Sağlık söz konusu olduğu zaman insanların iyi hizmet alması açısından üstün ve yetkin olan erkler, nüfusun sosyal ve ekonomik yapısına uygun olarak hizmetlerini kolay ve verimli bir şekilde sağlamak zorundadır. Metropol şehirlerde bu imkanlar daha yüksek standartlarda iken kırsal yaşamın hakim olduğu bölgelerde bu sosyal hizmetlerde biraz daha az imkana sahiptir.
Biz vatandaşların söz konusu yaşamları olduğu zaman tedavinin en kalitesine ve en verimlisine sahip olmak isteriz. Bu imkanlara en kolay nasıl ulaşabiliriz sorusuna ise verilecek en iyi yanıt bu imkanlara sahip olan bir sağlık kuruluşuna gitmektir. Düşünülmesi gereken sorular;
“ Gideceğim sağlık kurumu kaç yıldır hizmette? “
“ Gideceğim sağlık kurumunun başarı oranı nedir?”
“Hastalığımı çözebilecek yeterli ve verimli eleman bulunuyor mu?”
“Doktorların meslek hayatlarındaki başarıları ve bu başarılar sonucu almış oldukları geribildirimler nedir?”
“ Hastanede ki yatak sayısı nedir?”
“ Hijyen konusunda gittiğim sağlık kurumunun bir sorunu olmuş mu?”
“Tıbbi cihazları dünyanın izlediği ve kullandığı tıbbi cihazlar mı?”
Tabi ki her zaman göz ardı edilen bir başka soru ise “ Personelin hastaya karşı tutumu nasıl?”
Kendimize soracağımız bu sorular sonucunda alacağımız ilk cevap; Sanayi bölgesinin ve nüfusun yüksek olduğu bir bölge olması gerektiğidir. Şartların ve kişilerin sayısı ve şikayetleri arttıkça farklı alanlarda ve farklı maratonlara sahip sağlık kuruluşları olabilir. Bu konuda da ilk gideceğimiz nokta ise; “ Hangi bölge sanayi bölgesi olup diğer bölgelere oranla daha gelişmiştir?”
Marmara ve Ege bölgesinin gelişmeyi daha hızlı ve kaliteli olarak diğer bölgelere oranla daha süratli yaşadığı göz önünde bulundurulursa ilk tercihimiz tabiî ki bu bölgelerden olmalıdır.
Coğrafi yapısının uygun olması sonucu yerleşim hayatının yoğunlukla buralarda kurulmuş. Yaşam alanlarının gelişmesi ile sanayi alanları artmış ve böylece hem yaşam standartlarının iyileşmesi hem de nüfusun beklentileri bir çok sektörün gelişmesine sebep olmuştur.
Özellikle Ege bölgesinde bulunan İzmir şehri sağlık sektörünün durumu Marmara bölgesine kıyasla daha gelişmiştir.
İzmir’ in içinde sayısı 6 olan araştırma, 3 adet üniversite hastanesi,2 adet askeri hastane ve 14 adet SSK ve devlet hastanesi bulunmaktadır. Aynı zaman İzmir özel hastane sayısı ise 11 adettir. Bu sağlık kuruluşlarının yanı sıra Yanık Merkezi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Acil gibi sadece kendi alanında uzmanlaşmış sağlık kuruluşları da bulunmaktadır.
İzmir hastanelerini bu kadar özel kılan bir başka durum ise Türkiye’ de yapılan ilk yüz nakli ve diğer organ bağışlarının araştırmasının bu şehirden geçmesinden kaynaklanmaktadır. İzmir hastaneleri özel tutan maddelerden birisi Türkiye’nin ilk lokal anestezi ile sezaryen doğum yapan hastaneye sahip olmasıdır. Bir çok tıp deneyimini ilk kez yaşayan ve başarı ile tamamlayan İzmir hastaneleri özel bir konumdadır. İzmir hastanelerinin bir çoğu sadece tek bir tıp alanında uzmanlaşmış olup bu da verilen sağlık hizmetinin yüksek memnuniyette olmasına sebep olmuştur.
Bir diğer önemli unsur ise eğer İzmir hastaneleri listesine bakacak olursanız İzmir’in sahip olduğu üniversite ve araştırma hastanelerinin alanında uzman olan doktorlar tarafından sağlık hizmetlerine sahip olmasıdır. Karataş Hastanesi ise elde edilen bulgular ve kullanılan tıbbi cihazların aynı zamanda eğitim içinde kullanıyor olması onlara karşı duyulan güvende artma sağlamıştır.
İzmir Hastaneleri
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder