şeklinde espirili yorumlara neden oldu.


Partiler kendi Cumhurbaşkan adaylarını belirlemek için görüşmelerini sürdürürken, kulislerde, bunun cevabının üniversite mezuniyet kepinin içinde yattığı şeklinde değerlendirildi.


Öte yandan, “kep’in kehanetini kim çözerse, adayın da kim olacağını çözecektir”gibi kep kehanetinde bulunuyorlar.




Cumhurbaşkanlığı öncesi kep bereketi

Yusuf Yerkel görevden alınmamış



301 işçinin yaşamını yitirdiği Soma’da madenciye attığı tekme olayıyla gündeme gelen Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in görevden alınması iddiasıyla ilgili önemli bilgilere ulaşıldı. Kamuda Başbakanlık Özel Kalem Müdür Yardımcılığı şeklinde bir kadro bulunmadığı öğrenildi. Yerkel’in kadrosunun Başbakanlık Müşaviri olduğu ve bu kadroyu koruduğu ifade edildi. Yerkel’in ayrıca Başbakan Tayyip Erdoğan’ın gezilerine katılmaması yönünde karar alınarak Başbakanlık’taki kadrosunun korunduğu anlaşıldı.


Yerkel’in 21 Mayıs itibariyle 3 yıldır yürütmekte olduğu ‘Başbakanlık Özel Kalem Müdür Yardımcılığı’ görevinden alındığı şeklinde haberler yapıldı. Yerkel’in bir başka göreve kaydırılacağı ve artık Başbakan Özel Kalem Müdür Yardımcısı olarak çalışmayacağı belirtildi. Gerçek ise olayın gündemdeki yerini kaybetmesinin ardından ortaya çıktı. Kamuda ‘Özel Kalem Müdür Yardımcılığı’ diye bir kadro bulunmazken, Yerkel’in olmayan bir kadrodan alınmış gibi gösterildiği anlaşıldı. Türkiye’nin gündemine oturan ve yabancı basında da geniş bir şekilde yer bulan tekme olayı nedeniyle hükümetin yıpratılmaması amacıyla Yerkel’in kamu hiyerarşisinde hiç bulunmayan bir görevden alınmış gibi yapılarak Başbakanlık Müşavirliği görevine devam etmesinin sağlandığı öğrenildi.T24′ten Tahir Alperen’in haberine göre; Yerkel’in, Somalı madenci Erdal Kocabıyık’ı Özel Harekat polislerinin etkisiz hale getirmesinin ardından yerde yatarken tekmelemesi sonrası yeni kamera görüntüleri ortaya çıkmış ve olayın Başbakan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan ve AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik tarafından “kendisine müdahalede bulunulması sonrası tekme attığının” savunulması şeklinde olmadığı anlaşılmıştı.




Yusuf Yerkel görevden alınmamış

PKK 5 ayda 500 çocuk kaçırdı

Saygı ÖZTÜRK/SÖZCÜ


Terör örgütü PKK, askere operasyon izni verilmemesini fırsat bilip Güneydoğu’da eylemlerini giderek yaygınlaştırdı.


Örgütün son beş aylık eylemleri, güvenlik birimlerince derlendi. Buna göre; 1190 toplumsal olay gerçekleştirildi. Bu dönemde 500′e yakın çocuk kaçırıldı. Çözüm sürecinden bu yana terör örgütünün kaçırdığı 18 yaşından küçüklerin sayısının 2500′e yaklaştığı ortaya çıktı.


Genelkurmay Başkanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, Suriye sınırındaki olaylar dışında yurtiçinde meydana gelen PKK’nın beş aylık eylemlerini şöyle derledi:


-Teröristler tarafından askere karşı 10 saldırı gerçekleştirildi. 28 taciz eylemi yaşandı.


-5 kez mayın ve el yapımı patlayıcı eylemi yapıldı.


-13 yerde sabotaj, kundaklama, yol kesme olayları gerçekleştirildi. 6 kez banka ve işyeri yağmalamaları yapıldı.


-18 adam kaçırma olayı yaşandı.


-Asker tarafından faaliyeti görülüp teröristlere 4 kez ateş edildi. 28 mayın ve patlayıcı bulundu.


-34 silah ve mühimmat ele geçirildi.



38 TERÖRİST TESLİM


Aynı dönemde;


-14 terörist yakalandı, 38 terörist teslim oldu.


-1 astsubay, 1 uzman çavuş şehit edildi.


- 3 astsubay, 22 uzman erbaş, 5 er yaralandı. 3 uzman er kaçırıldı. 1 polis şehit edildi. 2 korucu kaçırıldı.


-399 kanunsuz gösteri yapıldı, 40 kepenk kapattırma eylemi gerçekleştirildi. Diğer toplumsal olaylarla birlikte eylem sayısı 1190′a ulaştı.


2500 ÇOCUK KAÇIRILDI


Güvenlik birimlerinin değerlendirmesinde son dönemlerde örgüte 18 yaşının üstünde olanların genelde katılmadıklarını Kandil’de bulunan teröristlerin ise Suriye’ye kaydırıldığını belirttiler. Kandil ve Kuzey Irak’ta teröristlerin mevcut durumlarını koruyabilmesi için yeni katılımlar çocuk kaçırma yoluyla doldurulmaya çalışıldı. Çözüm sürecinin başlangıcından bu yana 18 yaşından küçük 2500′e yakın kişi kaçırılırken, bunların yüzde 70′ini 15 yaşından küçük; diğerlerinin ise 15-18 yaş arasında olan çocukların oluşturduğu anlaşıldı.


Örgüte katılan 18 yaşından küçüklerin bazılarının ailelerine ise para verildiği güvenlik birimlerinin değerlendirmesinde yer aldı. Katılımlarda İstanbul ve İzmir’in başı çektiği ortaya çıktı.




PKK 5 ayda 500 çocuk kaçırdı

Pensilvanya’dan film açıklaması

Fethullah Gülen Hocaefendi’nin avukatı Nurullah Albayrak, Fethullah Gülen Hocaefendi ya da sevenleri tarafından Başbakan ya da ailesi hakkında hazırlanan ya da hazırlanması düşünülen bir film projesi olmadığını açıkladı.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün Ağrı mitinginde kendisiyle ilgili film hazırlandığını söyledi.



Avukat Nurullah Albayrak, söz konusu iddia üzerine bir açıklama yaptı. Açıklama şöyle: “28 Mayıs 2014 (Bugün) günü Başbakan tarafından ‘ Benimle ilgili yeni bir film hazırlıyormuş, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi bu filmi yetiştireceklermiş’ şeklinde bir açıklama yapılmıştır. Müvekkilim Sayın Fethullah Gülen ya da sevenleri tarafından Başbakan ya da ailesi hakkında hazırlanan ya da hazırlanması düşünülen bir film projesi olmadığı gibi bu kapsamda bir konuşma da olmamıştır. Başbakan’a bilgi veren servisler tarafından ya şaka yapılmakta ya da Başbakan yanıltılmaktadır. Gerçek dışı bu tür bilgilerin siyasi malzeme olarak kullanılması doğru değildir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”




Pensilvanya’dan film açıklaması

27 Mayıs 2014 Salı

Atletik, fit bir vücut istiyorum

Egzersiz 1′ Ters açış
Hedef Bölge’ Sırt

Teknik’ 3 set x 20 tekrar – 30 saniye set arası dinlenme
Fit ipucu’ Bu egzersizde; vücudumu, sıkıca tuttuğum iple zemin arasında 45 derece açıyla sabitliyorum. Kollarımı hafif kırık ve avuçlarım birbirine bakacak şekilde arkaya doğru açıp tekrar başlangıca dönüyorum.


Egzersiz 2′
Ön kol alına çekiş

Hedef bölge’ Biceps (pazı)
Teknik’ 3 set x 20 tekrar – 30 saniye set arası dinlenme
Fit ipucu’ Spor salonunda dumbel veya barla çok sık yapılan bu biceps (pazı) egzersizi için yine kendimi zemine 45 derece açıda tutuyorum ve kollarımı alnımın karşısında gergin pozisyonda sabitliyorum. Şimdi nefesimi vererek dirseklerimi kırıyor, vücudumun şeklini bozmadan avuç içlerimi alnıma doğru iyice çekip kontrollü olarak başlangıca dönüyorum.


Egzersiz 3′ Ters V
Hedef bölge’ Arka kol

Teknik’ 3 set x 20 tekrar – 30 saniye set arası dinlenme
Fit ipucu’ Orijinal ismi “Jackknife” olan bu egzersizi ipte yapmak için; ipin ucunda ayaklarımı geçirip şınav pozisyonu alıyorum. Alt mide kaslarımı kullanarak, dizlerimi göğüslerime doğru çekip kontrollü şekilde ilk pozisyona dönüyorum.


Son iki gündür komando ipiyle vücudumuzu alışık olmadığı şekilde yorduk. Şimdi bu vücudu şekillenmesi, yapılanması ve yağ yakıp fit olması için kaliteli proteinlerle beslememiz gerekiyor. Yarınki yazımda benim için çok değerli olan bir protein kaynağından bahsedeceğim…


UYARILAR’
1- Bu egzersizleri yapmadan önce, mutlaka doktorunuza danışın.
2- Bunlar, yalnızca orta ve ileri seviyede olanların yapabileceği egzersizlerdir.
3- Hareketleri yaparken, yanınızda en az 1 litrelik su bulundurun.
4- Mümkünse bu antrenmandan 1 saat önce geçen hafta yazdığım ‘spor öncesi özel içeceği’ tüketin. İnanın bana, bu antrenmanda fazla enerjiye ihtiyacınız olacak!


 




Atletik, fit bir vücut istiyorum

Halep bir katliam daha 22 ölü

Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR) tarafından yapılan açıklamada, orduya ait savaş uçaklarıyla helikopterlerin kentin Tarik Bab, Mesekin Hananu ve Muğair bölgesi ile Anadan, Tel Rıfat ve Mari ilçelerinde yerleşim birimlerini bombalaması sonucu, aralarında 6 çocuk ve 3 kadının bulunduğu 22 kişinin öldüğü belirtildi.


Açıklamada, bombardımanda onlarca kişinin yaralandığı, çok sayıda evin yıkıldığı ve hasar gördüğü ifade edildi.


Halep Merkezi Cezaevi çevresine “varil bombalı” saldırı


Öte yandan, Suriye Yerel Koordinasyon Komitesi (LCC), orduya ait savaş uçaklarının Halep Merkezi Cezaevi’nin yakınlarındaki yerleşim birimlerine “varil bombalı” saldırı düzenlediğini duyurdu.


“Saldırılar dolayısıyla halk, bölgeyi terk ederek güvenli bölgelere kaçtı” denilen açıklamada, cezaevi yakınlarında orduyla muhalifler arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı vurgulandı.


Açıklamada ayrıca, Esed güçlerinin başkent Şam’ın Muleyha, Zemelka ve Ayn Terma beldelerine savaş uçakları ve ağır silahlarla saldırdığı kaydedildi.


Kaynak: AA



Halep bir katliam daha 22 ölü

Ukrayna Ordusu Donetski geri aldı

Ukrayna İçişleri Bakanı Arsen Avakov, Donetsk Uluslararası Havaalanı’nın tüm kontrolünün Ukrayna ordusuna geçtiğini açıkladı.


Rusya yanlısı silahlı ayrılıkçıların dün sabah erken saatlerde Donetsk Havaalanı’na baskın düzenlemesinin ardından, Ukrayna hava destekli operasyon başlattı.


Bugün yerel saatle 13.00′e kadar devam eden ve ağır silahların da kullanıldığı operasyon sunucunda Ukrayna ordusu havaalanını ayrılıkçılardan geri aldı.


İçişleri Bakanı Avakov, ordu kuvvetlerinin kaybı olmadığını belirtirken, operasyonda ölenlerin sayısına ilişkin bilgi vermedi.


Donetsk Belediye Başkanı Oleksandr Lukyanchenko, 2′si sivil 42 kişinin hayatını kaybettiğini söylerken, “Donetsk Cumhuriyeti” liderlerinden Denis Pushilin ise 50 silahlı ayrılıkçı, 30 ila 50 arasında da sivil can kaybı olduğunu açıklamıştı.


Kaynak: AA



Ukrayna Ordusu Donetski geri aldı

Güzel Kız İsimleri 2014-2015

Özellikle doğacak evlatlarına hayırlı isimler koymak isteyenler ilk olarak islami kız isimlerine bakıyor. Birbirinden farklı ve derin anlamları olan bu isimler çocuklara bereket olarak tanımlanıyor ve çok da güzel bir isim ile bir ömür yaşamış oluyorlar. Aslında günlük hayatta çok duyduğumuz ama isimlerinin İslami olduğunu bilmediğimiz birçok farklı ad var. Bunları zamanla sorarak öğreniyor ve bazılarında şaşırıyoruz bile.

Sizlerde gerek bilinen kız isimleri ya da ender olarak duyulan bu isimleri bilmek ve arasından seçim yapmak isterseniz sizler için harika rehber niteliğinde bir adres ile tanıştırmak isteriz. Bu adreste sizler hem kız çocuklarınız için hem de erkek çocuklarınız için doyasıya isim bulabileceksiniz. Ama en güzeli anlamlarını da koyabileceğiniz için ne kadar anlamlı ve ne kadar özel odluklarını da böylelikle kavramış olacaksınız.

Özellikle isim konusunda İslami kız isimleri olacak diye kararlıysanız bizce de çok doğru bir karar veriyorsunuz. İsmin bile hayırlı olması ne hoş olacaktır. Çocuklarınıza hem bir misyon yüklemiş olacak hem de güzel anlamları olan isimler vermiş olacaksınız. ne anlama bile geldiği belli olmayan isimlerden çok daha güzelini hatta ötesini bulacağınızdan şüpheniz olmasın. http://www.bebekisimleri.org/ adresinden sizler arzu ettiklerinizi bulabilirsiniz. Tek tek araştırarak ya da toplu olarak bakarak anlamlarını karşılaştırın ve karar vermeniz gereken bir ismi seçmeye başlayın.



Güzel Kız İsimleri 2014-2015

Diş Doktoru Oyunları

İnternette çocuklar ve yetişkenler için gün geçmiyor ki yeni oyunlar çıkmasın.Her alanda yüzlerce çeşit hatta binlerce çeşit kadar diyebileceğimiz oyun alanları mevcut.Bu oyunların hala da yeni olanları çıkıyor.Oyun yapımcıları kimi zaman günümüzdeki bir güncel olaydan,kimi zamanda hayallerindeki oyunlardan esinleniyorlar.Uzun bir zaman önce çıkmış ve çocuklar tarafından oldukça fazla sevilmiş bir oyun var.Bu oyunun adı da diş doktoru oyunları dır.Bu oyunda çocukların doktorluğa özenmesi,el becerilerinin arttırılması ve dikkat eksikliğinin giderilmesi hedeflenmiş gibi görünüyor.Oyun bu olumlu katkılarının yanında aynı zamanda bir hayli eğlenceli diyebiliriz.Yani hem faydası hem de eğlencesi bol olan bir oyun.Bu oyun elbette bir çok flash oyun sitesinde mevcut.Ancak bu oyunu yavaşlamadan sıfır sorun ile oynayabileceğiniz site sayısı maalesef ki az.Bu kaliteli oyun sitelerinden bir tanesi de diş doktoru oyunları diyebiliriz.Sadece diş doktur değil diğer birçok oyunu jet hızında oynayabilirsiniz.Oyun ile ilgili yorum yazabilir veya oyunlar bozuksa bildirimde de bulunabilirsiniz.Bu güzel özellikleri nedeni ile mutlaka ziyaret etmeniz gereken bir oyun sitesi olduğunu düşünüyorum.


sizlere önerdiğim site adresi: www.bronzoyun.net



Diş Doktoru Oyunları

Hırsız var yazısı için 5 saat gözaltı

Gökçek, kendi isminin yazılı olduğu otobüsün üzerinden konuşmasını sürdürürken Mesut Öymen (24) adlı vatandaş elindeki ‘Mahmudiye’de hırsız var’ yazılı dövizi havaya kaldırdı. Kürsüden dövizdeki yazıyı okuyan Gökçek, “Eğer kalkıp bunu CHP adına söylüyorsan o hırsızı ispat etmeyen şerefsizin ta kendisi” diye bağırdı. Gökçek ardından, dövizi tutan kişinin yakınında bulunan bir trafik polisine seslenerek “Polis arkadaşım alır mısın? Ben bu adamdan şikâyetçiyim” dedi. Miting alanında görevli trafik polisi, Gökçek’in isteği üzerine Öymen’i yakalayıp, yanına gelen başka bir polisle birlikte alandan uzaklaştırdı. Mahmudiye İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Öymen, yaklaşık 5 saat gözaltında tutulup ifadesi alındıktan sonra saat 23.00 sıralarında serbest bırakıldı. Herhangi bir siyasi parti üyesi olmadığını, bekâr ve işsiz olduğunu belirten Öymen, dövizi yerde bulduğunu öne sürdü.


#EdepsizsinMelihGokcek için 2 yıl hapis istendi


ANKARA Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Twitter’dan “#EdepsizsinMelihGökcek” şeklinde paylaşımda bulunan Mustafa G’nin hakaret ettiğini iddia ederek dava açtı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ankara Sulh Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın iddianamesine göre, Mustafa G. (32), Twitter’daki  ‘@mustafagker’ adlı profilinden Gökçek’i hedef alarak “#EdepsizsinMelihGokcek” şeklinde tweet attı. Soruşturmayı tamamlayan savcılık, Mustafa G.’nin ‘sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret’ suçundan 2 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılmasını istedi. Mahkeme, dosyanın yetkisizlik nedeniyle İstanbul Sulh Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verdi. – Özge EĞRİKAR / İSTANBUL


 



Hırsız var yazısı için 5 saat gözaltı

Diyarbakır Bingöl yolunda çatışma

Yaşanan olaylar nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla Lice üzerinden Diyarbakır-Bingöl Karayolu önceki gün saat 16.00′dan itibaren araç trafiğine kapatıldı. Yol kapatan göstericilerin kendilerine müdahale eden güvenlik güçlerine el yapımı patlayıcı, molotofkokteyli ve havai fişekler atması sonucu 7 asker yaralandı. Bazı zırhlı araçlara kurşun isabet etti. Güvenlik güçleri karayolunun her iki kesiminde de araçların geçişine izin vermedi. Göstericilerin anahtarlarını alması nedeniyle yolda mahsur kalan yaklaşık 50 aracın kurtarılması için olay yerine çekici ve iş makineleri sevk edildi.
Diyarbakır Valisi Mustafa Cahit Kıraç 2 gündür süren gerginlikle ilgili şunları söyledi’ “Halen Diyarbakır Lice yolunda önemli bir sorun var. Yol kapama eylemi Diyarbakır’a yakışmayan bir eylem. Yapanlara buradan çağrıda bulunuyorum’ İnsana huzur, kardeşlik, barış lazım. Ne söylenecekse gelip ilgililerle konuşup paylaşsınlar. Ama Diyarbakır’ın katma değerini düşürücü bu tür eylemlerin Diyarbakır’a yararı yok, zararı var. Devletin yolu kapanır mı? Yani insanların seyahat özgürlüğünü engellemeye kimin hakkı var?”


OPERASYONLAR DURDURULSUN


BDP Diyarbakır İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise şöyle denildi’ “Lice-Hani kırsalında askerlerin operasyonlara çıkmasıyla birlikte kent merkezleri ve geçiş noktaları güvenlik güçleri tarafından kapatılmış bulunmaktadır. Tüm bölge güvenlik çemberine alınmış, söz konusu uygulama barış sürecini zora sokmaktadır. BDP olarak ablukaya alınmak istenen bu durumu kabul etmiyor, operasyonların derhal durdurulmasını ve 1990′lardaki olağanüstü hal benzeri uygulamaya son verilmesini  bekliyoruz.”
Trafiğe kapatılan Diyarbakır-Bingöl karayolu akşam saatlerinde güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu ulaşıma açıldı.


AĞRI’DA 6 İŞÇİ KAÇIRILDI


Ağrı Doğubayazıt’a bağlı Çiftilik Köyü’nde elektrik arızasını gidermek için giden Taner Dalkıç, Çetin Dalkıç, Çetin Kara, Cuma Ali Şeker, Metin Akbaş ve Metin Akkuş, terör örgütü mensubu silahlı kişilerce kaçırıldı.


 



Diyarbakır Bingöl yolunda çatışma

Çorum'da aşırı yağış can aldı

İlçe merkezinde akşam saatlerinde başlayan ve etkisini artıran sağanak, hayatı olumsuz etkiledi. Zaman zaman dolu şeklinde devam eden yağış, yaklaşık 2 saat sürdü.

Yağış nedeniyle ilçe merkezindeki çok sayıda ev su baskınları sonucu zarar gördü. Osmancık Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, zemin katlardaki su birikintilerinin tahliyesini sürdürüyor.

Tillim Çayı’nın taşması sonucu D100 kara yolu trafiğe kapanırken, polis ekiplerinin trafik akışını şehir merkezine yönlendirerek ulaşımı rahatlatma çalışması, ağır tonajlı araçların merkeze girememesi nedeniyle sonuçsuz kalarak uzun araç kuyruğu oluşmasına neden oldu.






ÇORUM’DA SAĞANAK YAĞMUR FELAKETE DÖNÜŞÜYORDU




Sel baskınları nedeniyle bazı araçların da zarar gördüğü, D100 kara yolunun tekrar trafiğe açılması için çalışmaların devam ettiği gözlendi.

Osmancık Belediye Başkanı Hamza Karataş, akşam saatlerinde başlayan ve etkisini kısa sürede gösteren yağışın özellikle merkezde birçok olumsuzluğa neden olduğunu belirtti.

Afete dönüşen yağışla tüm ekipleri seferber ettiklerini anlatan Karataş, “İlçenin 8 ayrı bölgesinde sel baskınları oldu. İtfaiye ekiplerinin tahliye çalışmaları devam ediyor. Şu ana kadar kaç evin su baskınından zarar gördüğü kesinlik kazanmadı. Arkadaşlarımızın çalışmaları sürüyor” dedi.

Osmancık Belediye Başkanı Hamza Karataş, rögara düşerek yaralanan ve Hitit Üniversitesi Çorum Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan belediye işçisi Serdar Arslan’ın (35) durumuyla ilgili bilgi almak üzere hastaneye geldi.


Yaklaşık yarım saat hastanede kalan Karataş, çıkışta basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Arslan’ın yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadığını bildirdi.





Çorum'da aşırı yağış can aldı

 



Çorum’da sağnak yağış sele neden oldu


Amire linç operasyonu için düğmeye basıldı

OKMEYDANI’ndaki olayların ardından İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, kamera görüntülerini incelemeye aldı. İncelemede, olayların DHKP-C’nin gençlik yapılanmasının başını çektiği kişiler tarafından yönlendirildiği ve gerçekleştirildiği ifade edildi. Bunun üzerine dün sabah 05.00′te, 1500 Çevik Kuvvet ve Özel Harekât polisi, Okmeydanı, Alibeyköy, Sancaktepe ve Gazi Mahallesi’nde tespit edilen adreslere eşzamanlı baskın yaptı. Operasyona ‘akrep’ adlı zırhlı araçlar, TOMA’lar ve havadan polis helikopteri de destek verdi. Okmeydanı Şark Kahvesi girişinde de 3 itfaiye aracı önlem amaçlı bekletildi. Baskın yapılan adreslerin bulunduğu sokaklar emniyet şeridine alınarak vatandaşların ve gazetecilerin geçişine izin verilmedi.


PENCEREDEN GİRDİ


Bazı adreslerdeki çelik kapılar koçbaşları ile açılamayınca itfaiye yardımıyla binaların pencerelerinden girildi. Çelik kapıdan giremeyen polis ekipleri itfaiye ile binanın 2′nci katına kadar çıktılar. Burada pencere demirlerini kesen polis ekipleri camları da kırarak bina içine girdi. Okmeydanı Gençlik Federasyonu binasına giren polis, bilgisayarların ve arşivin yakıldığını tespit etti. Operasyon devam ederken mahalle esnafı da kepenklerini açmadı. Mahalle sakinleri, operasyonu pencerelerinden izledi. Bu sırada polisi protesto eden bazı kişiler gözaltına alındı. Sabah saatlerinde işlerine gitmek için yola çıkan vatandaşlar polisin önlemleriyle karşılaştı. Sokakların kapalı olması nedeniyle bazı vatandaşlar polislerle tartıştı. İşyerine gitmek için polis şeridinden geçmek isteyen bazı vatandaşlar ise üstleri aranarak geri gönderildi.


2 BOMBA, 3 SİLAH BULUNDU


Operasyonun bitmesiyle 10 kişilik bir grup “Berkin Elvan ölümsüzdür”, “Polis Okmeydanı’ndan defol” sloganları atarak polisi protesto etti. Basılan evlerde ve kontrollerde 5′i 18 yaşın altında 31 kişi gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda, 2 parça tesirli el yapımı bomba, 3 tabanca, av tüfeği ve örgütsel dokümanlar bulundu. Gözaltına alınanlar arasında, polis aracına molotofkokteyli atarak yaralanmalarına neden olan eylemcilerin yanı sıra 1′i Emniyet müdürü 11 polisin yaralandığı olayların faillerinin de bulunduğu belirtildi. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri önceki gün de Sancaktepe’de, PKK’nın gençlik yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi üyelerine yönelik operasyonda 12 kişiyi gözaltına aldı.          


 



Amire linç operasyonu için düğmeye basıldı

Metrobüsler boğazda çarpıştı

Kaza, Avrupa’dan Asya’ya geçişte bir metrobüsün önündeki bir diğer metrobüse arkadan çarpmasıyla meydana geldi. Beşiktaş sapağından yaklaşık 200 metre ileride meydana gelen kaza, yoğunluk dolayısıyla yavaş ilerleyen trafikte gerçekleştiği için şans eseri ölen veya yaralanan olmadı.

Acil Müdahale ekiplerinin kısa sürede müdahale ettiği kaza sonrası sağ şerit trafiğe kapatıldı ve geçişler kontrollü olarak sağlandı. Metrobüslerin birinden yola akan yoğun yağ nedeniyle kapatılan sağ şeridin yeniden trafiğe açılması için kumlama ekibi bekleniyor.



 



Metrobüsler boğazda çarpıştı

Erdoğan'dan sürpriz iki hamle

Başbakan Tayyip Erdoğan, yeni bir danışmanlık ve Akil İnsanlar süreci başlatma kararı aldı. Başta ‘Çözüm Süreci’ olmak üzere birçok kritik virajda düşüncelerine başvurduğu, çözüm önerilerini dinlediği Akil İnsanlar ile Erdoğan, bu kez daha uzun soluklu ve kalıcı bir yola çıkıyor.


İsimleri halen belirlenme aşamasında olan yeni Akil İnsanlar Heyeti, Erdoğan’a Köşk seçimi öncesi güncel toplumsal konularda çözüm önerileri sunacak. Erdoğan Köşk’e çıkarsa heyet, kalıcı danışma kurulu olarak Erdoğan ile beraber çalışacak.


STK’LARIN DA GÖRÜŞLERİ ALINACAK


Erdoğan’ın bir diğer önemli hamlesi de güncel konular ve cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili sivil toplum kuruluşlarının da görüşlerini almak olacak. Kararın cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce tüm kesimlerin sorunlarının tartışılması, toplumsal meselelerin uzlaşmacı bir şekilde çözülmesi ve farklı seslerin de dile getirilmesi için alındığı öğrenildi.


AMAÇLAR NELER?


Bu alanda ana hedefler; ‘Siyasetten kaynaklanan gerilimi çözecek yeni bir süreç ve dil oluşturmak’, ’12 yıllık demokratik kazanımları ve uzun vadeli hedefleri yapısal olarak garanti altına alacak yeni anayasa için toplumsal mutabakat aramak’ olacak.


HAZİRAN’DA BİR ARAYA GELECEKLER


Başbakan Erdoğan’ın, güncel meseleler ve cumhurbaşkanlığı seçimi süreci için ilk olarak Haziran ayında Akil İnsanlarla bir araya gelmesi planlanıyor. Güncel konuları tartışacak olan Erdoğan, Köşk adaylığını açıklaması halinde izleyeceği yol haritası ve seçim kampanyasında oluşturulacak dili de bu heyet ile belirleyecek.


Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda da Akil İnsanlar Heyeti Köşk’ün danışma kurulu olacak ve tüm konularda Erdoğan’a danışmanlık edecek. Erdoğan, bu heyetin yanı sıra STK’larla da bir araya gelecek. Toplumdaki gerilimin düşürülmesi için çağrılarda bulunup, çözüm önerilerini dinleyecek olan Erdoğan bu çerçevede özellikle Alevi aydınlarla önemli görüşmeler gerçekleştirecek.


İSİM ÇALIŞMALARI BAŞLADI


Alevi toplumuna temsil çağrısında bulunacak, yeni açılımı beraber yapmayı teklif edecek. Erdoğan’ın Akil İnsanlar Heyeti ile ilgili kararı yakın çevresine ilettiği ve isim çalışmalarının başladığı öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, heyet ağırlıklı olarak gazeteciler ve akademisyenlerden oluşacak. 


KURMAYLARINA TALİMAT VERDİ


Erdoğan isim çalışmaları konusunda kurmaylarına talimatı verirken, heyetin nasıl çalışacağı ile ilgili de önce Afyon kampında, ardından yakın çalışma ekibi ile yaptığı toplantılarda bilgi verdiği öğrenildi.


Erdoğan’ın ‘Yetkilerimi kullanırım’ sözünün altında yapısal ve uzun soluklu hedefleri ilgilendiren politikalarla ilgili aktif olacağı yönünde sinyaller verdiği kaydedildi.


Kaynak: Sabah



Erdoğan'dan sürpriz iki hamle

27 Mayıs darbesi dinleme sıkandalı

Cumhuriyet tarihinde ilk kez, demokratik seçimle işbaşına gelen Demokrat Parti (DP), iktidarının 10. yılını dolduruyordu. Demokrat Parti’nin (DP), milletin reyleriyle 3. kez seçimi kazanması vesayet yanlısı kurum ve güçleri ise rahatsız ediyordu. Halktan iktidarı demokratik yollardan alamayacaklarını anlayan çevreler, silahlı kuvvetlerde, üniversitelerde ve basında örgütlenmeye başlamışlardı. CHP de iktidar olma ümidiyle gelişmeleri zımmen destekliyordu. Halkın DP’yi neden desteklediğini anlamaya çalışmak yerine, DP’nin şahsında onu iktidar yapan millet ve milletin değerleri her geçen aşağılanıyordu. En başından itibaren, 16 Haziran 1950 tarihinde ilk icraat olarak, CHP’nin 18 yıl zorla okuttuğu Türkçe Ezan’ı aslına çevirmesi, DP’nin ilk ve en büyük kusurlarından biri olarak gösteriliyordu.


ADNAN MENDERES’İN İDAM EDİLMEDEN ÖNCEKİ SON SÖZLERİ NEYDİ? TIKLA


Basında Nadir Nadi, Orhan Veli, Falih Rıfkı gibi isimler Menderes’i ‘gericilik’le suçlamaya çoktan başlamışlardı bile.. 27 Mayıs 1960 Cuma günü sabaha karşı, Silahlı Kuvvetler içinde kendini vatanı kurtarmakla görevli sayan bir grup genç subay, hükümeti anayasayı çiğnemekle suçlayarak darbe yaptılar. Aslında kendileri Anayasal düzeni ortadan kaldırarak büyük suç işlemişlerdi. İlk iş olarak TBMM’yi kapattılar, Hükümet üyelerini ve milletvekillerini tutukladılar. Aralarında üsteğmenden tuğgenerale kadar muhtelif rütbede subayların bulunduğu Milli Birlik Komitesi, aynı gün, ordunun Genelkurmay başkanını ve beğenmedikleri generalleri de tutukladılar ve ağır hakaretlerle Ankara’daki Harbiye binasına götürdüler. Darbeciler, Anayasal düzeni sona erdirmenin, Meclis’i kapatıp hükümeti düşürmenin nasıl ağır bir suç olduğunu tahmin ettikleri için olsa gerek ilk iş olarak üniversitede görevli hukukçu bilim adamlarını alelacele İstanbul’dan Ankara’ya uçakla getirterek “yaptığınız iş doğrudur!” icazetini de ihmal etmediler. 12 Haziran 1960′ta da kanunla darbeye “anayasal bir rejim” görüntüsü verdiler. 1 numaralı kanun, geçici anayasa olarak kabul edildi. Bu kanuna göre “Türk Ordusu, Türk Milleti adına harekete geçerek, milleti temsil özelliğini kaybetmiş olan Meclis’i dağıtarak iktidarı geçici olarak Milli Birlik Komitesi’ne emanet etmiş”ti. Böylece MBK, kendine Meclis’in görevini layık görüyor, yasama ve yürütme erkini tek başına üstleniyordu. Bu garip hukuk skandalı, Türk hukuk tarihinde ’27 Mayıs Rejimi’ diye formüle edilecekti. Dahası, Yargıtay da, 1962 yılında aldığı skandal bir kararla, 27 Mayıs Rejimi’nin “anayasal” niteliğini onaylayacaktı.


Darbeciler CHP’ye dokunmadı


Cunta Meclis’i kapatıp DP milletvekillerini tutuklarken, CHP’ye ise dokunmadılar. CHP de zaten, disiplinsiz subaylar grubu tarafından yapılan bu darbeyi benimsemişti. Zira CHP bu darbenin kendisine avantaj olarak döneceğini biliyor ve umuyordu. Cumhuriyet döneminin ilk darbesi olarak tarihe geçen 27 Mayıs 1960 Darbesi; Milli iradeye, Anayasal düzene, Hukuk devletine, Milletin meclisine güvenmeyerek ideolojik gerekçelerle iktidarı zorla ele geçirme harekatıydı. 27 Mayıs, kendinden sonraki darbelere de meşrûluk sağlayacaktı.


Dinlendiğimizi şimdi daha iyi anlıyorum


Darbeye dair anılarını yazan Celal Bayar’ın kızı Nilüfer Bayar Gürsoy, darbe girişiminin aslında bugün şikayet ettiğimiz dinleme ve yakın takiple başladığına işaret ediyor. ‘Şimdi anlıyorum ki, uzun zamandır dinleniyormuşuz’ diyen Nilüfer Bayar şunları yazıyor: “Darbeden önce Mart ayında, bir-iki gün için Şale’deydik. Daha önce hiç görmediğimiz çatı katını geziyorduk. Bu koridor üzerine iki taraflı sıra sıra açılan odalar, harem odaları imiş. Bu odalardan birinin önünde gördüğümüz manzara şu oldu: Ahşap zemin döşemesi yer yer sökülmüş, alt katın tavan tezyinatına ait alçılar meydana çıkmıştı. Bir an hesap ettim, burası babamın çalıştığı odanın veya bitişiğindeki yatak odasının üstüne rastlıyordu. Niçin söküldü diye sorduğumuzda, hademe müphem bir cevap verdi. Alt kata indiğimizde yaverlere bunu naklettiğimiz hatırlıyorum.”


MİLLET HİÇ AFFETMEDİ


Gazetelerin manşetten verdiği yalan haberlerle iktidar korkunç hâle getiriliyordu. Kamuoyunu dehşete düşüren ‘kıyma makineleri’ yalanının kaynağı bizza Millî Birlik Komitesi’ydi. Bu yalanlar üzerine kurulan mahkemeler de Başbakan Menderes ile bakanlar Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ı Eylül 1961′de idam edeceklerdi. Millet Menderes’i kalbine gömerken, derbecileri ise asla affetmeyecekti.


Basın yalan makinesi gibi


27 Mayıs darbesinden önce DP iktidarını yıpratmak ve itibarsızlatırmak için fırsat arayan basın ise darbe sonrası tam anlamıyla haysiyet cellatlığı yapacaktı. Zaten cuntanın önde gelen isimleri, daha darbe olmadan bazı gazetelerin Ankara bürolarını karagah gibi kullanmaya başlamış, psikolojik harekatın nasıl uygulanacağını kendi aralarında tartışıyorlardı. 27 Mayıs’tan hemen sonra yayımlanan gazeteler, daha sonra gerçekler ortaya çıktığında utanç sayfaları olarak tarihteki yerini alacaktı. Darbe mağduru hükümetin başta Başbakan Menderes olmak üzere bakanlarının büyük yolsuzluklara karıştığı, gençlerin kıyma makinelerinde toz haline getirlidiği dahi gazetelerde ciddi ahberler olarak sunuluyordu.



Prof. Sami Onar da alet oldu


DP’yi halkın nazarında küçük düşürüp kin ve nefreti artırabilmek için yalan haberler üretildi. Bazı yalanlar bizzat cunta lideri Cemal Gürsel ve Millî Birlik Komitesi üyelerinin ağzından duyuruluyordu. Kısacası DP’liler Yassıada’da ipe çekilmeden çok önce basında infaz ediliyordu. “Harp Okulu’nu bombalama planı ele geçirildi. Celal Bayar’ın hesabında 103 bin altın bulundu.” açıklamaları bizzat Gürsel tarafından yapılmıştı. İlk defa bir profesör (Sıddık Sami Onar) öğrencilerin kıyma makinelerinde kıyıldığını dile getirdi.


Menderes lehine konuşmak suçtu


Menderes döneminde ‘basına ve üniversitelere baskı uygulanıyor’ propagandası yapılırken, cuntacılar Yassıada’da tutulan DP’liler lehine söz söyleyeni dahi cezaevine tıkıyordu. İlginçtir Eczacıbaşı ailesinin fertlerinden Vedet Eczacıbaşı’nın başına gelenler traji komik denecek cinstendi. Yıldıray Oğur’un ‘Cumhuriyet’in Beyaz Mağdurları’ kitabında şöyle anlatılıyor: “Vedat Eczacıbaşı, ünlü Eczacıbaşı ailesinin Nejat’tan iki yaş küçük ikinci çocuğu. Vedat Eczacıbaşı istemeye istemeye olsa da ailenin Kartal’daki Seramik Fabrikası’nda yöneticilik yapmaktadır. Baba Ferit Eczacıbaşı, Celal Bayar’ın yakın arkadaşıdır. 1958′de fabrikanın yeni bölümlerini Bayar ve Menderes açar. Seramik bölümünde üretilen Atatürk büstleri okullara ücretsiz dağıtılır.


CHP’liler ihbar etmişti


Vedat 27 Mayıs’ın ardından ateşli bir darbe karşıtı olmuştur artık, etrafındaki herkesle siyasi tartışmalara girmeye başlamıştır… Ve Tarih: 24 mart 1961. Vedat bir grup arkadaşıyla birlikte kutlamaya Beyoğlu’nda, sosyetenin uğrak yeri olan Gaskonyalı Toma Meyhanesi’nde devam eder. Gecenin bir saatinde ayağa kalkar, kadehini havaya kaldırır ve oradaki herkesin buz kesmesine neden olan şu sözü söyler; “Benim için hala başbakan olan Adnan Menderes’in şerefine..”


Yan masada tanıdık isimler oturmaktadır. Darbecilerin Kurucu Meclisi’nin en genç üyesi, daha sonra CHP’de siyaset ve bakanlık,Cumhuriyet gazetesinde yazarlık ve yöneticilik yapacak Alev Coşkun. Darbenin öğrenci liderlerinden, İstanbul eski Belediye başkanı Nurettin Sözen, CHP ve DSP’de yöneticilik yapacak Sedat Akman. Onların ihbarı üzerine Vedat ve beş arkadaşı hapse atılır.


Cezaevinde intihar etti


Aylarca mahkeme yüzü görmeden askeri cezaevinde yatar. 46 yaşındaki adamın psikolojisi alt üst olmuştur. Bunalıma girer ve bileklerini keserek intihar girişiminde bulunur. Bakırköy Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesine sevk edilir. Burada da kibriti yakarak kendini ateşe verir. Hemen Amerikan hastanesine kaldırılır. Ancak 1961′in 3 Eylül’ü 4′üne bağlayan gecesi, hayatını kaybeder. Cuntacılar cenazesinin İzmir’e getirilmesine dahi izin vermez.”


Kaynak: Star gazete



27 Mayıs darbesi dinleme sıkandalı

AYM YSK'yı hiçe saydı

Anayasa Mahkemesi, CHP’nin Ankara adayı Mansur Yavaş’ın seçimlere hile karıştığı iddiasıyla açtığı dava için ek belge istedi. Anayasa’da YSK kararlarının denetlenemeyeceği açıkça belirtilmesine rağmen AYM’nin bu talebiyle, Yavaş’ın başvurusunu görüşeceğinin sinyalini verdi. Bu girişim YSK kararlarının tartışmaya açılması anlamına da geliyor.

BELGE TALEP ETTİ

Yavaş’ın, seçimlere ‘hile karıştığına’ yönelik yaptığı başvuruyu değerlendiren AYM, YSK’dan Yavaş’ın yaptığı itirazların reddine ilişkin gerekçeli kararların istenmesine karar verdi. YSK’nın Anayasa Mahkemesi’ne talep ettiği gerekçeli kararları teslim ettiği öğrenilirken, Mansur Yavaş da AYM’ye bir ek dilekçe verdi.

KILIÇ KATILMIYOR

AYM’nin başvuruyu inceledikten sonra öncelikle başvurunun esasını görüşüp görüşmeyeceği konusunda, yani ‘kabul edilebilirlik’ konusunda bir karar vereceği ve YSK’nın kesinleşen kararlarına karşı AYM’ye başvuru hakkı olup olmadığını tartışması bekleniyor. AYM’nin bu tavrı, YSK’nın tescil ettiği Ankara seçim sonuçlarını da tartışmalı hale getirecek.

AYM kaynakları, Başkan Haşim Kılıç’ın, Yavaş’ın başvurusu ile ilgili kararı verecek bölüm toplantılarına katılma yetkisinin olmadığına dikkati çekti.


Kaynak: Yeni Şafak



AYM YSK'yı hiçe saydı

26 Mayıs 2014 Pazartesi

Google'dan 3 boyutlu dönemi yakın mı

Teknoloji devi Google’ın 3 boyutlu görüntü ve fotoğraf çekebilen bir tablet geliştirdiği iddia edildi.


Mashable sitesinin haberine göre, ilk olarak 4 bin adet prototip üretilecek. 7 inç ekran genişliği olacak tabletin arkasında çift kamera, kızılötesi derinlik sensörleri yer alacak. Cihazda, çeşitli nesnelerin 3 boyutlu görüntülerini elde edecek yazılım bulunacak.


Tablet, Google’ın her biri kendine özgü Android tabanlı 3D mobil cihazlar üretmeyi amaçlayan Project Tango programı kapsamında. Google, daha önce bu akıllı telefonlardan 200 adet üreterek geliştiricilere denemesi için dağıtmıştı.



Google'dan 3 boyutlu dönemi yakın mı

Ukrayna jetleri, havaalanı bombaladı

Yerel saatle 13.00′da milis güçlere ait bir grubun havaalanını ele geçirerek şantaj yaptığını kaydeden Ukrayna ordusu terörle mücadele operasyonu sözcüsü Vladislav Selezniyov, “Gruba silahlarını bırakmalarını ve terörle mücadele grubuna teslim olmalarını istedik. Eğer talebimiz yerine getirilmezse Ukrayna ordusu havalimanını kontrol altına almak için askeri operasyon seçeneğini değerlendirecek…” uyarısında bulundu.


“MİLİS GÜÇLER PANİK OLDU”


Ültimatomun reddedildiğini ve savaş uçaklarının kullanıldığını ifade eden sözcü, “İlk olarak Sukhoi Su-25 savaş uçakları uyarı uçuşu yaptı. Milis güçler panik oldu. Bundan sonra da Mikoyan MiG-29 uçakları savunma noktalarına saldırı gerçekleştirdi.” dedi.


HELİKOPTERİN DÜŞTÜĞÜ İDDİALARI YALANLANDI


Savaş helikopterlerinden atılan bombalarla milis güçlerin kullandığı hava savunma sisteminin imha edildiği kaydedildi. Sözcü helikopterin düşürüldüğü yönündeki iddiaları ise yalanladı.


Ukrayna ordusunun havaalanına askeri birlik de indirdiği belirtiliyor. Mi-8 helikopterinden indirilen askerlerin havaalanını çevrelediği ve operasyon hazırlığı içinde olduğu belirtiliyor.


Havaalanında sivil kişilerin bulunmadığı gelen bilgiler arasında. Uçak seferleri ise Sabah saatlerinden itibaren iptal edildi.


Kaynak: Ajanslar



Ukrayna jetleri, havaalanı bombaladı

İsrail'den Türkiye'ye mesaj alındı iletisi

İsrail bir yetkili, AFP’ye yaptığı açıklamada, mahkemenin verdiği kararı “gülünç bir provokasyon” olarak niteledi.


İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan yetkili, “Eğer Türklerin İsrail’e vermek istediği mesaj buysa, mesaj net bir şekilde anlaşıldı” dedi.


HAARETZ: İADE ANLAŞMASI OLAN ÜLKELERE GİRERLERSE…


İsrail gazetesi Haaretz, internet sitesinin manşetinden duyurduğu haberde, mahkemenin vermiş olduğu kararın, söz konusu komutanların Türkiye’ye giriş yapmaları halinde tutuklanacağı anlamına geldiğini belirtti.


Komutanların ayrıca Türkiye’yle iade anlaşması bulunan ülkelere girmeleri durumunda da tutuklanabileceğinin altı çizildi.


Haaretz, Interpol’ün Türkiye’nin uluslararası tutuklama talebine olumlu yanıt vermesi halinde ise dört İsrailli komutanın Interpol’e üye ülkelerden birine giriş yaptığında tutuklanma riskiyle karşı karşıya olacağını ifade etti.


“TUTUKLANABİLİRLER”


Komutanların ayrıca Türkiye’yle iade anlaşması bulunan ülkelere girmeleri durumunda da tutuklanabileceğinin altı çizildi. Haaretz, Interpol’ün Türkiye’nin uluslararası tutuklama talebine olumlu yanıt vermesi halinde ise dört İsrailli komutanın Interpol’e üye ülkelerden birine giriş yaptığında tutuklanma riskiyle karşı karşıya olacağını ifade etti.


 



İsrail'den Türkiye'ye mesaj alındı iletisi

Çatı aday Cemil Çiçek mi

Bahçeli, “çatı aday” formülü çerçevesindeki ziyaretlerini sürdürüyor. Bahçeli; daha önce 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile görüşmüştü. Bahçeli, bugün 17.00′de Cemil Çiçek’i ziyaret edecek. Demirel’in, Bahçeli’ye çatı adayı olarak bir ismin üzerinde uzlaşma sağlanmasının zor olacağını söylediği kulislere yansımıştı.


DEMİREL’DEN İKİ İSİM: GÜL VE ÇİÇEK!


Demirel’in Bahçeli’ye aday olarak iki ismi önerdiği; bu iki ismin de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek olduğu belirtilmişti.



Çatı aday Cemil Çiçek mi

AK Parti'den yasak kaldıran teklif

Mehmet Kıvanç’ın haberi


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şentop, Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Bilumum Mebanii Resmiye ve Milliye Üzerindeki Tuğra ve Methiyelerin Kaldırılması Hakkında Kanun’un yürürlükten kaldırılmasına dair kanun teklifi verdi.


Şentop’un TBMM Başkanlığı’na sunduğu teklifin gerekçesinde, 1927 tarihli “Türkiye Cumhuriyeti Dahilinde Bulunan Bilumum Mebanii Resmiye ve Milliye Üzerindeki Tuğra ve Methiyelerin Kaldırılması Hakkında Kanun’un saltanatı hatırlatan simge ve işaretleri ortadan kaldırmayı, görünür olmaktan çıkarmayı amaçladığı belirtildi.


Dönemin şartları göz önüne alındığında bir anlama sahip görülebilecek bu kanunun artık gerekliliği ve mantığı kalmadığının vurgulandığı gerekçede, bu kanunun ayrıca tarihi eserlerin orjinalliklerinin bozulmasına yol açtığı da belirtildi. Gerekçede, “Tarihi eserlerin orjinalliklerine halel getirecek teşebbüslerin zemini haline getirilen bu kanunun yürürlükten kaldırılması hem milletimizin hem medeniyetimizin hem de bütün insanlığın ortak değerlerinin tahrip tehdidinden kurtarılması anlamına gelecektir” denildi.


AK Parti Kocaeli Milletvekili Zeki Akgün de aynı içerikteki kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.


İskan Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair teklif


Öte yandan AK Parti Artvin Milletvekili İsrafil Kışla da İskan Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.


Teklif, İskan Kanunu’na eklenen geçici madde ile Yusufeli İlçe merkezinin ilgili kanun ile belirlenen alana naklinde, bu alana iskan edilecek aileler ile Yusufeli barajı ve hidroelektrik santralı yapımından etkilenen köyler için yeniden yapılacak iskan etüdleri sonrasında belirlenecek alanlarda iskan edilecek ailelerin, hak sahipliği ve borçlandırılmalarının Bakanlar Kurulunca belirlenecek usul ve esaslara göre yürütülmesini öngörüyor.


Teklif ile Yusufeli Barajının yapımı nedeniyle eski yerleşim yerlerinin tamamen sular altında kalan Yusufeli ilçe merkezinde ve köylerde yaşayan ailelerin yeni yerleşim yerlerine nakillerinde mağdur olmamaları ve Yusufeli ilçesinin sosyal ve idari bütünlüğünün bozulmaması için devlet eliyle iskan edilme koşullarının yeniden belirlenmesi amaçlanıyor.


Kaynak: Haber7



AK Parti'den yasak kaldıran teklif